Anahtar kelimeler: Cismani Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Birleşen Yoluyla

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - 2023/8 Karar
BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ████████ E █████████ K SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU
: Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - 2023/8 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA
:Davacı vekili, 03.04.2014 tarihinde .... İli ... İlçesi ...Mah. ... Sok. No....sayılı yerde plakası bilinmeyen faili meçhul olan trafik kazasında müvekkili ....'nun ağır bir şekilde yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, İzmir C.Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma numarasından daimi arama kararı ile soruşturmanın devam ettiğini, ...nın, faili meçhul kazalarda kaza tarihi itibari ile belirlenen limit kadar rizikoyu zamanaşımı süresince üstlenmeyi yasal mevzuat çerçevesinde taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle ağır bir şekilde yaralandığını, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.03.2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre toplam iş gücü kaybının % 18 olarak belirlentiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin sakat kaldığını, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılacak incelemede maluliyet durumunun ortaya çıkacağını, davalı ...na yapılan 10.04.2015 tarihli başvuru sonunda, kaza nedeniyle müvekkiline 03.06.2015 tarihinde 26.617,00.-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararlarını tam olarak karşılamadığını bu nedenlerle davalıya müracaat tarihi olan 10.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte , sürekli iş görememezlik nedeniyle şimdilik 1.000.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce müvekkil kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili ... nezdinde açılan 126721 sayılı hasar dosyasına iletilen evraklar çerçevesinde aktüeryal hesaplama yapıldığını, söz konusu hesap sonrasında davacı tarafa 03.06.2015 tarihinde 26.617,00.-TL maddi tazminat ödendiğini, yapılan ödeme karşılığında müvekkili kurumun, davacı tarafından ibra edildiğini, davacıya ödenen tazminat ibraname mukabilinde ödendiğini bu nedenlerle müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas █████████ Karar sayılı dosyasında;
DAVA
: Davacı vekili fazlaya ilişkin dava ve alacak haklarımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkili ....'nun, 03.04.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu sürekli işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat talepli İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı kurum aleyhine dava açtığını, dava dosyasından verilen kararın İzmir BAM 11. HD nin ilamı ile ortadan kaldırılmış, yeni esas üzerinden devam eden yargılamada alınan 06.07.2021 tarihli rapor ile Müvekkilinin bakiye sürekli ve geçici işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacaklısı olduğunun tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında dava ve ıslah dilekçeleri ile talep edilen alacakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin bakiye sürekli ve geçici işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacaklarının ödenmesi ve İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Es. sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, Öncelikle işbu davanın İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı sayılı dava dosyası ile hukuki ve fiili irtibatı olması nedeniyle birleştirilmesine, 69.571,15-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat ve 5.377,89-TL geçici işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 03.06.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, birleştirme kararı verilecek İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasında; 50.539,14-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 03.06.2015 tarihinden itibaren yasal faizi iledavalıdan alınarak Müvekkiline ödenmesini, Fazlaya ilişkin haklar ile 6100 sy. HMK gereğince taleplerini artırma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Birleşen dava yönünden davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü % 75, davacının % 25 kusuruyla kazanın meydana geldiği, davacının % 52 oranında maluliyete uğradığı, iyileşme süresinin 1 yıl olduğu, davalı tarafından yapılan güncellenmiş ödemenin mahsubunun icap ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 43.228,58 TL sürekli, 7.310,55TL geçici iş göremezlik tazminatının ödeme tarihi olan 03.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
: Dairemizin 09.07.2019 tarih ████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı ile, HMK'nın 266. maddesi uyarınca mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.Trafik kazası sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların kişinin şikayetleri dikkate alınarak adli tıp uzmanı yada uzmanları tarafından trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan tüzük yada yönetmeliğe uygun olarak rapor alınmalıdır. Bilindiği üzere 11.10.2008 tarihine kadar Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü geçerlidir. 11.10.2008 tarihinden sonra ise Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği geçerli olacaktır. Alınan rapora somut itirazlar varsa ve alınan ikinci rapor ile ilk rapor arasında büyük bir fark varsa Üniversitelerin adli tıp bölümü öğretim üyelerinden oluşacak üçlü heyet yada Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulunca çelişkiyi giderecek rapor alınması uygun olacağı Yargıtay uygulamaları ile yerleşmiştir. Mahkemece adli tıp uzmanından tüzük yada yönetmeliğe uygun bir rapor aldırılmış ise sağlık kurumlarınca verilen raporlar yönetmeliğe uygun olmadığından dikkate alınmamakta adli tıp uzmanının tüzük veya yönetmeliğe uygun raporu hesaplamaya esas alınmaktadır. Ancak bu iki rapor arasında maluliyet oranları yönünden aşırı bir oransızlık varsa ve daha önce sağlık kurumlarınca yönetmeliğe veya tüzüğe uygun olmayan rapor tartışılmadan sonraki rapor hazırlanmış ise bu çelişki mutlaka adli tıp uzmanlarından oluşacak üçlü heyetce yada Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan hazırlanacak tüzük yada yönetmeliğe uygun uzlaştırıcı bir rapor ile giderilmelidir. (Bkz. Hüseyin Tuztaş (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Üyesi), Trafik Kazalarından Doğan Bedensel Zararlar ve Tazminatlar).
