Anahtar kelimeler: Muhteviyatta Emtialar Paket Otopark Eylemden Gelecek Yapmaya Ulaşılmıştır Adresi Poliçe

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Dava dışı ----. Müvekkil şirket nezdinde ------ numaralı İş yeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu işyeri otopark olduğunu, 3. Şahıslara ait emtialar ve muhteviyatta meydana gelecek zararın söz konusu poliçe ile teminat altına alındığını, 06.04.2015 tarihinde söz konusu riziko adresinde saha acil çıkış kapısı olarak kullanılan ve üç adet kilidi bulunan kapının kilitleri balyoz ile kırılarak 6 adet sıfır aracın çalındığını, sonrasında müvekkil şirkete başvuru ile hasar dosyası açıldığını ve 6 adet aracın çalınması nedeniyle , sigortalıya 12.08.2015 tarihinde 297.440,00 TL 23.10.2015 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere toplam 301.440,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı ------ 22.12.2014 tarihli Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi ile 01.01.2015-01.01.2016 tarihlerini kapsar şekilde hırsızlık olayının meydana geldiğini iş yerinin güvenlik hizmetini yürüttüğünü, hırsızlık olayının meydana geldiği işyerinin gözetleme, koruma kollama hizmetleri, yine iş yeri bünyesinde bulunan tüm varlıkların güvenliğinin ve bu varlıklara zarar verebilecek olayların önlenmesi ve müdahalelerin yerinde ve zamanında yapılmasının işbu sözleşme ile 1 nolu davalı şirketin sorululuğunda olduğunu, hırsızlığın 2 saat arayla yapıldığını toplam 6 adet sıfır km aracın çalındığını güvenlik hizmetini yürüten davalı şirket çalışanları tarafından fark edilmediğini, bu yüzden kusurunun ve ihmalinin bulunduğunu, kamera görüntülerini güvenlik kulübesindeki monitörden anlık olarak izlendiğini olay günü hırsızların stok sahasına 2 saat arayla 2 kez geldiklerini ve görevde olan davalı çalışanlarının an be an güvenlik kameraları tarafından kaydedilen hısızlık olayını farketmediklerini davalı şirketin kusurunu ve ihmalini açıkça ortaya koymaktadır. Her iki davalı da icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durmasına sebebiyet verdiğini, icra takibi yapıldıktan sonra çalınan araçlardan 1 tanesinin bulunduğun, bulunan araçla ilgili 41.600,00 TL sovtaj geliri mahsup edildikten sonra asıl alacaklarının 250.840,00 TL ye düştüğünü, icra takibinin 250.840,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama gideri ve vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu olayın Özel güvenlik zorunlu mesleki sorumluluk sigortası genel şartları kapsamı dışında olduğunu davaya konu olayda müvekkil şirkete sigortalı davalı----- ve çalışanlarının da kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davalı özel güvenlik şirketi görevlilerini özel güvenlik hizmetine dair mevzuat çerçevesindeki görevlerini yerine getirmeleri sırasında ve sigortanın meriyet süresi meydana gelecek bir olay sonunda üçüncü kişilere verecekleri zararların sigorta poliçesinde belirtilen tutara kadar tazmini amacıyla Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen özel güvenlik zorunlu mesleki sorumluluk sigortası poliçe genel şartlarına tabi olmak kaydıyla müvekkil ----- 10.02.2015 - 10.02.2016 tarihleri arasında-----sayılı Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumlu Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı özel güvenlik şirketi hırsızlık önlemlerine karşı kanun, yönetmelik ve sözleşme ile kendisine verilen tüm görevleri eksiksiz yerine getirmiş olduğunu hırsızlık girişimlerine karşı tüm önlemleri alma ve etkisiz kılmada hırsızlık girişimlerini azaltıcı şekilde davacının sigortalısı ----- Yetkililerini, alınması gereken önlemler konusunda bilgilendirilip uyarıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin yönünden faizin, temerrüt tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirtiklerini, davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ----- nezdinde 10.02.2015 - 02.10.2016 tarihleri arasınd---- sayılı "özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi" ile sigortalı olduğu; Poliçeye göre özel Güvenlik Görevlilerinin mesleki sorumlulukları nedeniyle sigorta ettirene yöneltilebilecek zarar ve ziyan taleplerinin sigorta teminatı dışında kaldığı; Davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğu; Dava konusu olayın 'özel Güvenlik Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları" kapsamı dışında