Anahtar kelimeler: Eksperince Sızıntı Sızan Hattında Şebeke Sirayeti Suların Paket Hasara Yaşanan

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... no.lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile 06.12.2023 - 06.12.2024 tarihleri arasında sigortalı bulunan, ...'in kiracı olarak faaliyet gösterdiği "..." adresindeki iş yeri 31.10.2024 tarihinde ...'ye ait şebeke hattında yaşanan sızıntı sonucu sızan suların iş yerine sirayeti nedeniyle hasara uğradığını, dava konusu olay ilgili sigortalının başvurusu üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan ... no'lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperince düzenlenen ekspertiz raporunda; “ Yerinde yapılan incelemede sigortalı mahal ... adı ile faaliyette olan kebap lokantası olduğu; B+Z+4 kattan oluşan apartmanın altında bodrum ve zemin katta faaliyet gösterdiği görülmüştür. Bina bodrum katından kaynayarak gelen su sonucu sonucu bodrum kattaki kirlenme ve fayanslarda kabarmalar oluştuğu görülmüştür. Sigortalı suyun kaynağını tespit için tesisatçı da çağırdığını beyan etmiş ve ödeme dekontunu da iletmiştir. Lokanta önünde ... çalışması yapıldığına dair fotoğraf da mevcut olup ekspertiz esnasında kaynayarak gelen suyun ... şebeke suyu olduğu kanaatine de varılmıştır.Emtia ve dekorasyon bedelinin konu lokanta için uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Hasarın sebebinin ... şehir şebeke suyunun patlayarak bodrum köşesinden sigortalı mahale girişi neticesi oluştuğu anlaşıldığından ...'ye rüculudur.” şeklinde tespitlerde bulunulduğu, müvekkili ... Sigorta A.Ş. davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 19.11.2024 tarihinde 10.000,00.-TL sigorta tazminatı ödediği, müvekkili .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar için ödenen 10.000,00.-TL sigorta tazminatı ve fer’ilerinin tazmini için davalı/borçlu aleyhine ... 21.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı üzerine icra takibi durmuş olduğundan ve arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığından müvekkili şirket alacağının davalıdan tahsili için işbu itirazın iptali davasının açıldığı, yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının ... 21.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Her ne kadar dava konusu hasara neden olduğu iddia edilen çalışma Müvekkili İdare tarafından yapılmamış olsa da, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu hasar, davacının kendi üzerine düşen teknik ve yasal sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığı, davacının zararı ve iş bu zarar ile müvekkili idarenin eylem ve işlemleri arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesinde icra inkar tazminatının talep edildiği, oysa dava konusu alacak, likit olmayan ve yargılamayı gerektiren bir alacak olduğu, zira su sızması veya su basması nedeniyle meydana gelen hasarlarda, çoğu zaman hasarın meydana gelen yerin kusuru ön plana çıktığı, huzurdaki davaya konu yerde de mevzuatın ön gördüğü tedbirlerin alınmadığı, dolayısıyla müvekkili İdare aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığından, bu isteğin reddine karar verilmesini talep ettikleri, yukarıda açıklanan sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... 21. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası ile sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı... olduğu, davacı alacaklı tarafça 10.000,00 TL ana para ve 1.284,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.284,32 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere sigorta ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Tüm belgeler ve ekspertiz bulguları dikkate alındığında, hasarın doğrudan ...’ye ait şebeke suyu hattındaki arızadan kaynaklandığı, bu durumda ...’nin hem hizmet kusuru hem de TBK m.69 gereği kusursuz sorumluluk kapsamında tazmin yükümlülüğü altında olduğu, ... Sigorta A.Ş.’nin sigortalısına yaptığı ödemenin ardından rücu hakkını kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu nedenle 10.000,00 TL alacak ve ferilerinin tahsilinin uygun olduğu, Sigorta şirketinin ödediği 10.000,00 TL tazminatın ...’den tahsili, sigorta mevzuatı ve genel şartlar yönünden uygun olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Dava; Davacının davalı aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır.TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 10.000,00 TL ana para ve 1.284,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.284,32 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile, tüm belgeler ve ekspertiz bulguları dikkate alındığında, hasarın doğrudan ...’ye ait şebeke suyu hattındaki arızadan kaynaklandığı, bu durumda ...’nin hem hizmet kusuru hem de TBK m.69 gereği kusursuz sorumluluk kapsamında tazmin yükümlülüğü altında olduğu, ... Sigorta A.Ş.’nin sigortalısına yaptığı ödemenin ardından rücu hakkını kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu nedenle 10.000,00 TL alacak ve ferilerinin tahsilinin uygun olduğu, Sigorta şirketinin ödediği 10.000,00 TL tazminatın ...’den tahsili, sigorta mevzuatı ve genel şartlar yönünden uygun olduğunun tespit edildiği, dolayısı ile davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak takipteki miktar kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne, davalının ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir."Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,-Davalının ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,-Asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 770,83-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 155,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 11.284,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 322,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.553,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır