Anahtar kelimeler: Getirerek Defalarca Pafta Yapımı Edimlerini Kocaeli Mah Anlaştıklarını Murisi Parselde
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firma ile davalıların murisi ... arasında yapılan sözleşme ile Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mah., 41 pafta, 687 ada, 4 parselde kayıtlı arsa üzerine inşaat yapımı için anlaştıklarını, iş bu sözleşmeye istinaden davalılar murisinin, müvekkili şirkete 315.647,808 TL ödeme yapacağını, sözleşme gereği müvekkilinin edimlerini yerine getirerek inşaatı kısmen tamamladığını, ancak ... mirasçıları davalılara defalarca başvurulmasına rağmen müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, mağdur olduklarını ve bu mağduriyetin her geçen gün arttığını ifade ve özetle; öncelikle dava konusu taşınmaza tedbir konulmasına, şimdilik 100.000,00 TL bedelin yapım tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 21.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerini 785.850,81 TL ’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, muris ...'un mirasçılarından ...'un eşi adına kayıtlı olduğunu, ...'un da bu şirketin temsilcisi olduğunu, mirasçılardan olan ...'un kendisine karşı bu davanın dinlenmesi olanağı bulunmadığını, ayrıca davacı şirket temsilcisi ... ile diğer mirasçıların vekili ... arasında yapılan yazılı sözleşme ile uyuşmazlığın giderildiğini, yine daha öncesinde taraflar arasında yaşanan sorunlar ve ...'un davalı mirasçılara karşı haksız davranışlarda bulunması nedeniyle vekil eden babaları tarafından ...'un vekillikten azledildiğini, müvekkillerinin rızası ve onayı dışında inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, davacı şirketin sözleşme ile üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, iş bu davanın gerek usul ve gerekse esas bakımından hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar, 19.04.2016 tarihli kararı ile dava tarihi itibarıyla davacı şirketin ticaret sicilinden kaydı silindiğinden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar, 19.04.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi ████████ Esas, █████████ Karar, 03.05.2017 tarihli kararı ile taraf ve dava ehliyetinden sayılan dava açan şirketin tüzel kişiliğinin bulunması şeklindeki dava şartı noksanlığının alacak davasında verilen kararın kesinleşmesinden önce Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kesinleşen ilâmı ile giderildiği ve bu suretle taraf teşkili tamamlandığından mahkemece işin esasına girilerek deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar, 16.11.2021 tarihli davanın reddine dair kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin █████████ Esas, ████████ Karar, 24.01.2024 tarihli kararı ile taraflar arasındaki 20.08.2010 tarihli sözleşmede belirtilen bina inşaatının KDV hariç 315.647,50 TL karşılığında yapılması kararlaştırıldığı, niteliği itibariyle dava konusu sözleşmenin götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu, buna göre davalı yüklenicinin kararlaştırılan bu bedelle sözleşmede yer alan üstlendiği işleri yapmak, davacı iş sahibi de iş bedelini ödemek durumunda olduğu, götürü bedelli sözleşmede, Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin tespiti için iş bedelinin fiziki oran yöntemi ile tespit edilip, kanıtlanan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda, mahkemece yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 230.927,93 TL'nin dava tarihi olan 25.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kendileri tarafından inşaatın büyük bir kısmının bitirilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını,
b. Lehlerine hükmedilen bedele yasal faiz işletilmesine itiraz ettiklerini, sözleşmeye göre ödeme yapılmaması durumunda yıllık %20 arttırılmak suretiyle güncel fiyatların devreye gireceğine karar verildiğini, taraflarca belirlenen faiz oranının bu olduğunu ve uygulanması gerektiğini,
c. Sözleşmede belirlenen bedel üzerinden inşaatın tamamlanan kısmı üzerinden hesaplama yapılmasına itirazlarının olmadığını, ancak bu bedelin günümüz koşullarında enflasyona uyarlanması ve güncel bir bedel üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini,
d. Aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretine itiraz ettiklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca iş bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler temyiz edenin sıfatına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın temyiz eden sıfatına göre ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!