Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Yazim Katip Ölüm Üye Birleşen Sebebiyle

T.C. .... BAM ......... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... -.../...

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
..... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../...
KARAR NO
: .../...
BAŞKAN
: ....
ÜYE
: .........
ÜYE
: ......
KÂTİP
: ........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
: .../...
KARAR TARİHİ
: ....
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ........
ASIL DAVADA
DAVACILAR
: 1-.......
2-...........
VEKİLİ
: Av. ........
DAVALI
: 1 -........
VEKİLİ
: Av..........
DAVALI
: 2 -.........
BİRLEŞEN (... ....... Asliye Hukuk Mahkemesi....../... esas) DAVADA
DAVACILAR
: 1-..........
2-.........
VEKİLİ
: Av. .............
DAVALI
: 1 -.........
VEKİLİ
: Av. ............
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ..........
KARAR YAZIM TARİHİ
: ............
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, █████/2019 tarihinde, davalılardan ........... sevk ve idaresindeki .......... plakalı kamyonu ile yaya .....'e çarpması neticesi meydana gelen kazada müvekkillerinin murisi ..........'in vefat ettiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ........'nin asli kusurlu olduğunu, yaya ............'in ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin müteveffanın anne ve babası olduğunu, uğramış oldukları zararların ve mağduriyetlerinin bir nebze olsun giderilmesi amacıyla, annesi ........ için 15.000 TL, babası .........için 15.000 TL olmak üzere toplamda 30.000 TL manevi tazminatın ve zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırmak üzere şimdilik 60.000.00 TL maddi tazminatın █████/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (Sigorta şirketi yönünden Sigorta poliçesi kapsamında sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .......... vekili cevap dilekçesinde, davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi gerektiğini, zira yapılan başvurunun Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince eksik bir başvuru olduğunu, ............ plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkette, 01.10.2018-01.10.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ............numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olduğunu, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olması gerektiğini, KTK 99.md uyarınca yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi suretiyle bir başvuru olmadığından dava tarihinde muaccel hale geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; bu dava açılmadan önce maddi ve manevi tazminat alacağını tahsilini teminen araç sürücüsü ve sigorta şirketi aleyhine ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ..../........ esas numaralı tazminat davası açıldığını, hukuki sorumluluğu olduğu halde araç sahibi .........'ye karşı husumet yöneltilmediğini, öncelikle ..... ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....../......... E. Sayılı dosyası ile eldeki davanın birleştirilmesine karar verilmesini, maddi tazminat yönünden H.M.K. 107.maddesine binaen belirsiz alacak davası olarak tahkikat sonunda müvekkillerinin zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırmak üzere şimdilik 100,00TL. maddi tazminatın, 150.000 TL.manevi tazminatın █████/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (davalının .... ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ...../........ E. Sayılı dosyası davalıları ile müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak) karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl ve birleşen davada maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile ............ için 85.130,53 TL, .............. için 133.924,41 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ........, ............ ve Sigorta teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ...............'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, asıl davada manevi tazminat talebinin kabulü, birleşen davada manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile .......... için 15.000,00 TL, ......... için 15.000,00 TL olmak üzere 30.000,00 TL manevi tazminatın ..... ve .............'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, karar verilmiştir.
Davalı ....................vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, müvekkil şirketin başvuru sahibine tazminat ödemesi gerektiği kanaatine varılması halinde tazminat miktarının, zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlarınca (yeni genel şartlar) benimsenen TRH-2010 Kadın/erkek Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, kazaya konu poliçe tanzim dikkate alındığında uyuşmazlıkta trafik sigortası genel şartları hükümlerinin uygulanacağının sabit olduğunu, ... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ..../.... E. .../...... K. ....................tarihli kararın bozularak müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı............... istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporu hazırlanırken müteveffanın aylık gelirinin ne olduğu, neye göre hesap edildiği belirtilmediğini, söz konusu kişi göçmen statüsünde olup aylık neye göre gelir elde edeceğinin belirli olmadığını, bilirkişi raporunda bu hususun belirtilmediğini, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağını, yerel mahkemece PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılan Bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini bu durumun usule, içtihatlara ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenler neticesinde istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin kabulüne, ... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Karar tarihli,........../........Esas ve ..../.... Karar sayılı ilamın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın █████/2020 tarihinde, .... .... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) .../.... Esas sırasına kaydı yapıldıktan sonra yargılama sırasında, 06.09.2021 tarihinde .../.... Karar sayılı gönderme kararı ile HSK'nın 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile kurulan ......... Asliye Ticaret Mahkemesine resen aktarıldığı, .... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....../........ E. - ......../............Karar sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Bursa ilinde ticaret mahkemesinin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan dosyanın, görevsizlik ya da gönderme kararı ile asliye ticaret mahkemesine gönderildiği sabittir.
Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile ....... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin ........ ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun anılan kararında derdest dosyaların devredilip devredilmeyeceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 Sayılı Kanun'un 1.maddesi ile değişik 5/3 maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında; Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlendiği, ancak halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığı, o halde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmadığı belirtilerek, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde asliye ticaret mahkemesi olmayan ilçelerde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların görülmeye devam edilmesi gerektiği belirterek görüş ve uygulama uyuşmazlıklarının bu şekilde giderildiği görülmektedir.
Bu durumda Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere HSK'nun müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde ilde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılıp görülmekte olan derdest dosyaların aynı mahkemede görülmeye devam edilmesi gerektiği ve Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilemeyeceği, görev kurallarının kamu düzeninden olması nedeniyle resen dikkate alınması gerektiğinden gönderme kararı usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, .... ....... Asliye ticaret mahkemesi kararının esası incelenmeksizin, görev yönünden kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılması gerekmiştir.
6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (a-3) bendi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... tarih ve .../.... E. .../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı .........tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ............... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!