Anahtar kelimeler: Cevapdavalı Sunmadığını Tevzi Danışmanlık Teklifinin Esasının Görüşmeler Den Anadolu Olmamak

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/9 EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiDAVA
: Davacı vekili █████/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı adına düzenlediği------ numaralı faturalardan doğan alacağının tahsili için takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının fatura konusu danışmanlık hizmetini hiç sunmadığını, yapılan görüşmeler sırasında danışmanlık teklifinin kabul edilmediğini, faturaların iade edildiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, açık hesap ilişkisine dayalı ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.----- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ------- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde davalı taraf ticari defterleri ibraz etmemiş olup davacı taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının borç alacak bakiyesinin bulunmadığının anlaşıldığı bu haliyle ispata yönelik başkaca delil sunamayan davacı tarafa dava dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davacı tarafın yemin metni sunmadığı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,3- Peşin alınan 1.241,20 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 509,20 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026