Anahtar kelimeler: Mevkinde Ekranına Batı Bati Fiilden Hasarlı Çarpması Plaka Yapmaya Araca

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALILARVEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... ili .... mevkinde ve 08.12.2023 tarihinde davalı ...'in sahibi ve sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın; müvekkiline ait, ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen trafik kazası tespit Tutanağına ve Sigorta Bilgi Merkezinin kusur ekranına göre davalının aracı, tam ve asli kusurlu, müvekkiline ait aracın ise kusursuz olduğunu belirtmiş ve şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, zira davacı tarafın aracı ticari araç statüsünde olsa da davacı tarafından aracın ticaret amacıyla kullanıldığına ve aracın kaza sebebiyle onarıma alınması sonucu ticari bir iş yapması nedeniyle belli bir kazançtan mahrum kaldığına dair açık ve somut bir delil sunulmadığını, aracın ticari bir işte kullanıldığına dair beyanda bile bulunulmadığını, aracın yalnızca minibüs olduğu söylenerek ticari bir araç olduğu ve bu sebeple açılan davanın ticari bir dava olduğunu düşünmelerinin istendiğini, ancak yalnızca aracın ticari bir araç olması, ticari maksatla kullanıldığına delil oluşturmadığını, bu sebeple dava ticari bir dava değildir ve görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bunun yanı sıra davacının aracının onarımı nedeniyle araç mahrumiyeti yaşadığı ve bu tutarın net şekilde tespit edilemeyeceğinden bahisle belirsiz alacak olarak davayı ikame etmesinde de hukuki yarar bulunmadığını, zira aracın kaç gün boyunca onarımda kaldığı ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının günlük ne kadar kazançtan mahrum kaldığının da net olduğunu, ayrıca söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil ..., asli ve tam kusurlu olmadığını, müvekkilinin davaya konu kazada kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmekte olduğundan adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, dolayısıyla müvekkilinin asli kusurlu olduğu iddiası gerçek dışıdır ve kabulü mümkün olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, müvekkilin kusurunu ve davacının aracında meydana gelen zararını usulen ve maddi olarak ispat etmesi gerektiğini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerektiğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı ticari kazanç kaybı hususlarına ilişkindir.Davalı tarafından mahkememizin görevsiz olduğu yönünde itirazda bulunulmuştur. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanan davalar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Kanunlarda aksine düzenleme olmadıkça Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği █████/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış, görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı ve davalı tarafın kazaya karışan araçlarının kullanım amacı ticari yük nakli niteliğinde olup, davacının talebi de ticari amaçla kullandığı aracında oluşan değer kaybı zararlarının tazmini istemine yöneliktir. Bu durumda uyuşmazlık, "ticari dava" niteliğinde olduğundan ve bu uyuşmazlıklara bakma görevi ticaret mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevli olduğuna karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.Haksız fiilden kaynaklanan, aracın zarar görmesi nedeniyle, zarar gören aracın makul onarım süresi içerisinde, aracından mahrum kalması nedeniyle zararlarını talep edebilir. Zarar gören, ticari amaçla aracını kullandığı durumlarda, aracını kullanamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybını da zarar olarak talep edebilir. Ticari kazanç kaybı nedeniyle oluşacak zararın hesaplanmasında, makul süre içerisinde araç çalışsaydı elde edebileceği kazancından, aracın bu süre içerisinde çalışmaması nedeniyle yapılması gerekmeyen giderler mahsup edilerek, kazanç kaybı belirlenmelidir. Zararın tespiti için yüksek mahkemenin yerleşik kararları gereği davacı tarafa davaya konu aracın kaza tarihinden önceki 1 yıllık döneme ait kazanç bilgileri ile yine bu araca bu süreçte yapılan zorunlu masrafları bildirmek, aynı zamanda ticari defterlerini sunmak için süre verilmiştir. Davacı tarafından mahkememizce verilen kesin süreye rağmen süresi içerisinde hesaplamaya esas olacak belgeler sunulmamıştır.Hukuk yargılamasının temel ilkelerinden biri taleple bağlılık ilkesidir. Mahkeme ancak tarafların davaya konu ettikleri şey hakkında karar verebilir. Yine dava konusu ıslah ile değiştirilebilir bir husus değildir. Davacı davasını ticari kazanç kaybı olarak açmış ve fakat son celse araç mahrumiyet bedeli yönünden hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Davacının bu talebinin usul kurallarına aykırı olduğu değerlendirilmekle, uyuşmazlık konusunun ticari kazanç kaybı olduğu sabittir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davaya konu ettiği ticari kazanç kaybı talebini de ispata elverişli delillerini sunmadığı, davasını ispatlayamadığı anlaşılmış, davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.916,67-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır