Anahtar kelimeler: Lara Kurmuş İnşaa Bitmesi Katları Cad Binalar Otopark Yapım Üstlendiğini

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve dava ile birleştirilen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında esas ve karşı davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl dosyada davacı vekili █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalıların kurmuş olduğu adi ortaklık arasında 16.05.2017 tarihinde imzalanan Yapım işleri sözleşmesi gereği müvekkil şirketin, ... ili, ... İlçesi, ... Cad. ... Mah. 774 Ada, 69,70,71,72,73,74,75 No’lu Parsellerde ortaklık tarafından inşaa edilen ... İşleri (..., ..., Tescilli Binalar ve İlgili ...’ lara ait Otopark Katları) yapım işini üstlendiğini, sözleşme gereği işin bitmesi gereken tarihin 30.01.2019 olduğunu, bu tarihte adi ortaklıktan kaynaklı gecikmelerin söz konusu olduğunu, sözleşmeye göre adi ortaklık tarafından yayınlanacak uygulama projesinden sonra müvekkili şirket tarafından bu uygulama projesine uygun olarak imalatların yapılmasının gerektiğini ancak adi ortaklık tarafından iş bitiş tarihi olan 30.01.2019’ a kadar sadece 450 Adet Yayın ile Uygulama Projelerinin yayınlandığını, iş bitiş tarihi olan 30.01.2019’ dan bugüne kadar 800 Adet den fazla yeni Uygulama Projesi yayını yapılarak bu yayınlara uygun imalatların yapıldığını, sözleşmede belirlenip müvekkili şirket tarafından ifa edilecek işe ilişkin uygulama projelerinin 2/3’ ünün sözleşmede kararlaştırılan iş bitim tarihinden sonra yayımlandığını, müvekkili şirketin yayınlanan imalat projelerini artan maliyet ve işçilik ücretlerine ve adi ortaklıktan kaynaklı gecikmeye rağmen sözleşmeye uygun olarak tamamladığını, 15.04.2021 tarihinde taraflarca geçici kabul tutanağının tanzim edildiğini, müvekkil şirket tarafından sözleşme kapsamında dava konusu ... Bankasına ait 17.05.2017 tarihli ... nolu ve 3.979.424,19 TL tutarlı 30.01.2021 tarihine kadar geçerli süreli teminat mektubunun süresini (27.01.2021 tarihli,... no.lu teminat mektubu şube teyit Formu ile ) 30.01.2022 tarihine kadar uzattığını, adi ortaklıktan kaynaklanan gecikme nedeni ile işin müvekkili şirket tarafından ifası esnasında artan maliyet , ürün ve işçilik fiyatlarına rağmen müvekkili şirketin sözleşme gereğince yerine getirmesi gereken işlerin tamamının sözleşmeye uygun olarak tamamlandığını, bu nedenle müvekkili şirketin uğramış olduğu her türlü zarara ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulduğunu, adi ortaklığın müvekkil şirket ile kesin kabul yapmadığı gibi işin tamamlanmasına rağmen müvekkil şirket tarafından verilen teminat mektubunu iade etmediğini, müvekkili şirketin adi ortaklığa herhangi bir borcunun bulunmadığını, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerine ilişkin eksik ifasının söz konusu olmadığını, ticari defter ve kayıtlarına göre 21.01.2022 tarihli mali rapora göre toplam 1.009.398,42TL cari hesap alacağı bulunduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığını, adi ortaklığa hiçbir borcu olmayan, üstelik gerek cari hesap gerekse adi ortaklıktan kaynaklı gecikme nedeni ile uğranılan zararlardan dolayı alacaklı durumdaki müvekkili şirkete, dava konusu mektubunu iade edilmediğini, müvekkili şirketin davalılara hiçbir borcunun bulunmadığının tespit edilmesini, borçlu olmadığının tespiti, teminat mektuplarının ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini , müvekkili şirketin davalılara hiçbir borcunun olmaması aksine cari hesaptan ve davalıdan kaynaklı gecikme nedeni ile uğranılan zararlardan dolayı alacaklı durumunda olması nedeniyle ... Bankası ... Şubesine ait 17.05.2017 tarihli ... nolu ve 3.979.424,19 TL tutarlı 30.01.2021 tarihine kadar geçerli süreli teminat mektubunun( 27.01.2021 tarihli, ... nolu teminat mektubu şube teyit Formu ile 30.01.2022 tarihine kadar süresi uzatılmış ) ödenmesinin tedbir yolu ile durdurulmasına,davacı şirketin, davalılara borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu teminat mektubunun müvekkil şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl dosyada davalılar vekili █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, müvekkil şirkete borçlu olmadığının tespiti, müvekkili şirkete teslim etmiş olduğu 3.979.424,19-TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesi, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinini dava edildiğini, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının bir yandan huzurdaki davayı açarak müvekkili şirkete karşı bir borcunun olmadığının “tespitini” talep ettiğini, diğer yandan ise ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. ile açtığı davada müvekkili şirkete karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000,00 TL alacaklı olduğuna karar verilmesine ilişkin bir “eda davası” açtığını, davacının aynı yapım işleri sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ilişki ile ilgili hem tespit davası hem de eda davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının kesin teminat mektubuna ilişkin olarak ödemenin tedbiren durdurulması ve kesin teminat mektubunun iadesi taleplerinin hukuka aykırı, haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının yüklenicisi olduğu işin teminatı olarak kesin teminat mektubu verdiğini, bu nedenle davacının müvekkil şirkete verdiği kesin teminat mektubunun, işin ve işveren konumunda olan müvekkilin sözleşmesel haklarının teminatı olduğunu, teminatın iade süresinin henüz dolmadığını, bu nedenle davacının borçlu olmadığı gerekçesiyle kesin teminat mektubunun iadesi, ödemenin tedbiren durdurulması ve neticeten teminatın iadesi talebinin reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında 16.05.2017 tarihli Yapım İşleri Sözleşmesinin, 11.07.2019 tarihli Ek Protokolün imzalandığını, bu sözleşmeler gereğince davacının Büyükyalı Projesi'nin Elektrik Tesisat İmalatlarını ..., ..., Tescilli Tarihi Binalar ve ilgili ... ait Otopark katları) Sözleşme ve eklerine, projelere, idari şartnameye ve iş programına uygun olarak yapılmasını taahhüt ettiğini, davacı iddialarının aksine, müvekkil şirketçe davacı taşerona yapılan tüm yazılı uyarılara rağmen davacının sözleşmesel sorumlulukları bakımından geciktiğini, yapılması gereken işleri zamanında eksiksiz olarak tamamlamadığını, proje kapsamındaki diğer işlerin de gecikmesine sebep olduğunu, sözleşmeye göre işin bitirilmesi gereken tarihin 30.01.2019 tarihi iken, ..., ..., Tescilli Tarihi Binalar ve ilgili ...'lara ait Otopark katları Elektrik tesisat İmalatları Kısmi Geçici Kabul Tutanağının (Tarihi Uzun Bina Hariç) 15.04.2021 tarihinde imzalandığını, davacı tarafın geçici kabul tutanağının imzalanması ile işin tamamlandığı iddiasında bulunduğunu, müvekkili şirkete borçlu olmadığından bahisle 17.05.2017 tarihli ... Bankası A.Ş. tarafından verilen 3.979.424,89-TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesini talep ettiğini, bu talebin haksız ve taraflar arasındaki Sözleşme'ye aykırı olduğunu, teminatın iade şartlarının gerçekleşmediğini, sözleşmenin 9.1 maddesinde açıklandığı üzere, kesin teminat mektubunun, geçici kabul tarihinden sonraki dönemde taşeronun sözleşmeden ve kanundan doğan yükümlülüklerinin teminatı olup, iadesi ancak aşağıda yer alan sürenin dolması ve şartların gerçekleşmesi ile mümkün olabileceğini, ( 9.1.1 Taşeron, Sözleşmenin imzalanması esnasında İşveren tarafından uygun görülmüş bir bankadan alacağı sözleşme bedelinin en az %10'u (yüzdeon) oranında koşulsuz, gayrikabili rücu ve geçici kabul tarihinden itibaren en az 2 (iki) yıl vadeli banka kesin teminat mektubunu işverene kesin teminat olarak sunacaktır. 9.1.2 İşbu teminat mektubu taşeronun işbu sözleşmeden ötürü işverene karşı tüm doğmuş ve doğabilecek borç, sorumluluk ve yükümlülüklerini temin etmek üzere verilmiştir. İşveren tarafından sözleşmeden ve/veya ilgili kanunlardan taşerona yöneltilebilecek tüm hak, alacak, tazminat ve sair ödemelerin tahsili için dilediği takdirde işbu teminat mektubunu nakde çevirebilir, hak olacak tazminat ve sair ödemeleri buradan tahsil edebilir. Teminatın artan kısmı nakit olarak işverenin yeddinde teminat olarak tutulur. Taşeran teminatın eksilen kısmını derhal tamamlamakla yükümlüdür. Aksi durumda İşveren işbu Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir” “9.3.1 Kesin Teminat Mektubu ve nakit teminat kesintilerinin iade edilebilmesi için İşin sözleşme ve ekleri ile ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yapılmış ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının ve gerekli süre sonunda kesin kabul tutanağının onaylanmış olması gerekmektedir." 9.5.1 Kesin teminat mektubunun iade edilebilmesi için kesin kabul onay tarihinden sonra taşeron tarafından SGK'dan “Borcu yoktur” belgesinin işverene sunulması ve işverene bir borcunun olmaması ve işverenin de onaylaması ile Kesin Teminat mektubunun yarısı taşerona iade edilir. ) Sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca Kesin Teminat Mektubunun “Geçici Kabul Tarihinden itibaren en az 2 yıl süreli” olacağı ve yarısının “Kesin Kabul” tarihinde iade edileceğinin kararlaştırıldığını, bu durumda “kesin kabul tarihinin tespit edilmesinin” kesin teminatın iadesi için önem teşkil ettiğini, taraflar arasındaki Sözleşmenin 21.3.1 maddesinde “Kesin kabul, geçici kabul onay tarihinden 1 (bir) yıl sonra yapılır ve geçici kabuldeki usul ve kaidelere göre kesin kabulün tamamlanması maksadıyla yapılır” konusunda anlaşıldığını, taraflar arasında geçici kabul tutanağının 15.04.2021 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 21.3.1 hükmü uyarınca kesin kabulün geçici kabul tarihinden 1 yıl sonra yapılacağı belirtildiğine göre kesin kabulün yapılabileceği en erken tarihin 15.04.2022 tarihi olduğunu, buna göre davacı'nın kesin teminatın yarısının iadesini talep edebilmesi için (i) Kesin Kabul tarihi olan 15.04.2022 tarihini beklemesi (ii) kesin kabul işleminin yapılması (iii) Davacının müvekkili şirkete herhangi bir borcunun olmaması ve (iv) SGK'dan vergi borcu yoktur yazısını temin edip müvekkili şirkete teslim etmesi gerektiğini, buna göre kesin teminatın yarısının dahi iadesini talep etme hakkına sahip olmadığının açık olduğunu, davacının huzurdaki davada teminat mektubuna tedbir konulmasını ve mektubun iadesine karar verilmesini talep etmesinin hem hukuka hem de taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, Kesin teminat mektubunun geriye kalan diğer yarısının ne zaman iade edileceği ise sözleşmenin 9.5.2. maddesinde düzenlendiğini, bu madde uyarınca Kesin teminat mektubunun kalan yarısının ise garanti süresinin sonunda işverene bir borcunun olmaması ve işverenin de onaylaması ile taşerona iade edileceğinin; sözleşmenin 21.3.3 maddesine göre “geçici kabul tarihi garanti (teminat) süresinin başlangıç tarihi olarak itibar edilir” ve “21.4 1 maddesine göre geçici kabulün onay tarihinden itibaren malzeme ve işçilikler için 2 (iki) yıl süre ile geçerli garanti süresinin başlayacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında geçici kabul tutanağının 15.04.2021 tarihinde imzalandığına göre garanti süresinin sonunun 15.04.2023 tarihine denk geldiğini, madde 9.5.2 uyarınca kesin teminatın kalan yarısının garanti süresinin sonunda iade edileceği kararlaştırıldığına göre davacının söz konusu teminatın kalan yarısının iadesini talep edebileceği en erken tarihin 15.04.2023 tarihi olduğunu, davacı tarafın sözleşmede yer alan diğer şartların oluşması kaydı ile kesin teminat mektubunun ilk yarısını en erken kesin kabul tarihi olan 15.04.2022 tarihinde, geriye kalan diğer yarısının iadesini ise en erken garanti süresinin sonu olan 15.04.2023 tarihinde talep edebileceğini, sadece süre yönünden yapılacak bir değerlendirmede dahi iadesini talep etme hakkının doğmadığını, Sözleşmede yer alan kesin teminatın iadesine ilişkin koşulların hiçbiri gerçekleşmediğinden, davacının “... Bankası A.Ş.'nden alınan 3.979.424,19-TL bedelli kesin teminat mektubu'nun ödenmesinin tedbiren durdurulması talebinin reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirkete hiçbir borcu olmadığına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı taşeron tarafından yapılan imalatlarda kullanılmak üzere davacının da kabulünde olduğu üzere müvekkili tarafından davacıya birçok malzemenin teslim edildiğini, ancak imalatların sona ermesinden sonra kullanılmayan malzemelerin iadesinin gerçekleşmediğini, müvekkili tarafından ... 25. Noterliğinden gönderilen...tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile kullanılmamış olan malzemelerin müvekkiline iadesinin talep edildiğini, malzemelerin davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafından yapılan imalatlarda kullanılmadığı için müvekkil şirkete iade edilmesi gereken ancak iade edilemeyen malzemelerin, ...başlıklı belgede gösterildiğini, buna göre iade edilmeyen malzeme bedelinin KDV dahil 2.673.632,24-TL olduğunu, malzemelerin iade edilmemiş olması nedeniyle malzeme bedeli zayiat kesintisi olarak davacının hakediş alacağından mahsup edildiğini, taraflar arasında imzalanan 11.07.2019 tarihli Ek Pratokol'ün 3. Maddesinde “Taşeron ayrıca tüm bu yükümlülüklere ek olmak üzere, kendi işçi/personeli ile ilgili olarak 4857 Sayılı İş Kanunu, alt mevzuatı ve sair yasal mevzuat uyarınca herhangi bir surette iş akdinin feshi yahut başkaca bir surette sona ermesi halinde tüm bu süreçlere ilişkin olarak her aşamada işvereni derhal yazılı olarak haberdar edeceğini, arabuluculuk sürecini başlatıp işvereni de dâhil ederek bahse konu durumlardan kaynaklı tüm süreç ve olası ihtilafları 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu, alt mevzuatı, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve alt mevzuatı uyarınca işveren, taşeron ve işçi/personelin imzası ile arabuluculuk anlaşma tutanağına bağlayıp kesin olarak çözüme kavuşturacağını, bu kapsamda işçi/personelin işverenden herhangi bir talepte bulunması yahut işverenin herhangi bir talep, dava yahut icra takibine muhatap olmamasını temin etmeyi, tüm bu hususlardan doğacak her türlü masraf, harç, avukatlık ücreti, arabuluculuk ücreti, her türlü yargılama gideri, faiz ve her türlü ferilerden münhasıran sorumlu olacağını kabul beyan ve taahhüt eder, taşeron ayrıca işbu maddeye aykırı davranılmasının sözleşmenin aykırılık teşkil edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” hususlarının ve ı Ek Protokol'ün 4.2. Maddesinde “İşveren, taşeronun iş akdi sona eren ve arabuluculuk süreci ile sonuçlandıramadığı işçi/personeli için işveren tarafından yaklaşık olarak hesaplanacak işçilik alacakları miktarınca, en son işçinin iş akdinin sona erdiği tarih üzerinden 5 (beş) yıl olacak şekilde teminat mektubu verilmesini taşerondan talep edebilir. Taşeron işverenin bu ve benzeri taleplerini yerine getireceğini kabul ve taahhüt eder. " hususlarının kararlaştırıldığını, davacı yüklenicinin birçok personelinin çıkışlarını arabuluculuk anlaşma tutanağı ile sonuçlandırmamış olup yüklenicinin arabuluculuk ile çıkış yaptırmadığı personellerinden kaynaklı olası ihtilaf, işçilik alacağı ve sair taleplere ilişkin olarak İş Kanunu ve ilgili mevzuat gereği müvekkili şirketin asıl işveren sıfatı ile müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu , protokol maddesi uyarınca arabuluculuk ile çıkış yapılmamış olan personeller yönünden müvekkilinin risklerinin temini için, müvekkili tarafından ek protokol uyarınca yaklaşık olarak hesaplanan ve fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulduğu 2.781.101,46-TL personel riskinin bulunduğunu, ... Projesi Personel Risk Raporunda isimleri yer alan personelin risk toplamının 2.809.340,64 TL olduğu, müvekkili şirket nezdinde bulunan yüklenici personel risk teminatı tutarının ise 28.239,18-TL olduğunu, bu nedenle bakiye risk tutarı olan 2.781.101,46-TL ye karşılık olarak Ek Protokol'de belirtildiği üzere banka teminat mektubu ibraz edilmesi gerekirken davacının kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen süresi içerisinde banka teminat mektubu sunmadığından, bu risk tutarının öncelikle yüklenici davacının kesin hakedişinden mahsup edildiğini, müvekkil şirket tarafından ... 25. Noterliğinden gönderilen... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının sözleşmesel yükümlülüğü olan personel risk teminatını sağlaması ve elinde bulunan müvekkil şirkete ait malzemelerin iadesini gerçekleştirmesi ihtar edildiğini, ancak davacı tarafın, 21.02.2022 tarihinde kendisine tebliğ edilen ihtarnameye 23.02.2022 tarihinde ... 18. Noterliğinden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verdiğini ve malzemelerin teslim edildiğini, personel risk kesintisinin sözleşme ve ek protokolde de açıkça düzenlendiği halde ise keyfi şekilde uygulandığını iddia ettiği , bu iddiaların gerçek dışı olduğu zira söz konusu malzemelerin müvekkili şirkete iade edildiğine ilişkin hiçbir belge bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarname ile açıkça personel risk teminatını tamamlamayacağı ve malzemeleri iade etmeyeceği anlaşıldığından belirtilen tutarların yüklenicinin hakedişinden kesildiğinde davacı yüklenicinin müvekkili şirkete borçlu olduğunun ortaya çıktığını, Yüklenici Muhatap şirketin 2.119.592,20-TL (KDV DAHİL) kesin hakediş alacağının, Nakit Teminatın Sözleşmede yer alan iade koşullarının oluşması kaydı ile muhatap yüklenicinin müvekkili şirket uhdesinde 1.139.756,10-TL nakit teminat bakiyesi, sözleşme ve ek protokole göre muhatap taşeronun iş akdi sona eren ve arabuluculuk yoluyla süreci sonlandıramadığı en son işçisinin iş akdinin sona erdiği tarih üzerinden 3 yıl geçmesiyle muaccel hale gelecek ve taşerona koşulları oluşması halinde iade edilecek Kesin Hakediş öncesi personel risk teminatı 28.239,18-TL olmak üzere neticede yüklenici muhatabın 3.287.587, 48-TL kesin hakedişinin bulunduğunu, ... tablosunda yer alan “İşveren tarafından temin edilen malzemelerin” müvekkil şirkete edilmemesi nedeniyle KDV dahil 2.673.632,24- TL'yi malzeme bedeli zayiat kesintisi olarak davacının 3.287.587,48-TL'lik hakediş alacağından mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin kesin hakediş bakiyesinin 613.955,24 TL'ye indiğini, davacı yüklenicinin arabuluculuk anlaşması yapılmadan Büyükyalı Projesinden çıkış işlemleri yapılan personeller için”, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkil tarafından ek protokole uygun şekilde tespit edilen 2.781.101,46 TL personel riski karşılığı son personelin işten çıkışının yapıldığı tarih itibariyle en az 5 yıl süreli banka teminat mektubunun müvekkili şirkete teslim edilmediğinden, 613.955,24 TL'lik bakiye hakedişten bu risk tutarının mahsubu sonrası müvekkilinin davacı yükleniciden 2.167.146,22 TL'lik alacağı olduğunun ortaya çıktığını, davacının, kesin kabulün müvekkili şirket tarafından kötü niyetli olarak yapılmadığı yönündeki iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, kesin kabul işleminin en erken geçici kabul tarihinden 1 yıl sonra yapılabileceğini, taraflar arasında geçici kabul tutanağının 15.04.2021 tarihinde imzalandığına göre kesin kabul işleminin yapılabileceği en erken tarihin 15.04.2022 tarihi olduğunu, kesin kabulün yapılabilmesi için geçici kabul süresinin tamamlanması yani 15.04.2022 tarihinin beklenmesi gerektiğini, davacının, sözleşmenin ifasının müvekkilden kaynaklanan sebeplerle uzadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirketten kaynaklanan nedenlerle işin geciktiği iddia edilerek huzurdaki dava ikame edilmişse de işbu iddianın aksine Proje Süresince yaşanan tüm gecikmelerin davacı yandan kaynaklandığını ve yapılan tüm uyarılara rağmen davacının gecikmelere devam ettiğini, bu sebeple davalı müvekkili tarafından davacıya birçok uyarı yazısının gönderildiğini , davacıya gönderilen ... 25. Noterliği'nin ... yevmiye nolu, ... tarihli ihtarnamesi ile işteki eksikliklerinin derhal giderilmesi ve henüz başlanılmamış imalatlara derhal başlamasının ihtar edildiğini, akabinde davacı tarafından gönderilen ... 29. Noterliği'nin ... nolu ... tarihli ihtarnameye müvekkili şirket tarafından ... 25, Noterliğinden ... yevmiye nolu,... tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini başlanmayan işlere başlanması ve sözleşme kapsamındaki eksikliklerin derhal giderilmesinin yeniden ihtar edildiğini, bu kez muhatap Şirket tarafından gönderilen ... 29. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile işin, kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerle uzaması sonucu kararlaştırılan tarihten sonra tam ve eksiksiz olarak ihtirazi kayıt ile yerine getirildiğine, 1.730.567,30-TL tutarındaki nakit teminat kesintisinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 (iki) iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğine dair ihtar keşide edildiğini, bu ihtarnameye karşılık olarak müvekkili tarafından ... 25. Noterliğinden gönderilen... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile geçici kabul eksiklerinin giderilmediği, eksik ve kusurlu işler bulunduğu yönünde itiraz edildiğini, huzurdaki dosyaya sunulan Geçici Kabul Tutanağı incelendiğinde sırf geçici kabul tutanağının ekinde dahi 399 adet kusurlu/ayıplı iş tespit edildiğini, bu kusurlu/ayıplı işlerin davacı yüklenici tarafından giderilmediğini , kesin hakedişte “Geçici/Kesin Kabul Hatalı ve Kusurlu İşler” karşılığı 286.000-TL nefaset kesintisi yapıldığını, davacı iddialarının aksine imalatlarda yaşanan gecikmelerin, müvekkili şirketten veya başkaca taşerondan kaynaklı olmadığını, gecikmelerin tümünün davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklandığını, yüklenicinin sahada yeterli personel bulundurmadığı ve sürekli olarak gecikmeye neden olduğu ,personel sayısının sözleşme kapsamında belirlenen şartlara uygun hale getirilmesi ve işlerin hızlandırılması için müvekkilince yapıları tüm bildirimlere karşın davacının bu konuda olumlu bir gelişme göstermediğini, gecikmelerin her geçen gün daha da arttığını, geçici kabulün yapıldığı tarihte imalatlarda fahiş denebilecek sayıda (399 Adet) ayıp/kusur tespit edildiğini, bu durumun taraflar arasında karşılıklı şekilde imzalanan geçici kabul tutanağı ile kayıt altına alındığını, tüm gecikmeler davacıdan kaynaklanıyor olsa da sözleşmenin 5.2. maddesine göre “Birim fiyatlar, taşeronun kabul ve taahhüt ettiği sabit ve kesin fiyatlardır. Fiyatlara KDV dahil değildir”. Yine Sözleşmenin 6. maddesinde taşeronun (davacının) fiyat farkı talep edilemeyeceği ancak ilk yer tesliminden itibaren 15. ayın sonunda sarkan döneme ilişkin fiyat farkı eskalasyonu uygulanacağının kararlaştırıldığını, özetle işin süresinin (gecikmenin kimden kaynaklandığına bakılmaksızın) 15 ayı geçmesi halinde davacının (taşerona) sözleşmede yer alan hesaplama metoduna uygun şekilde fiyat farkı ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve bu maddeye uygun şekilde fiyat farklarının yapılan hakkedişlerde davacıya ödendiğini, eskalasyon uygulaması yapıldığı halde davacının artan maliyet ürün ve işçilik fiyatları nedeniyle zarara uğradığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, eskalasyon uygulaması yapıldığına ilişkin 18.09.2019 tarihli ...sayılı yazının örnek olarak sunulduğunu, davacının huzurdaki davada borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde ...E. ile açtığı davada ise müvekkil şirketten 1.000.000 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, müvekkil şirket hakkında eda davası ikame etmiş olan davacının huzurdaki davayı açmakta ve devam etmekte güncel bir hukuki yararının bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dilekçede yer alan açıklamalar uyarınca müvekkili şirketin davacıdan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 2.167.146,22 TL'lik teminat alacağı bulunduğundan huzurdaki davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki Yapım İşleri Sözleşmesi uyarınca davacının tedbir konulmasını ve iadesini talep ettiği Kesin Teminat Mektubunun yarısının Geçici Kabul Tarihinden 1 yıl sonra (geçici kabul 15.04.2021 tarihinde yapıldığından 15.04.2022 tarihinde), diğer hakkının henüz doğmaması karşısında kesin teminata tedbir konulması ve iadesi yönündeki taleplerin reddedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Asıl dosyada davacı 67.958,62 TL peşin harcı █████/2022 tarihinde ; ıslah harcı 215.191,35 TLyi █████/2025 tarihinde mahkememiz veznesine depo etmiştir.
Birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasında davacı vekili █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalıların kurmuş olduğu adi ortaklık arasında 16.05.2017 tarihinde Yapım işleri sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili şirket ... ili, ... İlçesi, ... Cad. ... Mah. 774 Ada, 69,70,71,72,73,74,75 No’lu Parsellerde ortaklık tarafından inşaa edilen ... Tesisat İşleri (..., ..., Tescilli Binalar ve İlgili ...’ lara ait Otopark Katları) yapım işini üstlendiğini, iş bitim tarihinin 30.01.2019 olarak kararlaştırıldığını, davalı adi ortaklıktan kaynaklı gecikmelerin olduğunu, sözleşmeye göre adi ortaklık tarafından yayınlanacak uygulama projesinden sonra müvekkil şirket tarafından bu uygulama projesine uygun olarak imalatların yapılması gerektiğini, ancak adi ortaklık tarafından İş Bitiş Tarihi olan 30.01.2019’ a kadar sadece 450 Adet Yayın ile Uygulama Projeleri yayınlandığını, iş bitiş Tarihi olan 30.01.2019’ dan bugüne kadar 800 Adetten fazla yeni Uygulama Projesi yayını yapılarak bu yayınlara uygun imalatların yapıldığını, sözleşmede belirlenip müvekkil şirket tarafından ifa edilecek işe ilişkin uygulama projelerinin 2/3’ ünün sözleşmede kararlaştırılan iş bitim tarihinden sonra yayınlandığını, müvekkili şirketin yayınlanan imalat projelerini artan maliyet ve işçilik ücretlerine ve adi ortaklıktan kaynaklı gecikmeye rağmen sözleşmeye uygun olarak tamamladığını, 15.04.2021 tarihinde taraflarca geçici kabul tutanağının tanzim edildiğini, müvekkil şirket tarafından iş bu sözleşme kapsamında ... Bankasına ait ... tarihli ... nolu ve 3.979.424,19 TL tutarlı 30.01.2021 tarihine kadar geçerli (27.01.2021 tarihli,... no.lu teminat mektubu şube teyit Formu ile 30.01.2023 tarihine kadar süresi uzatılmış ) süreli teminat mektubu verildiğini, bu mektubun iade edilmediğini, mektup nedeni ile borçlu olmadığının tespiti amacıyla ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan davanın derdest olduğunu ve mahkeme tarafından 08.02.2022 tarihinde teminat mektubunun nakte çevrilmesinin önlenmesine dair tedbir kararı verildiğini, davalı tarafın 25.07.2020 tarihine kadar yapılan hakedişlerin KDV hariç kısmına istinaden sözleşme gereğince %5 i oranında yapmış olduğu nakit teminat kesintisi miktarı olan 1.750.000TL'nin gecici kabul yapıldığı anda %50 sini müvekkil şirkete ödenmesi gerektiği halde bu tutarın 10.05.2021 tarihinde 750.000TL'lik kısmını ödediğini, işin ifasında herhangi bir eksiklik olmadığı halde kalan kısmı haksız olarak uhdelerinde tuttuğunu, sözleşme bitimi olan 30.01.2019 tarihi itibariyle Daire Blokları ve Tarihi binalar dahil; Elektrik İmalatlarının kdv hariç toplam bedelinin12.769.141,54.-TL olduğunu, bu durumda sözleşme bedelinin yaklaşık %32,09’luk kısmının tamamlandığının anlaşıldığını, Sözleşmeye göre işe başlama ve bitiş tarihleri ile geçici kabul yapılan tarihteki döviz kurları değişiminin açıklandığını, sözleşmeye göre iş başlangıç tarihi olan 16.05.2017 tarihinde 1 dolar karşılığının efektif satış kuruna göre 3,5572 TL olduğunu, sözleşme bitim tarihi 30.01.2019 tarihinde ise %48,77 artarak 1dolar karşılığının 5,2955.-TL olduğunu, geçici Kabul Tarihi olan 15.04.2021 tarihinde ise 1 dolar karşılığının iş başlangıç tarihine göre %127,24 artarak 8,0833.-TL olduğunu , Malzeme maliyetleri üzerine döviz kurlarının artış etkisi dikkate alındığında işin uzaması ile ilgili belirtilen oranlarda maliyet artışlarının müvekkili şirkete ilave maddi yükler getirdiğini, sözleşme bitim tarihinden sonra işin kalan kısmı olan %67,91’lik bölümü için bu maliyet artışlarının etkilerinin bulunduğunu, döviz artışları nedeniyle malzeme maliyetinde müvekkili şirkete ilave maliyetlerin yüklendiğini, işin süresinin uzamasından kaynaklı olarak idari, beyaz ve mavi yaka, işçi maaşları-maaş artışları, işçi tazminatları, sgk, stopaj, genel gider maliyetlerinde de (yemek, barınma, isg, ulaşım, iletişim, şantiye giderleri vb.kalemler) benzer oranlarda artışlardan (yıllık enflasyon artışları) etkilenildiğini, davalı taraftan kaynaklanan gecikme nedeni ile işin müvekkil şirket tarafından ifası esnasında artan maliyet , ürün ve işçilik fiyatlarına rağmen Müvekkili şirketin sözleşme gereğince yerine getirmesi gereken işlerin tamamını sözleşmeye uygun olarak tamamladığını, işlerin gecikmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın müvekkil şirket ile kesin kabul yapmadığı gibi işin tamamlanmasına rağmen müvekkili şirket tarafından verilen teminat mektubunu ve nakit teminat kesintisini de iade etmediğini, müvekkil şirketin adi ortaklığa herhangi bir borcunun olmadığını, uğradığı zararların yanında ticari defter ve kayıtlarına göre cari hesap alacağının bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin hak kazandığı hakedişlerden kaynaklı nakit kesintisi alacağından 350.000TL 'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, Fatura karşılığı Cari hesap alacağından şimdilik 28.831.12TL 'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, davalı taraftan kaynaklı kusur ve gecikmeler nedeni ile oluşan maddi zararlardan kur farkı idari, beyaz ve mavi yaka işçi maaşları-maaş artışları, işçi tazminatları, sgk, stopaj, genel gider maliyetlerinden (yemek, barınma, isg, ulaşım, iletişim, şantiye giderleri vb.kalemler) İşçilik Maliyeti artışından doğan zararlara ilişkin şimdilik 300.000TL 'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, davalı taraftan kaynaklı kusur ve gecikmeler nedeni ile doğan Finansal zararlar için (vade farkı ve finansman giderleri) şimdilik 300.000TL 'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, Sözleşmede bulunan eskalasyon hükmünün uygulanmamasından doğan zararlara ilişkin şimdilik 21.268,88TL TL 'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davalılar █████/2022 tarihli cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçelerinde özetle; bu dava ile davacı tarafından, Nakit kesintisi alacağının iadesi, Cari hesap alacağının tahsili, Kur farkı, İdari beyaz ve mavi yaka işçi maaşları-maaş artışları, işçi tazminatları, SGK, stopaj, genel gider maliyetlerinden (yemek, barınma, İSG, ulaşım, iletişim, şantiye giderleri vb. kalemler) işçilik maliyeti artışından doğan zararların tazmini, Finansal zararların (vade farkı ve finansman giderleri) tazmini, Sözleşmede bulunan eskalasyon hükmünün uygulanmamasından doğan zararların tazminini talep ettiğini, davacının tüm taleplerinin ve neticeten davasının reddinin gerektiğini, arabuluculuk Dava Şartı Yokluğu nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının başvurucusu olduğu,... nolu Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağında davacının taleplerinin açıkça; sözleşme kapsamında karşı taraflardan kaynaklanan kusur ve gecikmeler nedeniyle kesin hakedişler/geçici hakedişlerden kaynaklanan cari alacak, İşin uzaması nedeniyle oluşan maddi zararlar(kur farkı, işçilik maliyet artışı, gider kalemleri artışı) Finansal zararlar(vade farkı, finansman giderleri),Sözleşmede bulunan eskalasyon hükmünün uygulanmamasından doğan zararların giderilmesi olarak belirtildiğini ve neticeten 23.03.2022 tarihinde anlaşmama tutanağı tutulduğunu, davacının anlaşmama tutanağına esas talepleri ile davadaki taleplerinin uyumsuz olduğunu , dava dilekçesinde yer alan “hakedişlerden kaynaklı nakit kesintisi alacağı, şimdilik 350.000-TL ve ferileri alacak talebine ilişkin olarak” arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, bu talebe ilişkin olarak arabuluculuğa başvurulmayarak dava şartı yerine getirilmediğinden nakit kesinti alacağına ilişkin talebin, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, kısmi talepli açılan davada eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacı tarafından açılan davada, 25.07.2020 tarihinden itibaren reeskont faizi ile müvekkilinden tahsili talep edilen alacak kalemleri tutarları toplamının 1.000.100-TL olmasına rağmen dilekçede harca esas tutar 1.000.000-TL olarak belirtildiğini ve harçların bu tutar üzerinden yatırıldığını öncelikle 100 TL’lik talep ile ilgili eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacı tarafın bir kısım taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekken davacı tarafından belirsiz alacak davası ikame edildiğini, belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyecek taleplerin usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin 3. sayfasında açıkça huzurdaki davayı “belirsiz alacak davası” olarak ikame ettiğini belirttiğini, davacı tarafın dilekçesinin Netice ve İstem kısmının 1 (bir) numaralı başlığında “nakit teminat kesintisi alacağının şimdilik 350.000 TL’sini” belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, Taraflar arasındaki Yapım İşleri Sözleşmesinin 9.2.1. maddesi uyarınca Davacı’nın her hakedişinden %5 nakit teminat kesintisi yapıldığını, davacı ile karşılıklı kesin hakediş dışında toplam 44 adet hakediş imzalandığını ve bu hakkedişler uyarınca yapılmış olan toplam nakit teminat kesintisinin miktarının belli olduğunu , bu tutarın davacının muhasebe birimindeki herhangi bir çalışanı bildiği gibi Davacı’nın kendisinin de bildiğini, davacı tarafından ... 29. Noterliği aracılığı ile gönderilen 26.03.2021 tarih ve 6049 yevmiye numaralı ihtarnamede nakit teminat kesintisinin 1.730.567,30 TL olduğu ve bunun iade edilmesi gerektiğinin iddia edildiği, dolayısı ile hem davacının ticari defterlerinde sabit olan hem de çok basit bir hesaplama ile ulaşılabilen nakit teminat kesintisi miktarı yönünden belirsiz alacak davası açılmış olmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, talebin dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacı taraf dilekçesinin Netice ve İstem kısmının 2 (iki) numaralı başlığında “cari hesap alacağının şimdilik 28.831,12 TL’sini” belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini belirttiğini, davacının kendi hesaplarına göre cari hesap alacağının ne olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını , Davacı tarafından Kadıköy 29. Noterliği aracılığı ile gönderilen 16.03.2022 ve 5323 yevmiye numaralı ihtarnamede cari hesap alacağının 1.009.398,42 TL olduğu iddia ettiğin, talebin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin kanuna ve Yargıtayın yerleşik kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, bu talebin de dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının işin başından itibaren personel eksiği, siparişlerde gecikme ve imalatlarında iş programına uymaması nedeniyle süreçleri gecikmeli yürüttüğünü, işteki gecikme, yapılan hakedişlerdeki ilerleme oranından da anlaşılacağı üzere bizzat davacı tarafından ikrar edildiğini, müvekkili şirket ile davacı yüklenici arasında yapılan çok sayıda şantiye yazışmasında da davacının işteki gecikmesi ve eksikleri hatırlatıldığını, 16.05.2017 tarihli Yapım İşleri Sözleşmesi ile 11.07.2019 tarihli Ek Protokol gereğince davacının ...’nin Elektrik Tesisat İmalatlarını (..., ..., Tescilli Tarihi Binalar ve ilgili ... ait Otopark katları) Sözleşme ve eklerine, projelere, idari şartnameye ve iş programına uygun olarak yapmayı taahhüt ettiğini, işin bitirilmesi gereken tarih 30.01.2019 iken, ..., ..., Tescilli Tarihi Binalar ve ilgili Zone’lara ait Otopark katları Elektrik tesisat İmalatları Kısmi Geçici Kabul Tutanağının (Tarihi Uzun Bina Hariç) 15.04.2021 tarihinde imzalandığını, işin süresinde 2,5 yıllık bir gecikme yaşandığını, dava dilekçesinde “sözleşme bitimi olan 30.01.2019 tarihi itibariyle Sözleşme konusu işin yaklaşık %32,09 luk kısmının tamamlandığını beyan ettiğini, sözleşme bedelinin %32,09 luk kısmının ödenmiş olmasının işin tamamlanma tarihinde işlerin yalnız %32,09 luk kısmının yapıldığının en açık delili olduğunu, gecikmeler nedeniyle müvekkilinin ciddi maliyetler ve kazanç kaybı ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili şirketin 17.05.2017’den itibaren davacıya gönderdiği çok sayıda şantiye yazısı ve ihtarname ile Davacı’nın işteki gecikmelerini ve alınması gereken aksiyonları davacıya bildirdiğini, örnek olarak müvekkili tarafından Davacı’ ya iletilen ... sayılı 18.08.2017 tarihli “Ağustos Ayı İmalat İlerleme Hedeflerindeki Gecikmeler Hk.” başlıklı yazıda; ilerleme yüzdelerinin ulaşılması gereken hedefe göre çok düşük olduğu, tüm bloklarda yeterli ekip bulunmadığı ve acil ekip sayısında artışa gidilmesi gerektiği aksi halde gecikmenin ilk hakedişe yansıtılacağının ihtar edildiğini, davacının ilk aşamadan itibaren işi gecikmeli yürüttüğünü, müvekkili tarafından karşı tarafa iletilen ... sayılı 09.11.2017 tarihli “Otopark Armatürleri ve Hareket Sensörleri Hk Yazılarını hk.” konulu yazıda; Otopark katlarından sadece 3. Otopark katında %5 oranında kablo tavası imalat ilerlemesi olduğu, malzemelerin montajına başlanmadan önce tava imalatlarında belirli bir ilerleme kaydedilmesi gerektiği, bu bağlamda otopark kablo tava imalatlarında geride kalınan iş programının yakalanması için aksiyon alınması gerektiğinin ihtar edildiği, ... sayılı 22.11.2017 tarihli “Saha Personeliniz ve İş Programının Gerisinde Kalan İmalatlar Hk.” başlıklı yazıda; davacının desant imalatı ile ilgili iş programında imalat durumuna göre geç kaldığının; ... sayılı 22.11.2017 tarihli “Malzeme Onay Sunumları ve Detaylandırılmış İş Programı hk” başlıklı yazıda; iş programlarının malzeme temin ve 14 günlük onay süreleri de dikkate alınarak hazırlanması gerektiğinin, ...sayılı 12.04.2018 tarihli “H Blok Nisan Ayı Hedefleri Hk” başlıklı yazıda; H Blokta 4-14. Katlarda yapılan boş boru imalatlarının tamamlanmadığı, 5. Katta olduğu, hedefleri gerçekleştirmek adına acilen ekip sayısında artışa gidilmesi gerektiği, aksi halde ara termin gecikme cezası uygulanacağını ihtar edildiği, ... sayılı 02.06.2018 tarihli “Busbar Yeni Birim Fiyatlarındaki Döviz Kuru Hk” başlıklı yazıda; malzeme siparişlerinin ivedi olarak yapılmasının yazılı ve sözlü olarak bildirildiğini ancak 2 aylık gecikme meydana geldiği, davacı yüklenici tarafından sipariş verilmediği, döviz kurlarında olağan dışı hareketlerin ekonomik konjonktürde daha fazla mağduriyet yaratmaması adına ivedilikle siparişlerin verilmesi gerektiği, her türlü gecikmenin sorumluluğunun Davacı’da olduğunun ihtar edildiğini, aynı konu Davacı Yüklenici’ye 07.06.2018 ve 13.06.2018 tarihli yazılarla tekrar tekrar ihtar edildiğin, ... sayılı 24.12.2018 tarihli yazıda “...Nolu Daire Revizyon İmalatları Hk” başlıklı yazıda; imalatlara başlanmadığı, uygulama için gerekli projelerin yayınlandığı, imalatın önünde bir engel olmadığı, elektrik işlerinden kaynaklı diğer imalatlarda gecikmelerin yaşanmaması adına yeterli sayıda ve kalitede ekip ile imalatlara ivedilikle başlanması gerektiğinin ihtar edildiğini,... sayılı 15.01.2019 tarihli “Daire İçi Vestiyer İmalatları Hk” başlıklı yazıda; Davacının imalatlarında ne derece geciktiğini açıkça gösterir tespitlerde bulunulduğu ve “Zone 2 Blokları güncel daire içi pano testleri yaklaşık ilerleme yüzdelerinin
F Blok %0
H Blok %12
I Blok %23
J Blok %13
Daire içi pano testlerinin en kısa sürede tamamlanması için işe uygun kalifiye personel sayısının ivedilikle arttırılması zorunludur” denilerek Yüklenicinin yaşanan gecikmeler hakkında ihtar edildiğini,... sayılı 05.10.2020 tarihli “Uzun Bina Loft Dairelerin Elektrik Tesisat İmalatları Hk.” başlıklı yazıda; “...” kapsamında Yapım İşleri Sözleşmeniz uhdesinde yer alan Uzun Bina loft dairelerin elektrik imalatları tarafınıza yapılan tüm uyarılara rağmen ilerlememektedir. Firmanız uhdesinde bulunan henüz başlanmamış ve/veya yarım bırakılan 11 adet loft dairenin (13-14-19-20-21-22-23-24-25-26-27 numaralı daireler) elektrik tesisat imalatları, yaşanan gecikmelerin tarafınızca telafi edilememesi nedeniyle, Yapım İşleri Sözleşmenizin 13.2.6 maddesi uyarınca firmanız nam-ı hesabına yaptırılacak olup, maliyeti %20 fazlası ile tarafınıza yansıtılacaktır” denilerek davacı yüklenicinin gecikmeleri olduğunun belirtildiğini, davacı’nın gecikmeleri ile ilgili olarak yukarıda yer alan şantiye uyarı yazılarının yanı sıra müvekkili şirket tarafından noter aracılığı ile de birçok ihtarname gönderildiğini, davacı’nın gecikmeleri ile ilgili Müvekkili Şirket tarafından ... 25. Noterliği’nin ... yevmiye nolu ve ... tarihli ihtarnamesi ile işteki eksiklikleri derhal gidermesi ve henüz başlanılmamış imalatlara derhal başlaması , ... 25. Noterliği aracılığı ile Davacı’ya gönderilen ... yevmiye nolu ve ... tarihli ihtarname ile başlanmayan işlere başlanması ve sözleşme kapsamındaki eksikliklerin derhal giderilmesi, ... 25. Noterliği aracılığı ile gönderilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile geçici kabul eksiklerinin giderilmediği, eksik ve kusurlu işler bulunduğu hususlarının ihtar edildiğini, Geçici Kabul Tutanağının ekinde dahi 399 adet kusurlu/ayıplı iş tespit edildiğini, bu kusurlu/ayıplı işler Davacı yüklenici tarafından giderilmediğinden kesin hakedişte “Geçici/Kesin Kabul Hatalı ve Kusurlu İşler” karşılığı 286.000-TL nefaset kesintisinin yapıldığını, imalatlarda yaşanan gecikmelerin müvekkil şirketten veya başkaca taşerondan kaynaklı olmayıp gecikmelerin tümünün davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklandığını, davacı tarafından, işin sözleşmede belirtilen tamamlanma tarihinden sonra dahi uygulama projesi yayınlandığı belirtilmekte ise de bu projelerin revizyon projesi olmadığı için işi değiştiren değil, işin yapılışına ilişkin projeler olduğunu bu nedenle uygulama projelerinin yayınlanmasının işi geciktirdiği iddiasının teknik olarak hatalı olduğunu, davacı tarafından işin bitiş tarihine kadar 450 adet yayın ile uygulama projeleri yayınlanmasına rağmen sözleşmeye göre işin bitiş tarihi olan 30.01.2019 dan bugüne kadar 800 adetten fazla yeni uygulama projesi yayını yapılarak bu yayınlara uygun imalatlar yapıldığının ve 15.04.2021 tarihinde geçici kabul tutanağının imzalandığının belirtildiğini, Uygulama Projelerinin Sözleşmenin 5.7 maddesinde tanımlandığını, sözleşmenin 5.7. Maddesinde " Taşeron sözleşme konusu işe ait Uygulama Projelerini İŞVEREN’in onayına sunacaktır. Uygulama ve detay projeleri İşveren tarafından incelenecek olup varsa düzeltmeler Taşeron’a bildirilecektir. Taşeron, İşveren onayını aldıktan sonra imalatlarına başlayacaktır. Taşeron Uygulama Projelerini teslim etmediği takdirde günlük gecikme cezası uygulanacaktır. Taşeron tarafından onaya sunulmuş olan Uygulama Projelerinin eksikler ve yetersizliklerden dolayı İşveren tarafından onaylanmaması durumunda Taşeron’a ilave süre verilmeyecektir. " şeklinde kararlaştırıldığını, davacının işi süresinde uygulama projesine uygun şekilde tamamlamış olsaydı daha sonrasında uygulama projesinin yayınlanamayacağını bu durumda sonradan yayınlanan uygulama projesinin revizyon uygulaması sayılması gerekeceğini bu halde ise davacının yapacağı işlerin sözleşme kapsamı dışında işler olması gerekeceğini, halbuki Davacı tarafından açıkça ikrar edildiği üzere müvekkilinin İş kapsam ve içeriğinde değişiklik yapmadığını, diğer deyişle Revizyon uygulama projesi yayınlamadığını , mevcut işin uygulamasına ilişkin Uygulama Projelerini yayınladığını, işin sürdürülebilmesi için gerekli olan uygulama projelerinin yayınlanmasının işin gecikmesine neden olmadığı gibi bilakis davacıdan kaynaklı işteki gecikmeler ve uygulama projesinin sunulmasına ilişkin yükümlülüklere uyulmaması nedeniyle işin uzaması nedeniyle, işle bağlantılı uygulama projelerinin yayınlanması işinin sözleşmesel tamamlanma tarihinden sonrasına sarktığını , sözleşmeye göre işin tamamlanmış olması gereken 30.01.2019 tarihinden sonra uygulama projesi yayınlanmış olmasının müvekkilinden kaynaklı bir gecikme bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, davacı Yüklenici tarafından iş ilerletildikçe Uygulama Projeleri yayınlandığından, Davacının gecikmesi nedeniyle projelerin yayınlanmasının da işin tamamlanma süresi sonrasına sarktığının açık göstergesi olduğunu , bu nedenle yüklenicinin taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının nakit teminat kesintisi iadesi talebi haksız ve dayanaksız olup, dava tarihi itibariyle nakit teminat bakiyesinin iadesine ilişkin koşullar oluşma dığını, davacının dilekçesinde, 25.07.2020 tarihine kadar yapılan hakedişlerin KDV hariç kısmına istinaden sözleşme gereği %5 oranında toplam 1.750.000 TL nakit teminat kesintisi yapıldığını, nakit teminat kesintisinin yarısının geçici kabulün yapıldığı anda iadesi gerekirken bu tutarın 750.000 TL lik kısmının 10.05.2021 tarihinde ödendiğini, kalan kısmın ödenmediğini ve nakit teminat kesintisine ilişkin olarak şimdilik 350.000 TL nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile tahsilinin talep edildiğini, davacının sürecin başından itibaren dayanaksız ve haksız ödeme talepleri ile müvekkili ödeme yapmaya zorladığını, işi yavaşlatarak eksik personel ile işi sürdürdüğü halde muaccel hale gelmeyen ve iade koşulları oluşmayan bedellerin ödenmesini talep eden davacnın haksız ve kötüniyetli olduğunu, Davacının Nakit Teminat Kesintisinin iadesi taleplerinin 15.02.2019 tarihi kadar eskiye gittiğini, davacının 15.02.2019 tarihli şantiye yazısına müvekkil şirket tarafından 20.02.2019 tarihli ... sayılı “Nakit Teminat Kesintisi İadesi Konulu Yazı” ile cevap verildiğini, yazıda; “Yapım İşleri Sözleşmenizin 9.3 ve 9.4 maddelerine göre nakit teminat kesintisinin yarısının iade edilebilmesi için Geçici Kabul Tutanağının onaylanmış olması gerekmektedir. Gerek firmanızın imalatlarına bağlı olarak gerekse de diğer disiplinlerde yaşanan gecikmelerden dolayı, sözleşmeniz kapsamındaki imalatlar henüz tamamlanmamıştır. Söz konusu eksik imalatlar nedeniyle sözleşmeniz Yapım İşleri Sözleşmeniz Madde 21 uyarınca henüz geçici kabule hazır seviyede bulunmamaktadır.” denildiğini, davacının geçici kabul dahi yapılmadan nakit teminatların iadesini talep ettiğini, davacı... tarihinde ... 