kaldjığı; Ayrıca, belirtilen ohyda müvekkil şirkete sigortalı olan davalı -----" ve çalışanlarının kusurunun bulunmadığı; Dava konusu olayla ilgili olarak -----Emniyet Müdürlüğünce ---- dosya ile düzenlenen fezlekinin 17.04.2015 tarihinde ------ C. Başsavcılığına gönderilmiş olduğu; C.Başsavcılığı soruşturma dosyasının akıbetinin sorulması gerektiği; ayrıca; sorumluluğun tespiti bakımından C. Başsavcılığı Soruşturma dosyasının ve varsa ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği; hırsızlık olayının meydana geldiği işyerinde araçların bulunduğu stok alanı kapısının, sade asma kilit ile yetinilmeyip. daha güvenlikli gale getirilmesi ve buranın, özel güvenlik personeldin güvenlik hizmeti ile ilgili kontrolüne açılmasının davacının sigortalısı ------ yükümlülüğünde olduğu; davalı özel güvenlik şirketinin tüm tedbirleri almış ve hırsızlık olayı girişimlerine karşı davacımın sigortalısı -----, yetkililerini bilgilendirmiş ve uyarmış olduğu; Ancak buna karşı ------ yetkililerinin hiçbir önlem almadığı; Bu konuda görevliler ifadelerimin olduğu; Ayrıca: Davacı ---- tarafından görevlendirilen ------ raporunda da hırsızlık olayının gerçekleşmesinde, davacının sigortalısı ------. yetkililerinin ihmalinin bulunduğunun tespit edildiği belirtiğini, husumet ve yetkiye ilişkin itirazları ile davacının davasını ispatlayamadığını bu yüzden davanın usul yönünden reddini, aksi takdirde ise de hukuki menfaati bulunmayan davacı tarafından haksız ve kötü niyetle açılan davanını esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava, davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu sigorta tazminatını TTK'nun 1472. Maddesine göre davalılardan rücuen tazmin edip edemeyeceği hususunda itirazın iptali davasıdır.mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
İLK KARAR;
Mahkememizce █████/2020 tarih ve -----. sayılı kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
KALDIRMA KARARI
:
---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ---- Esas ------ karar sayılı ilamında; " Davacı tarafından, ----İcra Müdürlüğü'nün -/----sayılı dosyası ile █████/2016 tarihinde davalılar hakkında 301.440,00 TL asıl alacak ve 16.353,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 317.793,12 TL'nin tahsili istemiyle █████/2016 tarihinde takip başlatılmıştır. Ödeme emri davalı ----- █████/2016 tarihinde, davalı---- █████/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı---- █████/2016 tarihinde, davalı ------ █████/2016 tarihinde yetki ve borca itiraz etmiştir. Davacı vekili yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili ----- İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiştir. Dosya █████/2016 tarihinde ----. İcra Müdürlüğü'nün-----Sırasına kaydedilmiş, işbu icra dairesi tarafından yeniden ödeme emri düzenlenmiştir. Ancak dosya kapsamında ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçası bulunmamaktadır. Yine davalı ----. vekili tarafından █████/2016 tarihinde sunulan itiraz dilekçesi mevcut ise de davalı ----- takibe itiraz ettiğine dair bir kayıt yer almamaktadır. Bu durumda mahkemece---. İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasından, davalılara ödeme emrinin hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçalarının dosya kapsamına alınması, yine davalı ------ tarafından takibe itiraz edilmiş ise itiraz evrakının dosya kapsamına alınması, davalılar tarafından takibe İİK'nın 62.maddesi uyarınca yasal sürede itiraz edilip edilmediğinin her bir davalı yönünden ayrı ayrı tespit edilmesi gerekmektedir.
Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ----- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafça, sigortalı ----- ait işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle, sigortalı ------ ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili talep edilmektedir.
Davacı nezdinde düzenlenip dosyaya ibraz edilen tek poliçe sigorta ettiren ---- olan, ----- poliçe no.lu █████/2014-2015 dönemine ilişkin düzenlenen poliçe olup, davacı tarafça başka bir poliçe ibraz edilmemiştir. Nitekim bilirkişi raporunda da bu poliçe kapsamında inceleme yapılmış, hatalı olarak sigortalının-----olduğu belirtilmiş, gerek mahkeme gerekse bilirkişiler tarafından bu husus fark edilmemiştir. Dava dilekçesi ve ekspertiz raporunda poliçe numarası ------ olarak belirtilmiş ise de bu poliçe ise dosyada yer almamaktadır.
