Anahtar kelimeler: İlacıyla Kemoterapi İlacı Patentlisans Solunum Tamamıyla Tasdiki Hastalarının Hastaları İlaçlar

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Konkordato Tasdiki
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ilaç sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, ana şirket konumundaki şirket müvekkili ... olduğunu, müvekkili ... şirketinin ruhsat sahibi olduğu ve üretimini ve satışını yaptığı ilaçlar arasında kemoterapi hastalarının kullandığı “...” isimli ilaç da mevcut olduğunu, yine müvekkili ... şirketi, solunum hastalıklarının tedavisinde kullanılan “...” ilaç-cihazının patent-lisans sahibi olduğunu, müvekkili ... tarafından "..." ilacı üretilmeden önce kemoterapi alan hastaları tamamıyla ithal ilaçlara bağımlı iken, "..." ilacıyla birlikte bu bağımlılık ortadan kalkmış olduğunu, şirket üretim faaliyetlerini, ... Bölgesi’nde bulunan 28.000 metrekare kapalı alana sahip fabrikasında gerçekleştirdiğini, ayrıca şirketin ... tesisi bulunduğunu, müvekkili şirketlerin tek ortağı ve münferiden yetkilisi müvekkil ... olduğunu, müvekkili ... şirketi █████/2012 tarihinde; müvekkil ... şirketi █████/2013 tarihinde; müvekkil ... şirketi ise █████/2013 tarihinde müvekkil ... ile abisi ... tarafından %50 - %50 sermaye yapısı ile kurulmuş olduğunu, 2020 yılı Ağustos itibariyle ... bütün hisselerini müvekkil ...’e devrettiğini, bu şekilde ... şirketlerin tek hissedarı haline geldiğini, halihazırda konkordato talep edilmesinin en önemli nedeni ise, müvekkili ...’ün abisi ...’ün hukuksuz ve etik dışı eylemleri olduğunu, bu devirlerin gerçekleştiği sırada, gruptaki şirketlerin tümünün bankalara yapılandırılmış borçları bulunduğunu, bankalarla imzalanan yapılandırma sözleşmelerinde, ... ve ...'e miras intikal etmesi halinde kredinin erken kapatılacağına dair hüküm mevcut olduğunu, █████/2021 tarihinde anne ... vefat ettiğini, ... ise vefatın üzerinden 4 gün geçmişken gidip grubun tüm banka borçlarını kapattığını, ... bu ödemeyi, tamamıyla müvekkili ...’ü sıkıştırarak anne ...’den kalan malvarlığından daha fazla pay almak için yapmış olduğunu, gruptaki şirketler bankalarla imzalanan yapılandırma sözleşmesine, birbirlerinin borçları için garanti veren sıfatıyla imza attıklarını, bilindiği gibi, garanti veren sıfatıyla yapılan ödeme ise ödeme yapana kanuni halefiyet hakkı kazandırmayacağını, ...’ün şirketi ...’nın ödeme yapması kendisine halefiyet hakkı kazandırmayacağından, bankalarca müvekkili şirketlerin ve müvekkili ...’ün malvarlığı üzerindeki tüm teminatların kaldırılması gerekeceğini, nitekim garanti veren sıfatıyla ödeme yapılmasının ödeme yapana halefiyet hakkı kazandırmayacağı, ödeme yapanın ancak ödediği bedel için genel hükümlere göre rücu talebinde bulunabileceği, halefiyet söz konusu olamayacağından ise alacaklarını tahsil eden bankaların teminatları serbest bırakması gerektiği hususları İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ... ve Türk-Alman Üniversitesi ... tarafından hazırlanan █████/2021 tarihli ve ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ... tarafından hazırlanan █████/2021 tarihli hukuki mütalaalarda ortaya konulduğunu, hazırlanan bu hukuki mütalaalar o dönem kredi temsilcisi olan ...Bankası A.Ş.’ye de gönderildiğini, kredi temsilcisi olan ...Bankası A.Ş., ipoteklerin kaldırılması için hazırlıklar yaparken bir anda bu kararından vazgeçmiş ve neticede teminatları ...’ya devretmiş olduğunu, yapılan işlemin doğru olmadığı biliniyor veyahut yapılan işlemden şüphe ediliyor ki, teminat devri, ...’ün verdiği 40 milyon USD’lik güvence karşılığında gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin konkordato talep etmek zorunda kalmasında, ... kadar ... Bankası A.Ş.’nin de payı olduğunu, müvekkili şirketler adına o dönem bankalara toplam 149 milyon TL ödeme yapan ...’ün şirketi ..., tüm teminatları (tüm taşınmazlar, şirket hisseleri) eline geçirerek artık planlarını işletmeye başlamış olduğunu, ... bu andan itibaren, alacağını tahsil etmek için değil de müvekkilleri tamamıyla kıpırdayamaz hale getirmek suretiyle müvekkil ...’ü, anne ...’den kalan malvarlığının adil olmayacak şekilde paylaşımını öngören Sevr Masasına oturtmak amacıyla hareket etmiş olduğunu, şayet teminatlar serbest bırakılmış olsaydı, müvekkili ..., boğazın en geniş cepheli yalısı olan ...’ndaki %37,50 hissesini satarak veyahut yalı veya diğer taşınmazları ipotek tesis ettirip yeni kredi kullanarak ...’nın bankalara ödediği tutardan kaynaklı rücu alacağını kolaylıkla ödeyebileceğini, ancak ..., teminatları alacağını tahsil etmek için değil de müvekkil ...’ü sıkıştırarak müvekkili ...’e annesi ...’den kalan malvarlıklarının önemli bir çoğunluğunu almak amacıyla elinde tutmak istediğinden, yalı hissesinin satılarak borcun ödenmesine ilişkin işbirliğinden kaçındığını, müvekkili ... ile ...’ün yarı yarıya hak sahibi olduğu ... terekesinin İsviçre bankalarında yaklaşık 32 milyon USD varlığı bulunduğunu, bu tutar bugünkü kurla yaklaşık 1 milyar TL’ye tekabül ettiğini, İsviçre bankaları, elbirliği mülkiyeti bulunduğu gerekçesiyle müvekkili ... ve ...’ün birlikte atacakları imza ile para transferi yapabileceklerini bildirdiğini, ...’e, İsviçre bankalarındaki paradan alacağının anında ödenebileceği defaatle bildirilmesine rağmen bu teklifleri kabul etmediklerini, 2023 yılının Kasım ayında müvekkili ..., ...’ndaki %37,50 hissesini 27 milyon USD karşılığında satışı konusunda yabancı ülke vatandaşı bir isimle anlaşma yapmış olduğunu, bu satış gerçekleştiğinde, ...’ün şirketi ...’nın hukuka aykırı başlattığı takipteki kapak hesabı tümüyle kapanmış olacak, bir de üzerine en az 450 - 500 milyon TL para kalmış olacağını, alacağını tahsil etmek için değil de müvekkili ...’e annesinden kalan malvarlığının çoğunluğunu ele geçirmek için hareket eden ..., bu satışın gerçekleştirilmesini engellemek için ihtarlar çekmiş, alıcıyı sürekli olarak taciz etmiş olduğunu, alıcı satış bedelini Türkiye’ye getirmesine ve tapu randevuları alınmasına rağmen satış son anda iptal olduğunu, ...’ün şirketi ...’nın alacağı teminatlı gözüktüğünden, önce rehne başvurma kuralı gereğince müvekkili şirketlere karşı haciz yoluyla takibe girişemediğini, ..., müvekkili şirketlerde haciz işlemi uygulamak amacıyla, müvekkili şirketlerden alacaklı olan firmalara ulaşarak alacaklarını kendisine temlik etmelerini istemekte olduğunu, müvekkili şirketlerden alacaklı olan çok sayıda firma, ... tarafından böyle bir talebin kendilerine iletildiğini müvekkillerine bildirmiş olduğunu, ...’ün bütün motivasyonu müvekkili şirketleri batırma üzerine kurulu olduğunu, müvekkili şirketlerin uzun vadeli satışlar yaptığından her daim finansman ihtiyacı olduğunu ancak ..., bankalardan devraldığı teminatları elinde tuttuğundan (ki toplam borcun 30-40 katı teminat tutulmaktadır) müvekkili şirketler bankalardan kredi temin edemediğini, bu nedenle yıllardır mecburi olarak faktoring şirketleri ile çalışıldığını, müvekkili ...’ün %50 hak sahibi olduğu terekeden bahsetmek uygun olacağını, anne ...’ün terekesinde en az 250 milyon USD malvarlığı bulunduğu, bu tereke ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke sayılı dosyasından idare edildiğini, bu dosyadan █████/2023 tarihinde verilen kararla tereke temsilcisi olarak ...atandığını, ancak bu zamana kadar tereke dosyasında önemli bir yol katedilemediğini, nitekim halihazırda ..., terekeye ait değeri en az 100 milyon USD olan ...’deki binaya adeta çökmüş durumda olduğunu, ... burayı kendisine ait ... şirketine fiilen kullandırmakta, ayrıca binayı bölümler halinde kiraya da verdiğini, halihazırda bu binanın bir bölümünü, tereke temsilcisinin onayı dışında ...A.Ş.’ye kiraya verdiğini, yine ..., terekeye ait değeri 100 milyon TL civarında olan ...’daki daireyi haksız bir şekilde kullandığını,. bu hukuka aykırı kullanımlar █████/2024 tarihinde ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesine delilleriyle birlikte bildirilmesine rağmen hukuka aykırı kullanımlara son verilmediğini, yaptıklarının hukuk karşısında bir sonucu olmadığını gören ..., her geçen gün etik ve hukuk dışı davranışlarını artırdığını, müvekkili ..., annesi ...’den kalan malların yarı yarıya paylaşımına her daim hazır olduğunu, bu kapsamda █████/2023 tarihinde terekenin idare edildiği ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke sayılı dosyasına sunulan dilekçede “Tereke malları bellidir. Mirasçı ..., tereke mallarını dilediği gibi ikiye bölsün. yani mallar a ve b grubu olarak ikiye ayrılsın. Bu şekilde gruplandırılan malların kime ait olacağı konusundaki seçim hakkı ise müvekkil ...'e bırakılsın” denilerek ...’den, malları dilediği gibi iki gruba ayırması, seçim hakkını ise müvekkili ...’e bırakması istediğini, ... ise bu teklife vekili aracılığıyla sözlü olarak “malları ben bölerim, ben seçerim” dediğini, kendisine kalacak malların neler olduğunu sınırsız bir şekilde tayin etmek isteyen ..., müvekkili ...’ün pes etmesini beklemekte; bu amaçla da müvekkili şirketleri batırmaya çalıştığını, ...’ün hukuk ve etik dışı eylemleri dışında, ülkemizde faiz oranlarının artması ve bu nedenle artan finansman giderleri, döviz kurlarındaki artışın hammadde maliyetlerini artırması, finansman giderleri ile hammadde ve işçilik maliyetleri artmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumunun ilaç fiyatlarına yeterli düzeyde zam yapmaması da müvekkili şirketlerin mali darboğaza girmesine neden olduğunu, yukarıda anlatılan gerekçelerle, müvekkili şirketlerin faaliyetlerine devam edebilmesi için konkordato müessesine başvurmak dışında bir seçeneği kalmadığını, borçların ne şekilde ödenebileceği, hazırlanan konkordato projelerinde somut bir şekilde planlandığını, müvekkil ...’ün %37,50 hissedar olduğu ... ilişkin olarak ortaklığın giderilmesi davasında önemli bir aşamaya gelinmiş olup şayet bu satış erkenden gerçekleşir veyahut anne ...’den kalan mallara erişim daha erken mümkün olursa, müvekkili şirketlerin konkordatodan feragat etmeleri de gündeme gelebileceğini, yaklaşık 1 yıldır süredir konkordatoya başvurma gereği olmasın diye tüm imkanlar kullanılmış, bu süreçte şirket ortağı ... elindeki tüm şahsi malvarlığını şirketlerin devamı sağlansın diye kullanmış ancak neticede artık nakit akışının sürdürülme imkanının kalmadığı anlaşılınca konkordatoya başvurmak zorunda kalındığı belirtilerek İcra ve İflas Kanununun 286. maddesindeki belgelerin tamamını eksiksiz olarak sunan müvekkillerine, aynı Kanun’un 287. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini, daha sonra geçici mühletin 2 ay süreyle uzatılmasını ve ardından da kesin mühlet verilmesini ve son olarak da konkordatonun tasdik edilmesini talep ve dava etmiştir.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir.
Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.
Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.
Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.
Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
HMK 74. maddesi uyarınca davacılar vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
İİK 286.maddede belirtilen belgelerin sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlular hakkında 01.07.2024 tarihi saat 17:00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 06.05.2025 tarihi itibarıyla davacıların faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288.maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyeti █████/2024 havale tarihli raporda; '' ... Şirketi bakımından; Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, Şirket dosyaya sunulu revize projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 6 aylık döneminde 399.514.380,25 TL'lik net satış hedefi olmasına karşın 246.822.515,73 TL net satış yaparak hedefinin %62'lik kısmını gerçekleştirebildiği, Şirketin 30.06.2024 tarihi itibariyle 159.060.115,86 TL zarara uğradığı, buna karşılık dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 6 aylık döneminde 30.183.999,82 TL zarar beklentisinin olduğu, Şirketin dosyaya sunmuş olduğu ön projedeki mali tablolarına esas 31.05.2024 tarihinde 935.619.634,76 TL olan toplam borçlarının geçici mühlet tarihi olan 01.07.2024 tarihine kadar geçen sürede 27.043.185,31 TL artarak 962.662.820,07 TL'ye çıktığı; bununla beraber özellikle ruhsat satışı ile elde edilen gelirin fon hesabına aktarılması ile özkaynaklardaki düşüşün 794.011.121,69 - 792.202.139,98 olmak üzere nispeten az bir tutarda (9.523.088,51 TL) olarak gerçekleştiği; Şirketin Haziran ayı işçi ücret borçlarını ödediği, Temmuz ayında tahakkuk eden kısımının henüz ödenmediği, İİK m.286 uyarınca dava dosyasına sunulması gereken belgelerin esas itibariyle sunulmuş olduğu, ancak Yönetmelik m. 7/II uyarınca son bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu içi aranan bağımsız denetimden geçmiş olma şartının gerçekleşmemiş bulunduğu; borçlu tarafından bağımsız denetim çalışmalarının devam ettiğinin Ağustos ayı içerisinde sunulacağının açıklandığı; Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenip değerlendirilmesi ve borçlunun rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespitine ihtiyaç olduğundan ve ayrıca borçlu hakkında kesin mühlet kararı verilmesi olasılığında konkordato işlemlerine esas alınmak üzere İİK m.298 uyarınca yine borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti gerektiğinden 05.08.2024 tarihinde borçluların mal varlıklarının rayiç değerlemeleri için bilirkişi atamalarının yapıldığı, ... Şirketi bakımından; Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, Şirket dosyaya sunulu revize projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 6 aylık döneminde 266.008.209,89 TL'lik net satış hedefi olmasına karşın 398.484.207,71 TL net satış yaparak hedefinin % 150 üstünde satış gerçekleştirebildiği, Şirketin 30.06.2024 tarihi itibariyle 13.856.935,94 TL kar elde ettiği, buna karşılık dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 6 aylık döneminde 34.143.281,52 TL zarar beklentisinin olduğu, Şirketin dosyaya sunmuş olduğu ön projedeki mali tablolarına esas 31.05.2024 tarihinde 498.595.297,76 TL olan toplam borçlarının geçici mühlet tarihi olan 01.07.2024 tarihine kadar geçen sürede 101.821.551,90 TL artarak 600.416.849,66 TL'ye çıktığı; bununla birlikte, aktiflerin de artması ile kaydi özkaynakların - 141.331.646,67 TL'den -145.945.573,94 TL'ye yükselmek suretiyle 106.529.573,94 TL arttığı; Şirketin Haziran ayı işçi ücret borçlarını ödediği, Temmuz ayında tahakkuk eden kısmının henüz ödenmediği, İİK m.286 uyarınca dava dosyasına sunulması gereken belgelerin esas itibariyle sunulmuş olduğu, ancak Yönetmelik m. 7/II uyarınca son bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu içi aranan bağımsız denetimden geçmiş olma şartının gerçekleşmemiş bulunduğu; borçlu tarafından bağımsız denetim çalışmalarının devam ettiğinin Ağustos ayı içerisinde sunulacağının açıklandığı; Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenip değerlendirilmesi ve borçlunun rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespitine ihtiyaç olduğundan ve ayrıca borçlu hakkında kesin mühlet kararı verilmesi olasılığında konkordato işlemlerine esas alınmak üzere İİK m.298 uyarınca yine borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti gerektiğinden 05.08.2024 tarihinde borçluların mal varlıklarının rayiç değerlemeleri için bilirkişi atamalarının yapıldığı, ... Şirketi bakımından; Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, Şirket dosyaya sunulu revize projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 6 aylık döneminde 13.568.675,14 TL'lik net satış hedefi olmasına karşın 2.137.350,28 TL net satış yaparak hedefinin %16'lik kısmını gerçekleştirebildiği, Şirketin 30.06.2024 tarihi itibariyle 28.150.952,34 TL zarara uğradığı, buna karşılık dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 6 aylık döneminde 9.792.248,69 TL zarar beklentisinin olduğu, Şirketin dosyaya sunmuş olduğu ön projedeki mali tablolarına esas 31.05.2024 tarihinde 97.874.704,64 TL olan toplam borçlarının geçici mühlet tarihi olan 01.07.2024 tarihine kadar geçen sürede 58.134.500,99 TL artarak 156.009.205,63 TL'ye çıktığı; bununla birlikte, aktiflerin de artması ile kaydi özkaynakların - 25.441.647,22 TL'den -25.547.635,19 TL'ye azalmak suretiyle nispeten az bir tutarda 4.322.442,93 azaldığı; Şirketin Haziran ayı işçi ücret borçlarını ödediği, Temmuz ayında tahakkuk eden kısımının henüz ödenmediği, heyetlerince 05.08.2024 tarihli 2 nolu kararla malvarlığı unsurlarının değerlemesi amacıyla bilirkişi atamalarının yapıldığı, bilirkişi raporlarının sunulmasının ardından gerçek kişi ...'ün mal varlığına ilişkin rayiç değerlerinin belirlenebileceği, Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenip değerlendirilmesi ve borçlunun rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespitine ihtiyaç olduğundan ve ayrıca borçlu hakkında kesin mühlet kararı verilmesi olasılığında konkordato işlemlerine esas alınmak üzere İİK m.298 uyarınca yine borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti gerektiğinden 05.08.2024 tarihinde borçluların mal varlıklarının rayiç değerlemeleri için bilirkişi atamalarının yapıldığı, '' yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görüldü.
