Anahtar kelimeler: Gününün İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten İzmir Kesinlik Şartı
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı ... vekili Av. .... ile davalı ... vekili Av. ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili avukat ile davalı arasında 19.11.2015 tarihli avukatlık hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince davalıya intikal edecek olan bedelin toplam %20'sinin vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, aynı avukatlık sözleşmesinde müvekkil adına takibi yapılan her türlü hukuki işlem ve müracaat ile ilgili masrafların avukat tarafından karşılanacağı ve işin bitiminde vekalet ücreti kapsamında tahsil edileceğinin belirtildiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin davalıdan vekalet ücreti almadığını ve davalı adına yürüttüğü davalara ilişkin tüm masrafları da kendisinin ödediğini, müvekkilinin vekil olarak tüm işlemleri yapmasına rağmen davalı tarafından haksız olarak azledildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporu ile tespit edilecek miktar belli olduğunda yükseltmek kaydıyla şimdilik 3.400.000,00 TL akdi vekalet ve karşı yan vekalet ücretinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı avukatın, davalı müvekkilinin talimatı olmadan ve talimatına aykırı işlem yapması, talep ettiği işlemleri yapmaması, onayı olmayan beyanlarda bulunması, davalı müvekkile karşı bilgi verme ve haberdar etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, davalı müvekkilinin onayı olmaksızın haberdar etmeden hasımla görüşmesi, müvekkiline karşı bir vekilden beklenmeyecek ölçüde küçümseyici üslup kullanması nedeniyle güven ilişkisinin sarsıldığnı ve haklı olarak azledildiğini, imzalanan avukatlık hizmet sözleşmesinin yasaya aykırı unsurlar barındırdığı için yok hükmünde ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacının vekalet sunmuş olduğu tüm dosyaların değeri para ile ölçülebilen bir hak ve alacağa ilişkin olmayıp avukatlık ücret tarifesinin ikinci bölümüne göre yani maktu olarak belirlenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Avukatlık Kanunu 174. maddesindeki düzenleme gereğince, azlin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkilin, vekili olan avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü olmadığı, avukatın bu durumda ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebileceği, vekalet ilişkisi bir bütün olup azlin taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceği, tefrik kararı verilen davacı ile davalı arasındaki diğer dava dosyalarına ilişkin olarak İzmir BAM 13. HD'nin 05.11.2021 tarih ve 2020/5 35... /1587 Karar sayılı kararı ile davacı avukatın haklı olarak azledildiği kabul edilerek davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, vekalet ilişkisinin bir bütün olduğu dikkate alındığında azlin haklı olduğunun kabulü gerektiği, davacının haklı azil nedeniyle azil tarihi itibari ile kesinleşmiş dava bulunmadığından, davacının vekalet ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle; açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azil işleminin haklı nedenle yapıldığının, Yargıtay 3. HD'nin 08.11.2022 tarihi ████████ E., █████████ K. sayılı onama ilamı ile kesinleşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alındığı, bu kararının eldeki davada kesin delil niteliği kazandığı, haklı azlin davacı vekilin takip ettiği tüm dava ve takiplere sirayet edeceği gözetildiğinde, davacı avukatın azil tarihi itibariyle de vekalet ücreti talep edilen dayanak dava dosyaları sonuçlanmamış olduğundan ücrete hak kazanamadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf ilamının gerekçe kısmında yer alan Yargıtay 3. HD'nin 08.11.2022 tarihi ████████ E., █████████ K. sayılı onama ilamı tefrikten önceki asıl dosya hakkında verilmiş olup vekalet ücretine ilişkin başkaca dosyalar incelendiğinden, eldeki dosya için delil teşkil etmeyeceğini, vekalete konu dosyaların farklı olduğunu, davalının açık irade beyanını ortaya koyan 01.02.2016 tarihli belge incelenmeden karar verildiğini, bu yazılı belgenin azlin haksızlığı hususunda çelişkiye mahal vermeyecek bir delil niteliğinde olmasına rağmen yazılı belgeye değinilmeden yalnızca çelişkili beyanlara bakılarak hüküm kurulduğunu, sadece tanık beyanlarına dayanılarak azlin haklı olduğu şeklinde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca tanık beyanlarının çelişkili olması nedeniyle ispat için yeterli bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, banka hesabına bir miktar para yatmasının ardından müvekkilini azlettiğini ve bu konuda araştırma yaptığının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karardaki gerekçeye, davalı tarafından yapılan azlin haklı bulunmasına, buna göre azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilemeyeceğinin anlaşılmasına ve davacı tarafça 01.02.2016 tarihli belgenin incelenmeden karar verildiği iddia edilmiş ise de söz konusu belgenin 23.02.2021 tarihinde yeni delil olarak dosyaya ibraz edildiği, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasının ( tefrik edilen dosya) istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı davacı tarafça temyiz edildiği ve temyiz itirazlarınında bu belgenin de incelenmesinin istendiği, Yargıtay 3 Hukuk Dairesinin 08.11.2022 tarih, ████████ E., █████████ K. sayılı ilamıyla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verildiği ve bu kararın eldeki davada kesin delil teşkil ettiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000.00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!