Anahtar kelimeler: Biga Kaldırma Bursa Yapan Sayisi Dayanan Derece Adliye İlk Tescili

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 20.04.2017KARAR
: Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Biga 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 17.05.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.Ek karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 17.05.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, .... ilçesi, ... köyü 2702 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında olması sebebiyle arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kaldırma kararının hatalı olduğunu, imar planının kamulaştırma kararından önce yapıldığını, belirlenen bedelin düşük olduğunu, bilirkişi heyetinin usule aykırı oluşturulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınarak, yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle kuru arazi için % 5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesi isabetli olduğu; ancak taşınmazın konu ve özelliklerine, denize olan mesafesine, ayrıca idare tarafından yaptırılan kıymet takdir raporunda belirlenen m² birim değerine göre uygulanan objektif değer artış oranı az olduğunu, taşınmazın gerçek değerini belirlemek amacıyla % 400 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle belirlenen kamulaştırma fark bedelinin depo edilmesi için davacı tarafa tensip zaptı ekli tebligat çıkarıldığı belirlenen bedelin depo edilmemesi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre davacı tarafa ikinci kez süre verildiği, kesin süre sonunda fark bedelin yatırılmaması halinde dosya üzerinden davanın reddine karar verileceğinin ihtaratlı davetiye ile taraflara tebliğ edildiği, ancak davacı ... tarafından fark bedelin depo edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tebligatların yaş haddinden emekli olan Hazine vekili Avukat...’a yapıldığını, feri müdahile ek bedelin yatırılması için bir tebligat yapılmadığını bu nedenlerle kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın niteliğinin hatalı belirlendiğini, iadesine karar verilen fark bedelin doğru tespit edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.3. Feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen fark kamulaştırma bedelinin yatırılması için verilen sürelerin taraflarına ihtar edilmediğini bu konuda tebligat yapılması gerektiğini, kesin olan tescil kararının ortadan kaldırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, esasa yönelik de belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve feri müdahil vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen 160.775,83 TL fark kamulaştırma bedelini yatırması için davacı idareye tebliğinden itibaren başlamak üzere 15 gün süre verildiği, fark bedelin yatırılmaması üzerine 08.01.2024 tarihinde ikinci kez 15 gün süre verildiği, kesin süre sonunda kamulaştırma bedelinin yatırılmaması durumunda davanın reddedileceğinin ihtarına karar verildiği ve bu kararın 23.07.2022 tarihinde emekli olan ve bu tarih itibarıyla davalı ... ile ilişiği kesilerek vekillik görevi son bulan Avukat...’a 05.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, geçersiz olan bu tebligat dışında, davalı Hazineye kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gibi davacı idare vekili Avukat ...'ın elektronik tebligat adresine tebliğ edildiğine dair Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) e-tebliğ mazbatası görülmüşse de UETS adresinin adı geçen avukata ait olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 7/a maddesine ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tebligatın Elektronik Yolla Yapılmasının Zorunlu Olanlar" Başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde davacı idareninde sayıldığı 7201 sayılı Kanun'un 3 üncü fıkrasına göre ise ‘Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanun'da belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.’ hükmünün bulunduğu, Kanun'un 35 inci maddesi 4 üncü fıkrasına göre, Tüzel kişilere daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınacağından ve bu madde hükümleri uygulacağından avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerekir.3. Davalı ... feri müdahil vekillerinin bu aşamada temyizlerinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.05.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,2. Davalı ... feri Müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.