Anahtar kelimeler: Akü Earşiv Satımdan Unvanlı İrsaliyeli Ödemediğini Satışlara Satışı Borca Kötüniyetli

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... unvanlı ticari işletmenin davalı şirkete akü satışı ve teslimi yaptığını, bu satışlara ilişkin ... tarihli ... no.lu 248.000,00 TL tutarlı ve ... no.lu 224.000,00 TL tutarlı e-Arşiv faturaların düzenlendiğini, faturaların irsaliyeli olarak tanzim edildiğini, davalı şirketin bu faturaları ödemediğini, alacağın tahsili için ... 1. İcra Dairesi’nin ...E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde davalı şirketin 517.505,97 TL borçlu olduğunun görüleceğini, TTK 21/2 uyarınca davalının faturaya itiraz etmemesi sebebiyle faturaların kabul edilmiş sayıldığını, davalının iade iddiasının kötüniyetli ve borcu ödememek için zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine ... 1. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla 517.505,97 TL tutarlı takip başlatıldığını, süresinde borca itiraz edildiğini, davacının davaya konu faturalarla akü sattığını ve teslim ettiğini iddia ettiğini, faturalar üzerinde ‘irsaliye yerine geçer’ ibaresi bulunmasının fiili teslimi ispatlamayacağını, teslimin ancak sevk irsaliyesi, taşıyıcı teslim belgesi veya kargo teslim tutanağı ile ispatlanabileceğini, davacının bu belgeleri sunamadığını, müvekkil şirkete fiilen herhangi bir mal teslim edilmediğini, teslim gerçekleşmediğinden faturaya dayalı borç bulunmadığını, TTK 21/2 uyarınca faturaya itiraz edilmemiş olmasının kesin delil teşkil etmediğini, müvekkil şirketin faturaları iade ederek teslimin gerçekleşmediğini ortaya koyduğunu, gerçekleşmeyen satış için fatura düzenlenmesinin VUK’a aykırı olduğunu, davacının teslimi ispat edemediğini, bu nedenle davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, vergi kayıtları, ... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
...1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 517.505,97 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda; Davacı ... 2024 yıllarına ait ticari defterleri incelemeye tabi tutulmuştur. Davaya konu döneme ilişkin yasal defterlerinin tasdiklerinin TTK’nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde yapılmış olduğu, bu nedenle davacı lehine delil teşkil eder vaziyette olduğu, davacı Resmi Defter Kayıtlarının incelenmesinde taraflar arasında 2024 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı ... Teslim işletmesi tarafından davalı şirkete, 2024 döneminde KDV dahil toplam 472.224,00 TL bedelli “AKÜ” ihtiva eden 3 adet faturanın kesildiği, bu faturaların davacı işletme kayıtlarına VUK usul ve esaslarına uygun olarak işlendiği, davacı işletme kayıtları ile bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, bu faturalara karşılık, davalı şirket cevap dilekçesi ekinde sunulan aşağıda dökümü yapılan iade faturalarından sadece 224,00 TL’lik faturanın davacı işletme kayıtlarına alındığı, böylelikle davacı işletme kayıtlarına göre davacının davalı şirketten icra takip tarihi itibariyle alacağının 472.000,00 TL olduğu, dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemelerde; taraflar arasında yapılmış bir sözleşme veya davalı şirketi temerrüde düşürecek bir ihtarnameye rastlanmadığı, bu nedenle davacı işletmenin davalıdan Türk Ticaret Kanunu 1530. Md. Uyarınca icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi hususunda takdirin Mahkemede olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce her ne kadar █████/2025 tarihli celse 1 nolu ara karar gereğince █████/2025 günü saat 14:30'da davalınını ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişse, davacı tarafın bilirkişi ücretini yatırdığı ancak davalı tarafın inceleme gününe gelmediği, defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı görülmüş olup, inceleme yapılamadığına dair █████/2025 tarihli tutanak imza altına alınmıştır.
Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafın iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
İtirazın iptali davaları 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda düzenlenilmiş olup iş bu kanunun 62. Maddesi gereğince kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu var ise itirazına ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yazılı veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. Aynı kanunun 66.maddesi gereğince süresinde yapılan itiraz takibi durdurur ve alacaklının aynı kanunun 67.maddesi gereğince itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren bir sene içerisinde dava açması gerekir.
Somut olayda ... 1. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrine davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, huzurdaki davanın da yasal süresinde açıldığı anlaşılmış bu minvalde uyuşmazlığın esasına girilerek çözümlenmiştir.
