Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Sözlü Hazır

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... devletine bağlı havalimanlarının idaresinden sorumlu bir devlet kuruluşu olduğunu, davalı yüklenici şirket ile müvekkili arasında İsrail'de faaliyet gösteren ... Havalimanının yenilenmesi kapsamında 03.08.1998 tarihinde elektrik işleri için, 14.09.1998 tarihinde ise hava hizmetleri binasının inşaatı işleri için olmak üzere iki ayrı sözleşme yapıldığını, işler devam ederken davalının bünyesinde bulunduğu şirketlere TMSF tarafından el konulduğu, bu nedenle davalı şirketin işi yapamaz hale geldiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından 08.11.2000 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı zararların tazmini amacıyla ... Bölge Mahkemesine dava açtıklarını, davalı şirketin de karşı dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabul edildiğini, davalının kararı temyiz etmesi üzerine ... Mahkemesi tarafından yapılan temyiz yargılaması neticesinde verilen karar ile Bölge Mahkemesinin kararı onanarak kesinleştiğini ileri sürerek, ... Bölge Mahkemesinin ... no.lu ve 02.02.2014 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı davaya süresinde cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 21.04.2017 tarihli yazısı ve ekindeki Dışişleri Bakanlığı’nın 17.04.2009 tarihli yazı cevabına göre İsrail Mahkemelerinin Türk Mahkeme kararlarını fiilen tanıdığı, 5718 sayılı Kanunun 54/1-a maddesindeki şartın gerçekleştiği, diğer taraftan davalı taraf her ne kadar savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmiş ise de tenfizi istenen karar içeriğine göre davalı tarafın duruşmalara katıldığı, cevap hakkının tanındığı, savunmalarının mahkeme kararında değerlendirildiği, yine 5718 sayılı Kanunun 54/1-ç maddesindeki şartın mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ülkesi ... Bölge Mahkemesinin 02.02.2014 tarihli, ... numaralı ve 21.03.2016 kesinleşme tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı HMK’nun “Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler” başlıklı 316. maddesinin (g) bendi düzenlemesi uyarınca; “Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler” basit yargılama usulüne tabi olup, aynı Yasa'nın 317. maddesinin 3. fıkrası uyarınca basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçesi verilemeyeceğinden ve 5718 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca, tanıma ve tenfiz davalarının basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanacağı hususu düzenlendiğinden davalı vekilinin ikinci cevap hakkı tanınmaması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığını, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, tamamen siyasi ve taraflı bir karar verildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, teminat mektupları ile davacının zararının fazlasıyla karşılanmış olduğunu, dava dosyasının celbinin sağlanması istendiği halde mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, mütekabiliyet şartının fiilen yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin verilen yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli kararı ile davalı vekilinin adli yardım talebinin kabul edildiği, ikinci bir karar ile adli yardımın kaldırılmasına karar verilmediği sürece yargılama sonuçlanıncaya kadar (hükmün kesinleşmesine kadar) adli yardım etkisinin devam edeceğinin 6100 sayılı HMK'nın 335/3. maddesinde düzenlenmesi karşısında temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup, düşünüldü.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine,Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.