Anahtar kelimeler: Aksaray Süreç Edenin Görüşü Neticesinde Takdiren Edilebilir Dolandırıcılık Mahkûmiyet Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-h ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158/1-L, 62, 53... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine ve hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesince eksik inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Yargıtay üyeleri ... ve ...'ın hükmün temyizi kabil olmadığına ilişkin karşı oyları ve oy çokluğu diğer yönlerden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI OYSanık hakkında katılana yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına hükmün temyizinin mümkün bulunmayıp temyiz isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile katılmak mümkün olmamıştır, zira;Sanık hakkında Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince TCK' nin 158/1-h, 53 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; hükmün istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi ilk derece mahkemesinde kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında aynı katılana yönelik eylemi nedeniyle TCK' nin 158/1-L-son, 62/1, 52/2-3, 53 ve CMK'nin 283/1 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.CMK'nin 286 maddesi uyarınca Bölge Adliye mahkemesinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz kanun yoluna tabi olmakla birlikte anılan maddede yer verilen istisna hallerin varlığı halinde hükümlerin temyizi mümkün bulunmamaktadır. Buna göre CMK'nin 286/2-b maddesi ilk derece mahkemesinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Burada hükmün niteliği değişmeden hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu hususunda kuşku yoktur.Sayın çoğunlukla aramızdaki hukuki görüş farkı bölge adliye mahkemesinin tayin ettiği cezanın aleyhe istinaf bulunmayan hallerde CMK'nin 283. addesi uyarınca ceza süre ve miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilerek ilk derece mahkemesince hükmolunan cezadan fazla cezaya hükmedilememesi nedeniyle önceki hapis cezasına indirilmesi halinde temyiz kanun yolu uygulamasına tabi olup olmadığına ilişkindir.Öncelikle CMK'nin 2 83... /4 maddelerinin maddi hukuka mı yoksa infaz hukukuna mı ilişkin bir kural olduğunun belirlenmesi gereklidir. Gerek CMK'nin 283/1 ve gerekse 307/4 maddesi "yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmaz" hükmünü içermektedir. Buna göre gerek istinaf ve gerekse temyiz kanun yolundan birinde aleyhe istinaf yada temyiz bulunmaması halinde kurulacak hüküm önceki tayin edilen cezadan daha ağır olamayacaktır. Bu durum infaza ilişkin bir düzenleme değildir. Hükümde uygulanan herhangi bir cezadan indirim maddesi şeklinde bizzat hüküm kurulurken gözetilmesi gereken maddi hukuka ilişkin bir düzenleme içermektedir.Nitekim somut olayda sanık hakkında ilk derece mahkemesinde 3 yıl hapis ve 1500TL adli para cezasının aleyhe istinaf olmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesince hükmün niteliği değişmeksizin suç niteliğinin değişmesi ile TCK'nin 158/1-L den tayin edilen hapis ve adli para cezası aleyhe istinaf olmadığından hükümle birlikte 3 yıl hapis ve 1500TL adli para cezasına indirilmiş olup temyiz kanun yolu kapalı olan CMK' nin 286/2-b maddesi kapsamında bulunduğundan sanığın isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu değerlendirmesine katılamıyoruz.