Bu durumda, dosyaya ibraz edilen tek poliçenin ----- poliçe no.lu olup bu poliçede sigorta ettiren her ne kadar -----. ise sigortalının------olması, dava dilekçesinde ve ekli ekspertiz raporu içeriğinde belirtilen poliçenin ----- poliçe no.lu poliçe olması karşısında, mahkemece yeterli ve gerekli incelemenin yapılmadığı, davanın dayanağını teşkil eden poliçenin incelenmemiş olduğu, bu durumda eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece,------sigortalı olduğu, hasar dönemini ve adresini kapsayan poliçenin ibrazı sağlanarak, hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.Ayrıca davacı tarafından 301.440,00 TL asıl alacak ve 16.353,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 317.793,12 TL üzerinden takip başlatılmıştır. Ancak dava dilekçesinde 6 araçtan 1 tanesinin bulunduğu ve bu araç yönünden 41.600,00 TL sovtaj bedeli düşülerek 259.840,00 TL üzerinden ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacının işlemiş faiz talebi de mevcut olup, her ne kadar harç 259.840,00 TL üzerinden yatırılmış ise de, davacı vekiline işlemiş faiz istemi yönünden talep ettiği miktar hususunda açıklama yaptırılarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca eksik harcın tamamlatılması ve işlemiş faiz isteminin değerlendirilmesi gerekmektedir.Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır.
Anayasanın 141. maddesinde ise mahkemelerin verdiği her türlü kararların gerekçeli olması gerektiğine işaret edilmiştir.
HMK'nın 297. maddesinde hükmün kapsamı düzenlenmiştir. HMK'nın 297/1.c bendinde; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" gerekçeli kararda yer alması gerektiği ifade edilmiş, hükmün sonuç kısmında yer alması gereken hususlar ise HMK'nın 297/2. bendinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2018 tarihli ------sayılı ilamında açıklandığı gibi; "01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 297’inci maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır...
Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (resen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz -----Anayasa’nın 141’inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur..."
İlk derece mahkemesince verilen karar incelendiğinde, davalı ----- hakkında davanın hangi nedenle kısmen kabul kısmen reddedildiğine dair gerekçeye yer verilmiş ise de diğer davalı ------. hakkında davanın hangi nedenle reddedildiğine dair bir gerekçeye yer verilmemesi Anayasanın 141.maddesine, HMK'nın 297.maddesine aykırıdır.
İhbar olunan ------ vekilinin istinaf talebi değerlendirildiğinde ise; 6100 sayılı HMK'nun 61.maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiş olup, davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyecektir. İhbar olunan şirketin dosyada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda davada taraf sıfatı olmayan, hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığı için istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, davalı ---- Vekilinin, davalı ------ Vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, ihbar olunan ------ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine" şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade etmiştir.-----Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve----- karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmakla dosya yukarıdaki esasına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma ilamında eksiklik olarak belirtilen ------ numaralı poliçe dosyaya kazandırılmış davacı vekiline işlemiş faiz talebinin olup olmadığı sorulmuş davacı vekilince 14.276,96-TL işlemiş faiz taleplerinin olduğunu beyan etmekle eksik harç tamamlanmıştır.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektimekle dosya kaldırma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılması için sadece sigorta bilirkişiye tevdi edilmiş █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 06.04.2015 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan hırsızlık/çalınma olayı ile ilgili olarak;1. İhbar olunan sigortalı ------kiracı olarak faaliyet gösterdiği riziko adresindeki işyerinin 22.08.2014-22.08.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile davacı ------ tarafından sigortalandığı, taraflar arasında sigorta sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, 2. Sigortalı ------ ünvanlı işyerinde 06.04.2015 tarihinde “hırsızlık/çalınma” olayının meydana geldiği, olayın sigorta poliçesinde kayıtlı riziko adresinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, 3. ----- no.lu poliçede, üçüncü şahıslara ait “emtia yangın” sigorta bedelinin 9.500.000,00 TL, “demirbaş yangın” sigorta bedelinin 860.000,00 TL, “muhteviyat hırsızlık” sigorta bedelinin toplam 10.360.