Anahtar kelimeler: İhukuki Takdîren İmal Süreç Müdafinin Edenin Görüşü Etme Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde imal etmeHÜKÜM
: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin , 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I.HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararı... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde imal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/1, 52. ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 09.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık müdafiinin temyiz istemi;İlk derece mahkemesi hükmünün sanığa ve müdafiine tefhim edildiği, ancak gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, gerekçeli karar tebliğ edilmeden süre tutum dilekçesine istinaden istinaf incelemesi yapılarak savunma hakkının kısıtlandığına, soruşturmanın FETÖ firarisi bir savcı tarafından yapılıp lehe raporların sümen altı edilerek yok edildiğine, sanığın boya imalatı yaptığına ve diğer sanık ...'ı kot pantolon ticareti nedeni ile tanıdığına, ... isimli şahsın kendisine analiz etmesi için bir madde getirdiğini ve kendisinin bu maddeden gelen kötü anormal kokular nedeni ile bu maddeyi bu şahsa iade ettiğini samimi olarak beyan ettiğine, sanığın ne iş yerinde ne evinde suç unsuruna rastlanmadığına, sanığın mesleği gereği iş yerinde yasal izinle aldığı maddelerin kasıtlı olarak suç unsuru olarak değerlendirildiğine, her laboratuvarda bulunan huni, elek, kaşık gibi masumane malzemelerin dahi suç delili olarak dosyaya konduğuna, adli tıp raporunun oy çokluğu ile verilmiş olup kesin rapor bulunmadığına, dosya kapsamında alınan iki adli tıp raporu hakkında çelişkiler olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeSanığın kimyager olduğu ve laboratuvarında üretim yaptığı somut olayda, TCK nun 188/8 inci maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.Dava dosyası kapsamına göre, sanığın ele geçen amfetamin maddesini kendisine ait laboratuvarda üreterek uyuşturucu madde imali yaptığı iddiasına ilişkin olarak;Sanığın ele geçen maddeyi incelenmek üzere sanık ...'tan teslim alarak maddenin iyi bir madde olmadığını anladığı için sanık ...'a geri iade ettiğine ilişkin beyanıyla maddeyi sanık ...'a verenin kendisi olduğuna ilişkin tevil yoluyla ikrarı, sanık ... ile olan TAPE kayıtlarından sanığın kot pantolon, tşört gibi şifrelerle uyuşturucu madde imali için sanık ...'la birlikte çalıştığının anlaşılması, sanığın laboratuvarında ele geçen malzeme ve alınan swab örneklerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde adli tıp kurumundan alınan raporlarda ele geçirilen maddelerin ve swab örneklerinin amfetamin üretimine delil teşkil ettiğinin bildirilmesi, sanık müdafii tarafindan örneği sunulan "uyuşturucu madde ticaretine delil olmadığı" yönündeki adli tıp raporunun sahte olduğunun tespit edilmiş olması ve sanık müdafinin gerekçeli kararın tebliğ edilmediği iddiasının aksine dosyada mevcut e-tebliğ mazbatası ile 02.05.2023 tarihinde yerel mahkeme kararının tebliğ edildiği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 09.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.