Anahtar kelimeler: Ahlat Van Pilon Ret Hakkın Kaldırma İrtifak Sayisi Veren Yeri

MAHKEMESİ
: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 26.12.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ahlat Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinc başvuruların esastan reddine karar vermiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalılar vekiline 08.07.2024 tarihinde, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesi ise 21.07.2024 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalılar vekili katılma yolu ile yasal süre geçirildikten sonra 05.09.2024 tarihinde temyiz dilekçesini vermiş ve 19.09.2024 tarihinde temyiz harcını yatırmıştır. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre açılan eldeki dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ivedi işlerden olup adli tatilde sürelerin işleyeceği anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bitlis ili,.... ilçesi, .... Mahallesi, 1 15... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu, aleyhe bozma yasağına aykırı olarak yükseltilen miktar üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın niteliği belirlenirken dava tarihinin değil, fiili el atma tarihinin esas alınması gerektiğini, taşınmaz değerinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artışının yanlış hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının hesabında objektif değer artışına atfedilen unsurlar da bulunduğundan mükerrer uygulamaya neden olduğunu, değer düşüklüğü oranının yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranın yanlış hesaplandığını, davanın kabulü nedeniyle müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın seri dava olarak ikame edilmiş olması nedeniyle hükmedilen vekâlet ücretinin seri dava sayısına göre belirlenmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yer alan tespit ve bedellerin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu ve müvekkili açısından maddi yönden telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verdiğini, emsal taşınmaz ile ilgili değerlendirmelerle müvekkilinin arsasına gerçek fiyatının altında bir bedelin belirlendiğini, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, taşınmazın kent merkezine yakın gelişme alanı, ana yola yakın alt yapısı tamamlanmış arsa vasfında olduğunu, taşınmaz değerinin emsal satışlara göre hesaplanmasının zorunlu olduğunu, belirlenen kıymet takdirinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, yerel mahkemece ek bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığını, emsal celbi yoluna gidilerek dava konusu taşınmaz değerinin emsal karşılaştırılması suretiyle tespiti için yeniden keşif yapılması gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen patates, kuru fasulye, yonca ve buğday münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden m² birim fiyatının 23,21 TL olarak tespit edilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, parsel sorgu sisteminden yapılan kontrolde taşınmazın bulunduğu konuma göre %120 oranında objektif değer artışı ile değer düşüklüğü oranının %32 olarak uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, değer biçilmesi, taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak, irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi ve bu hakkın davacı idare adına tapuda tesciline karar verilmesi yerindedir.3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A.Davalılar Vekilinin Temyizi Yönünden;Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,B.Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.