Davacı alacaklı tarafından "araç içi akü satın alındığı ve ürünlerin teslim alınmasına rağmen davalı tarafça ödeme yapmadığı" gerekçesiyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından cevap dilekçesinde belirtildiği üzere malların teslim edilmediği ve faturaların tek taraflı düzenlendiği gerekçeleri ile borca itiraz edildiği anlaşılmıştır.
İspat yükü kendisine ait olan davacı tarafın, başka delillerle birlikte davalı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, yani delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da uyuşmazlığa 6100 sayılı Kanun'un 222/5 inci maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, anılan Kanun'un 219 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. Bu sebeple yargılama sırasında ileri sürülen hususların ispatı için münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmaması durumunda ticari defterlerin ibrazında, diğer belgelerde olduğu gibi 6100 sayılı Kanun'un 219 ve 220 nci maddelerindeki hükümler uygulama alanı bulurlar. Bu çerçevede anılan Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fırkasında düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda, aynı Kanunun 222 nci maddesinin beşinci maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilmeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, Medeni Usul Hukuk C II İstanbul 2017 s.1834) (HGK, 27.01.... E., ... K.).
Her iki tarafın da ticari kayıtlara dayanması ve uyuşmazlığın çözümü için ticari kayıtların incelenmesinin zaruri olması nedeniyle her iki taraf vekiline de ticari kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş olduğu verilen sürede davalının kayıtları sunmadığı, yalnızca davacı tarafın defter kayıtlarının talimat mahkemesi aracılığıyla incelendiği, davacının ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra mahkememizce dosyanın mevcut kayıtlarla bilirkişiye tevdi edilmesine ilişkin ara karar kurulduktan sonra davalı tarafça yasal süre içerisinde defter kayıtlarının sunulmadığı gibi yine yasal sürede sunulamamasına ilişkin mazerette bildirilmediği anlaşıldığından davacı tarafça da süresi içerisinde sunulmayan delillere açıkça muvafakat gösterilmediğinden davalı tarafın talepleri uygun görülmemiş talimat mahkemesi aracılığıyla mali müşavir bilirkişi raporunda; Davacı Cengiz Teslim işletmesi tarafından davalı şirkete, 2024 döneminde KDV dahil toplam 472.224,00 TL bedelli “AKÜ” ihtiva eden faturaların kesildiği, bu faturaların davacı işletme kayıtlarına VUK usul ve esaslarına uygun olarak işlendiği, davacı işletme kayıtları ile bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, dosya muhteviyatında davaya konu olan faturaların bulunduğu, bu faturalara herhangi bir ödeme yapıldığını gösteren belgenin bulunmadığı, her ne kadar malların teslim edildiğine dair belge bulunmadığına yönelik değerlendirme yapılmış ve dosyada buna ilişkin açık belge bulunmadığı anlaşılmış ise de faturalara konu malların niteliği tarafların faaliyet alanları birlikte değerlendirildiğinde malların davalı tarafça ihtiyaç duyulabilecek ürünlerden oluştuğu, davalı tarafın ticari kayıtları sunulmadığından davacı taraf kayıtlarının karşılıklı olarak teyit edilemediği lakin bu durumda sorumluluğun yasal süresi içerisinde kayıtlarını sunmayan davalı tarafta bulunduğu, davacının kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, faturaların kayıtlarda yer aldığı ve faturalara ilişkin ödeme yapılmadığının da raporda belirlendiği, mevcut olay örgüsünde malların davalı tarafa teslim edilmediği iddiasının soyut nitelikte kaldığı ve yasal sürede ticari kayıtların sunulmamasının davalı lehine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, hülasa mevcut delillerle davacı yanca icra takibine dayanak faturaların düzenlendiğinin ve buna ilişkin ödemelerin yapılmadığının ispat edildiği, davalı yanca malların kendilerine teslim edilmediğinin ve faturaların tek taraflı düzenlendiği iddia edilmiş ise de süresi içerisinde ticari kayıtlar sunulmadığından bu hususun incelenerek tespit edilemediği, taraflar arasındaki yazışmalar, vergi dairesinden gelen yazı cevapları ile mevcut delillerle her iki tarafın faaliyet alanları, teslim edildiği iddia edilen ürünlerin niteliği ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davacı kayıtlarına göre davacının davalı şirketten icra takip tarihi itibariyle alacağının 472.000,00 TL olduğu ayrıca taraflar arasında yapılmış bir sözleşme veya davalı şirketi temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya kapsamında rastlanmadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 472.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranındaki 94.400,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 472.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si oranındaki 94.400,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 32.242,32 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.250,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.992,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 75.520,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 6.250,18 TL peşin/nisbi harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 465,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.715,18 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 10.685,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 4.195,50 TL'sinin davalıdan, 404,49 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazine adına gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!