Anahtar kelimeler: Ltdştinin Satımdan Bam İstirdat Başkan Yazim Katip Bankası Üye Eksiklik

T.C* BAM *. HUKUK DAİRESİ
T.C.*BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ*. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: *KARAR NO
: *T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ******. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ***KARAR TARİHİ
: ****DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
:VEKİLLERİ
: Av. ...-Av. ...-DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:KARAR YAZIM TARİHİ
:Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Ltd.Şti.nin, davalı şirketi; *** Bankası A.Ş. ***** Cad.Şubesi******** seri numaralı ****** vadeli 82.326,00 TL bedelli çek ile, ********** Bankası A.Ş. ******** Cad.Şubesi ********* seri numaralı ****** vadeli 125.000,00 TL bedelli çeki cari hesap karşılığı ve avans olarak vermiş olduğunu, davalı tarafından söz konusu çekler çek bedelleri kadar takibe konulmuşsa da, müvekkilimiz söz konusu çeklerin vadeleri gelmeden evvel bir kısım ödemeyi yapmış olduğunu, ********* seri numaralı 125.000 TL bedelli 21.03.2020 vadeli çek bakımından yapılan ödemeler ******** tarihinde 20.000 TL, ***** tarihinde 20.000 TL, 11.06.2020 tarihinde 30.000 TL, 25.06.2020 tarihinde 30.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL ödeme yapmış olduğunu, ayrıca davalı çek güvence bedeli olan 2.225,00 TL yi de tahsil etmiş olduğunu, söz konusu çek bakımından 22.775 TL alacağı kalmış olduğunu, ancak bu çek bakımından davalı 125.000 TL üzerinden takip yapılmış olduğunu, çek tazminatı, faiz ve ferileri ile avukatlık ücreti de çekin tamamı üzerinden hesaplamış olduğunu, ******** seri numaralı ************ TL bedelli çek bakımından yapılan ödemeler yönünden ise. söz konusu çekin müvekkili tarafından cari hesap bakiyesine karşılık fazla verilmiş olduğunu, çekin verildiği tarihte müvekkilinin davalıya 37.269,28 TL borcu bulunduğunu, çekin kalan 45.056,72 TL'lik kısmı avans niteliğinde sayılmakla, müvekkilinin alacağı olarak görünmekte olduğunu, aynı zamanda davalının vade tarihinde 2.225 TL çek güvence bedelini de bankadan tahsil etmiş olduğunu, buna rağmen yine icra takibi yapılırken çekteki tüm bedel üzerinden takip yapılmış olduğunu, çek tazminatı, faiz ve ferileri ile vekalet ücretleri de bu bedel üzerinden hesaplanmış olduğunu, davalı bahsi geçen icra dosyasında ihtiyati haciz yapmış olmakla, iik 89/1 kapsamında çeşitli firmalara haciz ihbarnamesi göndermiş üçüncü kişi ***********.ŞTİ. ******* tarihinde 1.068,50 TL icra dosyasına ödeme yapmış olduğunu, bu yapılan ödeme de borç bakiyesinden düşülmemiş olduğunu, davalı tarafından icra takibi ihtiyati hacizli olarak yapılmış olmakla, icra dosyasının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin üretim yaptığı makineler davalı vekilince haczedilerek, haciz mahalinden kaldırıldığını, müvekkilimiz faiz feriler, ana para vb konularda detaylı bir hesap yapmadan, icra tehdidi ve baskısı altında 04.08.2020 tarihli protokolünün imzalanmış olduğunu, bu protokole göre müvekkilinin davalıya *********A.Ş.'ye ait ********* keşide tarihli ********* TL bedelli çeki ödeme vasıtası olarak vermiş olduğunu, davalının icra dosyası açtığı tarihte müvekkilinden 22.775 TL çek ve 35.044,29 TL cari hesap (8009267 seri numaralı çekin güvence bedeli olan 2.225 TL düştükten sonra kalan cari hesap) olmak üzere 57.819,29 TL borcu olduğunu ancak ödeme yaptıktan sonra fark etmiş olduğunu, takipten önce ve takipten sonra müvekkili tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde müvekkilince yapılmış olan fazla ödeme miktarları ortaya çıkacağını, ilgili protokolde ayrıca söz konusu rakamdan tahsil harçları bağışık