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, 4. Dava dosyasındaki bilgi, belge ve beyanlardan davaya konu çalınan otomobillerin mülkiyetinin dava dışı ----- ait ve üçüncü şahıs emtiası niteliğinde olduğu, çalınan otomobillerin ----- no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı kapsamına girdiği, 5. Dava konusu olayda “kapı kilitlerinin balyoz ile kırılmak suretiyle” gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu olayın Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. maddesinde sayılan hallerden olduğu ve “Muhteviyat Hırsızlık / 10.360.000,00 TL’ye kadar” davacı ----. tarafından tanzim edilen ------ no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı kapsamına girdiği, 6. Davacı ---. tarafından sigortalısı-----no.lu hasar dosyası kapsamında 12.08.2015 tarihinde 297.440,00 TL, 23.10.2015 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere toplam 301.440,00 TL hasar tazminatı ödendiğinin anlaşıldığı, 7. Davacı ------. vekilinin 21.02.2025 tarihli beyanlarında; “…Hasar dosyasında 6 adet aracın çalınması nedeniyle, sigortalıya 12.08.2015 tarihinde 297.440,00-TL, 23.10.2015 tarihinde 4.000,00-TL olmak üzere toplam 301.440,00-TL tazminat ödemesi yapıldığı, icra takibi yapıldıktan sonra, çalınan araçlardan 1 tanesinin bulunduğu, bulunan araçla ilgili 41.600,00-TL sovtaj geliri mahsup edildikten sonra asıl alacaklarının 259.840,00-TL ye düştüğü, dolayısıyla işbu itirazın iptali davasında 259.840,00-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesinin talep edildiğinin…” görüldüğü, 8. Kusur yönünden önceki bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında özetle; “…Dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı -----istihdam ettiği özel güvenlik personelinin hizmet kusuru ve edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, zararın meydana gelmesi ile kusur arasında illiyet bağı bulunduğu, işyeri sahibi sigortalı ------- gerekli tedbirleri almayarak güvenlikle ilgili zafiyete neden olduğu ve yaşanan hırsızlık olayının gerçekleşmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, zararın meydana gelmesi ile kusur arasında illiyet bağı bulunduğu…” yönünde teknik tespitlerde bulunulduğu, tarafların kusur durumunun takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu, 9. Kusur dağılımının Yüce Mahkemece kabulü halinde; davalı------- %50 oranındaki kusuru doğrultusunda zarar sorumluluğunun; 259.840,00 TL x 0,50 = 129.920,00 TL olabileceği, bu miktarın ------ no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı limiti kapsamında kaldığı, poliçe teminatına uygun olduğu, sigortacılık mevzuatı ve tekniği yönünden davacı -----davalılardan ------ karşı rücu hakkının şartlarının tümünün birlikte oluştuğu, 10. İhbar olunan sigortalı ------ %50 oranındaki kusuru doğrultusunda zarar sorumluluğunun; 259.840,00 TL x 0,50 = 129.920,00 TL olabileceği, Ancak, ihbar olunan ----davacı ---- tarafından tanzim edilen ------ no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesinde sigortalı olarak kayıtlı olduğu, TTK m.1429/(1) hükmüne göre sigorta şirketinin sigortalısının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı, bu nedenle ihbar olunan sigortalı ------ davacıya karşı tazminat sorumluluğunun olmadığı, 11. Sayın Mahkemece, davalı ------. tarafından verilen güvenlik hizmetinin “DANIŞMA HİZMETLERİ SÖZLEŞMESİ” hükümlerine göre “eksik ya da yetersiz olduğu ve eğitim ve ruhsatı bulunmayan kişi ve kuruluşlar tarafından verilmiş olan özel güvenlik hizmeti olduğu” kanaatine varılması durumunda; Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5.c. düzenlemesi ile “Zarara sebebiyet veren bir olay sonucunda, sağlanan özel güvenlik hizmetinin eksik veya yetersiz olduğu iddiasıyla özel güvenlik görevlilerinin mesleki sorumlulukları nedeniyle sigorta ettirene yöneltilebilecek zarar ve ziyan talepleri” ile Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5.j. düzenlemesi ile “Kanunda belirtilen gerekli izin, eğitim ve ruhsatı bulunmayan kişi ve kuruluşlar tarafından verilmiş olan özel güvenlik hizmeti sonucu ileri sürülebilecek tazminat talepleri” teminat dışında kalan