Komiser heyetinin görüşü nazara alınarak mahkememizin 19.09.2024 tarihli duruşmasında ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ yararına █████/2024 tarihinde verilen geçici mühletin İİK'nın 287/4. maddesi uyarınca █████/2024 tarihi saat 17:00'dan itibaren 2 ay uzatılmasına karar verilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2024 havale tarihli ara raporunda; " ... Şirketi bakımından şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, şirket dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 8 aylık döneminde 532.685.840,32 TL’lik net satış hedefi olmasına karşın 281.332.451,45 TL net satış yaparak hedefinin % 53’lük kısmını gerçekleştirebildiği, İşbu rapora esas Ağustos döneminde 281.332.451,45 TL’lik net satış gerçekleştirildiği, şirketin 31.08.2024 tarihi itibariyle 108.062.363,91 TL zarara uğradığı, buna karşılık dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 8 aylık döneminde 40.245.333,12 TL zarar beklentisinin olduğu, şirketin dosyaya sunmuş olduğu ön projedeki mali tablolarına esas 31.05.2024 tarihinde 935.619.634,76 TL olan kısa ve uzun vadeli borçlarının işbu rapora esas 31.08.2024 tarihli mali tablolarındaki kısa ve uzun vadeli borçlarının 157.942.928,57 TL azalarak 777.676.706,19 TL’ye düştüğü şirketin Ağustos ayına ait maaşların bir kısmı ile Eylül ayı maaşlarının ödenmesinde kısa süreli bir aksama olduğu ancak kısa süre içerisinde ödemelerin yapılacağının öngörüldüğü, ... şirketi bakımından şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, şirket dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 8 aylık döneminde 532.685.840,32 TL’lik net satış hedefi olmasına karşın 281.332.451,45 TL net satış yaparak hedefinin % 53 ’ü satış gerçekleştirebildiği, şirketin 31.08.2024 tarihi itibariyle 13.660.198,92 TL zarar ettiği, buna karşılık dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 8 aylık döneminde 45.524.375,36 TL zarar beklentisinin olduğu, şirketin dosyaya sunmuş olduğu ön projedeki mali tablolarına esas 31.05.2024 tarihinde 667.761.954,89 TL olan kısa ve uzun vadeli borçlarının işbu raporumuza esas 31.08.2024 tarihine kadar geçen sürede 94.026.497,39 TL artarak 761.788.452,28 TL’ye çıktığı; şirketin Ağustos ayına ait maaşların bir kısmı ile Eylül ayı maaşlarının ödenmesinde kısa süreli bir aksama olduğu ancak kısa süre içerisinde ödemelerin yapılacağının öngörüldüğü, ... Şirketi bakımından şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, şirket dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 8 aylık döneminde 18.091.566,88 TL’lik net satış hedefi olmasına karşın 2.137.350,28 TL net satış yaparak hedefinin % 12’lik kısmını gerçekleştirebildiği, raporumuza esas Ağustos ayı içerisinde satış hasılatı elde edilemediği, Önceki dönem olan Temmuz ve işbu rapora esas Ağustos döneminde şirketin satış faaliyetinin olmadığı, şirketin 31.08.2024 tarihi itibariyle 40.036.848,73 TL zarara uğradığı, buna karşılık dosyaya sunulu ön projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre 2024 yılının 8 aylık döneminde 13.056.331,60 TL zarar beklentisinin olduğu, şirketin dosyaya sunmuş olduğu ön projedeki mali tablolarına esas 31.05.2024 tarihinde 133.816.323,36 olan kısa ve uzun vadeli borçlarının işbu raporumuza esas 31.08.2024 tarihli mali tablolarındaki kısa ve uzun vadeli borçlarının 55.014.205,83 TL artarak 188.830.529,19 TL’ye çıktığı, şirketin Ağustos ayına ait maaşların bir kısmı ile Eylül ayı maaşlarının ödenmesinde kısa süreli bir aksama olduğu ancak kısa süre içerisinde ödemelerin yapılacağının öngörüldüğü" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görüldü.
21.11.2024 tarihli duruşmadan önce ... yönünden davadan feragat edilmesi üzerine mahkememizin 23.10.2024 tarihli ara kararı ile ... yönünden dava tefrik edilerek anılan davacı yönünden davanın mahkememizin ████████ Esas sırasına kaydedildiği ve dosyada ... yönünden 30.10.2024 tarihli karar ile konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyeti █████/2024 havale tarihli raporda; borçlu Şirketlerin 07.11.2024 tarihli konkordato revize projeleri ayrı ayrı incelenmiş; her bir proje olumlu ve olumsuz yönleri ile değerlendirilmiş; konkordatonun tasdik edilmesi yani başarıya ulaşması ihtimali bakımından eksiklikler ve eleştiriler olmakla beraber, özetle, sunulan konkordato kaynaklarının somut dayanakları bulunduğu; konkordato kaynaklarındaki kısmi eksikliklerin giderilmesi imkanı bulunduğu; konkordato kaynakları ile konkordatoya tabi olan ve olmayan borçların orantılı olduğu; ödeme planının tutarlı ve gerçekçi olduğu ve nihayetinde konkordato başarı ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen hususlar çerçevesinde, her bir borçlu Şirket bakımından konkordato sürecinin takip edilmesi gerekmekle beraber, konkordatonun tasdik suretiyle başarıya ulaşma ihtimalinin yüksek olduğu ve bu sebeple Mahkemenin uygun görmesi halinde her bir borçlu Şirket için bir yıl veya mahkeme tarafından uygun görülen bir süre kesin mühlet verilebileceği sonucuna ulaşıldığı '' yönünde görüş bildirmiştir.
Komiser heyetinin görüşü nazara alınarak mahkememizin 21.11.2024 tarihli duruşmasında .... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında İİK. 289. maddesi uyarınca █████/2024 tarihi saat 16:30'dan itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiştir.