29. Noterliğinden gönderdiği ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, projede fiilen oturuma başlandığı şeklinde reklam ve tanıtımlar yapıldığından bahisle “1.730.567,30 TL nakit teminatın kendisine ödenmesini” talep ettiğini, bu ihtarnameye cevaben müvekkili tarafından 06.04.2021 tarihinde ... 25. Noterliğinden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edilmiş, özetle; geçici kabulün ancak yazılı tutanakla yapılabileceği, taraflar arasında henüz geçici kabul tutanağının imzalanmadığı, Sözleşme’nin 9.3 ve 9.4. maddeleri uyarınca geçici kabulün imzalanmasından sonra nakit teminatın yarısının iade edilebileceği, Müvekkilin’e ihtarname gönderildiği tarih itibarı ile teminatın iadesinin şartlarının oluşmadığının açıklandığını, taraflar arasında Geçici kabul tutanağı (Tarihi Uzun Bina Hariç) 15.04.2021 tarihli olup, Davacı’nın Sözleşmeye aykırı bir şekilde daha geçici kabul tutanağı imzalanmadan nakit teminatın iadesini talep ettiğ, nakit teminatın yarısının iade edilebilmesi için geçici kabul eksiklerinin giderilmesinin gerektiği, bunların giderilmemesi halinde nefaset kesintisi yapılacağının açıkça tutanakta ve Sözleşmede düzenlendiğini, davacı tarafça ısrarla nakit teminatın iade edilmesi talep edildiğinden, Müvekkilinin hem ... tarihinde ... 25. Noterliğinden gönderdiği ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde hem de ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde nakit teminatın iadesi için gerekli koşulların Davacı tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, hakediş dosyaları ve kapak sayfaları incelendiğinde görüleceği üzere Davacı’nın Müvekkili şirket uhdesinde nakit teminat tutarı bulunmakta ise de dava tarihi itibariyle söz konusu nakit teminatın iade şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça imzalanmış Sözleşme’de geçici kabul ve teminat iadesi şartlarının Sözleşme’nin 9.maddesinde düzenlendiğini, Nakit Teminat’ ın yarısının Geçici Kabul ile birlikte Taşerona iade edileceğinin belirtilmiş olduğunu ve zaten bu işlemin yani Davacıya iade işleminin gerçekleştirildiğini, Nakit Teminat’ın bakiye kısmının ise kesin kabul onay tarihinden sonra “SGK Borcu Yoktur” ve “Vergi Borcu Yoktur” yazılarının müvekkile iletilmesi, Davacının Müvekkil’e herhangi bir borcunun olmaması ve madde de yazan diğer koşulların sağlanması ile iade edileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 21.3.1 maddesine göre Kesin Kabul, Geçici Kabul onay tarihinden 1 (bir) yıl sonra ve Geçici Kabuldeki usul ve kaidelere göre Kesin Kabulün tamamlanması maksadıyla yapılacağı, Kesin Kabulün yapılabileceği en erken tarihin 15.04.2022 olduğu, davacı tarafın huzurdaki davayı 30.03.2022 tarihinde açtığı , Sözleşme’ye göre diğer tüm şartların (“SGK Borcu Yoktur” ve “Vergi Borcu Yoktur” yazılarının Müvekkile iletilmesi, Davacının Müvekkil’e herhangi bir borcunun olmaması vs.) yerine getirilmesi getirilmesi kaydı ile Davacı’nın nakit teminatın bakiye kısmının iadesini talep edebileceği en erken tarihin kesin kabul tarihi olan 15.04.2022 tarihi olduğu ,dava tarihi itibari ile süresel anlamda dahi iade şartı oluşmamış olan nakit teminatın kalan yarısının iadesine yönelin talebin reddedilmesi gerektiği, davacının müvekkil şirkete borcu bulunduğunu, müvekkili tarafından ... 25. Noterliği aracılığı ile ... tarihinde davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede davacıya teslim edilen ancak Davacı tarafından imalatlarda kullanılmayan malzemelerin iade edilmesi gerektiğinin aksi halde Davacı tarafından yapılan imalatlarda kullanılmadığı için Müvekkil Şirket’e iade edilmesi gereken (fakat iade edilmeyen) malzemeler karşılığında KDV dahil 2.673.632,24-TL.’nin Davacı’nın hakedişinden mahsup edileceğinin, Taraflar arasında imzalanan Ek protokole aykırı şekilde ... arabuluculuk süreci yürütülmeksizin çıkış işlemleri yapılan personeller için, 2.781.101,46 TL. personel riski karşılığı teminatın en geç 5 gün içinde teslim edilmesi gerektiğinin, aksi halde bu miktarın davacının hakedişinden mahsup edileceğinin ihtar edildiğini, davacı tarafından yapılan imalatların iki ayrı hakediş silsilesi (dosyası) üzerinden takip edildiğini, Davacı tarafından tarihi binalarda yapılan imalatlara ilişkin Kesin 10 nolu Hakediş tutarının (+) 1.072.534,94-TL olduğu, diğer işlere ilişkin 36 nolu Kesin Hakediş tutarının ise 2.673.632,24-TL’lik zayiat malzeme bedeli ve 2.781.101,46 TL personel ücret teminatı risk tutarlarının mahsup edilmesi neticesinde (-) 4.313.564,30-TL olduğunu, iki hakediş dosyasının karşılıklı mahsubu neticesinde muhatabın, müvekkili şirkete 3.241.029,36-TL borcunun bulunduğunun sabit olduğunu, davacının cari hesap alacağı talebinin reddinin gerektiğini, davacının “kur farkı, beyaz ve mavi yaka işçi maaşları-artışları, işçi tazminatları, sgk, stopaj, genel gider maliyetlerinden (yemek, barınma, isg, ulaşım, iletişim, şantiye giderleri vb. kalemler) işçilik maliyetleri artışından doğan giderler” gerekçesi ile zarar talep etmesinin yasal veya sözleşmesel herhangi bir dayanağı bulunmadığını, sözleşme sürecince meydana gelmiş olan gecikmelerin tamamının Davacı’nın kendisinden kaynaklandığını, bu durumun hem müvekkili tarafından gönderilen noter ihtarnameleri hem de Şantiye’de Davacı’ya tebliğ edilmiş olan şantiye yazıları ile sabit olduğunu, her halükarda sözleşmenin imza tarihi ile işin geçici kabulüne kadar geçen süre içerisinde döviz kurunda meydana gelen değişikliğin Türkiye ekonomik koşullarında, konusunda uzman vasıflara sahip olduğunu, büyük projeler tamamladığını iddia eden ve en önemlisi basiretli tacir olarak çalışmakla yükümlü davacının öngörmek zorunda olduğunu, sözleşme süresi içerisinde döviz kurunda değişiklik meydana geldiğini ve bunun davacıya ilave maddi külfet yüklediğini iddia etmenin basiretli tacir gibi davranmadığını gösterdiğini, sözleşme süresi içerisinde döviz kurunda meydana gelen değişikliğin müvekkili tarafından giderilmesi gereken bir zarar olduğu iddiasının ciddi olmadığını, malzeme maliyetleri ve kur farkındaki değişimlerin müvekkilini de olumsuz etkilediğini, işin davacı tarafından süresinde, eksiksiz ve kusursuz şekilde tamamlanmaması nedeniyle müvekkilinin ayrıca kazanç kaybına uğradığını, tacir davacının kur artışından kaynaklı zarar iddiasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, TL bedelli sözleşmede, Davacı Yüklenici’nin sözleşme süresi içerisinde meydana gelen döviz kurundaki artışları bahane ederek maliyet artışlarını bir zarar kalemi olarak müvekkilinden talep edemeyeceğini, Sözleşmenin 5.4 ve 6.3 maddelerinde açıkça işin süresi boyunca maliyetlerdeki ve döviz kurundaki artışların gerekçe gösterilerek fiyat farkı istenemeyeceğinin düzenlendiğini, Sözleşme’nin 5.4. Maddesinde " Taşeron, sözleşme bedelinin doğruluğuna ve bu fiyatın sözleşmede aksi belirtilmiş olmadıkça, sözleşme altındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve işlerin kaliteli şekilde imalatı için gerekli tüm hususları kapsayacak şekilde yeterliliğine kani olmuş olduğunu peşinen kabul etmiştir. Bu sözleşme dışında hiçbir şekilde fark talep etmeyeceğini, Taşeron işbu sözleşmeyi basiretli bir tacirden beklenen tüm özen, ihtimam ve dikkatle inceleyerek, tüm hüküm edim ve mükellefiyetlerini aynen kabul ederek akdettiğini kabul ve taahhüt eder. Sözleşme’nin 6.1 maddesi uyarınca Taşeron işin süresi boyunca maliyetler, malzeme, işçilik, nakliye, vergi ve sigorta oranlarında veya resmi fiyatlarda meydana gelebilecek artışlar sebebiyle, dövize endeksli maliyetler için döviz kurlarında olabilecek artışlar, mevcut vergilerin artırılması, yeni vergiler, resim ve harçlar konulması veya vergi oranlarının değiştirilmesi, yükseklik, derinlik, nakliye zorluğu ve benzeri isimler altında işin zorluğunu gerekçe göstererek veya herhangi bir diğer sebeple fiyat artışı talep etmeyecektir. Taşeron, böyle bir hakkı olmadığını Sözleşme konusu işleri işbu Sözleşmedeki sabit birim fiyatlar ile yapacağını kabul ve taahhüt eder. Taşeron bu kabil taleplerde bulunmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. İşveren’in işi durdurması nedeniyle Taşeron birim fiyatlarda fiyat farkı talep edemez. " hususlarının kararlaştırıldığını, davacının “iş süresinin uzamasından” kaynaklı olduğu iddia edilen zarar talebinin reddinin gerektiğini, sözleşme hükümleri uyarınca tacir davacının işin süresi boyunca fiyat farkı talep edemeyeceğini, müvekkili Şirket’in işi durdurması halinde dahi davacının herhangi bir fiyat farkı vs. talep edemeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını, işin gecikmeli olarak bitirilmesine sebep olanın davacı olduğunu, davacının “finansal zararlarını, vade farkı ve finansman giderlerini” müvekkil şirketten talep etmesinin de yasal veya sözleşmesel herhangi bir dayanağı bulunmadığını, Kesin Kabulün yapılabileceği en erken tarihin 15.04.2022 olabileceğini, davanın ise 30.03.2022 tarihinde açıldığını dava tarihi itibariyle henüz kesin kabul’ün yapılabileceği tarihin dahi gelmediğini, davacı’nın sözleşmede yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi ve Müvekkili Şirket’e herhangi bir borcunun olmaması kaydı ile nakit teminatının kalan kısmının ve kesin teminatının ise yarısının iade edilebileceği en erken tarihin Kesin Kabul Tarihi olan 15.04.2022 tarihi olduğunu davacının huzurdaki davada kesin kabulün yapılmadığı gerekçesi ile finansman zararları olduğundan söz etmesinin anlaşılamadığını, talep edilen zarar tutarının içeriğinin muğlak, soyut, ve herhangi bir hukuki dayanağı, belgesi, delili bulunmadığından reddi gerektiğini, Yargıtay’ın finansman gideri ve vade farkı talebine ilişkin kararında işinin ehli ve basiretli bir tacirin bu nevi vade farkı, finansman zararı ve kur farkı talepleri ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı olması gerektiğini belirttiğini davacının iddiasının hiçbir somut dayanağı olmadığını, sözleşmenin 6.4. maddesi uyarınca yer tesliminden sonra sözleşme konusu işlerin 15 ay içerisinde bitirilmemiş olması halinde gecikmenin kimden kaynaklandığı dikkate alınmaksızın sarkan döneme (15 ayı aşan döneme) ilişkin imalatlara enflasyon oranında [(Tüfe+Üfe)/2] oranında artış yapılacağının kararlaştırıldığını, 15 ayı sarkan döneme ilişkin imalatlara da söz konusu enflasyon artışının uygulandığını, davacının sözleşmede bulunan eskalasyon hükmünün uygulanmadığı ve bu nedenle zarara uğradığı iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davacı Yüklenicinin 09.09.2019 tarihli ... sayılı yazısı “birim fiyatların güncellenmesi gerektiğini” iddia ettiğini, bu yazıya cevaben müvekkil şirket tarafından ... ve ... Sayılı 18.09.2019 tarihli “Yeni Eskalasyon Dönemi Konulu Yazınız hk” ve “Fiyat Güncellemeleri Konulu Yazınız Hk” konulu yazılar ile, Eskalasyon uygulamasının yapıldığına ilişkin yazı yazıldığını, sözleşmenin 6.4 maddesinde yer alan düzenleme hatırlatılarak; birim fiyatlara fiyat farkı eskalasyonu uygulandığı, bunun dışında ilave taleplerin kabul edilemeyeceğinin belirtildiğini, bir taraftan huzurdaki davada 1.000.000 TL alacak davası açan davacının diğer tarafta ... 1. ATM’de menfi tespit davası açmasında herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını , kesin teminat mektubu ile ilgili olarak iade şartlarının oluşmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini iddia etmiş ve birleştirilen dosyada süresinde sunulan karşı dava dilekçesinde özetle ;Yapım İşleri Sözleşmesi uyarınca Davacı-karşı davalı ... Şirketi tarafından personel riskine karşılık teminat verilmemesi ve müvekkili tarafından temin edilerek Muhataba teslim edilen ancak Davacı-karşı davalı tarafından imalatlarda kullanılmayan malzemelerin müvekkile iade edilmemesi nedeniyle oluşan tutarın Davacı-karşı davalının kesin hakediş hesabına göre alacaklarından mahsubu sonrası kalan, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 3.241.029,36-TL’lik alacağın şimdilik 100.000 TL’lik kısmının Müvekkilin ... 25 Noterliği’nden ... tarihinde ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin sonundan itibaren işleyecek, ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkil şirketçe kendisine teslim edilen malzemelerden imalatlarda kullanmadığı 2.673.632,24-tl’lik malzemeyi iade etmediğini, bu bedelin davacının hakedişinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacı-karşı davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 16.05.2017 tarihli Yapım İşleri Sözleşmesi ve 11.07.2019 tarihli Ek Protokol gereğince Davacı-karşı davalı ...’nin Elektrik Tesisat İmalatlarını (..., ..., Tescilli Tarihi Binalar ve ilgili ...ait Otopark katları) Sözleşme ve eklerine, projelere, idari şartnameye ve iş programına uygun olarak yapılmasını taahhüt ettiğini, davacı-karşı davalı yüklenici tarafından yapılan imalatlarda kullanılmak üzere davacı-karşı davalının da kabulünde olduğu üzere müvekkili tarafından davacıya tutanak karşılığında birçok malzemenin teslim edildiğini, ancak davacı’nın imalatlarının sona ermesinden sonra kullanılmayan malzemelerin Müvekkil Şirket’e iade edilmediğini, müvekkili tarafından ... 25. Noterliğince gönderilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile kullanılmamış olan malzemenin Müvekkiline iadesinin talep edildiğini, davacı tarafın imalatlarda kullandığı tüm malzemeleri kendisi tarafından hazırlanan hakkedişlere yansıttığını , davacı’ ya teslim edilen malzemeler ile Davacı’nın imalatlarda kullandığı malzemeler kıyaslandığında, davacı’nın imalatlarda kullanmadığı (fazladan teslim aldığı) yüzlerce adet malzeme olduğunun tespit edildiğini, bu malzemelerin iadesi talep edilmesine rağmen Davacı tarafından iade edilmediğini, ekte flash bellek ile (Ek-15) sunulan tutanaklarda Davacı tarafa teslim edilen malzeme adetlerinin yer aldığını, davacı-karşı davalı tarafından yapılan imalatlarda kullanılmadığı için Müvekkil Şirket’e iade edilmesi gereken ancak iade edilemeyen malzemelerin ... başlıklı belgede gösterildiğini, buna göre iade edilmeyen malzeme bedelinin KDV dahil 2.673.632,24-TL olup, malzemelerin iade edilmemiş olması nedeniyle malzeme bedeli zayiat kesintisi olarak Davacı-karşı davalının hakediş alacağından mahsup edildiğini , taraflar arasında imzalanan 11.07.2019 tarihli ek protokol’de yer alan personel risk teminatının müvekkil şirket’e ödenmemiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan 11.07.2019 tarihli Ek Protokol’ün 3. Maddesinde “TAŞERON ayrıca tüm bu yükümlülüklere ek olmak üzere, kendi işçi/personeli ile ilgili olarak 4857 Sayılı İş Kanunu, alt mevzuatı ve sair yasal mevzuat uyarınca herhangi bir surette iş akdinin feshi yahut başkaca bir surette sona ermesi halinde tüm bu süreçlere ilişkin olarak her aşamada İŞVEREN’ i derhal yazılı olarak haberdar edeceğini, arabuluculuk sürecini başlatıp İŞVEREN’ i de dâhil ederek bahse konu durumlardan kaynaklı tüm süreç ve olası ihtilafları 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu, alt mevzuatı, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve alt mevzuatı uyarınca İŞVEREN, TAŞERON ve işçi/personelin imzası ile arabuluculuk anlaşma tutanağına bağlayıp kesin olarak çözüme kavuşturacağını, bu kapsamda işçi/personelin İŞVEREN’ den herhangi bir talepte bulunması yahut İŞVEREN’ in herhangi bir talep, dava yahut icra takibine muhatap olmamasını temin etmeyi, tüm bu hususlardan doğacak her türlü masraf, harç, avukatlık ücreti, arabuluculuk ücreti, her türlü yargılama gideri, faiz ve her türlü ferilerden münhasıran sorumlu olacağını kabul beyan ve taahhüt eder. TAŞERON ayrıca işbu maddeye aykırı davranılmasının Sözleşmenin aykırılık teşkil edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” hususunun kararlaştırıldığını ve yine Ek Protokol’ün 4.2. maddesinde “İŞVEREN, TAŞERON’un iş akdi sona eren ve arabuluculuk süreci ile sonuçlandıramadığı işçi/personeli için İşveren tarafından yaklaşık olarak hesaplanacak işçilik alacakları miktarınca, en son işçinin iş akdinin sona erdiği tarih üzerinden 5 (beş) yıl olacak şekilde teminat mektubu verilmesini TAŞERON’dan talep edebilir. TAŞERON İŞVEREN’in bu ve benzeri taleplerini yerine getireceğini kabul ve taahhüt eder. " düzenlendiğini, davacı-karşı davalı Yüklenicinin birçok personelinin çıkışlarını arabuluculuk anlaşma tutanağı ile sonuçlandırmadan çıkış yaptığı personellerinden kaynaklı olası ihtilaf, işçilik alacağı ve sair taleplere ilişkin olarak İş Kanunu ve ilgili mevzuat gereği Müvekkil Şirket asıl işveren sıfatı ile müteselsil sorumlun olduğunu, Protokol maddesi uyarınca arabuluculuk ile çıkış yapılmamış olan personeller yönünden Müvekkilinin risklerinin temini için, müvekkili tarafından Ek Protokol uyarınca yaklaşık olarak hesaplanan 2.781.101,46-TL personel riski bulunduğunu, buna karşılık müvekkil şirket nezdinde bulunan Yüklenici personel risk teminatı tutarının ise sadece 28.239,18-TL olduğunu, bu nedenle bakiye risk tutarı olan 2.781.101,46-TL ye karşılık olarak Ek Protokol’de belirtildiği üzere nakit veya banka teminat mektubu ibraz edilmesi gerekirken Davacı-karşı davalı kendisine gönderilen İhtarnameye ve yazışmalara rağmen süresi içerisinde söz konusu teminatı sunmadığından, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, bu risk tutarının Davacı-karşı davalı’nın hakedişinden mahsup edildiğini, Müvekkil şirket tarafından ... 