Anahtar kelimeler: Ören Davacıbirleşen Öngören İşinin Getirmiş Lik Çevre Yüklenici İzmir Eksiksiz

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı-birleşen dava davalı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde; davalı idare ile davacı yüklenici arasında 05.12.2014 tarihinde ören yeri çevre düzenlemesi işinin yapılmasını öngören sözleşme imzalandığını, davacının haksız fesih tarihine kadar sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olmasına ve işin % 71'lik kısmını tamamlayarak 7. hakedişine kadar toplam 1.139.462,83 TL ödeme almış olmasına rağmen taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı tarafından 21.10.2016 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olacak şekilde feshedildiğini, yasal mevzuata uygun bir şekilde muvafakat alınıncaya ve muvafakat davacıya bildirilinceye kadar arada geçen 215 günlük süre boyunca işin yapımına davacıdan kaynaklanmayan mücbir sebeplerle devam edilemediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğinin tespitine, davacıya ait teminat mektubunun taraflarına aynen iadesine, aksi halde teminat mektubu bedelinin ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, davacıdan 7. hakedişe kadar tüm hakedişlerin %5'i oranında geçici kabul noksanlıkları adı altında kesilerek kendisine ödenmeyen bu kesintiler toplamının şimdilik 5.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine, davacının 1 nolu hakedişte kanuna aykırı olacak şekilde yer teslimi yapılmamış olmasına rağmen haksız olarak kesilen teknik personel bulundurmama cezası ve 5 ile 7 no.lu hakedişlerde ise usule aykırı olacak şekilde noterden ihtarname çekmeden kesilen teknik personel bulundurmama cezalarının haksız olduğunun tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı-birleşen dava davacı iş sahibi vekili birleşen dava dilekçesinde; yüklenicinin iddiasının aksine kamulaştırma sürecinden kaynaklı herhangi bir çalışma süresi kaybına uğramadığını, şantiyede yapılan incelemelerde yüklenici firmanın yaptığı imalatların hatalı olduğunun defalarca tutanak ile tespit edildiğini, şantiye defterine işlendiğini, bu durumun yüklenici firmaya bildirildiğini ve firmanın uyarıldığını, yüklenici firmanın teknik personel taahhütnamelerini idareye iletmediği için 1 no.lu hakedişten 19.577,91 TL ceza kesildiğinin belirtildiğini, yüklenicinin idare memurlarına karşı sözleşme ve mevzuata aykırı şekilde olumsuz davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle hakkında tutanak tutulduğunu, çeşitli tutanaklarda şantiyede teknik personelin bulunmadığının tespit edildiğini, yükleniciye gerekli ek sürenin verildiğini, kolluk eşliğinde denetimin gerçekleştirildiğini ve neticesinde İzmir Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğünün 20.10.2016 tarih ve 1411 sayılı oluru ile işe ait sözleşmenin idaresince feshedildiğini, firmanın 2 yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklandığını, yasaklılık kararının iptali için idare mahkemesinde açılan davanın reddedildiğini, bu kararın kesinleştiğini, sözleşme 26. maddesi gereğince tasfiyenin gerçekleşmesi gerektiğini, yüklenicinin eseri iş sahibinin kullanamayacağı derece kusurlu, mukavele ile fen ve sanat kurallarına aykırı olarak iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imal etmemesi nedeni ile idarenin uğramış olduğu zararın (ayıplı imalat giderim bedelinin) fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile şimdilik 11.810,76 TL'sinin son hesap kesim tarihi olan 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı idareye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı-birleşen dava davacı iş sahibi vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davacının tüm ithamlarının mesnetsiz ve delillerden uzak olduğunu, taleplerinin ilgili mevzuatta hiçbir şekilde yer almadığını, idarenin tüm sözle ve yazılı uyarılarına rağmen fen ve sanat kurallarına uygun imalat yapmamakta ısrarlı tutumlarının olduğunu, aynı zamanda yapı denetim elemanlarına ve idareye tehdit baskı kuran hal ve tutumlarından dolayı ilgili idarece işin sözleşmesi ve ilgili mevzuat hükümlerine dayanarak işin feshedildiğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.2. Davacı-birleşen dava davalı yüklenici vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; sözleşmenin haksız