tutularak, tahsil harcının müvekkili üzerinde bırakılmış olduğunu, çek tazminatı, faiz feriler vb konular uzman bir görüş incelemesine muhtaç olduğundan iş bu davayı kısmi olarak açmaları gerektiğini, bu nedenlerle fazla yapılan ödemenin tespiti ile davalının sebepsiz zenginleştiği oranda müvekkilimize ödeme yapmasına karar verilmesini fazlaya ilişkin dava ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL'nin fazla ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi gerektiğini, davalı/müvekkili ********* Ltd. Şti.nin, davacı/borçlu *********** Tic.Ltd.Şti.'den olan alacağını tahsil etmek amacıyla *********.İcra Müdürlüğü'nün ********* E. sayılı icra takip dosyası ile davacı-borçlu aleyhine kambiyo senetlerine dayılı icra takibi başlatılmış olduğunu, dosya müstenidatı çekler davalı/alacaklı ************. Ltd. Şti. tarafından icraya konmak üzere tarafıına tevdi edilmiş olduğunu, ihtiyati haciz aşamasında borçlu tarafından takibe konu çeklere mahsuben bir kısım ödemelerin yapıldığı ortaya çıkmış olduğunu, alacaklı tarafından sehven çek bedelleri üzerinden icra takibi yapılmış olduğunu, davacı/borçlu *********'nin takibe konu çeklere ilişkin yaptığı kısmi ödemeleri ve cari hesap bakiyesini ihtiyati haciz sırasında öğrenmemiz akabinde******** tarihinde **********. İcra Müdürlüğü'ne sunmuş oldukları talepte “Borçlu **********San ve Tic Ltd.Şti hakkında sehven takip yapılan ********* keşide tarihli 125.000 TL bedelli çek no: ********* çekten dolayı 22.775 TL alacaklarının bulunduğunu, takibe konu ***** keşide tarihli ********** TL bedelli, *********** çek seri nolu çekten dolayı bakiye cari hesap alacağımız 40.101TL üzerinden tahsilat talebimiz bulunmakta olduğunu, ***** İcra Müdürlüğünün ******** Esas sayılı dosyasından dolayı (22.775 TL + 40.101 TL ) toplam 62.876TL asıl alacağımız ve bu rakam üzerinden fer'ileri alacaklarının bulunduğunu, bu rakam üzerinden icra takibine devam edilmesini talep ettiklerini, talepleri üzerine hesap yapılarak bakiye borç miktarı kadar borçlunun adresindeki ve gösterilecek adreslerindeki menkullerinin haciz ve muhafazası ile kapalı yerlerin çilingir marifeti ile açılmasını talep edilmesine” yönelik beyanlarının mevcut olduğunu, vazgeçilen bedele ilişkin tahsil harcı ************.İcra Müdürlüğü'nce hesaplanmış, taraflarınca da (%4,55 üzerinden) ödenmiş olduğunu, alacaklı ve borçlu arasında istişare sonucu sehven çek bedelleri üzerinden yaptığımız takiplerimiz borçlunun yeni borç bakiyesi hesaplandığını ve tarafların bu konuya ilişkin kendi hür iradeleriyle********tarihinde protokol imzalamış olduğunu, ******* keşide tarihli 125.000TL bedelli çek no: ******** çeke ilişkin borçlu tarafından yapılan 100.000TL lik ödemenin mahsup edildiğini, borçun 25.000 TL olarak belirlendiğini ve banka güvence bedeli kalan bakiye borçtan mahsup edilince alacak bakiyesinin yukarıdaki bilgileri yazılı çek yönünden 22.750 TL olarak protokole yazıldığını ve tarafların bu protokolü hiçbir baskı olmaksızın imzalanmış olduğunu, ****** keşide tarihli 82.326 TL bedelli, ******* seri nolu çek yönünden yine davalı/müvekkili ********. Şti.'nin davacı/borçlu ********** Şti'den muhasebesel cari hesap alacak bakiyesi 40.101,00 TL olduğunu, bu nedenle takibe konu █████/2020 keşide tarihli 82.326 TL bedelli, *********** çek seri nolu çekten dolayı bakiye cari hesap alacaklarının 40.101,00 TL kadar takip yapılması gerekir iken yine sehven çek miktarı ****** TL olarak takip yapılmış olduğunu,******** tarihli imzalanan protokolde ******* seri nolu çek üzerinde yapılan takibin sehven yapıldığını, ********* keşide tarihli çekin tamamının ödenmesi halinde davacı ********* Şti.'nin muhasebesel cari hesap borcunun 40.101 TL olduğu hususunda taraflar arasında fikir birliğine varılmış ve protokol imzalanmış olduğunu, bu nedenlerle tarafların karşılıklı alacak-borç ilişkilerinden ******* tarihli protokolle ibralaşmış olmaları hem de yapılan bu protokolün borçlu açısından istirdat davasının şartlarından biri olan icra takibine borcun cebri icra tehditi altında ödenmesi koşulunun açılan davada karşılık bulmaması sebebiyle huzurunuza açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ***** tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 40.225,63-TL'ye arttırmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından *****. İcra Müdürlüğünün ********** esas sayılı icra takip dosyasında ********* Bankası A.Ş. ***********Şubesi ********* seri numaralı 30.06.2020 vadeli 82.326,00 TL bedelli çek ile ******** Bankası A.Ş. ********Şubesi 8008857 seri numaralı ********** vadeli 125.000,00 TL bedelli çeke dayalı icra takibi başlattığı, davacı tarafından takibe konu çeklerin avans olarak verildiğini, çek bedellerinin vadeden önce ödendiğini mükerrer, taraflar arasında düzenlenen █████/2020 tarihli belge ve protokol başlıklı belgenin haciz tehdidi altında düzenlendiği ileri sürülerek fazla ödeme sebebiyle istirdat talep edilmiş, davalı ise █████/2020 tarihli belge ve protokol başlıklı belge ile karşılıklı alacak ve borcun ibralaştığını, cebri icra tehdidi altında düzenlenmediğini savunmakla uyuşmazlık, taraflara arasında düzenlenen ******* tarihli protokolün haciz tehdidi altında düzenlenip düzenlenmediği, geçerli, bağlayıcı olup olmadığı soncunu göre fazla ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Diğer yandan ********. İcra Müdürlüğünün****** esas sayılı icra takip dosyasında takibin █████/2020 tarihinde başlatıldığı, takip dosyasında ilk haciz ve muhafaza işleminin █████/2020 tarihinde borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığı ve icra takip dosyasından haberdar olduğu taraflar arasındaki protokolün ise haciz tarihinden sonra █████/2020 tarihinde düzenlenmiş olup protokol ile birlikte tahsilatta tekerrür olmamak kaydıyla 114.150 TL bedelli çekin düzenlendiği anlaşılmakla, protokol ve düzenlenen çekin haciz tehdidi altında düzenlendiğinin ancak yazılı delilli ispat edilmesi gerektiği (Yargıtay 13. Hukuk █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) ve ispat edilemediğinden davacının haciz tehdidi altında düzenlendiği iddiasına itibar edilmeyerek protokolün geçerli ve hükümlerinin tarafları bağladığından tarafların gerek bu dosya borcu ve gerekse cari hesaptan dolayı birbirini "gayri kabili rücu ibra edeceğinin "protokolde belirtildiği protokol kapsamında davalı borçlu tarafından █████/2020 tarihli icra dosyasına ibraz edilen dilekçe ile protokolde belirtilen miktarlar yönünden alacağı olduğunun beyan edildiği anlaşılmakla borcun taraflarca tasfiye ve ibra edildiğinden borcun kalmadığı dava dışı ilke tekstil tarafından davacı lehine yatırılan ibradan sonra 1.068,05 TL ödemenin fazla ödeme olup █████/2020 tarihinden itibaren davalıdan istirdadına dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı tarafından haksız yere ve tamamen kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin haciz tehdidi altında bırakılarak fazladan ödeme tahsil edildiğini, buna rağmen yerel mahkemece hatalı ve eksik değerlendirmeler yapılarak davanın kısmen reddine karar verildiğini, dosya kapsamı da incelendiğinde davalı tarafından müvekkilinden fazladan ödeme alındığının çekişmesiz olduğunu, dosya kapsamında hazırlanmış olan bilirkişi raporlarında da müvekkilinden fazladan ödeme alındığının tespit edildiğini, dosya kapsamında sunulmuş olan daha önceki dilekçelerde açıklandığı üzere müvekkil şirket davalı *******. Şti.'ye; ********* Bankası A.