25. Noterliğinden gönderilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile Davacı-karşı davalı’nın Sözleşmesel yükümlülüğü olan personel risk teminatını sağlaması ve elinde bulunan Müvekkili Şirket’e ait malzemelerin iadesini gerçekleştirmesinin ihtar edildiğini ancak Davacı-karşı davalının söz konusu malzemeleri iade etmediği gibi personel risk teminatını da teslim etmediğini, ekte sunulan kesin hesap dosyasında yer alan davacı-karşı davalının kesin hakedişinden aşağıdaki tutarların mahsup edilmesi sonrası müvekkilinin alacağı olduğunun ortaya çıktığını müvekkil Şirket’in Davacıdan KDV dahil 2.673.632,24-TL malzeme bedeli alacağı, 11.07.2019 tarihli Ek Protokol uyarınca en az 5 yıl süreli 2.781.101,46 TL’lik nakit veya banka teminat mektubu şeklinde teminat alacağı bulunduğunu, “Temizlik, Elektrik, Su, Yemek, Kamp, All Risk Sigorta, Sağlık Taraması, İskele Kullanımı, Makine Kullanımı, İşin Gecikmesinden Kaynaklı Gecikme Cezası, İmalatlarda Tespit Edilen Hatalı ve Kusurlu İşlere İlişkin Nefaset Kesintisi” gibi kalemlerin davacı’nın kesin hakedişinden mahsup edildiğinde Davacı’nın Müvekkili Şirket’e 3.241.029,36-TL borcu bulunduğunu, alacakla ilgili .... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı anlaşmama tutanağının sunulduğunu bu nedenle davacı’nın davasının esastan reddine, Fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 3.241.029,36-TL’lik alacağın şimdilik 100.000 TL’nin kısmının Müvekkilin ... 25 Noterliği’nden ... tarihinde ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin sonundan itibaren işleyecek, ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı gereğince; asıl dosyada davacı tarafından davalı adi ortaklık lehine düzenlenen 3.979.424,19 TL tutarlı teminat mektubunun dava tarihi itibari ile iade koşullarının oluşup oluşmadığının, davacının mektup bedeli kadar borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararı bulunup bulunmadığının, asıl ve birleştirilen dosyada davacının, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen maliyet artışlarını davalıdan talep edip edemeyeceğinin, işin davalı kusuru ile gecikip gecikmediği, maliyet artışından kaynaklanan zarardan davalının sorumlu olup olmadığının, taraflar arasında akdedilen sözleşmede eskalasyon-fiyat farkı hükmünün bulunup bulunmadığının, davacı yüklenicinin bu hükmün uygulanmaması sebebi ile talep edebileceği fiyat farkının ne kadar olduğunun, davacı yüklenicinin hakediş/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, mükerrer talepte bulunup bulunmadığının, davacının vade farkı ve finansman giderlerini talep edip edemeyeceğinin, vade farkına ilişkin sözleşme veya uygulama bulunup bulunmadığının, varsa birleştirilen dosyada davacının kesin hakediş alacağı ile iş sahibinin kusuru ile meydana gelen zarar miktarının ne kadar olduğunun, İş sahibine ait olup iade edilmeyen malzemelerin neler olduğunun, iade edilmeyen malzeme bedelleri nedeniyle birleştirilen dosyada davalı karşı davacının talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu , sözleşmede bu yönde hüküm bulunup bulunmadığının, varsa davalı-karşı davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği personel risk teminatı miktarı ile malzeme bedeli alacağı konusunda rapor tanzimi için dosyanın elektrik mühendisi ... inşaat mühendisi ..., SMMM ..., kesin hakediş uzmanı ...., borçlar hukuku nitelikle hesaplamalar konusunda ehil bilirkişi ...'a tevdiine ve vasıtasıyla mahallinde keşif icrasına, tarafların 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından 27.02.2023 günü saat 10:00'da mahkememiz duruşma salonunda incelenmesine, karar verilmiş bilirkişiler ..., ..., ..., ... ve ... tarafından dosyaya sunulan █████/2023 tarihli raporda özetle; Teknik Degerlendirmede, taraflar arasında, ... ili, ... İlçesi, . Cad. ... Mah. 774 Ada, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75 No'lu Parsellerde davalı ortaklık tarafından inşa edilen .... (..., ..., Tescilli Binalar ve İlgili....' lara ait Otopark Katları) Elektrik Tesisat İşleri yapımı ile ilgili 16.05.2017 tarihli Sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme gereğince işin bitmesi gereken tarih 30.01.2019 olarak belirlenmiştir. Keşif bedeli sabit birim fiyatlar ile (malzeme 21.500.000 TL + İşçilik 12.000.000,- TL + Genel Gider 3.603.431,83 TL + Kar 2.690.810,06 TL olmak üzere) toplam 39.794.241,89 TL + KDV'dir. Buna göre yüzde olarak; Malzeme: %54,0279 , İşçilik : %30,1551 , Genel Gider: %9,0552 , Kâr : %6,7618 olmaktadır. İşin devamı sırasında 11.07.2019 tarihli Ek Protokol imzalanmıştır. Ek Protokol'ün konusu, işin devamı sırasında çeşitli nedenlerle işten ayrılan taşeron işçilerinin, tazminat v.s. hakları taleplerinden İşveren'i korumak amacı ile Taşerondan ilave Risk Teminatı alınmasıdır. Mahalli inceleme: Kurulun teknik üyeleri tarafından, tayin olunan 27.02.2023 günü mahkeme hakimi ile mahallinde inceleme yapılmıştır. İnceleme sırasında davaya konu bütün mahallerde dava konusu elektrik tesisat işlerinin tamamlandığı ve bloklar ile ticari mahallerin kullanılmakta olduğu tespit edilmiştir. Taraflar dava hakkında kısa açıklamalarda bulunmuşlardır. Daha sonra ihtiyaç görülmesi halinde tekrar olay mahalline gelinerek inceleme yapılması hususunda tarafımıza yetki verilmiştir. Dosya ve ekleri üzerinde yapılan çalışma sonucunda mahallinde inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Ara Hakedişler: Hakediş düzenlemeleri ..., ... ve bu bölgelere ait otoparklarda elektrik tesisat işleri ile Tarihi Binalardaki Elektrik Tesisat İşleri olmak üzere iki grup halinde yapılmıştır. .. ve ... bölgelerinde 35 ara hakediş ve kesin hakediş ile tarihi Binalarda 6 ara hakediş ve kesin hakediş hazırlanmıştır. ... ve ... bölgeleri ara hakedişlerinin icmal kısımları aşağıda verilmiştir. İlk 35 hakedişte Davacı taşeronun... ve ....bölgelerinde yapılan imalat miktarı 30.244.372,98 TL x KDV = 35.688.360,12 TL dir. Bu miktar üzerinde herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Tarihi Binalarla ilgili hazırlanan hakedişler aşağıdaki gibidir. Ancak kesin hesapta farklılık bulunmaktadır. Davacı tarafından hazırlanan 36 ve kesin hakediş icmali aşağıdaki gibidir. Davacı Taşeron tarafından hazırlanan hakediş tablosunda kesintiler gösterilmediğinden alacak miktarı belli değildir. Davalı İşveren tarafından sunulan kesin hakedişte, imalat miktarı Davacının hesabındaki “TUTANAKLI İŞLER” kalemi dışındakiler hemen hemen aynıdır. Davalı İşveren kesin hakedişinde malzeme zayiatı 2.576.078,43 TL ve Personel Ücret Teminatı 2.809.340,64 TL ile Geçici Kesin Kabul Hatalı ve Kusurlu İşler için kesilen 286.000,- TL nefaset bedeli bulunmaktadır. Buna göre davalı tarafından hazırlanan kesin hakedişte davacı taşeronun borcu 4.343.624,21 TL görülmektedir. Tarihi binalar ile ilgili hakedişlere göre kesin hakedişte davacı taşeronun alacak miktarı 1.072.534,94 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı İşveren kesin hakedişi 07.03.2022 tarihli ihtarname ile davacı Taşerona bildirmiş ve hakediş alacağından 2.673.632,24 TL malzeme zayiatı, 2.781.101,46 TL Personel Riski karşılığının düşülmesi ile ortaya çıkan 3.241.029,36 TL alacağın 3 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Davacı Taşeron vekili 16 Mart 2022 tarihli cevabi ihtarnamesinde, davalı İşverenin hazırladığı kesin hakedişte tek taraflı, haksız ve keyfi kesintiler yaptığını, bunları kabul etmediklerini, müvekkilinin 1.009.398,42 TL cari hesap alacağı bulunduğunu ifade etmektedir. Asıl Dosya (... E) Yönünden Değerlendirme davacı ... vekili, işin devamı sırasında davalı İşveren tarafından verilmesi gereken projelerin ancak 450 adedinin 30.01.2019 tarihinden önce verildiğini, 30.01.2019 tarihinden sonra 800 civarında proje yayını yapıldığını, yani verilmesi gereken projelerin 2/3 ünün Sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihten sonra verildiğini, bu nedenle de işin verilen surede yetiştirilemediğini, 30.01.2019 tarihinde bitmesi gereken işin geçici kabulünün ancak 15.04.2021 tarihinde iki yıldan fazla süre sonunda yapılabildiğini, geçici kabulün bu şekilde uzamasında davalının kusuru bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya vermiş olduğu 3.979.424,19 TL tutarında kesin teminat mektubunun ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, müvekkilinin karşı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmektedir. Davalı vekili de cevap dilekçelerinde, davacının işbu davayı açmada hukuki yararı olmadığını, ayrıca sözleşmeye göre teminat mektubunun iadesi için kesin kabulün yapılması gerektiğini, kesin kabul ile teminat mektubunun yarısının iade edileceğini, kesin kabulün geçici kabulden itibaren bir yıl sonra (15.04.2022) yapılabileceğini, diğer yarısının ise garanti süresinin bitiminde (15.04.2023tarihinde) iade edilebileceğini, dava tarihi itibarı ile teminat mektubunun iadesi için tarihlerin dolmadığını, ayrıca teminat mektubunun iadesi için davacının SGK ya, Vergi Dairesine ve müvekkiline borcu olmaması gerektiğini ifade etmektedir. İşin Uzaması ile ilgili görüş; davacı vekili davalının vermesi gereken elektrik tesisat proje yayınlarının ancak 1/3 ünü sözleşme süresi içinde (16.05.2017 - 30.01.2019 arasında) verebildiğini, geri kalan yaklaşık 2/3 ünü ise sözleşme süresinin dolduğu 30.01.2019 tarihinden sonra verdiğini, bunun sonucu olarak işin iki seneye yakın uzadığını, işin uzamasında davalı İşverenin sorumlu olduğunu öne sürmektedir. Davalı vekili de dilekçelerinde proje yayın durumuna değinmeyip, işin uzamasında davacı Taşeronun yeterli eleman sayısını işyerinde bulundurmadığından sorumlu olduğunu, bir kısım ara hake-dişlerde gecikme cezası kesildiğini, Taşeronun buna itiraz etmediğini ifade etmektedir. Proje yayın konusunda dosyaya sunulan teslim listesinde davacının iddia ettiği gibi sözleşme süresi içinde teslim edilen projeler tam okunamamakla birlikte (bir kısmı ancak büyüteç yardımı ile okunabilmektedir) 450 civarında projenin verildiği kalan kısmın 30.01.2019 tarihinden sonra verildiği görülmektedir. Son Proje yayın tarih 09.11.2020'dir.Proje verilmeyince imalatın mümkün olmadığı açıktır. Bu nedenle işin gecikmesinde davalı Iş Ortaklığının sorumlu olduğu kanısına varılmaktadır. Davacının da proje yayınları ile ilgili olarak davalı İşverenden sözleşme süresi içinde herhangi bir yazılı talebine rastlanmamıştır, Ancak işin süresinin bitiminden sonra davacı Taşeronun proje yayını ile ilgili talepte bulunduğu görülmüştür. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kanaatimizce bir kısım ara hakedişte gecikme cezası kesilmesi ve buna davacı Taşeronun itiraz etmemesi hususu esasında gecikmenin davacıdan kaynaklandığını tevsik eder yazılı delil niteliğindedir. Bahse konu gecikme cezalarının derç edildiği hakediş tutanaklarının aksini ispata yarayacak herhangi bir yazılı evraka da rastlanılmış değildir. Bu itibarla asıl dava davacısının, gecikme sebebiyle davalı adi ortaklıktan herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği ifade edilebilecektir. Sayın Mahkemece gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı ve dolayısıyla davacının gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen açıklamalarımızın devamında gecikme sebebiyle davacının uğradığı zararların hesaplaması yapılmıştır. Teminat Mektubunun iadesi/hükümsüz olması hususu: Davacı Taşeron, sözleşme gereği 3.979.424,19 TL tutarında banka teminat mektubu vermiştir. Son olarak teminat mektubunun süresi 30.01.2023 tarihine kadar uzatılmıştır. Sözleşmeye göre teminat mektubunun yarısı kesin kabulün onaylanmasından sonra Taşeron tarafindan SGK dan borcu yoktur belgesinin İşverene sunulması ve Taşeronun İşverene bir borcunun bulunmaması ve İşverenin de onaylaması ile Taşerona iade edilir. Kalan yarısı da garanti süresinin sonunda İşveren'e borcunun olmaması ve İşveren'in de onaylaması ile Taşerona iade edilir denilmektedir. Dava konusu işte geçici kabul 25.04.2021 tarihinde yapılmış olup sözleşmeye göre Kesin Kabul en erken 15.04.2022 tarihinde yapılacaktır. Dava tarihi 20.01.2022 olduğuna göre davacının teminat mektubu ile ilgili talepte bulunması için süre henüz dolmamış olmaktadır. Teminat, bir anlaşma kapsamında verilen güvence anlamına gelmektedir. Teminat aynı zamanda bir borcun süresi içerisinde, kararlaştırılan şekilde ödenmesini sağlayan işlem ve hukuki olarak verilen bir garanti olmakla birlikte, teminat veren kişi bakımından, karşıdaki alacaklıyı kendine inandırarak, itimat etmesini sağlamak üzere verdiği güvencedir. Nitekim borç ilişkilerinde taraflar üstlendikleri yükümlülüklerini yerine getirmede güçlük yaşayabileceklerdir. Bu sebeple de gerçekleşebilecek tüm riskleri en aza indirip; alacaklarına olabilecek en kısa sürede ulaşmak istediklerinden bu durumu kayıt altına alabilirler. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 05.11.1969 tarih ve E. ... K. ... sayılı kararında da teminat; "bir borç dolayısıyla eda sorumlusunun, borcu belirlenen yer ve zamanda ifa edileceğini güvence altına alan muamele" olarak tanımlanmıştır. Nitekim bu kapsam kabul edilen banka teminat mektupları borçlunun, alacaklıya karşı üstlendiği bir edimi yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar parayı alacaklının ilk talebinde ona derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair bir banka tarafından verilen teminattır. Bankalar tarafından verilen bu teminatlar, belirli bir süreyi kapsayabileceği gibi belirsiz süreli de olabilirler. Dosyaya mübrez belgelerden asıl dosya davacısının, sözleşme gereği 3.979.424,19 TL tutarında banka teminat mektubu verdiği ve teminat mektubunun belirli aralıklarla sona ermesini müteakip yenilendiği, son olarak ise süresinin 30.01.2023 tarihine kadar uzatıldığı müşahede edilmiştir. Kesin teminat mektubunun düzenlendiği müşahede edilmektedir. Hål böyle olunca ilgili mektubun süreli olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. Davacı işin uzamasında davalı İşveren'in sorumlu olduğunu ileri sürerek teminat mektubunun iadesine veya hükümsüz olduğuna karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı ise davacının teminat mektubunun iadesini talep etmekte hukuki menfaatinin bulunmadığını iddia etmektedir. Banka teminat mektubunun uzatıldığı son sürenin 30.01.2023 olduğu ve dolayısıyla menfi tespit talepli davanın ikame edildiği tarihin 21.01.2022 olduğu hususu nazara alındığında teminat mektubunun dava ikame tarihinde teminat mektubu kapsamında ileri sürdüğü talepte hukuki yararın mevcut olduğu ifade edilebilecek iken; mevcut durumda dosya münderecatından 30.01.2023 tarihli teminat mektubunun süresinin uzatıldığına ilişkin bir bilgiye de rastlanılmamış olması hususu nazara alındında nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının asıl davada teminat mektubunun iadesi talebinin de konusuz kaldığı düşünülmektedir. Ancak şunu da ifade edelim ki her ne kadar bu noktada asıl davanın konusuz kaldığı ihtimali üşülebilecekse de davacının teminat mektubunun iadesinin yanı sıra davalılara borçlu olmadığının tespitini de talep ettiğinden ve taraflar arasındaki hukuki ihtilaf karşı dava açılması sebebiyle devam ettiğinden kanaatimizce menfi tespit davası türünde ikame edilen asıl davanın konusuz kaldığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır. Davacı Taşeronun davalıya borçlu olmadığı hususu: Davacı taşeron kesin hesaba göre davalıya herhangi bir borcunun olmadığını ifade ederken davalı da dilekçelerinde davacıya işin yapımı sırasında verilen malzemelerim iade edilmediğini iade edilmeyen malzeme için davacının kendilerine KDV dahil 2.673.632,24-TL malzeme borcu olduğunu, ayrıca ek protokol'ün 3.2 maddesine göre 2.781.101,46-TL personel riski borcu bulunduğunu ileri sürmektedir. İşin devamı sırasında davalı işveren tarafından davacı taşerona imalatta kullanması amacıyla çok sayıda malzeme verilmiştir. Dosya kapsamında bu malzeme teslimi ile ilgili teslim liste/listelerine rastlanmamıştır. Davalı İşveren vekilinin cevap dilekçesi ekinde EK-9 olarak teslim edilmeyen malzeme tutarı 2.265.790,03 TL + KDV = 2.673.632,24 TL hesaplanmıştır. Listede, malzemelerin Sözleşme güncel miktarı, Teslim Edilen Miktar, Sipariş Teslim Edilen Miktar, .... Firmasından ...'ye verilen miktar, ... Firmasından ...'a verilen miktar, Depoya iade edilen miktar, Depodan tekrar alınan miktar, Genel Toplam, Gerçekleşen İmalat miktarı ve Zayiat miktarları ve fiyatları gösterilmiştir. Davalı tarafından sunulan hesap tablosuna göre, ... tarafından ... Firmasına verilen malzeme miktarı 3.533 adet, depoya iade edilen malzeme miktarı da 3.046 adet + 212,00 mt (kablo) olarak gösterilmiştir. Davacı vekili dosyaya sunduğu USB bellekte teslim edilen malzemeler ile ilgili kısımlarda ... Firmasına en az 9.107,35 birim malzeme verildiği, Depoya da 18.511 birim malzeme teslim edildiği görülmektedir. Gerçek miktarların bunlardan daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu tutanaklarda taraf yetkililerinin imzaları bulunmaktadır. davalı İşveren'in sunduğu hesap tablosu uygun bulunmamaktadır. Davalı İşveren, Cevap dilekçesinin ekinde Ek-10 olarak personel Risk Raporu sunmuştur. Bu raporda davacı Taşeronun çalıştırdığı 65 işçi ile ilgili yaklaşık tazminat miktarı 2.809.340,64 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı İşveren 2.781.101,46-TL tazminat borcunu kesin hakedişte hesaba katmış bulunmaktadır. Davacı Taşeron vekili dilekçelerinde bu hesaba itiraz etmektedir. Dosyaya sunulan USB bellek içindeki bilgilere göre bu 65 personelden; 11 adedinin Protokolden önce işten ayrıldığı, 1 adedinin ... de hiç çalışmadığı, 4 adedinin 6 aydan az çalıştığı, 15 adedinin Arabuluculuk ile anlaşarak çıkışının yapıldığı, 1 adedinin kıdem tazminatı ödenerek askerlik nedeni ile işten ayrıldığı,1 adedinin devamsızlıktan iş akdinin fesih edildiği, 5 adedinin istifa ettiği, 11 personelin iş akdinin haklı sebeplerle fesih edildiği, 16 personelin de aktif olarak ... de çalışmaya devam ettiği İfade edilmektedir. USB içerisinde bazı arabuluculuk tutanakları sunulmuştur. Bu liste içinde iş akdi haklı nedenlerle fesih edilen 11 personelin tazminat Ek Protokol ile ilgili olarak sorun çıkarması beklenebilir. Bu konuda dosya kapsamında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle personel tazminat riski ile ilgili hesaplama uygun bulunmamıştır. İade edilmeyen malzemeler ve personel risk raporundan alınarak kesin hesaba konulan miktarların düzeltilmesi halinde diğer kesintilere dokunulmaksızın Davacı Taşeronun, Davalı İşverene kesin hesap sonucu borcu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Birleşen dosya ile ilgili değerlendirme birleşen dosya davacısı taşeron vekili dava dilekçesi ile, işin normal bitim süresinin 30.01.2019 olduğunu, ancak davalı İşverenden kaynaklı gecikmeler nedeni ile işin geçici kabulünün 15.04.2021 tarihinde yapıldığımı, bu nedenle uzayan iki yıldan fazla süre nedeni ile USD kurundaki artışlar ve diğer maliyet arttırıcı etkiler sonucunda malzeme ve işçilik maliyetlerinde önemli artışlar olduğunu, bunlarla ilgili olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile; hakedişlerde yapılan nakit kesintisine ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 350.000TL 'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir. Cevap: 35 hakediş sonunda davacı Taşeronun hakedişlerinden toplamda 1.512.222,0 TL + 218.345,35 TL = 1.730.567,35 TL Nakit Teminat kesintisi yapılmıştır. Kesin hakedişler hariç tutulmuştur. Nakit Teminat Kesintisinin iadesi için geçici kabulün yapılması, onaylanması, taşeronun SGK borcu olmaması ve İşverene borcunun bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bu durumda nakit teminatın yarısı, kesin kabul yapılması, onaylanması ve borcun olmaması halinde de kalan yarısı iade edilecektir. Ancak SGK borcu ve İşverene borç hususlarında İşverenin elinde kesin teminat mektubu bulunduğundan takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere nakit teminat kesintisinin yarısının iadesinde bir sorun olmadığı kanısına varılmıştır. Davacı taşeron dilekçelerinde nakit teminat kesintisinin 750.000,- TL sının iade edildiğini ifade etmektedir. Davacı taşeronun talep edebileceği nakit teminat kesintisi: 1.730.567,35 TL/2 - 750.000,- TL = 115.283,67 TL olmaktadır. Nakit teminat kesintisinin kalan yarısı olan 865.283,68 TL lık kısmı sözleşmeye göre kesin kabulden sonra ödenecektir. Fatura karşılığı Cari hesap alacağına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 28.831.12 TL'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir. Cevap: Ticari Defter Bilgilerine göre; İncelenen davacı ve davalı şirketlerin ticari defter bilgilerine göre 25.07.2020 tarihinde ... A.