feshedildiğini, edimlerini sözleşmeye uygun ifa ettiklerini, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme gereğince davacı şirketin yaptığı eksik işlerin davalı kurumca listelendiği, eksik işler nedeniyle davacının 68.783,90 TL borçlu olarak belirlendiği, davalı kurumda bulunan 56.973,14 TL’nin anılı borca mahsuben gelir kaydedildiği, davacı şirket temsilcisi tarafından itirazı kayıtla imzalandığı, keşif tarihi itibariyle aradan geçen süre zarfında eksik işlerin tamamlandığı, evraklar üzerinde görünen eksik işler hakkında ölçüm, hesap yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle toplam hesabın çıkarılamayacağı, dosya arasında bulunan hakedişlerden davacı şirketin eksik işler nedeniyle 11.810,76 TL borçlu oluğunun tespit edildiği belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden, davacı kurumun davalı şirketle imzaladığı eser sözleşmesi nedeniyle ayıplı ifa sebebine dayalı alacak davasının kabulü ile 11.810,76 TL'nin, 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birleşen dosya davalısından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davalı yüklenici vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idarenin tek taraflı olarak yaptığı feshin geçerli olduğu, bilirkişi raporuna göre, teknik personel bulundurulmamasına ilişkin idare tarafından yapılan kesintilerin sözleşmenin 24. maddesine uygun olduğu, yüklenicinin maddi bir istekte bulunamayacağı, yüklenicinin iddia ettiği kâr kaybına ilişkin olarak Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliğinin 33. maddesi çerçevesinde maddi bir istekte bulunamayacağı, sözleşmenin feshinden önce alınan fakat kontrol heyetinin o tarihte henüz onayından geçmeyen kameraların alınmasına ilişkin işin uygulama işleri genel şartnamesinin yapı denetim görevlisinin yetkileri başlıklı 15. maddesi ve sözleşmede ihzarata ait bir hüküm yer almadığı için yüklenicinin maddi bir istekte bulunamayacağı, ikinci karşılama binasını demonte olarak sahaya getirmesine ilişkin uygulama işleri genel şartnamesinin yapı denetim görevlisinin yetkileri başlıklı 15. maddesi ve sözleşmede ihzarata ait bir hüküm yer almadığı için yüklenici firma tarafından maddi bir istekte bulunamayacağı, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 25. maddesi gereğince fesih kararının uygun olduğu, ayrıca, ayıplı olduğu iddia edilen imalatların düzeltilerek, imalatların tamamlanmış olduğu, dosyaya sunulmuş olan hakedişlerin taraflarca kabul edilmiş olduğu, yüklenici firmanın ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin hakedişleri aldığı, davalı kurumun davacı şirketten 11.810,76 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunamadığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı-birleşen dava davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde;a. Yedi adet hakediş yapılmasının, bu hakedişe kadar davacının sözleşmeye uygun davrandığının göstergesi olduğunu,b. Kamulaştırma işlemleri nedeniyle işin davacı şirketten bağımsız olarak durdurulduğunu,c. Kamulaştırma işlemleri akabinde muvafakat alma işlemleri nedeniyle, aradan geçen 215 günlük sürede davacıdan kaynaklanmayan süreçte işin yapımının durduğunu, bu süreçte teknik personel bulundurulmamasının usul ve yasaya aykırılık teşkil etmediğini,d. Yerel Mahkemece teknik personelin bulundurulma zorunluluğunun, hangi koşullarda bulundurulması gerektiğinin dahi incelenmediğini,e. İdarece 65 gün ek süre verildiğini, kamulaştırma işlemleri için geçen süre göz önünde bulundurulduğunda bu süre zarfında işin bitirilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, kaldı ki, ek süre üzerine de trafo taşınması işi nedeniyle altyapı çalışmaları yapılacağından işe yeniden ara verilmesi zarureti doğduğunu,f. Dava sürecinde yapılan hesaplamaların emsal Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde yapılmadığını, eksik inceleme yapıldığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti, teminat mektubunun mümkün değilse bedelinin, geçici hakediş kesintilerinin, haksız kesilen teknik personel bulundurmama cezalarının iadesi, kar kaybının ödenmesi istemlerine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı-birleşen davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın davacı-birleşen dosyada davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.