Alacaklılar Kurulu'nun oluşturulmasının gerekip gerekmediği konusunda konkordato komiser heyetinden alınan 25.12.2024 tarihli yazılı görüşte özetle; ''Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik m. 22/2. kapsamında en az üç alacaklı sınıfı bulunması kaydıyla alacaklı sayısının iki yüz elliyi veya alacak miktarının yüz yirmi beş milyon Türk Lirasını aşması halinde alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunludur. Borçluların geçici mühlet tarihi itibariyle heyetimize sunmuş olduğu alacaklılar listesine göre her bir borçlu yönünden alacaklı sınıfı, alacaklı sayısı ve borç tutarlarının ... Şirketi yönünden 4 alacaklı sınıfının olduğu, alacaklı sayısının 539 olduğu, borç miktarının 568.401.384,74 TL olduğu, ... Şirketi yönünden 3 alacaklı sınıfının olduğu, alacaklı sayısının 191 olduğu, borç miktarının 638.694.276,18 TL olduğu, ... Şirketi yönünden 3 alacaklı sınıfının olduğu, alacaklı sayısının 78 olduğu, borç miktarının 205.963.792,41 TL olduğu, Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik m. 22/2 kapsamında alacaklılar kurulunun ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi yönünden oluşturulması gerektiği'' şeklinde görüş bildirilmesi üzerine mahkememizin 30.12.2024 ve 19.02.2025,08.09.2025 tarihli ara kararlar ile Davacı ... Şirketinden olan alacak miktarları ve alacaklı sınıfı nazara alınarak; ... Şirketi, ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi,... Şirketinin, ... Müteşebbis Teşekkül Başkanlığı olmak üzere beş kişilik Alacaklılar Kurulunun oluşturulmasına, Davacı ... Şirketinden olan alacak miktarları ve alacaklı sınıfı nazara alınarak; ... Anonim Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketinin olmak üzere beş kişilik Alacaklılar Kurulunun oluşturulmasına, Davacı ... Şirketinden olan alacak miktarları ve alacaklı sınıfı nazara alınarak; Halk Finansal Kiralama Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi, ...Şirketi olmak üzere üç kişilik Alacaklılar Kurulunun oluşturulmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili ... UYAP'tan göndermiş olduğu 07.11.2025 havale tarihli dilekçesi ile, Mahkemece █████/2024 tarihli celsede müvekkili şirketlere 1 yıl süreyle kesin mühlet verildiğini, Mahkemece verilen 1 yıllık kesin sürede komiser heyetince alacak kayıtları gerçekleştirilmiş, alacak kayıtları hakkında müvekkili şirketlerin yetkilisinden İİK m.300 uyarınca beyan alınmış ve nihayetinde çekişmeli hale gelen alacaklar hakkında hazırlanan █████/2025 tarihli raporun Mahkemeye sunulduğunu, Mahkemece █████/2025 tarihinde ara karar tesis edilerek alacağı çekişmeli hale gelen ... A.Ş.'nin alacağı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğini, Mahkemece geniş kapsamlı bir ara karar tesis edilmiş olup bu ara kararın gereklerinin yerine getirilmesinin ve nihayetinde çekişmeli alacaklar hakkında karar verilmesinin zaman alacağını, müvekkili şirketlerin konkordato revize projelerinin temelini varlık satışı oluşturmakta olup varlıkların 2025 yılı sonuna kadar satılması hedefi bulunduğunu, ancak bu hedefin yerine getirilememesi durumunda, konkordato alacaklılar toplantısına sunulmak üzere hazırlanacak nihai projede, varlık satışına ilişkin hedef sürede revizyona gidileceğini, müvekkili şirketlerin, konkordato kapsamında borçlarını karşılayacak bulunmakta olup tek sorun, malvarlığını paraya çevirmek olduğunu, malvarlığının paraya çevrilmesi için de elden gelen tüm çaba fazlasıyla gösterildiğini, konkordatonun başarıya ulaştırılamaması durumunda yüksek teknoloji ilaçlar üreten müvekkili ...'in iflasa sürüklenmesi kaçınılmaz olacağından, konkordato mühletinden dürüstlük kurallarına uygun olarak istifade edilerek sürecin başarıyla sonuçlandırılması amaçlandığını, en nihayetinde müvekkili şirketlerin kaderini alacaklıların belirleyeceğini, alacaklılar toplantısında ve devamında iltihak sürecinde kallanılacak oylar neticesinde çıkacak sonuçla müvekkili şirketlerin kaderi şekillenmiş olacağını, ancak kesin mühletin bitimine 15 gün gibi kısa bir süre kaldığından, bu sürede alacaklılar toplantısının yapılamayacağının açık olduğunu, Mahkemenin █████/2025 tarihli kapsamlı ara kararına istinaden bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilmesi, bu bilirkişi incelemesi sonrasında Mahkemece çekişmeli alacaklar hakkında karar verilmesi ve nihayetinde alacaklılar toplantısı yapılarak tasdik yargılamasının gerçekleştirilmesi için kesin mühletin İİK m.289, f.5 uyarınca 6 ay süreyle uzatılması talebinde bulunma gereği hasıl olduğunu belirterek Mahkemenin █████/2025 tarihli kapsamlı ara kararına istinaden bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilmesi, bu bilirkişi incelemesi sonrasında Mahkemece çekişmeli alacaklar hakkında karar verilmesi ve nihayetinde alacaklılar toplantısı yapılarak tasdik yargılamasının gerçekleştirilmesi için kesin mühletin İİK m.289, f.5 uyarınca 6 ay süreyle uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 18.11.12025 tarihli ara kararı ile davacılar vekili tarafından kesin mühlet süresinin 6 ay uzatılmasına ilişkin talepte bulunulduğundan İİK. 289/5 maddesi uyarınca Alacaklılar Kurulundan yazılı görüş alınmasına, alacaklılar kurulunda bulunan alacaklılara borçlunun kesin mühletin uzatılması talebi ile ilgili görüşlerini yazılı olarak sunmak üzere 20.11.2025 tarihine kadar süre verilmiş, Komiser heyetinden ayrıca görüş alınmış, komiser heyetince sunulan 07.11.2025 havale tarihli yazılı görüşte özetle; ''Her bir borçlu şirket yönünden borca batıklık bakımından nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için yeniden bilirkişi ataması yapılmasına karar verildiği çünkü önceki rayiç değer bilirkişi raporları üzerinden bir yılı aşkın süre geçmiş bulunduğu; borçlu şirketin de farklı gerekçelerle kesin mühlet süresinin uzatılması talebinde bulunduğu; nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için takdiri Mahkemeye ait olmak üzere kesin mühletin iki ay veya uygun görülen bir süre kesin mühletin uzatılmasına karar verilebileceği'' yönünde görüş belirtilmesi üzerine mahkememizin 20.11.2025 tarihli kesin mühletin uzatılması kararı ile İİK. 289/5. maddesi çerçevesinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında hakkında 21.11.2024 tarihinden itibaren verilen 1 yıllık kesin mühletin, 20.11.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir.
Kesin mühletin uzatıldığının ve ayrıca davacı şirketler hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasının gerekip gerekmediği, mal varlıklarının korunması veya borca batıklık gerekçesi ile iflaslarının açılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği konusunda █████/2026 günü saat 14:05'te duruşma icra edileceğinin İİK. 288. Maddesi atfı ile İİK 166 maddesindeki usulle ilanına, İİK 292.maddesi uyarınca duruşma gün ve saatinin davacı şirket yetkililerine, davacılar vekiline, komiser heyetine ve alacaklılar kurulunda bulunan alacaklılara tebliğine karar verilmiştir.