Ş. cari hesap alacağının bulunmadığı, her iki ticari defter bilgisine göre 25.07.2020 tarihi itibari ile ... A.ş'nin Adi Ortaklıktan 461.622,54 TL fazla tahsilat yapmış olduğu borçlu olunduğunun tespit edildiği, 21.01.2022 dava tarihi itibari ile ... A.Ş'nin , ...Adi Ortaklığından 1.009.398,42 TL alacaklı olduğunun her iki taraf ticari defterlerinde de mevcut olduğunun tespit edildiği, bu hali ile davacı taleplerinin hukuki değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, Davalı taraftan kaynaklı kusur ve gecikmeler nedeni ile oluşan maddi zararlardan kur farkı, idari, beyaz ve mavi yaka işçi maaşları-maaş artışları, işçi tazminatları, SGK, stopaj, genel gider maliyetlerinden (yemek, barınma, isg, ulaşım, iletişim, şantiye giderleri vb. kalemler) İşçilik Maliyeti artışından doğan zararlara ilişkin şimdilik300.000 TL'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsili talep edilmiştir. Davalı taraftan kaynaklı kusur ve gecikmeler nedeni ile doğan Finansal zararlar için (vade farkı ve finansman giderleri) fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 300.000 TL'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsili talep edilmiştir. Cevap (3 ve 4): asıl dava davacısının, gecikme sebebiyle davalı adi ortaklıktan herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği ifade edilebilecektir. Mahkemece gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı ve dolayısıyla davacının gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen açıklamalarımızın devamında gecikme sebebiyle davacının uğradığı zararların hesaplaması yapılmıştır. Bu konuda davacı taşeron USB içinde bir takım hesaplamalar sunmuştur. Bu hesaplamalar ;birinci talep işin uzaması nedeni ile malzeme fiyatlarında usd ye bağlı olarak meydana gelen artış nedeni ile davacının zararı hesaplanmıştır. Aşağıda sunulan bu hesaplama tarafımızdan kontrol edilmiş ve hesapların doğru olduğu görülmüştür. Sözleşmede bulunan eskalasyon hükmünün uygulanmamasından doğan zararlardan şimdilik 21.268,88 TL'nin 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan tahsili talep edilmiştir. Davalı vekili de dilekçelerinde, işin uzamasında davacının sorumlu olduğunu, kendisine bu konuda pek çok uyarı yazısı yazıldığını, noter ihtarı çekildiğini, dava tarihi itibarı ile nakit teminat kesintilerinin iadesi koşullarının oluşmadığı, davacının cari hesap alacağı talebinin haksız olduğu, bilakis müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, ... davacının kur farkı ve diğer taleplerinin haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. Birleşen Dosya Kapsamında Değerlendirme 1) Döviz Kur Artışı Kaynaklı Malzeme Alımlarında oluşan zararlar: Davaya konu projede kullanılan ana malzemelerin tamamı Döviz endeksli olduğu için, Malzeme alımlarında kur artışı kaynaklı ciddi mağduriyetler oluşmuştur. Talep: Sözleşmedeki malzeme tutarı 23.139.136,83TL idi. Sözleşme tarihi 16.05.2017 1 USD 3,55TL iken metraj onayının verildiği tarihte ise (27.10.2021) 1USD: 9,5126TL değerine yükselmiştir. Sözleşme iş bitim süresinin işveren nedeniyle uzaması sonrasında, sadece uzayan bölüm için hesaplanmak kaydıyla, 15.02.2019 tarihinden başlanarak, son hakedişin işverene sunulduğu 27.10.2021 tarihine kadar her bir hakediş teslim tarihindeki Döviz Kuru üzerinden dolara dönüştürülmüştür. Bu kapsamda firmaca ilave USD maliyetine katlanılmış bulunulan toplam tutar KDV dahil 2.187.728,07USD olup, 22.02.2023 tarihi itibarıyla 18,91 USD/TL kuru üzerinden malzemelere ilişkin kur farkı kaynaklı zarar toplamı 41.376.282,27 TL'dir. Kurulumuzun Görüşü: Davacı tarafından yapılan hesaplama Dolar Kurunun sözleşme tarihindeki karşılığının kullanılması halinde doğrudur. Ancak, mantık çerçevesinde hatalıdır. Şöyle ki: Davacı hakedişlerdeki malzeme bedelini dolara çevirirken sözleşmenin imza tarihindeki dolar kuru olan 3,55 TL yi esas almaktadır. Bu talebinde haklı olmadığı açıktır. Bu şekilde bir hesap yapılacak ise dolar kuru en azından sözleşmenin bitiş tarihindeki kur olarak alınmalıdır. Davacı ancak hakediş tarihinde alacağı parayı dövize çevirebilir ve o tarihteki kur üzerinden işlem yapacaktır. 31.01.2019 tarihindeki kur 5,2281 TL/$ dır. Buna göre yapılan hesaplama aşağıda sunulmuştur. Buna göre dolar kurundaki değişim nedeni ile malzeme fiyatından dolayı oluşan zarar 2.409.015,60 TL x 1.141.877,15 TL = 3.551.091,32 TL olarak elde edilmiştir. Ancak yükleniciye 15. aydan sonra fiyat farkı verilecektir. Fiyat farkı ile ilgili olarak hakedişlerde bir hesaplama görülmemiştir. Sözleşmeye uygun olarak kurulumuz tarafından yapılan fiyat farkı hesabı raporun 72. Sayfasında, 5. Paragrafta sunulmuştur. Hem fiyat farkı verilmesi hem de bu şekilde dolar kurundaki değişim nedeni ile talebin olamayacağı kanısına varılmıştır. Bu nedenle davacının bu talebinin uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. 2) Emtia fiyat artışı kaynaklı oluşan zararlar; Kablo, Pano gibi malzemeler bakır vb. emtia ihtiva eden ürünler olduğu için örneğin, bakırın uluslararası piyasada oluşan ton fiyatının artışı bu malzemelerde fiyat artışlarına neden olmuştur. Proje başlangıcında öngörülen zamanda alınması mümkün olmayan malzemelerin, öngörülenden 1 ila 3 yıl sonra alınmak zorunda kalınması nedeniyle oluşan zararlardır. Talep: Sözleşmedeki malzeme tutarımız hesap kesim tarihinde gerçekleşen miktarlar üzerinden 23.139.136,83 TL idi. Bu malzemenin %70'ine karşılık gelen 16.197.395,2 TL lik kısmı fiyatı uluslararası piyasalarda belirlenen ve emtia(bakır) fiyatlarındaki değişime maruz kalan kablolar ve diğer malzemeden oluşmakta idi. Bu kapsamın tutarı sözleşme tarihindeki Londra Metal Borsası bakır fiyatı 5584 USD/Ton ve USD/TL kuru 3,55 üzerinden 817,09 ton bakıra eşit olmakta idi. Sözleşme bitiş tarihinde, kablo vd. malzeme kapsamında 5.530.000 TL karşılığı, yine 5584 USD/Ton ve USD/TL kuru 3,55 üzerinden 278,96 ton bakır malzeme kapsamı tamamlanmıştır. Bu durum faturalarla ve hakedişlerle sabittir. Sözleşme sonu 30.01.2019 itibarıyla 538,12 ton miktarlı bakır fiyatlı kısım ise firma tarafindan takip eden seneler içerisinde, işveren tarafından iletilen uygulama projelerini takiben peyder pey yükselen emtia(bakır maliyeti) üstlenilerek satın alınmıştır. İşin malzeme alımının devam ettiği 30.01.2019 tarihinden 31.12.2021 tarihine kadar ortalama ... bakır kuru 7918,47 USD/Ton (2019-2020-2021 seneleri ortalama ... USD/TON Fiyatı olarak gerçekleşmiştir. Bu ortalama bakır fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığında 538,12 ton tutarında kalan bakır malzeme maliyeti ortalama %42 artış ((...)) ile tutarı (döviz kuru artışı dikkate alınmadığında) 15.147.701,18 TL+KDV olarak gerçekleşmiştir. Netice itibarıyla kablo vd. malzeme maliyetlerinde bakır fiyat artışı kaynaklı oluşan zararımız KDV dahil 5.286.761,08 TL'dir. Kurulumuzun Görüşü: Davacıya 15. Aydan sonra fiyat farkı verilmesi nedeni ile bu talep yerinde görülmemiştir. 3) İşin Uzaması Sebebiyle Oluşan ilave İşçilik Maliyetleri: İş'in sözleşmeye göre belirtilmiş olan bitim tarihine kadar maliyetlenmesi yapılmış, işin süresinde sonuçlanmamış olması nedeniyle kadroda yer alan tüm personel maaşlarında 2019 yılında, 2020 yılında, 2021 yılında üç kez artış yapılarak çalışmaya devam etmeleri nedeniyle oluşan zararlardır. Talebimiz: İş' in sözleşmeye göre belirtilmiş olan bitim tarihinde bitmemiş olması nedeniyle kadroda yer alan tüm mavi yaka personellere yıllara bağlı olarak Maaş Zamları yapılmıştır. Kesin Hesap Hakedişi sonucunda çıkan Hakediş İşçilik Toplam Tutarı: 10.034.184TL iken, Ekte yer alan Maaş Bordrolarından görüleceği üzere Şirketimizin bugüne kadar gerçekte Ödemiş olduğu İşçilik Toplam Tutarı: 17.346.686TL'dir. Dolayısıyla 7.312.502TL İlave Işçilik zararımız oluşmuştur. Kurulumuzun Görüşü: Sözleşmede göz önüne alınan işçilik bedeli 23.500.000,- TL dir. Kesin hesap sonucu ortaya çıkan işçilik bedeli ise 23.139.136,83 TL olup sözleşme ile hemen hemen uyumludur. Davacının bu kalemde zararı olmadığı kanısına varılmıştır. 4) İşin Uzaması Sebebiyle Oluşan ilave GENEL Gider(İdari Kadro) Maliyetleri: Malzeme ve İşçilik Maliyetlerinden bağımsız olarak Genel Gider tarafında yer alan ve işin süresi kadar maliyetlenme yapılan İdari Kadrolar için 2019 yılında, 2020 yılında, 2021 yılında üç kez artış yapılarak uzayan süreç boyunca Maaş, SGK Maliyeti, Yemek, Yol Ödemeleri yapılması nedeniyle oluşan zararlardır. Süreç içerisinde bu personelin çalışması için gerekli Şantiye Aracı, Araç Yakıtı, Ofis Konteyneri, Ofis Giderleri ve İşveren talimatıyla defalarca depo taşınması işleri için de ilave maliyetler oluşmuştur. İlgili idari kadro pozisyonlarına aşağıda yer verilmektedir. Proje Müdürü, Şantiye Şefi, Saha Mühendisleri, Saha Teknikerleri/Formenleri, Dizayn Ofis So-rumluları, Teknik Ofis Sorumluları, Hakediş Teknikerleri, C Sınıfi ISG Uzmanları, Depocular, Depocu Yardımcıları. Talep: Sözleşme iş bitim süresinin işveren nedeniyle uzaması sonrasında, sadece uzayan bölüm için hesaplanmak kaydıyla, 15.02.2019 tarihinden başlanarak, son hakedişin işverene sunulduğu 27.10.2021 tarihine kadar staff kadro ücretleri için katlanılan ilave maliyet 2.681.660,00TL'dir. Öte yandan, iş bitim süresinin işveren nedeniyle uzaması sonrasında, sadece uzayan bölüm için hesaplanmak kaydıyla bu personelin çalışması için gerekli Şantiye Aracı, Araç Yakıtı, Ofis Konteyneri, Ofis Giderleri ve İşveren talimatıyla defalarca depo taşınması ve benzer işler için katlanılmış ilave maliyetler toplamı ise 1.498.614,90 TL'dir. Kurulumuzun Görüşü: Bu konunun da fiyat farkları ile çözümlendiği kanısındayız. 5) İşin Uzaması Sebebiyle Oluşan ilave Kesinti Kaynaklı Maliyetler: Şantiyede uygulanan kesintiler kaynaklı uzayan süreçteki gider kalemleri belirtilmiştir. Taşeron Adına Yapılan İşler Kesintisi , Şantiye Temizliği Kesintisi, Elektrik Kesintisi , Su Kesintisi , Malzeme Kesintisi, Ortak Sağlık ve Güvenlik Hizmet Bedeli Kesintisi , İş İskelesi Kirası katılım Bedeli Kesintisi , İş Makinesi Kira Bedeli Kesintisi , Diğer İmalatlara Verilen Zarar Kesintisi, All Risk Sigorta Kesintisi , Kamp Kesintisi, Personel Ücret Teminatı Kesintisi, Arabuluculuk Hizmeti Kesintisi, Sağlık Tarama Kesintisi, talep: Sözleşme iş bitim süresinin işveren nedeniyle uzaması nedeniyle, sadece uzayan bölüm için hesaplanmak kaydıyla, 15.02.2019 tarihinden başlanarak, son hakedişin işverene sunulduğu 27.10.2021 tarihine kadar firmamızdan yapılan kesinti tutarları ile sözleşme süresi boyunca da sözleşme hükümlerine aykırı ve haksız olarak firmamızdan yapılan kesintilerin toplamı 3.524.253,00TL'dir. Kurulumuzun Görüşü: Davacı hakedişleri itirazsız olarak imzalamış olup, yapılan kesintileri de kabul etmiştır. 6) Vade Farkı ve Finansal Gider Kaynaklı Zararlarımız: İşveren tarafından Hakedişlerin sözleşmeye aykırı olarak onay sürelerinin uzatılması ve fatura kesim onaylarının verilmemesi nedeni ile geç faturalandırılmaması ve geç ödenmesi sonucu oluşan vade farkı zararlarıdır. Ayrıca hakediş ödemelerinin zamanında yapılmaması ve işin sözleşmesel süresinde bitmeyerek uzaması nedeniyle, işi devam ettirebilmek, işçilerimize ve tedarikçilerimize karşı ödeme ve işveren ile tedarikçilerimize teminat yükümlülüklerimizi yerine getirmek için Finansal kuruluşlarından kullanılan nakdi kredilerden ve teminat mektubu vb gayri nakdi kredilerden kaynaklanan faiz, komisyon vb. Giderlerdir. Talep: Proje başından kesilen son faturaya kadar; fatura kesim süreleri ve geç ödeme nedeniyle oluşan vade farkı 336.000,00 TL'dir. Kurulumuzun Görüşü: Hakedişlerin zamanında ödenmemesi ile ilgili olarak Yüklenicinin ödenmeyen zaman aralığı için faiz talep etmesi mümkün görülmektedir. Ancak dosyaya bununla ilgili kontrole elverişli bir delil sunülmamıştır. 7) Hakedişlerimizin zamanında onaylanmayarak ödenmemesi kaynaklı zararlar Talep: Kesemediğimiz son faturalar ve Nakit Teminat Kesintisinden kaynaklanan alacaklarımız için oluşan vade farkı 3.370.000 TL'dir. Kurulumuzun Görüşü: Hakedişlerin zamanında ödenmemesi ile ilgili olarak Yüklenicinin ödenmeyen zaman aralığı için faiz talep etmesi mümkün görülmektedir. Ancak dosyaya bununla ilgili kontrole elverişli bir delil sunulmamıştır. Ayrıca talep başlığı ile davacının talebi arasında uyumsuzluk görülmektedir. 8) Şirket merkez galinde Yüklenicinin Genel gider zararı: Talebimiz: Şirketimizin genel giderleri ilgili proje büyüklüğünün %7'si nispetinde ilgili proje maliyetlerine eklenmektedir. Yukarıda ilk 7 maddede ifade edilen açıklanan ve işin uzaması ile geç ödemeler, haksız kesintiler ve diğer nedenlerle şirketimizin katlanmış olduğu toplam zararlar maliyetler büyüklüğü 65.386.073,97 TL'dir. Bu tutarın %7'si olan 4.577.025,18TL ise genel gider zararımızdır. Kurulumuzun Görüşü: Bu konunun da fiyat farkları ile çözümlendiği kanısındayız. 9) Şirket kar kaybı zararı: Talebimiz: Şirketimiz sözleşme başlangıcı itibarıyla, projeyi %5,913 oranında kar ile almış bulunmaktaydı. Yukarıda ilk 7 maddede ifade edilen açıklanan ve işin uzaması ile geç ödemeler, haksız kesintiler ve diğer nedenlerle şirketimizin katlanmış olduğu maliyetler, giderler büyüklüğünün %5,913 oranındaki 3.866.278,55 TL ise kar kaybı kaynaklı zararımızdır. Kurulumuzun Görüşü: Bu konunun da fiyat farkları ile çözümlendiği kanısındayız. Özetle; Davacı tarafından davalı adi ortaklı lehine düzenlenen 3.979.424,19 TL tutarlı teminat mektubunun dava tarihi itibari ile iade koşullarının oluşup oluşmadığı konusuna Cevap: Sözleşmenin 9.5 maddesinde kesin teminat mektubunun kesin kabulün yapılıp onaylanması ve Davacı taşeronun SGK ya ve Davalı İşveren'e borcunun olmaması halinde yarısının iade edileceği, diğer yarısının da garanti süresi sonunda, İşverene borcu olmaması halinde iade edileceği hüküm altına alınmıştır. Geçici kabul 15.04.2021 tarihinde yapılmış olup kesin kabulün geçici kabulden bir yıl sonra en erken 15.04.2022 tarihinde yapılabilecektir. Dava tarihi 21.01.2021 olduğuna göre, dava tarihi itibarı ile Teminat Mektubunun iadesi koşulunun oluşmadığı söylenebilecektir. 2- Davacının mektup bedeli kadar borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararı bulunup bulunmadığına Cevap: banka teminat mektubunun uzatıldığı son sürenin 30.01.2023 olduğu ve dolayısıyla menfi tespit talepli davanın ikame edildiği tarihin 21.01.2022 olduğu hususu nazara alındığında teminat mektubunun dava ikame tarihinde teminat mektubu kapsamında ileri sürdüğü talepte hukuki yararın mevcut olduğu ifade edilebilecek iken; mevcut durumda dosya münderecatından 30.01.2023 tarihli teminat mektubunun süresinin uzatıldığına ilişkin bir bilgiye de rastlanılmamış olması hususu nazara alındığında nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının asıl davada teminat mektubunun iadesi talebinin de konusuz kaldığı düşünülmektedir. Ancak şunu da ifade edelim ki her ne kadar bu noktada asıl davanın konusuz kaldığı ihtimali üşülebilecekse de davacının teminat mektubunun iadesinin yanı sıra davalılara borçlu olmadığının tespitini de talep ettiğinden ve taraflar arasındaki hukuki ihtilaf karşı dava açılması sebebiyle devam ettiğinden kanaatimizce menfi tespit davası türünde ikame edilen asıl davanın konusuz kaldığından bahsetmek mümkün değildir. Kurulumuzun yaptığı kesin hesap incelemesine göre ise davacının, davalıya borcu olmadığı sonucuna varılmaktadır. 3- Davacının dava tarihi itibari ile teminat mektubu bedeli kadar borçlu olup olmadığı konularında; birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası yönünden; davacının, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen maliyet artışlarını davalıdan talep edip edemeyeceğine Cevap: asıl dava davacısının, gecikme sebebiyle davalı adi ortaklıktan herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği ifade edilebilecektir. Sayın Mahkemece gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı ve dolayısıyla davacımın gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde taşeronun işe devamının mümkün olmayacağı ifade edilmelidir. Bu itibarla sürenin uzaması nedeni ile davacı Taşeronun hem artan işçilik hem de artan döviz fiyatlarından etkilenmesi söz konusudur. İşin gecikmesinde davalı İşveren'in işe ait proje yayınlarını zamanında yapmamasının etkisi olduğu kanısındayız. Rapor içeriğinde ve taraf dilekçelerinde de ifade edildiği üzere yapılan toplam proje yayınının 1/3 ü sözleşme süresi içinde, işin sözleşmeye göre bitmesi gereken 30.01.2019 tarihinde önce, kalan 2/3 ü de işin sözleşmeye göre bitmesi gereken tarihten sonra yayınlanmıştır. Proje teslimi olmayınca Taşeronun işe devamının mümkün olmadığı açıktır. Sürenin uzaması nedeni ile davacı Taşeronun hem artan işçilik hem de artan döviz fiyatlarından etkilenmesi söz konusudur. 4- İşin davalı kusuru ile gecikip gecikmediği, maliyet artışından kaynaklanan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, Cevap: Sayın Mahkemece gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı ve dolayısıyla davacımın gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen açıklamalarımızın devamında gecikme sebebiyle davacının uğradığı zararların hesaplaması yapılmıştır. 5- Taraflar arasında akdedilen sözleşmede eskalasyon fiyat farkı hükmünün bulunup bulunmadığı, davacı yüklenicinin bu hükmün uygulanmaması sebebi ile talep edebileceği fiyat farkının ne kadar olduğu,Cevap: Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.4. maddesi uyarınca; taşeron, sözleşme bedelinin doğruluğuna ve bu fiyatın sözleşmede aksi belirtilmiş olmadıkça, sözleşme altındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve işlerin kaliteli şekilde imalatı için gerekli tüm hususları kapsayacak şekilde yeterliliğine kani olmuş olduğunu peșinen kabul etmiştir. Bu sözleşme dışında hiçbir şekilde fark talep etmeyeceğini, Taşeron işbu sözleşmeyi basiretli bir tacirden beklenen tüm özen, ihtimam ve dikkatle inceleyerek, tüm hüküm edim ve mükellefiyetlerini aynen kabul ederek akdettiğini kabul ve taahhüt eder. Sözleşme'nin 6.1 maddesi uyarınca Taşeron işin süresi boyunca maliyetler, malzeme, işçilik, nakliye, vergi ve sigorta oranlarında veya resmi fiyatlarda meydana gelebilecek artışlar sebebiyle, dövize endeksli maliyetler için döviz kurlarında olabilecek artışlar, mevcut vergilerin artırılması, yeni vergiler, resim ve harçlar konulması veya vergi oranlarının değiştirilmesi, yükseklik, derinlik, nakliye zorluğu ve benzeri isimler altında işin zorluğunu gerekçe göstererek veya herhangi bir diğer sebeple fiyat artışı talep etmeyecektir. Taşeron, böyle bir hakkı olmadığını Sözleşme konusu işleri işbu Sözleşmedeki sabit birim fiyatlar ile yapacağını kabul ve taahhüt eder. Taşeron bu kabil taleplerde bulunmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. İşveren'in işi durdurması nedeniyle Taşeron birim fiyatlarda fiyat farkı talep edemez. Ancak hemen ifade edelim ki taraflar arasında imzalı sözleşmenin 6.4 maddesinde, ilk yer tesliminden itibaren 15 ayın sonunda eskalasyon uygulanacağı kabul edilmiştir. Maddenin tamamı aşağıdaki gibidir. "Madde - 6) Sözleşme Bedeline dahil Olan Giderler ve Fiyat Farkı/Artışı Taşerona fiyat farkı verilmeyecektir. 6.4- Ilk yer tesliminden itibaren 15. Ay sonunda, Sözleşme eki keşif özetinde yer alan birim fiyatlar için sadece sarkan döneme ilişkin fiyat farkı eskalasyonu uygulanacaktır. fiyat farkı eskalasyon oranı hesabı, sarkan dönemin başlangıcında TÜİK tarafından yayınlanan aylık Tüfe ve ÜFe "oniki aylık ortalamalara göre değişim oranlarının" geçmişe dönük son 12 aylık ortalaması alınarak (TUFE + ÜFE)/2 formülü ile hesaplanacaktır." Davalı eskalasyon fiyat farkının ödendiğini öne sürerken Davacı bu hesaplamanın yanlış olduğunu ifade etmektedir. Davalı vekili Delillerin sunulduğu klasörde 18.12.2018 tarihli yazıda eskalasyon hesabından bahsetmektedir. Bu yazı ekinde ilk iki sayfada verilen bilgiler okunamadığından ne ifade ettiği anlaşılamamaktadır. Sonraki dokuz sayfada eskalasyon verilecek poz numaraları, birim fiyat ve farka esas birim fiyat ile eskalasyon Durumu sütununda eskalasyon verilip verilmeyeceği açıklanmıştır. Ekin 9. Sayfasında 17.08.2018 tarihi itibarı ile yıllık Tüfe ve Üfe ortalamaları verilmiş ve (Tüfe + Üfe)/2 = %13,08 olarak gösterilmiştir. Ancak bundan sonra nasıl bir hesaplama yapıldığı hususunda bilgi bulunmamaktadır. Dosyada eskalasyon verildi ise hangi hakedişte ne kadar ödendiği görülememiştir. Davacı da yapılan eskalasyon hesabının yanlış olduğunu ileri sürerken yanlışlığın nerede olduğu, doğrusunun ne olması gerektiği hususlarında herhangi bir açıklama yapmamaktadır. Kurulumuz tarafından yapılan hesaplama aşağıda verilmiştir. ... ve otoparklara göre toplam fiyat farkı 12.591.570,51 TL olarak hesaplanmıştır. 6- Davacı yüklenicinin hakediş/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, mükerrer talepte bulunup bulunmadığı, Cevap: Raporumuzun 4.2.2 kısmında detaylı olarak izah edildiği üzere, incelemeye ibraz edilen tarafların ticari defter bilgilerine göre; ...A.Ş. ticari defterlerine göre ... ile olan cari hesap ilişkisinin 120.01.10.0001 Cari Hesap Kodu ile takip edildiği, Esas dava yönünden 21.01.2022 tarihi itibari ile cari hesabın 1.009.398,42 TL borç bakiyesi verdiği bir başka deyişle ... A.Ş'nin, ... Adi Ortaklığından 1.009.398,42 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu tutarın ...Adi Ortaklığı ticari defter bilgileri ile aynı tutarda olduğunun tespit edildiği, bu tutarın 750.000,00 TL kısmının Teminat Na-kit Teminat İadesi olarak gerçekleştiği taraf defterlerinden teyit edildiğinden nakit teminat dışındaki cari hesap alacağının (... A.Ş. yönünden) 1.759.398,42 TL olduğu hesaplandığı, Cari hesap alacağına konu edilmeyen davacı zarar/maliyet artış / kur farkı gibi maliyetlere ait taleplerinin cari hesaplara konu edilmediği, asıl dava davacısı ... A.Ş. vekili tarafından talep edilen zarar kalemleri yönünden ticari defterlerde Davalı adına tanzim edilmiş her hangi bir fatura ya da kayıt mevcut olmadığı görülmüştür.7- Davacının vade farkı ve finansman giderlerini talep edip edemeyeceği, vade farkına ilişkin sözleşme veya uygulama bulunup bulunmadığı, varsa birleştirilen dosyada davacının kesin hakediş alacağı ile iş sabinin kusuru ile meydana gelen zarar miktarının ne kadar olduğu, Cevap: Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.4. maddesi uyarınca "Taşeron, sözleşme bedelinin doğruluğuna ve bu fiyatın sözleşmede aksi belirtilmiş olmadıkça, sözleşme altındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve işlerin kaliteli şekilde imalatı için gerekli tüm hususları kapsayacak şekilde yeterliliğine kani olmuş olduğunu peşinen kabul etmiştir. Bu sözleşme dışında hiçbir şekilde fark talep etmeyeceğini, Taşeron işbu sözleşmeyi basiretli bir tacirden beklenen tüm özen, ihtimam ve dikkatle inceleyerek, tüm hüküm edim ve mükellefiyetlerini aynen kabul ederek akdettiğini kabul ve taahhüt eder:" Sözleşme'nin 6.1 maddesi uyarınca ise; "Taşeron işin süresi boyunca maliyetler, malzeme, işçilik, nakliye, vergi ve sigorta oranlarında veya resmi fiyatlarda meydana gelebilecek artışlar sebebiyle, dövize endeksli maliyetler için döviz kurlarında olabilecek artışlar, mevcut vergilerin artırılması, yeni vergiler, resim ve harçlar konulması veya vergi oranlarının değiştirilmesi, yükseklik, derinlik, nakliye zorluğu ve benzeri isimler altında işin zorluğunu gerekçe göstererek veya herhangi bir diğer sebeple fiyat artışı talep etmeyecektir. Taşeron, böyle bir hakkı olmadığını Sözleşme konusu işleri işbu Sözleşmedeki sabit birim fiyatlar ile yapacağımı kabul ve taahhüt eder. Taşeron bu kabil taleplerde bulunmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. İşveren'in işi durdurması nedeniyle Taşeron birim fiyatlarda fiyat farkı talep edemez." Hal böyle olunca somut ihtilafta davacının vade farkı ve finansman giderlerini talep edip edemeyeceği ancak evvelce de ifade edildiği üzere eskalasyon bedelini talep edebileceği ifade edilmelidir.8- Birleştirilen dosyada karşı dava yönünden uyuşmazlık konusu hususların; iş sahibine ait olup iade edilmeyen malzemelerin neler olduğu, iade edilmeyen malzeme bedelleri nedeniyle talep edebileceği alacak miktarı, davalı-karşı davalıdan talep edip edemeyeceği, sözleşmede bu yönde hüküm bulunup bulunmadığı, Cevap: İşin devamı sırasında İşveren tarafından Taşerona bir kısım malzeme verildiği anlaşılmaktadır. İş bitiminde imalatta kullanılmayan malzemenin İşverene iadesi gerekir. Davacı Taşeron artan bütün malzemelerin davalı İşverene teslim edildiğini öne sürerek dosyaya sunduğu USB içine iade listeleri ve karşılıklı imzalı tutanaklar görülmektedir. Davalı bu konuda dosyaya bir sayfalık bir hesap sunmuştur. Bu hesaba göre Taşerona verilen toplam malzeme 124.286, depoya iade edilen 3.278 adet, depodan tekrar verilen 872 adet, imalatta kullanılan 111.650 adet olmak üzere Taşeron tarafından iade edilmeyen malzeme 9.320 adet olarak gösterilmiştir. Bu malzemelerin toplam tutarı 2.265.790,03 TL + KDV = 2.673.632,24 TL dir. Ancak rapor içinde bu konuda yapılan değerlendirmede iki tarafın sunduğu deliller arasında tutarsızlık olması nedeni ile bir sonuca varmak mümkün olamamıştır.9- Varsa davalı-karşı davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği personel risk teminatı miktarı ile malzeme bedeli alacağı; Cevap: Bu konu Ek Protokol ile düzenlenmiştir. Davalı İşveren davacı Taşeron tarafından çalıştırılan 65 adet personel ile ilgili Risk tazminat miktarı hesaplanmıştır. Davacı - k. Davalı bu hesaba itiraz etmektedir. Bu konuda kurulumuzun değerlendirmesi rapor içinde yapılmış olup, davalı İşveren'in hesabına uyulamayacağı kanısına varılmıştır. 4.2. Ticari Defter İncelemesi; ... A.Ş. Ticari Defterleri; İbraz edilen ticari defter bilgilerine göre ...A.Ş'nin 1 numaralı elektronik defter kapsamında e-defter kullanıcı olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre açılış onayı yerine geçen Ocak ayı ve kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı elektronik defter beratlarının ve diğer ara dönem e-defter beratlarının da süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu, basılı olarak tutulan envanter defterlerinin de açılış onaylarının süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğunun tespit edildiği, 4.2.1.2 - ... Adi Ortaklığı Ticari Defterleri; İbraz edilen ticari defter bilgilerine göre ... Adi Ortaklığı'nın 01 Ocak 2020 tarihinden itibaren 1 numaralı elektronik defter tebliği kapsamında e-defter kullanıcı olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre açılış onayı yerine geçen Ocak ayı ve kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı elektronik defter beratlarının ve diğer ara dönem e-defter beratlarının da süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu, basılı olarak tutulan 2017, 2018 ve 2020 Yılları ticari defterleri ile 2020,2021 ve 2022 Yılları Envanter Defterlerinin de açılış ve kapanış onaylarının süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğunun tespit edildiği, Cari Hesap İncelemesi; İncelemeye ibraz edilen tarafların ticari defter bilgilerine göre;...A.Ş. ticari defterlerine göre ... Adi Ortaklığı ile olan cari hesap ilişkisinin 120.01.10.0001 Cari Hesap Kodu ile takip edildiği, Esas dava yönünden 21.01.2022 tarihi itibari ile cari hesabın 1.009.398,42 TL borç bakiyesi verdiği bir başka deyişle ... A.Ş'nin, ...0,00 TL havale ve 07.05.2021 tarihinde 750.000,00 TL havale işlemi gerçekleştiğinin tespit edildiği, ... Ortaklığı ticari defter bilgilerine göre, ..A.Ş. ile olan cari hesap ilişkisinin 320.T.000138 Cari Hesap Kodu ile takip edildiği, Esas dava yönünden 21.01.2022 tarihi itibari ile cari hesabın 1.009.398,85 TL alacak bakiyesi verdiği bir başka deyişle ...Adi Ortaklığın'ını ... A.Ş'ne 1.009.398,85 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, incelenen davacı ve davalı şirketlerin ticari defter bilgilerine göre tarafların cari hesap bakiyelerinin birbirini tesvik ettiği ve dava tarihi itibari ile cari hesap bilgilerine göre ... A.Ş'nin .... A.Ş'nin,...Adi Ortaklığından 1.009.398,42 TL alacaklı olduğunun her iki taraf ticari defterlerinde de mevcut olduğunun tespit edildiği, bu tutarın 750.000,00 TL kısmının Teminat Nakit Teminat ladesi olarak gerçekleştiği taraf defterlerinden teyit edildiğinden nakit teminat dışındaki cari hesap alacağının ... A.ş. yönünden) 1.759.398,42 TL olduğu hesaplanmıştır. Asıl dava davacısı ... A.Ş. vekili tarafndan talep edilen zarar kalemleri yönünden ticari defterlerde Davalı adına tanzim edilmiş her hangi bir fatura ya da kayıt mevcut olmadığı görülmüştür. c- Taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin bedeli ...için işin bedelinin 39.794.241,89 TL + KDV olarak belirlenmiş olunmasına karşın, ... A.Ş. ticari defterlerinde 170.01.01.0006 Yıllara Yaygın İnşaat Maliyetleri hesabında takip edilen proje maliyet bedelinin 31.12.2022 tarihi itibari ile 35.525.554,57 TL olduğu, iş için yapılan hakdedişler toplamının ise 350.01.01.006 nolu Yıllara Yaygın İnşaat Onarım Hakedişleri hesabında takip edildiği ve 31.12.2022 tarihli hesap bakiyesinin 34.611.345,73 TL olduğunun tespit edildiği, İbraz edilen ticari defterlerde mevcut maliyet ve hakediş gelirlerine göre 35.525.554,57 TL - 34.611.345,73 TL = 914.208,84 TL Maliyet fazlalığı / zararı olduğu tespit edilmiştir. Sayıştay Denetçi Üyesinin Tespitleri; Sözleşme, 16.05.2017 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşmeye göre işin, '30.01.2019 tarihine kadar' bitirilmesi gerekmektedir. '11.07.2019 tarihinde' Ek Protokol imzalanmıştır. Dosya içeriğinden değişikliklerin, yalnızca işçi alacaklarından kaynaklanabilecek riskin, işveren tarafından güvence altına alınmasına yönelik düzenlemelere münhasır olduğu, sözleşmenin 'işin süresi dahil' diğer hükümlerine dokunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Ek Protokolün işin bitim tarihinden sonra yapıldığı ve işin süresinin tarafların rızasıyla ve taraflara ilave külfet yüklemeden uzatılmış bulunduğunun kabulü gerekmektedir. İşin bitirilmesi gereken tarih eğer 30.01.2019 ise ve 11.07.2019 tarihinde imzalanan Ek Protokolde işin süresi/süre uzatımına/ işverenden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle fiyat farkı düzenlemesine ilişkin ilave düzenlemeler bulunmadığından, gecikmenin kimden kaynaklandığına bakılmaksızın sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği davacı tarafından esas sözleşme hükümleri dışında ilave fiyat farkı (eskalasyon) (döviz, işçilik maliyeti, malzeme maliyeti, SGK/vergi ve finansal maliyet artışları nedeniyle) istenemeyeceği değerlendirilmektedir. Sözleşmenin 5 inci maddesine göre Sözleşme, Birim Fiyat Esaslı sözleşme olup, taşeron tarafından teklif edilen 39.794.241,89 TL yaklaşık keşif bedeli üzerinden akdedilmiştir. Birim Fiyatlar, Taşeronun kabul ve taahhüt ettiği sabit ve kesin fiyatlardır. 6 neı maddesine göre taşerona fiyat farkı verilmeyecektir/ İlk yer tesliminden itibaren 15. Ay sonunda, Sözleşme eki keşif özetinde yer alan birim fiyatlar için sadece sarkan döneme ilişkin fiyat farkı eskalasyonu uygulanacaktır. Fiyat farkı eskalasyon oranı hesabı, sarkan dönemin başlangıcında TÜİK tarafindan yayınlanan aylık Tüfe ve Üfe "oniki aylık ortalamalara göre değişim oranlarının" geçmişe dönük son 12 aylık ortalaması alınarak (TUFE + UFE)2 formülü ile hesaplanacaktır. Buna göre esas sözleşmede öngörülen süreden itibaren (yer tesliminden itibaren 15 inci ay sonu) esas sözleşmede yer alan hükümler gereği ve bu hükümler çerçevesinde davacının fiyat farkı (eskalasyon) talebinde bulunabileceği tabiidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, 15 inci aydan itibaren düzenlenen hakedişlerde fiyat farkı ödenip ödenmediği ve fiyat farkının sözleşmeye uygun olup olmadığının belgeler üzerinden somut tespitidir. Çünkü çekişme konularından biri eskalasyon uygulanması/uygulanmaması konusudur. Davalı işveren ödendiğini, davacı taşeron sözleşmeye uygun ödenmediğini iddia etmektedir. Davacının teminat mektubu ve nakit teminatların (nefaset kesintileri) iadesi talepleri konusunda sözleşmede açık hükümler bulunmaktadır. Sözleşmede de açıkça ifade edildiği gibi teminat mektubu ve nakit teminatın, sözleşmede öngörülen şartların gerçekleşmesinden sonra iade (önce yarısı sonra kalanı) edilebileceği, bu şartlar gerçekleşmeden iade edilmesinin sözleşmeye aykırı olacağı değerlendirilmektedir. Sözleşmeye göre geçici kabulden sonra tespit edilen eksikliklerin (ayıp ve noksanların) giderilmesi ve kesin hesabın onaylanması için geçirilmesi gereken en az bir süre (teminat süresi) bulunmaktadır ki bu da 1 (bir) yıldır. Nakit teminat ve teminat mektubunun yarısının geçici kabul işlemlerinden sonra, kalan diğer yarısının ise kesin hesabın onaylanmasından sonra iade edilmesi, teminat müessesesinin doğası gereğidir. Birleşen davada davalı/karşı davacı işverenin iki talebi bulunmaktadır. Biri teslim edilmeyen malzemelerden kaynaklı alacak talebi. Diğeri ise ek protokolden kaynaklanan işçilik alacakları riski karşılığı alması gerektiği halde alamadığını iddia ettiği teminat. Ek Protokolün 4.2. Maddesinde. "İşveren, Taşeronun iş akdi sona eren ve Arabuluculuk süreci ile sonuçlandırılmadığı işçi/personeli için, İşveren tarafından yaklaşık olarak hesaplanacak işçilik alacakları miktarınca, en son işçinin iş akdinin sona erdiği tarih üzerinden 5 yıl olacak şekilde teminat mektubu verilmesini Taşeron'dan talep edebilir. Taşeron, İşveren' in bu ve benzeri taleplerini yerine getireceğini kabul ve taahhüt eder" hükmü yer almaktadır. Ek Protokol hükmü işverene bir teminat talep etme imkanı vermektedir ancak bu mutlak emredici bir edim borcu gibi durmamaktadır. Nitekim düzenleme, 'ödenir" değil "edebilir" şeklindedir. Dosya içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla, işin devamı ve hakediş ödemeleri sırasında bir teminat talebinde bulunulmamış veya hakedişten bu amaçla bir kesinti yapılmamıştır. Ancak işin tamamlanmasından ve geçici kabul yapıldıktan sonra bir çekişme ortaya çıkınca işveren tek taraflı olarak düzenlediği ve davacı tarafça onaylanmamış kesin hakedişte, bu hükme dayanarak bir kesinti hesabı yapmış bulunmaktadır. Arabuluculuk dışı kalmış muhtemel işçi alacakları çelişkileri bir tarafa bırakılacak olursa, sözleşmenin devamı sırasında çekişme konusu olmamış ve sözleşme lisanıyla talep edilebilir olmasına rağmen talep edilmemiş" teminat taleplerinin, çekişme ortaya çıktıktan sonra gündeme getirilmesi ve daha önceki hakedişlerden esas sözleşme gereği ve başka amaçlarla yapılmış olan nakit nefaset kesintilerinin bu teminata karşılık sayılarak talepte bulunulması sözleşmeye uygun görülmemiştir. Özetle, muhtemel işçi alacakları karşılığı ek protokolle istenebilecek teminatın, sözleşmenin devamı sırasında istenmeyip geçici kabulden sonra kesin hesap hakedişinde hesaplanarak davacı taşeronun mutlak bir ediminin ifası bağlamında, üstelik sayısı, hesabı ve kapsamda olup olmadığı tartışmalı iş akitleri fesihleri üzerinden istenmesinin, ek protokol hükümlerine uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Teslim edilmediği iddia edilen malzemelerle ilgili teknik bölümde yeterince açıklama bulunmaktadır. Ancak sözleşme sürecinde malzemelerin iade edilmesi ve miktarı ile ilgili bir çekişme yaşanmadığı, eğer böyle bir çekişme var idiyse bunun ipuçlarının, iki tarafin da imzaladığı ve mutabık kaldığı geçici kabul dokümanlarında bulunması gerektiği ya da davalı işverenin bu talebini mutlaka bu süreçte dile getirmiş olabileceği değerlendirilmektedir. Geçici kabul dokümanlarında davalı işverenin bu yönde bir talebine veya eksiklik tespitine rastlanmamıştır. Yukarıda yapılan inceleme ve tespitlere göre; Taraflar arasında, davalı İşveren'in Yükümlülüğünde olan ..., Otoparklar ile Tarihi yapılar ve Otoparkların elektrik tesisat işlerinin yapımı ile ilgili 16.05.2017 tarihli Sözleşme ve 11.07.2019 tarihli Ek Protokol imzalanmıştır. Sözleşmeye göre işin keşif bedeli, davacı Taşeronun sunduğu teklife göre 39.794.241,89 TL +KDV dir. Sözleşmeye göre işin geçici kabulünün yapılması gereken tarih 30.01.2019'dur. Davalı İşveren tarafından verilmesi gereken projelerin yaklaşık 2/3 ünün işin tamamlanması gereken 30.01.2019 tarihten sonra verilmiş olduğu tespit edilmiştir. Asıl Dosya kapsamında: Teminat mektubu ve Davacı Taşeronun borçsuzluğu, Banka teminat mektubunun uzatıldığı son sürenin 30.01.2023 olduğu ve dolayısıyla menfi tespit talepli davanın ikame edildiği tarihin 21.01.2022 olduğu hususu nazara alındığında teminat mektubunun dava ikame tarihinde teminat mektubu kapsamında ileri sürdüğü talepte hukuki yararın mevcut olduğu ifade edilebilecek iken; mevcut durumda dosya münderecatından 30.01.2023 tarihli teminat mektubunun süresinin uzatıldığına ilişkin bir bilgiye de rastlanılmamış olması hususu nazara alındında nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının asıl davada teminat mektubunun iadesi talebinin de konusuz kaldığı düşünülmektedir. Ancak şunu da ifade edelim ki her ne kadar bu noktada asıl davanın konusuz kaldığı ihtimali düşülebilecekse de davacının teminat mektubunun İadesinin yanı sıra davalılara borçlu olmadığının tespitini de talep ettiğinden ve taraflar arasındaki hukuki ihtilaf karşı dava açılması sebebiyle devam ettiğinden kanaatimizce menfi tespit davası türünde ikame edilen asıl davanın konusuz kaldığından bahsetmek mümkün değildir. Kurulumuzun yaptığı kesin hesap incelemesine göre ise davacının, davalıya borcu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Birleşen Dosya Kapsamında: Asıl dava davacısının, gecikme sebebiyle davalı adi ortaklıktan herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Şayet Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği ifade edilebilecektir. Mahkemece gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı ve dolayısıyla davacının gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde taşeronun işe devamının mümkün olmayacağı ifade edilmelidir. Bu itibarla sürenin uzaması nedeni ile davacı Taşeronun hem artan işçilik hem de artan döviz fiyatlarından etkilenmesi söz konusu olduğundan davacının eskalasyon talebinde bulunabileceği, Davacı Taşeronun bu aşamada talep edebileceği Nakit Teminat kesintisinden 115.283,67 TL talep edebileceği hesaplanmıştır. Birleşen dosya davacısı ... İnşaat sözleşmeye göre 12.591.570,51 TL fiyat farkına hak kazanmıştır. Davacı fiyat farkının ödenmediğini öne sürerken davalı fiyat farkının hesaplandığını ileri sürmektedir. Ancak dosya kapsamında fiyat farkı hesabı görülmemiştir. Karşı dava konusunda: Karşı dava kapsamında karşı davacının talebi olan iade edilmeyen malzemeler bedeli ile personel risk tazminatları konusunda karşı davacının yaptığı hesaplamaların uygun olmadığı raporun açıklanmıştır." şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın yeniden önceki heyete tevdi edilmiş, █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporda özetle; Asıl Dosya Kapsamında İşin Uzaması ile İlgili İtirazlara Yönünden Kök raporda da ifade edildiği üzere proje yayın konusunda dosyaya sunulan teslim listesinde davacının iddia ettiği gibi sözleşme süresi içinde teslim edilen projeler tam okunamamakla birlikte (bir kısmı ancak büyüteç yardımı ile okunabilmektedir) 450 civarında projenin verildiği