haller arasında sayıldığından işbu Genel Şartlar nedeniyle----- no.lu Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini tanzim eden davalı sigortacı ---- kendi sigortalısı davalı ---- kusuruna denk gelen tazminat talepleri yönünden sorumluluğunun olmadığı, 12. Faiz türü ve başlangıç tarihi hususlarının Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde sonuç bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davacı olan sigorta şirketinin düzenlemiş olduğu poliçe dolayısı ile ödemiş olduğu bedelleri, hasardan sorumlu olduklarını iddia ettiği davalılardan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talepli olduğu, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, mahkememizce öncelikle meydana gelen hırsızlık olayında yüzdeli kusur durumunun belirlendiği, bu doğrultuda hasara konu hırsızlık olayının gerçekleştiği iş yeri olan otoparkta soruşturma dosyasındaki ifadelere göre, olay tarihinde olay yerinde 4 özel güvenlik görevlisi bulunması gerekirken 1 görevlinin görevine gelmediği, 2 görevlinin ise özel güvenlik kartı ve eğitiminin bulunmadığı, olayın gerçekleştiği gece vaktinde şüpheli kişilerin işyerinin bahçesine girerken ve 6 adet aracı 2 saat arayla çalarken hırsızlık anında görev yapan davalı-----. çalışanlarının , şüpheli şahısların işyerine girişini, otopark kapısında bulunan kilitleri kırmalarını, araçları çalıştırmalarını fark etmedikleri, oysa çalınan araçların bulunduğu otoparkın güvenlik kamerasıyla izlenebildiği, dava dışı sigortalı ----- ise hırsızlık olayının gerçekleştiği alanın etrafının çevrili ve kapılarının kilitli olduğu, görevlilerin bu bölgeyi kontrol etmelerinin şirket tarafından engellendiği, araçların güvenliği için en önemli tedbir olan kontak anahtarının araçların üzerinde bulunmasının araçların kolayca çalınmasına sebebiyet verdiği sorumluluk alanında bulunulan otoparkta davalı tarafça güvenlik hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmediği, bu nedenle oluşan hasardan davalı -----. İle davacının sigortalısı dava dışı ------ %50'şer oranda eşit kusurlu oldukları, sigortalı ----- kiracı olarak faaliyet gösterdiği riziko adresindeki işyerinin 22.08.2014-22.08.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile davacı ----- sigortalandığı, mezkur işyerinde █████/2015 tarihinde “hırsızlık/çalınma” olayının meydana geldiği, olayın sigorta poliçesinde kayıtlı riziko adresinde meydana geldiği, dosyaya kazandırılan ------ numaralı poliçede, üçüncü şahıslara ait “emtia yangın” sigorta bedelinin 9.500.000,00 TL, “demirbaş yangın” sigorta bedelinin 860.000,00 TL, “muhteviyat hırsızlık” sigorta bedelinin toplam 10.360.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olduğu, çalınan otomobillerin mülkiyetinin dava dışı ------ ait ve üçüncü şahıs emtiası niteliğinde olup hırsızlığa konu alanda depolandığı, bu kapsamda çalınan otomobillerin ----- no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında sigorta örtüsü altında olduğu, rizikonun gerçekleştiği otoparkın kapı kilitlerinin balyoz ile kırılmak suretiyle hırsızlık fiillerinin gerçekleştirildiği, bu sebeple meydana gelen hırsızık neticesinde hasıl olan zararın Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. maddesinde sayılan hallerden olduğu ve “Muhteviyat Hırsızlık / 10.360.000,00 TL’ye kadar” davacı -----. tarafından tanzim edilen ------- no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı kapsamına girdiği, yine davacı ----- tarafından sigortalısı ------ no.lu hasar dosyası kapsamında █████/2015 tarihinde 297.440,00-TL, █████/2015 tarihinde 4.000,00-TL olmak üzere toplam 301.440,00-TL hasar tazminatı ödemesinin yapıldığı, davacı vekilince █████/2025 tarihli beyan ile hasar dosyasında 6 adet aracın çalınması nedeniyle, sigortalıya █████/2015 tarihinde 297.440,00-TL, █████/2015 tarihinde 4.000,00-TL olmak üzere toplam 301.440,00-TL tazminat ödemesi yapıldığı, ancak takipten sonra çalınan araçlardan 1 tanesinin bulunduğu ve bulunan araçla ilgili 41.600,00-TL sovtaj bedeli mahsup edildikten sonra asıl alacaklarının 259.840,00-TL ye düştüğü, dolayısıyla işbu itirazın iptali davasında 259.840,00-TL asıl alacak ve 14.276,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 274.116,96-TL üzerinden takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği,yukarıda mahkememizce kusur hususunda yapılan değerlendirmeler ve kabule göre davalı ----- %50 oranındaki kusuru doğrultusunda zarar sorumluluğunun; 