Anahtar kelimeler: Mütevvefa Doğma Geride İmam İhk Nikahlı Zmss Tan Tahkim Destek

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş - ████████ KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: İHK-██████████SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIKHAKEM HEYETİSAYISI
: K-██████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan destek ...'ın vefat ettiğini, geride imam nikahlı eşi davacının mütevvefa eşinin desteğinden yoksun kaldığını, destek ...'tan doğma müşterek çocuklarının davacı baba tarafından tanındığını, imam nikahlı eşlerin sabit ikametgah adreslerinin aynı olduğunu, davacı ile mütevvefanın müşterek bir yaşam sürdürdüklerini ve davacının mezkur kaza nedeniyle vefat edenin desteğinden yoksun kaldığının sabit olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi talebini 670.000, 00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya ilişkin olarak taraflar arasında arabuluculuk anlaşması imzalandığını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının desteğin resmi nikahlı eşi olmadığını, desteğin mirasçılarına davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını, bakiye alacağın bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının destekten yoksun kalma durumunun ispatlanması gerektiğini, desteğin müterafik kusuru ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında dava konusu kazanın, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğinin tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat tutarının 898.986,00 TL olarak hesaplandığı, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesi gereği dava dışı hak sahiplerine ödenen toplam tazminat tutarının 530.000,00 TL olduğu, aktüer bilirkişi raporunda 2023 yılı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi limiti dahilinde dağıtılmış destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının hesaplandığı, buna göre dava dışı ödeme yapılan hak sahipleri için tutarın 672.280,00 TL olarak belirlendiği, poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'den 672.280,00 TL mahsup edildiğinde davacının payının 572.719,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 572.719,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2023 yılı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi limiti olan 1.200.000,00 TL'den dava dışı hak sahiplerine İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesi gereği ödenen 530.000,00 TL'nin mahsup edilerek tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği, bu nedenle davacı yanın bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin ise usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 670.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı vekilinin vekalet ücreti dışındaki diğer itirazları ise reddedilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz sebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan Arabuluculuk Anlaşması gereği yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının, müteveffanın resmi nikahlı eşi olmadığını, gerçek hak sahiplerine ödeme yapılmış olup bakiye alacağın söz konusu olmadığını, davacının, müteveffanın imam nikahlı eşi olduğunu iddia ettiğini, bu durumun ispatlanması gerektiğini, desteğin kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz oranı esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve desteğin müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olması sebebiyle davalı şirketin temerrütünün söz konusu olmadığını ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava konusu kaza nedeniyle davacı ile müşterek çocukları bulunan ve aynı evde ikamet ettikleri anlaşılan destek ...'ın vefat ettiği ve desteklik olgusunun dosya kapsamı ile ispatlandığının anlaşılmasına, davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapıldığının anlaşılmasına, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığının anlaşılmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına ve İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;a-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.Somut olayda, davacının desteği, sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş olması halinde İtiraz Hakem Heyetince, bu hususta değerlendirme yapılarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun tartışılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.b-) Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu desteğin miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dosya kapsamından destek ... ile davacının 03.01.2005 doğumlu ... adında müşterek çocukları bulunduğu, müşterek çocuk ...'ın Arabuluculuk Anlaşması'nın tarafı olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu desteğin payının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacı ile desteğin müşterek çocukları ...'ın da payı gözetilerek davacının destekten yoksun kalma tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken anılan yön gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.c-) Dosya incelenmesinde; dava dışı ..., ... ve ... adına velisi sıfatıyla ... ve ... ile davalı ...arasında İhtiyari Arabulucuk Anlaşma Belgesi'nin imzalandığı, bu anlaşma gereğince davalı ... şirketi tarafından dava dışı hak sahiplerine toplam 530.000,00 TL ödeme yapıldığı, eldeki dava dosyasında alınan aktüer bilirkişi raporunda 2023 yılı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi limiti dahilinde dağıtılmış destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının hesaplandığı, buna göre dava dışı ödeme yapılan hak sahipleri için tutarın 672.280,00 TL olarak belirlendiği, poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'den dava dışı hak sahipleri için belirlenen 672.280,00 TL mahsup edildiğinde davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminat tutarının 572.719,00 TL olarak belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 572.719,00 TL tazminata hükmedildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, İhtiyari Arabulucuk Anlaşması uyarınca dava dışı hak sahiplerine ödenen 530.000,00 TL'nin poliçe limiti miktarından mahsup edilerek tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği belirtilmek suretiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile davacı lehine 670.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda 2023 yılı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi limiti dahilinde dağıtılmış destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının hesaplandığı, dava dışı ..., ... ve ... adına velisi sıfatıyla davacı ile davalı ...arasında İhtiyari Arabulucuk Anlaşma Belgesi'nin imzalandığı, bu anlaşma gereğince davalı ... şirketi tarafından dava dışı hak sahiplerine toplam 530.000,00 TL ödeme yapıldığı, anlaşma belgesine göre dava dışı hak sahipleri ile davalı ... şirketi arasındaki uyuşmazlığın arabuluculuk yöntemi ile sonuçlandırıldığı, taraflar arasında arabuluculukta anlaşmaya varılması karşısında anlaşmanın ilam hükmünde olduğu ve arabuluculuğa konu olan bir hususun yeniden dava konusu yapılmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde yapılan ödemenin mahsubu ile kalan bakiye limitin, hükme esas alınan bilirkişi raporunda payı değerlendirilmeyen davacı ile desteğin müşterek çocukları ... ve davacı arasında paylaştırılarak davacının talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken anılan yön gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda 2 (a), (b) ve (c) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.