Konkordato komiser heyetince kesin mühlet içinde sunulan 14. ara raporda özetle;
... Şirketi bakımından Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, İşbu rapora esas Ekim dönemi sonu itibariyle 120.583.850,92 TL'lik net satış gerçekleştirildiği ve 344.713.944,39 TL dönem zararına uğradığı, Şirketin geçici mühlet tarihi olan 01.07.2024 tarihindeki defter ve kayıtlarındaki 734.861.341,01 TL olan toplam borç tutarının işbu rapora esas tarih olan 31.10.2025 tarihi itibariyle 492.373.815,95 TL artarak 1.227.235.156,96 TL'ye çıktığı, geçici mühlet tarihinden sonra iş akdi sona eren çalışanların ödenmemiş tazminatları, stopaj, SGK kesintilerinden ve konkordatodan feragat eden ortağın yapmış olduğu ödemeler nedeniyle Ortaklara Borçlar hesabındaki artış ile satıcılar hesabındaki artıştan kaynaklandığı, 31.10.2025 tarihi itibariyle 72 çalışanı olduğu ve cari aya ilişkin işçi ücretlerinin ödenmiş olduğu; 22.10.2025 tarihinde alacak bildirimlerine ve çekişmeli hale gelen diğer bir deyimle davacı borçlular tarafından kabul edilmeyen alacaklılara ilişkin hususlara değinilen alacaklılar raporumuz Sayın Mahkemeye sunulduğu, 31.10.2025 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (+) 853.641.999,48 TL olup borca batık olmadığı, Önceki rayiç değer bilirkişi raporları üzerinden bir yılı aşkın süreç geçmiş olması sebebiyle borca batıklık bakımından nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için yeniden bilirkişi ataması yapıldığı, bilirkişilerin raporlarının işbu rapor ekinde dosyaya sunulduğu, bilirkişi tespitleri neticesinde; 31.10.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (+) 1.408.856.982,04 TL olup borca batık olmadığı, ayrıca marka değerinin şirket değerinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilerek hariç tutulması halinde de Öz Kaynakları (*) 1.334.013.342,04 TL olup borca batık olmadığı, 18.03.2025 tarihinde dosyaya sunulmuş olan ikinci revize projede yer alan konkordato kaynaklarına göre yapılan değerlendirme neticesinde; 2025 yılı sonuna kadar elde edileceği öngörülen kaynak tutarının 733.422.881,41 TL olduğu, Bu tutarın 725.000.000,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 98,85'lik kısmının fabrika satışından elde edileceğinin yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle gerçekleşmediği, Bu tutarın 2.812.500,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 0,38'lik kısmının net kardan sağlanacağının yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle uğranılan 344.713.944,39 TL'lik zarar nedeniyle gerçekleşmesinin mümkün olmayacağının değerlendirildiği, Bu tutarın 4.039.222,63 TL'lik diğer bir ifadeyle % 0,55'lik kısmının grup içi şirketlerden elde edilecek tahsilatlardan sağlanacağının yer aldığı ancak işbu rapor tarihi itibariyle grup şirketlerinin (..., ...) de dönem zararı elde etmeleri ve kaynaklarını elde edememiş olmaları nedeniyle gerçekleşmeyeceğinin değerlendirildiği, 31.10.2025 tarihi itibariyle kasa ve bankasında olan toplam tutarın 1.550.992,61 TL olduğu, Yukarıda yer verildiği üzere 2025 yılında elde edilmesi planlanan kaynakların 94 99,79'luk kısmının gerçekleşmeyeceğinin değerlendirildiği, Şirketin leasing borçlarına bakıldığında şirketin mali kayıtlarında 271.459.505,31 TL'lik sözleşme borçlarına karşılık 149.607.134,26 TL'lik kısmının ödendiği, 121.852.370,71 TL'lik kısmının ise henüz ödenmediğinin görüldüğü anlaşıldığı, Borçlu Şirket ikinci revize projesi uyarınca, Şirketin uzak ara en önemli konkordato kaynağı olan ve değeri 725.000.000,00 TL bulunan fabrika binasının 2025 yılı içerisinde satışı öngörülmüş olmasına rağmen bu satışın gerçekleşemedi; 2026 ve kısmen 2027 yılında sağlanması öngörülen konkordato kaynakları Leasingli Makine Satışından Kaynaklı Gelir kalemi karşılığı 250.000.000 TL ile Ortak Nakit Girişi kalemi karşılığı 215.000.000 TL bakımından somut gelişmeler bulunmadığı;2025 yılı içerisinde elde etmeyi öngördüğü en önemli konkordato kaynağı olan fabrika binasının satışını sağlamayan ve █████████ yılları için öngörülen konkordato kaynaklarının elde edilebileceği somut deliller bulunmayan borçlu bakımından konkordato projesinin başarı ihtimalinin sona erdiği; bu sebeple konkordatonun reddine karar verilebileceği; tasdik için gerekli tüm şartlar sağlanamadığından ve sonucu değiştirmeyeceğinden alacaklılar toplantısının yapılmasına veya beklenmesine mahal bulunmadığı; iflas kararı bakımından ise, güncel bilirkişi raporları uyarınca hazırlanan 31.10.2025 tarihli ara bilanço uyarınca borçlu şirketin borca batık bulunmadığı; ayrıca borçlunun malvarlığının korunması için iflas kararı verilmesi gerektiren bir sebep tespit edilmediği; bu çerçevede, borçlu hakkında iflas kararı verilmesi gerektiren hallerden birinin bulunmadığı, ... Şirketi bakımından Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, İşbu rapora esas Ekim dönemi sonu bariyle 216.039.093,43 TL'lik net satış gerçekleştirildiği ve dönem sonu itibariyle -218.280.160,07 TL dönem zararına uğranıldığı, Şirketin geçici mühlet tarihi olan 01.07.2024 tarihindeki defter ve kayıtlarındaki 708.794.316,15 TL olan toplam borç tutarının işbu rapora esas tarih olan 31.10.2025 tarihi itibariyle 89.399.720,70 TL artarak 798.194.036,85 TL'ye çıktığı, artan borcun satıcılar hesabındaki artıştan, geçici mühlet tarihinden sonra iş akdi sona eren çalışanların ödenmemiş tazminatları, stopaj ve SGK kesintileri ile Ortaklara Borçlar hesabındaki artıştan kaynaklandığı, 31.10.2025 tarihi itibariyle 2 çalışanı olduğu ve cari aya ilişkin işçi ücretlerinin ödenmiş olduğu; 22.10.2025 tarihinde alacak bildirimlerine ve çekişmeli hale gelen diğer bir deyimle davacı borçlular tarafından kabul edilmeyen alacaklılara ilişkin hususlara değinilen alacaklılar raporun Mahkemeye sunulduğu, 31.10.2025 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (-) 472.821.290,17 TL olup borca batık olduğu, Önceki rayiç değer bilirkişi raporları üzerinden bir yılı aşkın süreç geçmiş olması sebebiyle borca batıklık bakımından nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için yeniden bilirkişi ataması yapıldığı, bilirkişilerin raporlarının işbu rapor ekinde dosyaya sunulduğu, bilirkişi tespitleri neticesinde; 31.10.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (-) 292.372.294,97 TL olup borca batık olduğu, ayrıca marka değerinin şirket değerinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilerek hariç tutulması halinde de Öz Kaynakları (©) 306.321.472,97 TL olup borca batık olduğu, 18.03.2025 tarihinde dosyaya sunulmuş olan ikinci revize projede yer alan konkordato kaynaklarına göre yapılan değerlendirme neticesinde; 2025 yılı sonuna kadar elde edileceği öngörülen kaynak tutarının 109.953.129,37 TL olduğu, Bu tutarın 55.000.000,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 50'lik kısmının ortaktan nakit girişi yoluyla elde edileceğinin yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle ortaktan nakit girişi tutarının 940.000,00 TL olduğu, diğer bir anlatımla % 49'luk kısmının gerçekleşmediği, Bu tutarın 2.475.000,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 2'lik kısmının net kardan sağlanacağının yer aldığı ancak işbu rapor tarihi itibariyle uğranılan 218.280.160,07 TL'lik zarar nedeniyle gerçekleşmesinin mümkün olmayacağının değerlendirildiği, Bu tutarın 50.555.555,56 TL'lik diğer bir ifadeyle yüzde 46'lik kısmının grup içi şirketler dahil alıcılardan elde edilecek tahsilatlardan sağlanacağını yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle tahsilat tutarının 16.681.592,04 TL olduğu, diğer bir anlatımla yüzde 31'lik kısmının gerçekleşmediği, bu tutarın mühlet içi borçlar ile personel maaşlarının ödenmesinde kullanıldığı, grup şirketlerinin de dönem zararı elde etmeleri ve kaynaklarını elde edememiş olmaları nedeniyle gerçekleşmeyeceğinin değerlendirildiği, Bu tutarın 1.845.235,88 TL'lik diğer bir ifadeyle % 2'lik kısmının diğer çeşitli alacaklardan elde edilecek tahsilatlardan sağlanacağının yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle tahsilat tutarının 24.301,50 TL olduğu, diğer bir anlatımla % 1,70'lik