kalan kısmın 30.01.2019 tarihinden sonra verildiği görülmektedir. Son Proje yayın tarih 09.11.2020 dir. Proje verilmeyince imalatın mümkün olmadığı açıktır. Bu nedenle işin gecikmesinde davalı Iş Ortaklığının sorumlu olduğu kanısına varılmaktadır. Davacının da proje yayınları ile ilgili olarak davalı İşverenden sözleşme süresi içinde herhangi bir yazılı talebine rastlanmamıştır. Ancak işin süresinin bitiminden sonra davacı Taşeronun proje yayını ile ilgili talepte bulunduğu görülmüştür. Bir kısım ara hakedişte gecikme cezası kesilmesi ve buna davacı Taşeronun itiraz etmemesi hususu esasında gecikmenin davacıdan kaynaklandığını tevsik eder yazılı delil niteliğindedir. Öyle ki heyetimizce dosya munderecatı üzerinde gerçekleştirilen incelemeler neticesinde bahse konu gecikme cezalarının derç edildiği ha-kediş tutanaklarının aksini ispata yarayacak herhangi bir yazılı evraka da rastlanılmış değildir. Bu itibarla asıl dava davacısının, gecikme sebebiyle davalı adi ortaklıktan herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Fakat bu noktada dosya kapsamından anlaşılamasa da davacının kök rapora itiraz dilekçesinde, ceza kesintililerinin iade edildiği ileri sürülmüştür. Şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması yani gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı tespit edilir ise; davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği ifade edilebilecektir. Teminat Mektubunun İadesine Yönelik İtirazlar Yönünden Davacı Taşeron, sözleşme gereği 3.979.424,19 TL tutarında banka teminat mektubu vermiştir. Teminat mektubunun süresi 30.01.2023 tarihine kadar uzatılmıştır. Sözleşmeye göre teminat mektubunun yarısı kesin kabulün onaylanmasından sonra Taşeron tarafından SGK dan borcu yoktur belgesinin İşverene sunulması ve Taşeronun İşverene bir borcunun bulunmaması ve işverenin de onaylaması ile taşerona iade edilir. Kalan yarısı da garanti süresinin sonunda İşveren'e borcunun olmaması ve İşveren'in de onaylaması ile Taşerona iade edilir denilmektedir. Dava konusu işte geçici kabul 25.04.2021 tarihinde yapılmış olup sözleşmeye göre Kesin Kabul en erken 15.04.2022 tarihinde yapılacaktır. Dava tarihi 20.01.2022 olduğuna göre davacının teminat mektubu ile ilgili talepte bulunması için süre henüz dolmamış olmaktadır. ...Teminat mektubunun iadesi için şartların oluştuğunu tevsik eden bir bilgi yahut belge dosyaya sunulmadıkça iade talebinde bulunulamayacağı düşünülmektedir. Anılan karardan hareketle, teminat mektubunun iadesi koşulları oluştuğunun tespiti halinde ise geciken iş tutarının davacı ve davalının sorumluluğu gözetilerek teminat mektubundan mahsup edilebileceği düşünülmektedir. Mali İncelemeler yönünden yapılan itirazlar; Davacı/Karşı Davalının 1.009.398,42 T/ Cari Hesap Alacağının Göründüğü İfade Edilmiştir. Cari Hesap Kayıtlarında 1.009.398,42 TL'nin Göründüğü Yönündeki Bilirkişi Tespiti Yerindedir. Ancak Cari Hesapta Görünen Bu Rakam Yukarıda İfade Edilen Nakit Teminat Kesintisi Tutarıdır. Bu Tutar Davacı Açısından Talep Edilebilir Bir Cari Hesap Alacağı Değildir' denilmiş olunmakla, mali inceleme ve tespitler bölümünde de belirtildiği üzere, incelemeye ibraz edilen tarafların ticari defter bilgilerine göre; ... AŞ. ticari defterlerine göre ...Ortaklığı ile olan cari hesap ilişkisinin 120.01.10.0001 Cari Hesap Kodu ile takip edildiği, Esas dava yönünden 21.01.2022 tarihi itibari ile cari hesabın 1.009.398,42 TL borç bakiyesi verdiği bir başka deyişle ... A.Ş'nin, ... Adi Ortaklığından 1.009.398,42 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu tutarın ... Adi Ortaklığı ticari defter bilgileri ile aynı tutarda olduğunun tespit edildiği, bu tutarın 750.000,00 TL kısmının Teminat Nakit Teminat İadesi olarak gerçekleştiği taraf defterlerinden teyit edildiğinden nakit teminat dışındaki cari hesap alacağının (.. A.Ş. yönünden) 1.759.398,42 TL olduğu hesaplandığının değerlendirildiği, ... A.Ş. ticari defterlerinde kayıtlı alacak tutarının 120.01.10.0001 - Alıcılar Cari hesap kodunda takip edildiği, Verilen Teminat / Alınan Teminatlar hesabında her hangi bir kayıt mevcut olmadığ, bu nedenle tarafımızdan yapılan değerlendirmede cari hesap alacağı olarak tespit yapıldığı, taraf defterlerinden teyit edilerek tespit edilen 1.009.398,42 TL alacağın cari hesap alacağı ya da teminat kesintisi olarak değerlendirilmesinin nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu, İşin uzaması ile ilgili itirazlar yönünden Bu konuda kök rapordaki görüş ve kanaat muhafaza edilmektedir. Teminat mektubunun iadesi Cevap: Bu konuda problem süreden kaynaklanmaktadır. Dava tarihi itibarı ile teminat mektubunun süresi dolmadığından iadesinin mümkün olmadığı beyan edilmiştir. Davalının işverene borcu olmadığı hususu Cevap: Malzeme iadesi hususunda davalı - k. Davacının sunduğu hesaplama ile davacının sunduğu iade tutanaklarındaki miktarlar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle davalı - k. Davacının bu konudaki hesaplamasına katılınmamaktadır. Bu konuda Kurul Üyesi, Sayıştay Denetçisi görüşlerine katılınmaktadır. Sayın Mahkemece bu görüşlere aykırı kanaat oluşması hâlinde Dacvacı/k. Davalı tarafından işlerine son verilen kişiler ile istifa nedeni ile ayrılan aşağıdaki kişiler ile ilgili olarak davacı/k. Davalının teminat vermesi uygun bulunmaktadır. Bu kişilerin listesi aşağıda olup davalı - k. Davacı tarafından hazırlanan Risk hesaplaması sonucunda olası toplam risk miktarı 668,345 TL olarak hesaplanmıştır. Risk teminat hesabı yapılacak kişiler: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Bu kişilerden en son işten ayrılma tarihi 31.05.2021 olup EK Protokole göre 31.05.2026 tarihine kadar geçerli teminat mektubu verilmesi gerekmektedir. Birleşen Dosya Kapsamında cevaplar; Fiyat farkı husunda taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre 15. aydan sonra TÜİK tarafından ilan edilen 12 aylık ortalamaya göre fiyat farkı verileceği kabul edilmiştir. Taraflar arasında yapılan görüşme ve yazışmalar sonucu %13,08 oranı üzerinden mutabakat sağlandığı ifade edilmektedir. Buna göre 23. Hakediş hazırlanmış ve taraflarca itirazsız imzalanmıştır. Hakedişler davacı - k. Davalı tarafından itirazsız imzalanmıştır. Kurulumuz pek çok sözleşmede olduğu gibi hakedişleri ayrı ayrı ele alıp fiyat farkı hesabı yapmıştır. Davalı - k. Davacı tarafından sunulan 23. Hakedişteki fiyat farkı hesabını kontrol imkanı bulunamamıştır. Fiyat farkı hesabı daha sonraki hakedişlere de yapıldığı ifade edilmektedir. Ancak 1000 civarında imalat kalemi ile ilgili fiyat farkı hesabının kontrolü mümkün görülmemektedir. Ayrıca hakedişlerde ne kadar fiyat farkı hesaplandığı da anlaşılamamıştır. Kurulumuz, genel olarak sözleşmelerde yapılan fiyat farkı hesap yolunu izleyerek fiyat farkı hesabını yapmıştır. Bu konuda yapılan hesaplamada fiyat farkı olarak 12.591.570,51 TL hesaplanmıştır. Diğer talepler Hususunda cevaplar: Cevap: Bu konularda Kök Raporda gerekli açıklamalar yapılmıştır, Sözleşmeye göre fiyat farkı talebi dışında başka talep olamayacağı sonucuna varılmıştır. d.2- Davalı / k. Davacının beyanlarına cevaplar: (A)/2' ye cevap: Cevap: Kök Raporda sadece teminat mektubunun süre bakımından iadesinin uygun olmadığı belirtilmiş, geçersizliğinden söz edilmemiştir. Teminat mektubunun süresinin uzatıldığı pek çok yerden bahsedilmiş ise de süresinin dolduğu sehven yazılmıştır. (A)/3' e cevap: Cevap: Sayın Mahkemenin risk teminatı konusunda Kök Rapordaki görüşe itibar etmesi halinde davacı /k. Davalının, davalı/k. davacıya herhangi bir borcu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Aksi halde davacı - k. davalının 668.345,- TL tutarlı teminat vermesi gerekmektedir. (A)/4 'e cevap:Cevap: Sözleşmede uygulama projesi yapımının davacı - k. Davalıya ait olduğu yazılıdır. Ancak uygulama projelerini fiilen davalı - k. Davacı üstlenmiş olduğundan Kök Raporda bu konudaki kanaatimizi uygun olduğu görüşünü muhafaza etmekteyiz. (A)/5' e cevap:Cevap: Nakit teminatın iadesi konusunda davalı - k. davacı itirazı yerindedir. Uzun tarihi binalar ile ilgili geçici kabul yapılmamış olduğundan iadesi gereken nakit teminat kesintisi 6.111 TL'dir. (A)/7 ye cevap: Cevap: Davacı/k. Davalının birleşen dosya kapsamındaki talepleri hususunda Kök Rapordaki görüş ve kanaatin korunduğu yönünde açıklama yapıldığı raporda özetle; Bir kısım ara hakedişte gecikme cezası kesilmesi ve buna davacı taşeronun itiraz etmemesi hususunun esasında gecikmenin davacıdan kaynaklandığını tevsik eder yazılı delil niteliğinde olduğu, bahse konu gecikme cezalarının derç edildiği hakediş tutanaklarının aksini ispata yarayacak herhangi bir yazılı evraka da rastlanılmadığı, bu itibarla asıl dava davacısının, gecikme sebebiyle davalı adi ortaklıktan herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığının düşünüldüğü; fakat bu noktada dosya kapsamından anlaşılamasa da davacının kök rapora itiraz dilekçesinde, ceza kesintilerinin iade edildiğinin ileri sürüldüğü, Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması yani gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı tespit edilmesi halinde; davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle ugradığı zararları talep edebileceği, Dosyaya mübrez belgelerden banka teminat mektubunun uzatıldığı sürenin 30.01.2025 olduğu ve dolayısıyla menfi tespit talepli davanın ikame edildiği tarihin 21.01.2022 olduğu hususu nazara alındığında teminat mektubunun dava ikame tarihinde teminat mektubu kapsamında ileri sürdüğü talepte hukuki yararın mevcut olduğunun ifade edilebileceği, davanın bu yönü ile konusuz kalmadığının düşünülebileceği, Teminat mektubunun iadesi için şartların oluştuğunu tevsik eden bir bilgi yahut belge dosyaya sunulmadıkça iade talebinde bulunulamayacağının düşünüldüğü; anılan karardan hareketle, teminat mektubunun iadesi koşulları oluştuğunun tespiti halinde ise geciken iş tutarının davacı ve davalının sorumluluğu gözetilerek teminat mektubundan mahsup edilebileceği, ... A.Ş. ticari defterlerinde kayıtlı alacak tutarının 120.01.10.0001 - Alıcılar Cari hesap kodunda takip edildiği, Verilen Teminat / Alınan Teminatlar hesabında her hangi bir kayıt mevcut olmadığı, bu nedenle tarafımızdan yapılan değerlendirmede cari hesap alacağı olarak tespit yapıldığı, taraf defterlerinden teyit edilerek tespit edilen 1.009.398,42 TL alacağın cari hesap alacağı ya da teminat kesintisi olarak değerlendirilmesinin nihai taktirinin Mahkemeye ait olduğu, İşin gecikmesinde ana neden projelerin davalı/k. Davacının geç tesliminden kaynaklandığı, Davacının teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığı, Malzeme iadesi ile ilgili kurul görüşünün muhafaza edildiği, risk teminatı konusunda sayın mahkemenin görüşü teminat alınması şeklinde olursa davacı - k. Davalının 668.345,- TL tutarında teminat vermesi halinde davacı-k. Davalının borçlu olmadığı sonucuna varılabileceği, Uzun tarihi binaların geçici kabulünün yapılmamış olması nedeni ile davacı - k. Davalının nakit teminat iadesi olarak 6.111,- TL talep edebileceği, Sözleşmeye göre fiyat farkı hesabı yapılıp ödemesinin yapıldığının anlaşıldığı, ancak bu hesabı kontrol imkanının bulunmadığı, kurulumuz tarafından 15. Aydan sonrası için 12.591.570,51 TL fiyat farkı hesaplandığı yönünde tespitlerde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı gereğince, tarafların bilirkişi heyeti ek raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için dosya önceki heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler bilirkişiler ..., ..., ..., ... ve ... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; Bir kısım ara hakedişte gecikme cezası kesilmiş olduğu, ancak davacı - k. davalının yaptığı itirazlar sonucu bu gecikme cezalarının sonuncusu hariç kaldırılmış olduğu, sonuncuya davacı- k. davalının itirazı olduğu, bu durumda gecikmenin davalı adi ortaklıktan kaynaklandığı tespit edilmesi halinde; davacının, davalı adi ortaktan gecikme sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği, dosyaya mübrez belgelerden banka teminat mektubunun uzatıldığı sürenin 30.01.2025 olduğu ve dolayısıyla menfi tespit talepli davanın ikame edildiği tarihin 21.01.2022 olduğu hususu nazara alındığında teminat mektubunun dava ikame tarihinde teminat mektubu kapsamında ileri sürüldüğü talepte hukuki yararın mevcut olduğunun ifade edilebileceği, davanın bu yönü ile konusuz kalmadığının düşünülebileceğini, Teminat mektubunun iadesi için şartların oluştuğunu tevsik eden bir bilgi yahut belge dosyaya sunulmadıkça iade talebinde bulunulamayacağının düşünüldüğü; anılan karardan hareketle, teminat mektubunun iadesi koşulları oluştuğunun tespiti halinde ise geciken iş tutarının davacı ve davalının sorumluluğu gözetilerek teminat mektubundan mahsup edilebileceği, ... A.Ş. ticari defterlerinde kayıtlı alacak tutarının 120.01.10.0001 - Alıcılar Cari hesap kodunda takip edildiği, Verilen Teminat/Alınan Teminatlar hesabında her hangi bir kayıt mevcut olmadığı, bu nedenle tarafımızdan yapılan değerlendirmede cari hesap alacağı olarak tespit yapıldığı, taraf defterlerinden teyit edilerek tespit edilen 1.009.398,42 TL alacağın cari hesap alacağı ya da teminat kesintisi olarak değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu, İşin gecikmesinde ana neden projelerin davalı/k. Davacının geç tesliminden kaynaklandığı, Davacı'nın teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığı, Malzeme iadesi ile ilgili kurul görüşünün muhafaza edildiği, Risk teminatı konusunda mahkemenin görüşü teminat alınması şeklinde olursa davacı- k. Davalının 668.345,- TL tutarında teminat vermesi halinde davacı-k. Davalının borçlu olmadığı sonucuna varılabileceği, Uzun tarihi binaların geçici kabulünün yapılmamış olması nedeni ile davacı - k. davalının nakit teminat iadesi olarak 6.111 TL talep edebileceği ancak davacı - k. davalının işin kesin kabul aşamasına gelmesi nedeni ile nakit teminatın tamamının iadesi gerektiği şeklindeki beyanın kabul görmesi halinde kalan 980.567,35 TL'nin talep edilebileceği, Sözleşmeye göre fiyat farkı hesabı yapılıp ödemesinin yapıldığının anlaşıldığı, ancak bu hesabı kontrol imkanının bulunmadığı, kurul tarafından 15. aydan sonrası için 12.591.570,51 TL fiyat farkı hesaplandığı takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
İşin gecikmesinde hangi tarafın kusurlu olduğu konusunda beyanları alınan tanıklardan asıl dosyada davalı birleşen dosyada davalı karşı davacı tanığı ... Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşmada; ...Şantiyesinde elektrik teknikeri olarak 2017 yılının Ağustos ayında adi ortaklık çalışanı olarak işe başladığını, 2022 yılı Eylül ayında da işten ayrıldığını, görevinin işi denetlemek olduğunu, şantiyeye gittiğinde yüklenici ...'nin ...'nin ı blokta borulama imalatına başladığını, çalışan işçi sayısını hatırlamadığını, ... 'nin imalatının ortasında gelindiğinde ekiplerinin değiştiğini, ekiplerinin uzman uzman olmadığını, örneğin 6 kişilik işin 12 kişiye yaptırıldığına bizzat tanık olduğunu, işçilerin verimsiz olduğunu düşündüğünü, işin verimsizlikten dolayı geciktiğini , 2022 yılı Eylül ayına kadar kendisinin şantiyede kaldığını, 2021 yılı ortalarında da ...nin şantiyeden ayrıldığını, geçici kabul tutanağındaki eksikliklerin kalem kalem çıkarıldığını, deponun taşınması sebebiyle işsahibi davalıya teslim edilmek istenilen malzemelerin arızalı ya da kullanılamaz durumda olduğunu gördükleri için bunları teslim almadıklarını, ...'nin zimmetinde olup işverene ait malzemeleri otoparkta bıraktıklarının doğru olduğunu, net teslim edilmesi gereken miktarlar depoda olmadığı için malzemelerin teslim alınmadığını, teslim alınması hususunda mail atılıp bilgi verildiğini,
Asıl dosyada davalı ,birleşen dosyada davalı karşı davacı tanığı ... ; inşaat mühendisi olduğunu, 1/███████ tarihinde ...'da teknik ofiste çalışmaya başladığını, 2017 yılının Mart Nisan aylarında ...nin elektrik işleri ile ilgili çalışmaya başladığını, ...nin işe başladığı tarihte tüm alanların kaba inşaatının %70'inin bitmiş olduğunu,, imalatlar ve detaylar projeleri etkilediği için elektrik uygulama projelerinin de peyderpey yayınlandığını, bu sebeple projelerin peyderpey verildiğini, sahada ...nin sürekli gecikmeli durumda kaldığını,...'den uygulamalar gönderilmediği için personelin çalışamadığına dair bir talep gelmediği, aylık gecikme analizlerinin her ay yayınlandığı, bu gecikme analizlerinin o projede çalışan tüm şirketlere gönderildiğini, 15-20 civarında gecikme analizinde olumsuz raporlama yazıldığını bu sayının daha fazla da olabileceğini, işin ortalarına doğru ...'ye gecikme cezası kesildiğini hatırladığını, bu gecikme cezasının taraflarca imzalandığını, deponun taşındığının doğru olduğunu, çalıştığı şirketin veya ortaklığın malzemelerinin otoparkta bırakıldığı hususunun doğru olmadığını, deponun taşınması sırasında kendilerine malzemelerin teslim alınması ile ilgili bilgi verildiğini hatırlamadığını, biri ana iş veren deposu biri de taşeron olmak üzere iki deponun mevcut olduğunu, ... kendi deposunda adi ortaklığın malzemesinin bulunduğunu düşünüyorsa bunu teslim etmesinin gerektiğini, böyle bir teslimin yapılmadığını, yaklaşık 2,5 milyon TL tutarlı malzemenin iade edilmediğini tespit ettiklerini ,
Asıl ve birleştirilen dosyada davacı-karşı davalı tanığı Murat Kartaloğlu ; 2009 yılında saha mühendisi olarak işe başladığını, ... şirketinde 2023 yılında genel müdür yardımcısı olarak işten ayrıldığını, 14 yıl ... de çalıştığını, ..., ... Ortaklığı ile ... arasında sözleşme yapıldığını , sözleşmenin konusunun ...,...ve otopark ve tarihi binalardaki elektrik işlerinin ... tarafından yapılması ile ilgili olduğunu, şantiyede bu proje döneminde yöneticilik yaptığını, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 1 hafta sonra yer tesliminin yapıldığını ve ... şirketinin işe başladığını, 2017 yılı Mayıs ayında başlayan işin 2021 yılının son çeyreğinde bitirildiğini, geçici kabulün yapıldığını, örneğin zon-2 projesinin 5 bloğunun bulunduğunu, bu bloklarla ilgili elektrik tesisat işlerinin yapılabilmesi için elektrik uygulama projesinin iş veren olan ...,... tarafından verilmesi gerektiğini, toplam 1250 civarında proje yayınının bulunduğunu , bu projelerin 450 tanesinin 2019 yılı Ocak ayına kadar taraflarına teslim edildiğini, bu teslimlerin mail ile gönderildiğini, geri kalan projelerin de ilerleyen 2 yıllık süreçte teslim edildiğini, işin gecikmesinin en önemli sebebinin projelerin süresinde teslim edilmemesi olduğunu yine işverenin bildirmesi gereken kararlarda gecikmelerin meydana geldiğini, örneğin otoparklardaki jetfan sisteminin montajlarının tamamlanmamış olması nedeniyle elektrik hatlarının süresinde çekilemediğini, resmi yazılarla bu durumun işverene bildirildiğini, malzemelerin bir kısmının ... tarafından temin edilmekte olduğunu bunlardan borular, kablo kanalları, kablolar, panoların ... tarafından temin edildiğini, geri kalan malzemelerin işveren tarafından temin edilmekte olduğunu, montajlanacak malzemelerin işverenin deposundan tutanakla teslim alındığını, kalan malzemelerin yine tutanakla işverene teslim edildiğini, montaj malzemelerini işverenin sağladığını, özetle görünür malzemelerin iş veren tarafından; alt yapı malzemelerinin ise ... tarafından karşılandığını, bunlar tutanakla alınıp tutanakla teslim edildiğini, iş bitimine kadar yani 2021 yılı sonuna kadar şantiye inşaat alanında bulunduklarını ve işçilerin çalışmaya devam ettiklerini, toplam 38 tane ara hak ediş olduğunu , gecikme cezası düzenlenen ara hak edişlerin sonraki hak edişlerde düzeltilip iade edildiğini hatırladığını, örneğin bir blokta 80 tane armatür kullanılmışsa kalanının diğer blokta kullanılmış olabileceğini, bu durumun ek tutanakla belirtildiğini, ataşmanların sahada kullanılan malzemeleri belirttiğini, bazen de arızalı olanların tutanakla teslim edildiğini, bunların ataşmanlar ve tutanaklarla belli olduğunu , tespit edilebilir olduğunu,
