Anahtar kelimeler: Otobüste Bam Esaskarar Murisi Firmasına Yolcu Sevk Ankara İdaresinde Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nin █████/2023 tarihinde davalı ...’ün sevk ve idaresinde olup davalı ... firmasına ait otobüste yolcu olduğu sırada, araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada vefat ettiğini, davacılardan ...'nin müteveffanın annesi, diğer davacı ...'nin müteveffanın babası olduğunu, davacıların müteveffanın ölümü ile onun desteğinden yoksun kaldıklarını, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 50,00-şer TL'den olmak üzere şimdilik 100.00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 786.783,25-TL, davacı ... için 535.717,67-TL olarak artırmış, davanın davalılar ... ve ... ... A.Ş. yönünden devam ettiğini belirtmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın ... Sigorta A.Ş. için feragat nedeniyle reddine, davalılar ... Turizm Seyahat Nakliye Ve Petrol Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş ile ... yönünden kabulü ile davacı ... için 786.783,25-TL, davacı ... için 535.717,67-TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden (█████/2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, hükmedilen maddi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, hükme karşı, davalı bakımından usuli kazanılmış hak oluşmaması adına itiraz ettiklerini, mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesine rağmen kararın hüküm kısmında arabuluculuk giderlerinin taraflarına yüklenmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davada dava şartının yerine getirilmediğini, dava açılmadan önce davalı şirket yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, kaza sırasında müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığı için hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, zarar hesabında, üniversite eğitimi tamamlanıncaya kadar olan yetiştirme giderlerinin belirlenecek tazminattan mahsubu gerektiğini, yargılama devam ederken davalı ... Sigorta A.Ş ile davacılar arasında █████/2024 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalandığını, bu protokole göre davacıların poliçeye bağlı herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı, varsa feragat ettiklerinin kabul edildiğini, yapılan ödeme ile ... Sigorta Şirketi’nin tamamen, davalı şirket ve araç sürücüsü ...’ün ise poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere kayıtsız şartsız ibra edildiğini, ... Sigorta A.Ş tarafından ZMSS poliçesi kapsamında davacı anne ...'ye 597.240,00 TL, davacı baba ... ise 482.760,00 TL ödendiğini, her iki davacıya toplamda 1.080.000,00 TL ödeme yapıldığını, karara esas alınan █████/2024 tarihli hesap raporunda destekten yoksun kalma tazminatları hesaplandığını ve her iki davacıya yapılan ödeme mahsup edilerek sonuca gidildiğini, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, yapılan ödeme ile ... Sigorta A.Ş’nin tamamen, davalı şirket ve araç sürücüsü ...’ün ise poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere kayıtsız şartsız ibra edildiğini, poliçe teminat limitinin ise 1.200.000,00 TL olduğunu, yani yapılan hesaplamadan ibra edilen 1.200.000,00 TL poliçe limitinin mahsup edilmesi gerekirken, hatalı olarak yalnızca taraflara yapılan 1.080.000,00 TL'nin mahsup edildiğini, aradaki fark olan 120.000,00 TL'nin davacılara fazladan hükmedildiğini, █████/2024 tarihinde sulh ve ibra protokolünden de anlaşılacağı üzere davalı şirket ve araç sürücüsü ...’ün, poliçe teminat limiti tutarında ibra edildiğini, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'nin mahsup edilmesi gerektiğini, davalı şirketin ancak poliçe limitini aşan miktarlar yönünden sorumluluğu doğacağını, yapılan ödeme sonrasında hesaplanan tazminattan poliçe teminat limitinin tümüyle mahsubu gerekmekteyken hatalı olarak 786.783,25 TL'nin mahsup edilmesinin yerinde olmadığını, hesaplamada PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, kararda davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti kalemleri, yargılama giderleri ve harçlara dair hükümlerin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.
İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61, 162, 163, 166. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca birden çok kişi bir zarara sebebiyet verdikleri yahut aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. Alacaklı borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödenene kadar devam eder. Borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmiş ise bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa diğer borçlular bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.
Yine 6098 sayılı Yasa'nın 166/3.maddesi gereğince alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. Sigorta şirketinin davacılara ödeme yapmasıyla diğer müteselsil borçlular olan işleten ve sürücü de 6098 sayılı TBK’nın 166/1. maddesi gereği ve ödeme yapılan oranda alacaklılara karşı borçtan kurtulur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2022 tarih ve ██████████ Esas - ██████████ Karar sayılı ilamında da; “Değerlendirme yapılırken, sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa dahi, ödemenin etkisinin/sirayetinin ödenen miktarlar kadar değil kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limiti olan... TL olduğunun, tekrarlanacak olursa; yargılama sırasında düzenlenen ibranamenin sirayetinde ödeme miktarının değil,teminat limitinin sirayet edeceğinin gözetilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” ibarelerine yer verilmiştir.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, dosya kapsamında yapılan yargılama devam ederken davalı ... Sigorta A.Ş. ile davacılar arasında █████/2024 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalandığı, anılan protokole göre yapılan ödeme ile ... Sigorta Şirketinin tamamen, davalı işleten ... A.Ş. ve araç sürücüsü ...’ün ise poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere kayıtsız şartsız ibra edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ZMSS poliçesi kapsamında davacı anne ...'ye 597.240,00 TL, davacı baba ... ise 482.760,00 TL ödendiği, her iki davacıya toplamda 1.080.000,00 TL ödeme yapıldığı, karara esas alınan █████/2024 tarihli hesap raporunda destekten yoksun kalma tazminatları hesaplanarak her iki davacıya yapılan ödeme mahsup edilerek sonuca gidildiği, ancak sulh ve ibra protokolü başlıklı evrakta, yapılan ödeme ile ... Sigorta A.Ş. tamamen, davalı işleten ve araç sürücüsünün poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere kayıtsız şartsız ibra edildiği, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu kapsamda mahkemece bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminattan ibra edilen 1.200.000,00 TL poliçe limitinin mahsubu ile davalı işleten ve sürücünün sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yalnızca davacılara fiilen yapılan 1.080.000,00 TL ödemenin belirlenen tazminattan mahsubu ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esasına ilişkin karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece aktüer bilirkişden ek rapor alınmasıyla sulh ve ibra protokolü başlıklı evrakta, yapılan ödeme ile ... Sigorta A.Ş tamamen, davalı işleten ve araç sürücüsünün poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere kayıtsız şartsız ibra edildiği, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu kapsamda mahkemece bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminattan ibra edilen 1.200.000,00 TL poliçe limitinin mahsubu ile davalı işleten ve sürücünün sorumluluğunun belirlenmesi, hükmü istinaf etmeyen davalı sürücü ... yönünden davacılar lehine oluşan usuli müktesep hakların korunmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davacılar vekilinin tüm, davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarihli ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davacılar vekilinin tüm, davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!