kısmının gerçekleşmediği, 31.10.2025 tarihi itibariyle kasa ve bankasında olan toplam tutarın 76.276,16 TL olduğu, Yukarıda yer verildiği üzere 2025 yılında elde edilmesi planlanan kaynakların % 84'lük kısmının gerçekleşmeyeceğinin değerlendirildiği, İyi ihtimalli bir hesaplama sonucunda dahi, 2025 yılı için öngörülen nakit girişinin, işbu Rapor tarihi olan 7.11.2025 tarihi itibariyle sadece % 13'luk kısmı sağlanabildiği; konkordato projesi uyarınca ileri sürülen tablolarının ve öngörülerin tutarlı olmasına ve ayrıca konkordato kaynakları gerçekçi ve somut olmasına rağmen, 2025 yılı için öngörülen kaynak girişi halen sağlanamadığı; 2026 ve 2027 yılı için öngörülen konkordato kaynaklarının sağlanacağına dair somut deliller bulunmadığı; gelinen aşama itibariyle konkordatonun başarı ihtimalinin sona erdiği; bu sebeple, konkordato talebinin reddine karar verilebileceği; tasdik için gerekli tüm şartlar sağlanamadığından ve sonucu değiştirmeyeceğinden alacaklılar toplantısının yapılmasına veya beklenmesine mahal bulunmadığı; yukarıda açıklandığı üzere, güncel bilirkişi raporları uyarınca hazırlanan 31.10.2025 tarihli ara bilanço uyarınca Şirketin borca batık durumda olduğu ve konkordato talebinin reddi halinde şirket hakkında iflas kararı verilmesi gerektiği; ... Şirketi bakımından Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, İşbu rapora esas Ekim ayı sonu itibariyle 57.504.332,15 TL net satış gerçekleştirildiği ve dönem sonu itibariyle 16.626.619,06 TL dönem zararı gerçekleştiği, Şirketin geçici mühlet tarihi olan 01.07.2024 tarihindeki defter ve kayıtlarındaki 186.627.542,22 TL olan toplam borç tutarının işbu rapora esas tarih olan 30.09.2025 tarihi itibariyle 11.386.164,50 TL artarak 198.013.706,72 TL'ye çıktığı, değişimin artan borcun satıcılar hesabındaki artıştan, iade alınan çeklerden, geçici mühlet tarihinden sonra iş akdi sona eren çalışanların ödenmemiş tazminatları, stopaj ve SGK kesintileri ile Ortaklara Borçlar hesabındaki artıştan kaynaklandığı, 31.10.2025 tarihi itibariyle 3 çalışanı olduğu ve cari aya ilişkin işçi ücretlerinin ödenmiş olduğu; 22.10.2025 tarihinde alacak bildirimlerine ve çekişmeli hale gelen diğer bir deyimle davacı borçlular tarafından kabul edilmeyen alacaklılara ilişkin hususlara değinilen alacaklılar raporunun Mahkemeye sunulduğu,31.10.2025 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (+) 16.374.791,54 TL olup borca batık olmadığı, önceki rayiç değer bilirkişi raporları üzerinden bir yılı aşkın süreç geçmiş olması sebebiyle borca batıklık bakımından nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için yeniden bilirkişi ataması yapıldığı, bilirkişilerin raporlarının işbu rapor ekinde dosyaya sunulduğu, bilirkişi tespitleri neticesinde; 31.10.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (+) 153.589.334,24 TL olup borca batık olmadığı, ayrıca marka değerinin şirket değerinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilerek hariç tutulması halinde de Öz Kaynakları (+) 14.588.693,24 TL olup borca batık olmadığı, 18.03.2025 tarihinde dosyaya sunulmuş olan ikinci revize projede yer alan konkordato kaynaklarına göre yapılan değerlendirme neticesinde;2025 yılı sonuna kadar elde edileceği öngörülen kaynak tutarının 19,498.112,34 TL olduğu, Bu tutarın 1.000.000,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 5'lik kısmının ortaktan nakit girişi yoluyla elde edileceğinin yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle ortaktan nakit girişi tutarının gerçekleşmediği, Bu tutarın 1.086.300,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 6'lik kısmının net kardan sağlanacağının yer aldığı ancak işbu rapor tarihi itibariyle uğranılan 16.626.619,06 TL'lik zarar nedeniyle gerçekleşmesinin. mümkün olmayacağının değerlendirildiği, Bu tutarın 16.875.390,94 TL'lik diğer bir ifadeyle % 87'lik kısmının grup içi şirketlerden elde edilecek tahsilatlardan sağlanacağının yer aldığı ancak işbu rapor tarihi itibariyle grup şirketlerinin (..., ...) de dönem zararı elde etmeleri ve kaynaklarını elde edememiş olmaları nedeniyle gerçekleşmeyeceğinin değerlendirildiği, Bu tutarın 433.571,94 TL'lik diğer bir ifadeyle % 2'lik kısmının diğer çeşitli alacaklardan elde edilecek tahsilatlardan sağlanacağının yer aldığı ancak 31.10.2025 tarihi itibariyle tahsilat tutarının küçük sayılacak bir tutar (4.635,00 TL) dışında gerçekleşmediği, 31.10.2025 tarihi itibariyle kasa, banka ve çek kasasında olan toplam tutarın 236.479,31 TL olduğu, Yukarıda yer verildiği üzere 2025 yılında elde edilmesi planlanan kaynakların % 99'luk kısmının gerçekleşmeyeceğinin değerlendirildiği, Borçlu Şirket ikinci revize projesi uyarınca, 2025 yılı içerisinde sağlanması öngörülen konkordato kaynaklarının neredeyse hiç sağlanamadığı; 2026 ve 2027 yıllarında sağlanması öngörülen “Alıcılardan Tahsilat” konkordato kaleminin gerçekleşme ihtimalinin yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda pek düşük olduğu; 07.11.2025 tarihli son komiser heyeti raporundan günümüze konkordato kaynaklarının sağlanması bakımından olumlu bir gelişme görülemediği; gelinen aşama itibariyle konkordatonun başarı ihtimalinin sona ermiş bulunduğu; bu sebeple konkordatonun reddine karar verilebileceği; tasdik için gerekli tüm şartlar sağlanamadığından ve sonucu değiştirmeyeceğinden alacaklılar toplantısının yapılmasına veya beklenmesine mahal bulunmadığı; iflas kararı bakımından ise, güncel bilirkişi raporları uyarınca hazırlanan 31.10.2025 tarihli ara bilanço uyarınca borçlu şirketin borca batık bulunmadığı; ayrıca borçlunun malvarlığının korunması için iflas kararı verilmesi gerektiren bir sebep tespit edilmediği; bu çerçevede, borçlu hakkında iflas kararı verilmesi gerektiren hallerden birinin bulunmadığı'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19.01.2026 tarihli bilirkişi incelemesi hakkında ara karar ile borçlu şirketlerin güncel mali tabloları, dönen ve duran varlıkları, stoklar, borçlu şirketlerin Kurumlar Vergi Beyannameleri ve bilanço gelir tablosu mali verilerinin, şirketlerin faal olup olmadığının, mükellefiyetle ilgili güncel genel bilgilerin, beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, işyerinin, dükkan, depo, şube gibi işyeri olup olmadığının, muhtasar beyannamede yer alan toplam işçi sayısı, marka,patent,tasarım ve fiilen borçlu şirketlerin borca batık olup olmadığını tespit etmeye yarayacak tüm aktif ve pasiflerin rayiç değerleri ile ilgili inceleme yapılması, gerek komiser heyeti gerek dosyada bilgisine başvuruluna diğer teknik bilirkişi raporları denetlenerek ve gerekirse yerinde inceleme yapılarak güncel fiili borca batıklığın tespiti ile borçlu şirketlerin borca batık durumda olup olmadığı, batık ise hangi tutarda batık olduğu hususlarının fiili ve güncel olarak tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, mahkememizce resen seçilen yeminli mali müşavir bilirkişi ..., İcra ve İfllas Hukuku alanında ..., SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ..., Makine Mühendisi ..., Marka Değerleme Uzmanı ... ve stok sayım konusunda uzman ...'un görevlendirilmesine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporda özetle; "Borçlu şirketlerin TTK m. 376 ve İİK m. 179 kapsamında borca batık durumda olup olmadığının tespitine ilişkin olarak yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; ... A.Ş. BAKIMINDAN; Borçlu şirketin beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirdiği, ticari faaliyetine devam ettiği, 2025/Aralık ayına ait muhtasar beyannameye göre şirkette 49 kişinin istihdam edildiği,2. Borçlu Şirket'in 31.12.2025 tarihli Rayiç Değer Bilançosuna göre; Varlıklarının : 2.345.965.376,86 TL, Borçlarının : 1.076.556.838,50 TL; Özkaynaklarının (+) 1.269.408.538,36 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı, ... TİC.A.Ş. BAKIMINDAN Borçlu şirketin beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirdiği, ticari faaliyetine devam ettiği, 2025/Aralık ayına ait muhtasar beyannameye göre şirkette 2 kişinin istihdam edildiği, Borçlu Şirket'in 31.12.2025 tarihli Rayiç Değer Bilançosuna göre; Varlıklarının: 309.528.347,76 TL, Borçlarının: 221.376.932,91 TL, Özkaynaklarının (+) 88.151.414,85 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı,.... TİC. A.