Asıl dosyada davacı birleşen dosyada davacı-karşı davalı tanığı ... ; 1 Ağustos 2015 tarihinde elektrik mühendisi olarak ...'de işe başladığını, hazırda şantiye şefi olarak çalıştığını, 2018 yılı Mayıs ayında askerden döndükten sonra dava konusu sözleşme kapsamında ... çalışmaya başladığını, ..., tarihi alanlar ile ilgili elektrik işlerinin üstlenildiğini, geldiğinde... bloklarının borulama imalatının yapılmakta olduğunu , ...kısmına dahi defalarca revize geldiğini, kablo borulama için kırılan yerlerin bir kez daha kırılıp tekrar imalat yapmak zorunda kaldıklarını, ... projelerinin ne zaman teslim edildiğini hatırlamadığını ancak uygulama projelerinin 1/3'ünün █████/2019 tarihinden önce yayınlandığını kalanının ise █████/2019 tarihinden sonra yayınlandığını diğer disiplinlerde de işler bitmediği için beklenilen zamanlar olduğunu ,örneğin duvar boyası bitmediği için panoyu yerleştiremedikleri yerler olduğu, 2021 yılında geçici kabulün yapıldığını , şirkete gecikme cezası kesildiğini ancak gecikme cezasının çalıştığı şirketten kaynaklanmaması sebebi ile iade edildiğini öğrendiklerini, ...f blokla ilgili projelerin ...'ye verildiğini, buradan başlanılması gerektiğinin ve daha sonra diğer blok projelerinin verileceğinin söylenmesi sebebiyle işe başlandığını, uygulama projesi ile ruhsat projesinin farklı şeyler olduğunu, askerden döndüğünde ...'nin sahada kaç personeli olduğunu hatırlamadığını, pandemi döneminde 70 kişinin bazı dönemlerde 180'e çıktığını, ortalama 130 personelle çalışıldığını genel olarak pandemi de dahi şantiyede çalıştıklarını, geçici kabul yapıldığını ve işin tamamının bittiğini, müşteri talepleri için ilave revizyonları için bir kısım personelin sahada bırakıldığını, geçici kabulden sonra 2-3 ay daha şantiyede kaldığını, geçici kabul tutanağındaki eksikliklerin bildirilmesi üzerine tamamlandığını ve o şekilde imzalandığını , sarf malzemeleri diye geçen malzemelerin ... tarafından , montaj ürünlerinin ise işveren tarafından karşılandığını , işverene teslim edilmeyen ürün olmadığını, işverenin depo temin ettiğini, kendilerinden bu depoyu boşaltmalarını talep ettiklerini ,kendilerine daha küçük bir alan verildiğini ve küçük alana sadece kendi malzemelerini koyabildiklerini, çıkma aşamasında iş verene malzemelerin deponun bir kısmına ayırdıklarının bildirildiğini, teslim almalarının istenildiğini, yeni depoya işveren malzemelerinin sığmayacağını bildirdiklerini, bunun geçici kabulden önce bildirildiğini, bu konuda defalarca mail attığını , bir süre sonra işverenin de kendilerine kablo alıp temin etmeye başladığını, teslim alınmayan malzemeler içerisinde kablo-armatür-montaj elemanlarının mevcut olduğunu, bu malzemelerin detaylarının işveren şirkete gönderdiği maillerde yer aldığını, sayı ve miktarının maillerde mevcut olduğunu, deponun da videosunu çektiğini, bir alt kattaki depoya kendi malzemelerini taşıdıklarını, otoparkta işverenin malzemelerinin kaldığını, çünkü teslim almadıklarını ,kendisinin başka bir şantiyede görevlendirildikten 4-5 ay sonra işveren yetkililerinin kendisini aradıklarını, malzemelerin eksik olduğunu bildirdiklerini, kısım kısım ihtiyaçları olduğunda otoparktaki malzemelerden temin ettiklerini birkaç defa bende gördüğünü , bu telefon görüşmesinden de bunu anladığını,
Asıl dosyada davalı birleşen dosyada davalı-karşı davacı tanığı... ; ... firması çalışanı olduğunu, 2018 yılı Temmuz ayında işe genel müdür asistanı olarak başladığını, işe başladığında kaba inşaatın bitmiş olduğunu , ilave imalatlara dekorasyon işlerine devam edildiğini, işe başladığında ... 'ün kaba inşaatı bitmiş olduğunu, tarihi alanlarda da restorasyonun devam ettiğini, verimlilik anlamında taşeronun sorunlarının mevcut olduğunu, sayı olarak yeterli işçisi olmasına rağmen çıkarması gereken iş anlamında eksik kaldığını, saha imalatlarına uygun şekilde projelerin teslim edildiğini bildiğini, sözleşmenin bitiş tarihine kadar uygulama projelerinin yayınlanmış olduğunu, yayınlanmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını, sözleşmenin süresinde tamamlanamamasının sebebinin taşeronun verimsiz çalışması olduğunu, sahada kullanılan malzemeler ile teslim edilen malzemeler karşılaştırıldığında iade edilmesi gereken malzemelerin teslim edilmediğinin tespit edildiğini, bu hususların depo tutanakları ile sabit olduğunu, depoların taşınması sırasında malzemelerin teslim alınması ile ilgili çalıştıkları şirkete ihtar yapıldığı ile ilgili bir bilgisinin bulunmadığını, malzemelerin taraflarına teslimi için ...'ye mail attıklarını bildiğini, içeriğini tam hatırlamadığını , genel müdürle birlikte haftada 2-3 kez şantiyeye gidip kendisine raporlama yaptığını, ...'ye 5-6 kez ara hak edişle gecikme cezası uygulandığını, bu durumun hak ediş ile sabit olduğunu, gecikme cezalarının sonradan iade edildiği konusunda bir bilgisinin bulunmadığını, 2019 yılından sonra neden gecikme cezası kesilip kesilmediğini bilmediğini, hangi tarihlerde gecikme cezası kesildiğini tam olarak hatırlamadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Asıl ve birleştirilen dosyada davacı vekili ... tarafından sunulan █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; Birleştirilen dosyada dava dilekçesinin talep kısmında 1 nolu bentte belirtilen nakit teminat kesintisine ilişkin alacak kalemi yönünden 350.000TL olan talebin 630.567,35 TL daha arttırılarak 980.567,35 TL bedel ile ıslah ettiklerini, Birleştirilen dosyada dava dilekçesinin talep kısmında 3-4-5 numara ile belirtilen taleplerin (davalı taraftan kaynaklı kusur ve gecikmeler nedeni ile oluşan maddi zararlardan kur farkı idari, beyaz ve mavi yaka işçi maaşları-maaş artışları, işçi tazminatları, sgk, stopaj, genel gider maliyetlerinden (yemek, barınma, isg, ulaşım, iletişim, şantiye giderleri vb.kalemler) İşçilik Maliyeti artışından doğan zararlara ilişkin 300.000TL , Finansal zararlar için 300.000TL 'nin ve sözleşmenin eskalasyon hükmünün uygulanmamasından doğan zararlara ilişkin 21.268,88TL TL 'nin "fiyat farkı" terimi kullanılarak 3 kalemlik taleplerin tek kalemde hesaplanmış olması sebebiyle bu alacak kalemleri yönünden talebin 11.970.301,63 TL daha arttırılarak 12.591.570,51 TL bedel ile ıslah ettiklerini, asıl dosyada ... Bankası ... Şubesine ait 17.05.2017 tarihli ... nolu teminat mektubunun iadesine ve davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, birleştirilen dosyada nakit teminat kesintisi 980.567,35 TL'nin (350.000TL'si için 25.07.2020 tarihinden 630.567,35 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile) davalılardan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, Fatura karşılığı Cari hesap alacağı 28.831.12TL'si için 25.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile) davalılardan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine ,gecikmeden kaynaklı zararlar için 12.591.570,51 TL'nin (621.268,88 TL si için dava tarihinden 11.970.301,63 TL si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile) davalılardan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Birleştirilen dosyada davalı-karşı davacı vekili ... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; birleştirilen dosyada karşı dava değerinin 100.000 TL’lik dava tutarının 90.000 TL’sinin iade edilmeyen malzeme bedeli alacağına , geriye kalan 10.000 Tl’sinin ise personel risk teminatı alacağına ilişkin olduğunun; bilirkişilerce hesaplama yapılmadığından iade edilmeyen malzeme bedelleri yönünden davanın ıslah edilemediğini, 13.06.2022 tarihli dilekçe doğrultusunda iade edilmeyen malzeme bedeline ilişkin 90.000 TL ‘nin (... 25 Noterliği’nden... tarihinde ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin sonu olan) 16.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi ve personel risk teminatı alacağı olarak talep edilen 10.000 TL’den 668.345 TL’ye ıslah ettiklerini , ıslah ile arttırılan 658.345 TL nin ıslah tarihinden itibaren, 10.000 TL’nin ise müvekkili şirket tarafından davacı/karşı davalı’ya .... 25 Noterliği’nden... tarihinde ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin sonu olan 16.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Asıl dosyada davacı tarafından sunulan 02.02.2022 tarihli uzman görüşünde özetle; sözleşmenin süresinin bitim tarihi olan 30.01.2019 tarihinden sonra işveren tarafından ilave projelerin ve imalatların 09.11.2020 tarihine kadar devam ettiği, uygulama projelerinin talep edildiğine dair işveren 07.10.2019 tarihli taleplerin iletildiği, 15.04.2021 tarihli geçici kabul tutanağında tespit edilen eksikliklerin 25.05.2021 ila 11.06.2021 tarihleri arasında tamamlanmış olduğu, teminat mektubu yanında yüklenicinin alacaklı olduğu 1.000.000 TL nin de teminat olarak tutulduğu, işin süresinden sonra tamamlanmasının işverenden kaynaklandığı bu nedenle teminat mektubunun iade koşullarının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Asıl dava , taraflar arasında akdedilen ( birim fiyat usulüne göre) eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenicinin davalı iş sahibine borçlu olmadığının tespiti ve süreli teminat mektubunun iadesi talebine ilişkin olup birleştirilen dosyada yüklenici tarafından ikame edilen davada; nakit teminat kesintilerinden kaynaklanan alacakların ve işin iş sahibinden kaynaklanan sebeplerle gecikmiş olması sebebiyle uğranılan zararların, sözleşmede fiyat farkı ödenmesine dair kararlaştırılan hükmün uygulanmamasından kaynaklı fiyat farkının tahsili istemine ilişkindir. Birleştirilen dosyada davalı tarafından ikame edilen karşı davada ise ek protokolde kararlaştırılan personel risk teminatının tahsili ile davacı yükleniciye teslim edilip iade edilmeyen ve yapım işinde kullanılmayan malzemelerin bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
... tarih ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda "... Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine... " şeklinde belirtildiği üzere her dava açıldığı tarihteki hukuki ve fiili olgulara göre sonuçlandırılır.
Taraflar arasında ... İli , ... ilçesi,...Mahallesi 774 ada 69 ila 75 nolu parsellerde yer alan ... ,Tescilli Tarihi Binalar ve anılan ...'lara ait otopark katları olarak belirlenen yerlerdeki elektrik tesisat imalatlarının yapımı konusunda yaklaşık keşif bedeli 39.794.241,89 TL üzerinden birim fiyat usûlüne göre 16.05.2017 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 12.maddesinde %40 'a kadar iş artışı yapılabileceğinin; işin teslim tarihinin 30.01.2019 olarak kararlaştırıldığı , sözleşmenin 9.maddesinde teminatların iade koşullarının, sözleşmenin 6.maddesinde yer tesliminden sonrak 15.aydan itibaren ödenecek fiyat farkının ne kadar olacağının yine 21.maddesinde teslim, geçici kabul, kesin kabul ve garanti süresinin düzenlenip kararlaştırıldığı , taraflar arasında imzalanan 11.07.2019 tarihli Ek Protokol ile yüklenicinin iş sahibine sigorta çıkışı verilmemiş işçiler yönünden risk teminatı vermesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 9. ve 21. maddelerine göre garanti süresinin sonunun 15.04.2023 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
... İli , ... ilçesi,... Mahallesi 774 ada 69 ila 75 nolu parsellerde yer alan...,Tescilli Tarihi Binalar ve anılan zone'lara ait otopark katları olarak belirlenen yerlerdeki elektrik tesisat imalatlarının yapımına dair geçici kabulün 15.04.2021 tarihinde imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Sözleşmenin 7.3.4 maddesi uyarınca asıl ve birleştirilen dosya davacısı tarafından düzenlenmesi gereken iş programının ibraz edilemediği, asıl ve birleştirilen dosyada davacı yüklenicinin, iş bitim tarihi olarak kararlaştırılan 30.01.2019 tarihinden önce; iş sahibine uygulama projelerinin geç verildiğine dair bir bildirimde bulunduğuna dair yazılı belge ibraz edemediği, iş bitim tarihinden ve taraflar arasında düzenlenen 11.07.2019 tarihli ek protokol tarihinden sonra 07.10.2019 tarihindeki bildirimlerle uygulama projelerinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından ibraz edilen ve davacı tarafından inkar edilmeyen 09.09.2019 tarihli yazıda, davacının “birim fiyatların güncellenmesi gerektiğini” iddia ettiği ,davalı tarafından bu yazıya cevap olarak 18.09.2019 tarihli yazılar ile Eskalasyon uygulamasının yapıldığının bildirildiği bunun dışında ilave fiyat farkı verilmeyeceğinin açıklandığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek raporlarda asıl dava konusu teminat mektubunun iade koşullarının oluşmadığı, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup davacının cari hesap alacağı olarak tespit edilen 1.009.399,42 TL'nin , 980.567,30 TL tutarlı kısmının nakit teminat kesintilerinden; 28.831.12 TL tutarlı kısmının ise personel risk teminatından kaynaklanan alacak olduğu, davacının teminat kesintisi ve personel risk teminatı olarak davalı nezdinde bulunan başka bir alacağının veya nakit teminatın varlığını ispat edemediği, yine davacının teminat kesintileri dışında ödenmemiş hakediş alacağı bulunduğunu ispat edemediği, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... K.sayılı ilamında açıklandığı üzere teminat ( nakit ve personel risk ) kesintilerinin iade koşullarının oluşup oluşmadığının dava tarihi itibari ile tespit edilmesi gerektiği, mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından re'sen kesin hesabın çıkarıldığı , mahallinde icra edilen keşif sonucu yüklenici tarafından yapılan işlerde ayıp veya eksik bulunmadığının, eserin fiilen kullanıma açıldığının tespit edildiği, kesin hesabın çıkarıldığı ve bilirkişi raporlarının tanzim edildiği tarihte asıl ve birleştirilen dosya davacısının davalıya mevcut bir borcunun tespit edilemediği, bununla birlikte her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacının davalıya borçlu olup olmadığının ve de teminat mektubunun iade koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için kesin kabul şartlarının oluşması dolayısıyla geçici kabul tarihinin (15.04.2021) üzerinden 1 yıl geçmesi ve yüklenicinin SGK vergi borcu olmadığını belgelendirmesi gerektiği, asıl dosyada dava tarihi itibari ile yüklenici tarafından teslim edilen teminat mektubunun iade koşullarının oluşmadığı bununla birlikte davanın kesin kabulün yapılabileceği en erken tarih olan 15.04.2022 tarihinden önce ikame edilmiş olduğu, nakit ve kesin teminat mektuplarının iadesi için yüklenicinin SGK vergi borcunun bulunmadığının belgelendirilmesi gerektiği, asıl ve birleştirilen dosyada yüklenicinin kurumlara borçlu olmadığına dair belge ibraz edemediği, teminatların iadesine ilişkin asıl dava ile birleştirilen dosyada nakit teminatların iadesi taleplerin mevsimsiz ileri sürüldüğü, 13- 14- 19- 20- 27- 33 nolu yüklenici imzasını içeren ara hakedişlerde davacıya gecikme cezası düzenlendiği ve bu cezaların iptal edilmediği, yüklenici tarafından hakedişlere ihtirazi kayıt konulmadığı; işin asıl ve birleştirilen dosya davacısı yüklenici kusuru nedeni ile geciktiği , kesin kabulün şartlarının dava tarihinde mevcut olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla asıl dosyada erken açılan (mevsimsiz ) davanın reddine karar verilmesi gerektiği yine birleştirilen dosyada davalı karşı davacının personel riskinin sona ermediği, personel risk teminatının yükleniciye iade edilebilmesi için yüklenicinin SGK vergi borcunun bulunmadığının belgelendirilmesi gerektiği, birleştirilen dosyada davacının cari hesabına kayıtlı 28.831.12 TL' nin dava tarihi itibari ile iade koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla birleştirilen dosya cari hesapta kayıtlı alacakların tahsili talebi yönünden erken açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği , taraflar arasında akdedilen ek protokolde davacı tarafından davalıya ek personel risk teminatınını teslim edilmesi gerektiği , protokolde yüklenici davacının yeterli teminatı sunmaması halinde yüklenici teminatlarından ve hakedişlerin mahsup yapılabileceğinin kararlaştırıldığı buna karşılık protokolde yüklenicinin nakit teminatı veya gayrinakdi teminatı bir banka hesabında depo etmesinin talep edilebileceğine dair bir hususun kararlaştırılmamış olduğu bu nedenle iş sahibi davalının karşı dava ile teminat bedelinin tahsilini talep edemeyeceği yine birleştirilen dosyada karşı dava konusu malzeme bedeli alacağı yönünden teslim edilen, kullanılan ve iade edilmesi gereken malzeme miktarının belgelerle somutlaştırılıp ispat edilemediği anlaşılmakla iş sahibinin karşı davadaki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sözleşmenin 6.4. maddesi uyarınca yer tesliminden sonra sözleşme konusu işlerin 15 ay içerisinde bitirilmemiş olması halinde gecikmenin kimden kaynaklandığı dikkate alınmaksızın 15 ayı aşan döneme ilişkin imalatlara enflasyon oranında oranında artış yapılacağının kararlaştırıldığı , 15 ayı aşan döneme ilişkin imalatlara enflasyon artışının uygulandığının bilirkişilerce doğrulandığı, sözleşmede bulunan eskalasyon hükmünün uygulanmadığı ve bu nedenle zarara uğranıldığı iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla eskalasyon hükmünün uygulanmamasından kaynaklı zarar talebinin de reddine karar vermek gerekmiş, işin asıl ve birleştirilen dosya davacısının kusuru nedeni ile geciktiği asıl ve birleştirilen dosyada davacının kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerle oluşan zararı talep edemeyeceği kanaatine varılmakla zarar istemi yönünden de davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)
1-Asıl dosyada davacı ... Şirketinin davasının REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 67.958,62 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 67.226,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 1.634,50 TL, 1.274,90 TL keşif harcı ve 36.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 551.736,66 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Asıl dosyada taraflarca depo edilen gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
B)
1-Birleştirilen .... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... Şirketinin davasının REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 17.077,50 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 215.191,35 TL toplamı 232.268,85 TL den mahsubu ile fazla yatırılan 231.536,85 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 85,50 TL'yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 1.134.026,07 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Birleştirilen dosyada taraflarca depo edilen gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
C)
1-Birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketinin KARŞI DAVASININ REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 1.710,00 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 11.245,00 TL toplamı 12.955,00 TL den mahsubu ile fazla yatırılan 12.223,00 TL harcın davacıya iadesine,
3-Karşı dava nedeniyle ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi tarafından yapılan 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.092,60 TL posta ve tebligat masrafından ibaret yargılama giderinin karşı davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Karşı davada, karşı davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 119.753,10 TL vekalet ücretinin ...Şirketi, ...Şirketi ve ... Şirketinden tahsili ile karşı davalı ... Şirketine verilmesine,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Birleştirilen dosyada taraflarca depo edilen gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, asıl dosyada davacı, birleştirilen dosyada davacı-karşı davalı vekili ... ile asıl dosyada davalılar, birleştirilen dosyada davalılar-karşı davacılar vekili ...'nın yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!