Ş. *******Şubesi ****** seri numaralı 30.06.2020 vadeli 82.326,00 TL bedelli çek ile, ******** Bankası A.Ş.******* Şubesi 8008857 seri numaralı 21.03.2020 vadeli 125.000,00 TL bedelli çeki cari hesap karşılığı ve avans olarak verildiğini, davalı tarafından söz konusu çekler; çek bedelleri kadar takibe konulmuşsa da, müvekkilimiz söz konusu çeklerin vadeleri gelmeden ve takip tarihinden evvel bir kısım ödemeyi yaptığını, müvekkilinin üretim araçlarının haciz edilerek haciz tehdidi altında bırakıldığı gerçeğinin göz ardı edilerek davalının hazırladığı protokolün geçerli olarak kabul edilip değerlendirmeye alınması ve davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında; 114.150,00 TL bedelli, 02.09.2020 vade tarihli çek verilmek suretiyle yapılan ödemede; davalıdan iadesini talep ettiğimiz fazla ödemelerin hesaplanması kapsamında, taraflara ait ticari defter kayıtlarında yer alan birbirini doğrular alacak miktarına göre yapılan hesaplama değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğini, müvekkilinin protokolü imzalamasının asıl sebebinin haciz tehdidinden kurtularak üretim araçlarına kavuşup faaliyetine devam edebilmek olduğunu, █████/2020 tarihli protokolde yer alan borç miktarının gerçeği yansıtmamakla birlikte; tarafların ticari defterlerinde birbirini doğrulayan borç tutarına da uygun olmadığını, █████/2020 tarihli sözde ibra sözleşmesinde yer alan "...İşbu ödeme olarak alınan çek muhataba ibrazında ödendiği takdirde****** İcra Müdürlüğünün********* Esas sayılı dosyasından dolayı icra tahsil harçları hariç olmak üzere hiçbir alacağımız kalmayacak olup, taraflar birbirlerini gerek işbu icra dosyasından dolayı gerekse cari hesaptan dolayı gayri kabili rücu icra tahsil harcı hariç olmak üzere ibra ederler." ibaresinin davalı şirketin dayandığı en önemli savunması olup; davalının iddiasının bir an için doğru olduğu düşünülse dahi (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) davalının kendi lehine olan 'çek tazminatı' taleplerinde sözleşmeyi değerlendirmeye almayıp; yalnızca müvekkilin iadesini talep ettiği fazla ödemeler kapsamında değerlendirmeye almasının büyük bir çelişki olup; davalının kötüniyetle haksız kazanç elde etme gayesiyle hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, dosya kapsamında; 29.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ve davalının haksız itirazları neticesinde hazırlanmış olan ******* tarihli bilirkişi raporlarında yer alan ifadelerden de anlaşıldığı üzere davalının müvekkilinden fazla ödeme aldığının çekişmesiz bir hale gelmiş olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile ******. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ******* E. - ***** K. Sayılı dosyasında verilmiş olan kısmen ret kararının ortadan kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, icra takibinden sonra yapılan fazla ödeme sebebiyle istirdat istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının ticari defterleri inceleyip protokolü imzalaması gerektiği, basiretli tacir gibi davranmadığı, tarafların serbest iradesiyle imzaladıkları anlaşma protokolünün davacı ve davalı yanı bağladığı, dava dilekçesinde protokolün cebri icra baskısı nedeniyle yapıldığı iddia edilmiş ise de icra dosyası incelendiğinde, ******** tarihinde muhafaza işlemi yapıldığı, protokolün ******* tarihinde yapıldığı, bu suretle cebri icra baskısından söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli anlaşma protokolü hükümlerine göre tarafların birbirini ibra etmelerine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. █████/2025...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır*Üye...¸e-imzalıdır*Katip...¸e-imzalıdır