Ş. BAKIMINDAN Borçlu şirketin beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirdiği, ticari faaliyetine devam ettiği, 2025/Aralık ayına ait muhtasar beyannameye göre şirkette 3 kişinin istihdam edildiği, borçlu Şirket'in 31.12.2025 tarihli Rayiç Değer Bilançosuna göre; Varlıklarının : 138.594.674,62 TL, Borçlarının : 107.651.758,61 TL, Özkaynaklarının (+) 30.942.916,01 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı" yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 03.02.2026 tarihli dilekçe ile ...imzasını içeren 03.02.2026 tarihli hukuki mütalaayı ibraz etmiştir. Hukuki Mütalaada özetle; İstanbul 1 . Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024-410 esas numarasıyla görülmekte olan konkordato işinde Konkordato Komiser Heyeti tarafından mahkemeye sunulan aylık raporda konkordato borçlulanndan ... İlaç Sanayi ve Ticareı A.Ş.'nin İlaç Şirketinin konkordatosunun başanya ulaşmayacağının anlaşılması sebebiyle mühletinin kaldırılmasının gerektiği fakat şirketin borca batık olmaması sebebiyle iflasına karar verilmemesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirildiğini, İlaç Şirketi vekilinin mühletin kaldınlması halinde iflasa da karar verilmesinin İlaç Şirketinin mal varlığının ve özellikle belirli şartlarda saklanması gereken ilaç hammaddelerinin muhafazası bakımından zorunlu bulunduğunu ve İlaç Şirketine ait işletmenin iktisadi bütünlüğü korunmadan parça parça paraya çevrilmesi halinde değerini büsbütün kaybedeceğini ancak iflas karan verilecek olursa İlaç Şirketine ait işletmenin iktisadi bütünlüğünü muhafaza ederek paraya çevrilmesinin İİK'nın 241 maddesi hükmüne göre imkan dahiline gireceğinden bahisle Mükemenin mühletin kaldınlması yöniinde karar vermesi halinde bu kararla birlikte şirketin iflasına karar verilmesini dahi talep edeceklerini ifade ederek böyle bir talebin haklı sayılıp sayılmayacağı hakkında mütalaasının sorulduğunu , İİK m. 292 hükmü uyarınca konkordato mtihletinin kaldırılmasına karar veren Mahkemenin İİr m. 292'de dört bent halinde sayılan sebeplerden sadece birine dayandırması gerekmez, bazı hallerde olayın cereyan şekline göre bu sebeplerin birden fazlası ortaya çıkmış (mesela hem m. 292, b bendine göre konkordatonun başanya ulaşamayacağı anlaşılmış hem de m.292, c bendine göre konkordato borçlusunun komiser talimatlanna uymadığı tespit edilmiş) olabilir.. Ilaç Şirketi vekilinin imalat tesislerinin bütiinlüğünün korunması ve kullanılan ilaç hammaddesinin muhafazası hususunda verdiği bilgilerin teknik yönüyle değerlendirilmesi uzmaıılık alanım dışında kalmakla birlikte, bu türlü vakıaların İİK'nın 24l. Maddesi hükmüne göre İlaç Şirketine ait işletmenin iflas tasfiyesi içinde iktisadi bütünlüğünü muhafaza ederek paraya çevrilmesi imkanını vereceğinden "borçlunun malvarlığınırı korunması için iflasın açılması gerektiği" hakkındaki m. 292, a bendinde yer alan konkordato mühletinin kaldınlması sebebine vücut verebilecek nitelikte olduğu ve somut olayda konkordato mühletinin kaldınlmasına karar verebilecek olan Mahkemenin Komiser Heyeti tarafından atıf yapılan konkordatonun başanya ulaşmayacağının anlaşılması hakkındaki İİK 292,b bendi yanında söz konusu m. 292,a bendine de dayanarak İlaç Şirketinin iflasına karar verebileceği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı borçlu şirket yetkililerine, davacılar vekiline ve komiser heyetine İİK'nın 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatinin ayrı ayrı tebliğ edilmiş, duruşmada davacı şirketler yetkilisi usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamış, komiser heyetinin beyanları tespit edilmiştir.
Konkordato komiser heyeti adına... 12.02.2026 tarihli duruşmada: Mühlet içinde şirket yetkililerinin mahkemenizce verilen tedbir kararlarına aykırı davranışları tespit edilmemiştir, ... konkordato projesi sahip olduğu fabrika binasının satışının gerçekleşmemesiydi, başarıya ulaşma ihtimali yoktur, mühlet içinde ... stok kayıtlarında bir anormallik yaşanmadı, ... sahip olduğu fabrika binası ve patentler sayesinde yeni bir yatırımcı ile yeniden ticari hayata geçmesi mümkündür, diğer şirketler ... ve Monteronun ... gibi bir fabrika binası ve önemli patentleri bulunmadığı için projesi de sermaye artışlarına bağlı olduğu için gerçekleşmemiştir ve ... farklı olarak önemli bir malvarlığı da bulunmamaktadır, ... ve ... şirketleri kısmen faaliyetlerini durdurmuştur, ... yönünden faaliyet potansiyeli ve kısmı faaliyet devam etmektedir, raporumuzda ... malvarlığının korunması bakımından özel bir değerlendirme yapmadık, borca batık durumda olmadığı için iflasını gerektiren bir durum olmadığı rapor edilmiştir, ... yönünden bir fabrika binası ve faaliyet potansiyeli olan faaliyet hattı olduğu için davacı şirket hakkında malvarlığının muhafazası için iflas kararı verilebileceği görüşündeyiz, bu durumu fabrika binası gibi işletmeleri olan tüm borçlular yönünden düşünebiliriz, ... ve ... yönünden parçalanmaması gereken bir malvarlığının mevcut olmadığı dikkate alınarak iflas kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmamaktadır, iflas kararı verilmemesi halinde ... ait malvarlığının parça parça satışı söz konusu olabilecektir, her üç borçlu şirket yönünden konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali bulunmamaktadır, borçlulardan ... malvarlığının muhafazası için iflas kararı verilebilir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... şirketi yönünden revize projede imtiyazlılar dahil toplam borcun 1.178.065.499 TL olarak belirtilerek adi konkordatoya tabi 492.347.000 TL borcun yüzde elli fazlasıyla █████/2025 tarihinden itibaren başlamak
üzere 3'er aylık eşit taksitler halinde toplamda 9 taksitte ödemeyi teklif
ettiği, 18.03.2025 tarihli revize projeye göre alacak tahsilatı 36.353.000 TL, ortaktan nakit girişi 215.000.000 TL, fabrika binasının satışından 725.000.000 TL ve finansal kiralama konusu malların satışından elde edilmesi öngörülen 250.000.000 TL nin konkordato kaynakları olarak açıklandığı, komiser heyeti raporlarından anlaşıldığı üzere şirketin 2025 yılı sonuna kadar elde edileceği öngörülen kaynak tutarının 733.422.881,41 TL olduğu, bu tutarın 725.000.000,00 TL'lik diğer bir ifadeyle % 98,85'lik kısmının fabrika satışından elde edilmesinin öngörüldüğü ancak 31.12.2025 tarihi itibariyle gerçekleşmediği, 2025 yılında bu tutarın 2.812.500,00 TL'lik kısmının net kârdan sağlanacağının öngörüldüğü 31.10.2025 tarihi itibariyle uğranılan 344.713.944,39 TL'lik zarar nedeniyle gerçekleşmesinin mümkün olamayacağı, kaynakların % 0,55'lik kısmının grup içi şirketlerden elde edilecek tahsilatlardan sağlanacağının öngörülmesine rağmen grup şirketlerinin (..., ...) de dönem zararı elde etmeleri ve kaynaklarını elde edememiş olmaları nedeniyle gerçekleşemeyeceği ,şirketin leasing borçlarına bakıldığında şirketin mali kayıtlarına göre finansal kiralama borçlarının yarısının ödenmemiş olduğu bu nedenle satışından elde edilmesi öngörülen kaynağın da gerçekleşmesinin mümkün görünmediği, şirketin en önemli konkordato kaynağı olan ve değeri 725.000.000,00 TL takdir edilen fabrika binasının 2025 yılı içerisinde satışı öngörülmüş olmasına rağmen bu satışın gerçekleşemediği, 2026 yılında sağlanması öngörülen ortaktan nakit girişi bakımından somut gelişme bulunmadığı, borçlu bakımından konkordato projesinin başarı ihtimalinin sona erdiği, ... şirketinin revize konkordato projesinde ise alacaklarından 240.398,305,62 TL tahsilat yapılması , şirket ortağı ... tarafından 325.000.000,00 TL nakit girişi gerçekleştirilmesi , ticari faaliyetten 17.703.000 TL net kâr elde edilmesi öngörülmesine rağmen en önemli dönem sonundan faaliyet zararının raporlanması ve şirket ortağı tarafından mühletin kaldırıldığı tarihe kadar nakit girişinin yapılmaması dikkate alındığında teklif edilen konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, ... şirketi yönünden de en önemli konkordato kaynakları olarak gösterilen faaliyet kârı ile ortaktan nakit girişinin sağlanamadığı, her üç şirket yönünden de projenin başarıya ulaşma şansının kalmadığı, başarıya ulaşma ihtimali kalmayan projenin alacaklıların onayına sunulamayacağı, borçlu şirketin borca batık bulunmadığı ayrıca borçlunun malvarlığının korunması için iflas kararı verilmesi gerektiren bir durumun tespit edilemediği, " bir bütün halinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceğinin anlaşılması " halinin İİK 292.maddesinde iflas sebebi olarak öngörülmediği, mühlet içinde düzenlenen komiser heyeti raporlarından borçlunun mal varlıklarının muhafazası için iflas kararı verilmesinin gerektiren bir durumun varlığının tespit edilemediği anlaşılmakla borçlu şirketin iflasına karar verilmemiş, başarıya ulaşamayacağı anlaşılan konkordatonun reddine, mühletin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
İİK 292. maddesinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de davacı şirketler hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketlerin borca batık olmadığı, iktisadi bütünlüğün muhafaza edilerek paraya çevrilmesi gerekliliğinin kanunda iflas sebebi olarak öngörülmediği, iflasın son çare olması ilkesi dikkate alındığında davacı şirketlerin mal varlığının korunması için iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığı komiser heyeti raporlarından anlaşılmakla davacı şirketlerin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve mühlet kararı ile birlikte davacılar hakkında verilmiş olan tüm tedbirlerin, geçici ve kesin mühletin, kesin mühletin uzatılması kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE,
Davacılar ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, (Mersis No : ..., Vergi No : ...) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, (Mersis No : ..., Vergi No : ...) ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün...sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Mersis No : ..., Vergi No : ...) hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet, kesin mühletin uzatılması ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,
... ŞİRKETİ, ... ŞİRKETİ, ... ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet, kesin mühletin uzatılması ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin, İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle, Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK'nın 288. maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken harç 732,00 TL'nin peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, borçlular vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK'nın 293/2 maddesi uyarınca borçlular yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. █████/2026
BAŞKAN
ÜYE
(KARŞI OY)
ÜYE
KATİP
KARŞI OY
İİK m. 292 hükmünde “mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına re'sen karar vereceği” ifade edilmiş olmakla birlikte, bu hükmünün lafzi yorumuyla yetinilmeyerek, konkordatonun tasdiki talebinin reddi hakkındaki m. 308, fıkra 1'in evleviyetle uygulanması suretiyle iflas kararının ancak iflasa tabi borçlular hakkında ve iflasına karar verilmesini gerektiren ihtiyaçlar varsa verileceği, başka bir ifadeyle konkordato mühleti kaldırılan kişi hakkında iflasa karar verip vermemenin mahkemenin takdir yetkisinde sayıldığı görülmektedir.
İİK m. 292 hükmü uyarınca iflasa karar verilmesinin mahkemenin takdirine bırakılması şeklindeki kuralın istisnaları olarak iki halin mevcudiyetinden bahsedilebilir. İlk olarak borca batık sermaye şirketleri bakımında konkordato seçeneğinin sonuç vermeyeceği hallerde bu şirketlerin iflaslarına karar verilmesi Türk Ticaret Kanunundaki emredici kanun hükümleri gereğidir (TTK m. 376- 377 ve m. 634). İkinci istisna ise “borçlunun malvarlığının muhafazası için iflasın açılması gerekiyorsa” şeklindeki İİK m. 292, a bendinin uygulanacağı hallerdir ki konkordato mühletinin kaldırılmasıyla birlikte borçlunun iflasına karar verilmesi gereği zaten bu bent hükmünün özünü teşkil etmektedir.
İİK m. 292 hükmü uyarınca hakkında konkordato mühletinin kaldırılmasına karar verilen borçlunun iflasına da karar verilebilmesi için bu borçlunun mutlaka borca batık olması gerekemez. Daha açık bir ifade ile, hakkında konkordato mühletinin kaldırılmasına ve iflasa karar verilen borçlunun borca batık olması sadece İİK m. 292, d bendinin aradığı şartlardan biridir; İİK m. 292, a, b ve c bentlerinin uygulanması bakımından böyle bir şart mevcut değildir.
İİK m. 292 hükmü uyarınca konkordato mühletinin kaldırılmasına karar veren Mahkemenin İİK m. 292'de dört bent halinde sayılan sebeplerden sadece birine dayandırması gerekmez, bazı hallerde somut olayın cereyan şekline göre bu sebeplerin birden fazlası ortaya çıkmış (mesela hem m. 292, b bendine göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılmış hem dem. 292, c bendine göre konkordato borçlusunun komiser talimatlarına uymadığı tespit edilmiş) olabilir.
Mahkemenin İİK m. 292 hükmü uyarınca verebileceği konkordato mühletinin kaldırılması kararıyla birlikte iflasa dahi karar verip vermemek hususundaki takdir yetkisini kullanırken borçlu işletmenin mali durumunun iyileştirilmesi ve alacaklıların alacaklarına mümkün olan en kısa sürede en yüksek oranda kavuşabilmeleri yönündeki menfaatleri göz önünde bulundurması gerekmektedir.
Somut olayda davacı şirket, Mahkemenin İİK m. 292 hükmüne göre kesin mühletin kaldırılmasına kararı vermesi halinde, borca batık olmamasına rağmen İlaç Şirketinin de iflasına karar verilmesini talep etmektedir. Bu talebin gerekçesi konkordato borçlusu şirketin ticari faaliyetinde kullandığı tesislerin bütünlüğünün muhafazası ve bu tesislerde işlenen ilaç hammaddesinin özel şartlarda muhafaza edilmesi sebebine dayanmaktadır.
İİK m. 241, fıkra 3 hükmünde, ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün halinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmelerin bir bütün olarak satılacağı düzenlenmiştir. İflas kararı verilmesi durumunda, işletmenin bütünlüğünün korunması sağlanarak bir bütün olarak ihale edilmesinin ve neticede alacaklıların alacaklarını daha yüksek oranda tahsil etmeleri mümkün kılınabilir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri uyarınca somut olay tahtında yapılan değerlendirmede, █████/2026 tarihli karar duruşmasında Konkordato komiser heyeti adına söz alan ...'ın " ... yönünden bir fabrika binası ve faaliyet potansiyeli olan faaliyet hattı olduğu için davacı şirket hakkında malvarlığının muhafazası için iflas kararı verilebileceği görüşündeyiz, bu durumu fabrika binası gibi işletmeleri olan tüm borçlular yönünden düşünebiliriz," şeklindeki Komiser Heyeti görüşü ve yine aynı tarihli duruşmadaki Alacaklı ... A.Ş, Alacaklı ...A.Ş , Alacaklı ... A.Ş, Alacaklı ... A.Ş., Alacaklı ... ve ..., Alacaklı ..., Alacaklı ... vekillerinin de borçlu ... Şirketi yönünden malların bir bütün halinde satılması halinde zarara uğrama ihtimallerinin azalacağı gerekçesi ile iflas kararı verilmesini talep ettikleri ve tüm dosya kapsamı, konkordato komiser heyeti görüşü ve alacaklıklar kurulunda yer alan alacaklıların, borçlu şirketin iktisadi bütünlüğünü muhafaza amacı ile iflas talebinde bulunduklarına dair beyanları, borçlu şirket vekilinin imalat tesislerinin bütünlüğünün korunması ve kullanılan ilaç hammaddesinin muhafazası hususundaki beyanları nazara alındığında İİK'nın 241. Maddesi hükmüne göre İlaç Şirketine ait işletmenin iflas tasfiyesi içinde iktisadi bütünlüğünü muhafaza ederek paraya çevrilmesi imkânını vereceğinden “borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerektiği” hakkındaki m. 292, a bendinde yer alan konkordato mühletinin kaldırılması sebebine vücut verebilecek nitelikte olduğu Komiser Heyeti tarafından atıf yapılan konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması hakkındaki İİK m. 292, b bendi yanında (onunla birlikte) söz konusu m. 292, a bendine de dayanarak borçlu ... Şirketi'nin iflasına karar verebileceği kanaati taşıdığımdan değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum. █████/2026
ÜYE

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!