274.116,96-TL x 0,50 = 137.058,48-TL olacağı, tespit edilen bu miktarın davacının düzenlemiş olduğu ------ no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı limiti kapsamında kaldığı, poliçe teminatına uygun olduğu, davacının davalılardan ------karşı rücu hakkının şartlarının somut dosya kapsamında gerçekleştiği, ihbar olunan sigortalı ----- ise %50 oranındaki kusuru doğrultusunda zarar sorumluluğu var ise de davacı ------. tarafından tanzim edilen ------ numaralı İşyeri Paket Sigorta Poliçesinde ihbar olunan ------- sigortalı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 1429. Maddesine hükmü gereğince sigorta şirketinin sigortalısının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı, bu sebeple ihbar olunan sigortalı ------ davacıya karşı herhangi bir tazminat sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, diğer davalı olan----yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı ------verdiği güvenlik hizmetinin “Danışma Hizmetleri Sözleşmesi” hükümlerine göre eksik-yetersiz olduğu, eğitim ve ruhsatı bulunmayan kişi ve kuruluşlar tarafından verilmiş olan özel güvenlik hizmeti olduğunun dosya kapsamında kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, bu sebeple Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5.c. düzenlemesi ile “Zarara sebebiyet veren bir olay sonucunda, sağlanan özel güvenlik hizmetinin eksik veya yetersiz olduğu iddiasıyla özel güvenlik görevlilerinin mesleki sorumlulukları nedeniyle sigorta ettirene yöneltilebilecek zarar ve ziyan talepleri” ile Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5.j. düzenlemesi ile “Kanunda belirtilen gerekli izin, eğitim ve ruhsatı bulunmayan kişi ve kuruluşlar tarafından verilmiş olan özel güvenlik hizmeti sonucu ileri sürülebilecek tazminat talepleri” teminat dışında kalan haller arasında sayıldığından Genel Şartlar nedeniyle ------ no.lu Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini tanzim eden diğer davalı sigortacı --- kendi sigortalısı davalı ------ kusuruna denk gelen tazminat talepleri yönünden sorumluluğunun olmadığı, zararın bu davalının düzenlediği poliçenin genel şartları sebebi ile teminat dışı olduğu, davacının █████/2015 tarihinde ödeme yaptığı, takip tarihinin ise █████/2016 olduğu bu tarihler arasında takipte talep edilen asıl alacak miktarı olan 259.840,00-TL yönünden işlemiş faiz hesap edildiğinde işlemiş faiz tutarının 14.276,96-TL olacağı, davacının tüm bu bedellerden kendi sigortalısının %50 kusuru kadar tenzilat yapıldıktan sonra kalan bakiye olan 129.920,00-TL asıl alacak ve 7.138,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 137.058,48-TL'yi davalı ------talep edebileceği mahkememizce anlaşılmış, alacak likit olmayıp yargılama neticesinde sarahiyet kesbettiğinden icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına davalı------Şirketi tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 129.920,00-TL asıl alacak ve 7.138,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 137.058,48-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Alacak likit olmayıp yargılama neticesinde sarahiyet kesbetmekle icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Davalı ---- Şirketi'ne karşı açılan davanın REDDİNE,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 9.362,46 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 2.848,65 TL peşin harç ile 615,40 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.464,05 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 5.898,41 TL'nin davalı ----- Şirketi'nden tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 29,20 başvurma harcı, 2.848,65 TL peşin harç ile 615,40 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.493,25 TL'nin davalı ---- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen toplam yargılama gideri olan 13.300,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 6.650,00 TL'sinin davalı ---- Şirketi'nden, alınarak davacıya verilmesine, kalan 6.650,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından sarf edilen toplam yargılama gideri olan 670,90 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 335,45 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, kalan 335,45 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ----- Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Bakiye gider avansının karar kesinleştiğindetalep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!