Belirtilen ilkeler ışığında somut olaya dönüldüğünde mahkemece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulundan alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan raporda 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre % 52 olarak maluliyet oranı belirtilmiş ise de Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 25.03.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda belirtilen % 18 özür oranına neden itibar edilemediği raporda tartışılmadığı gibi raporlar arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Mahkemece Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor alınarak alınacak yeni raporda maluliyet oranı değişmesi halinde yeniden aktüerya bilirkişisinden ek rapor düzenlenmesi istenerek bu şekilde ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın esasına etkili şekilde rapor alınmadan karar verilmesi yerinde görülmemiş, hüküm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : kusura ilişkin alınan █████/2017 tarihli, maluliyete ilişkin alınan █████/2020 tarihli ve aktüer hesabına yönelik alınan █████/2022 tarihli raporlar baz alınarak asıl davada 60.286,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davanın kabulüne, birleşen davada ise 155.085,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 5.377,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, usuli kazanılmış haklara mahkemece dikkat edilmediği bu kapsamda ilk hesap tarihli verilere göre değerlendirme yapılmamasının yerinde olmadığı gibi birleşen davanın reddine de karar verilmesi gerektiği mahkemece alınan maluliyet raporunun doğru olmadığı raporda illiyet bağının kurulmadığı, raporlar arası çelişkinin giderilmediği, davacının artan maluliyet durumunun olmadığı, bunlar yanında KTK 97 başvurusunun yapılmadığı, yine asıl davada hükmedilen faizin dava tarihi olması gerekmesine karşılık aksi yöndeki kabulün yerinde olmadığı, davacı zararının varlığı halinde usulü kazanılmış hak gereği hesabın PMF hesap tablosuna göre yapılması gerektiği, geçici iş göremezlikten davalının yasa kapsamında sorumlu olmadığı gibi aktif çalışma süresini tamamlayan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği ve ayrıca aktüer hesabında kullanılmak üzere SGK tarafından yapılan ödemelerin değerlendirmeye nazara alınmadığı bu yönden eksik ve hatalı değerlendirme sebebiyle kararın yerinde olmadığı hususu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı asıl dava yönünden sürekli iş göremezlik, birleşen dava yönünden ise sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı yanca adı gecen mahkemenin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden █████/2014 tarihli faili meçhul trafik kazası sebebiyle yaralandığı iddiasıyla sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminat talepli açılan davaya ilişkin davalı yanca █████/2015 tarihinde yapılan ödeme ile talebin karşılandığı yönünde savunmada bulunulduğu, mahkemece olaydaki kusur durumuna ilişkin yaptırılan inceleme neticesi alınan █████/2017 tarihli rapor ile davacı yanın olayda % 25, faili meçhul araç sürücüsünün ise % 75 oranda kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği, davacı yanın maluliyetine yönelik tevdi üzerine Ege ATK'ca esasen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında alınan raporda davacı yanın sürekli iş göremezlik oranının olay tarihine göre %51, rapor tarihine göre % 52 olduğu, aktüer bilirkişisince hazırlanan █████/2017 tarihli raporun dosyaya kazandırıldığı, rapora istinaden sunulan █████/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli ve geçici iş göremezliklere yönelik 60.286,55 TL (50.539,14 TL sürekli, 9.747,41 TL geçici olmak üzere) tazminat talep edilmekle hak edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatından kusur indirimi yapılarak ve ödemenin güncel bedelinin sürekli iş göremezlikten düşülerek hesaplaması neticesi dava kısmen kabul edilerek davacı lehine 43.228,58 TL sürekli iş göremezlik, 7.310,55 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, hükmün davalı yanca yapılan istinafı üzerine Dairemizce yukarıda da belirtildiği üzere Ege ATK'nın % 52 orandaki maluliyet kanaati ile Tepecik Eğitim araştırma hastanesinin % 18 orandaki maluliyet kanaati arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oranın değişmesi halinde ise yeni oran üzerinden aktüer raporu alınması yönündeki kaldırma kararı sonrası ████████ esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunarak İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan kazandırılan █████/2020 tarihli raporda olaydan kaynaklı davacı yan maluliyetinin % 53, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olarak bildirilmesi üzerine, belirtilen oran ve süre kapsamında tazminat hesabı yapılmasına yönelik tevdi üzerine aktüer bilirkişisinden alınan en son █████/2022 tarihli rapor kapsamında % 53 orana ve kusura karşılık davacı yanın sürekli iş göremezlik tazminat miktarından ödenen tutarın güncellenmiş değerinin mahsubu neticesi talep hakkının 215.372,40 TL, 9 aya ve kusura karşılık davacı yanın geçici iş göremezlik tazminat talep hakkının ise 5.377,89 TL olduğu, aktüer bilirkişisince sunulan █████/2021 tarihli rapor kapsamında davacı yanca birleşen dosya üzerinden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiği, son sunulan █████/2022 tarihli rapor kapsamında birleşen dosya üzerinden talep edilen sürekli iş göremezlik tutarı ıslah edilmekle 155.085,85 TL'ye yükseltildiği, mahkemece ise asıl dava dosyası üzerinden 60.286,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, birleşen dosya üzerinden ise 155.085,85 TL sürekli iş göremezlik ile 5.377,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden █████/2013 ile █████/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Yargıtay 4.HD'nın █████/2022 tarih ve ██████████ E. █████████ K.) Ancak, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin yaptığı atıf ve adı geçen Yönetmelik'in % 60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmesi nedeniyle, somut olayda █████/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellerin kullanılması suretiyle rapor düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nın █████/2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. )
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K).
Somut olayda, ''Usulü kazanılmış hak'' müessesi üzerinde durulması önem arzetmektedir. Bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960'dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve ███████ Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve ███████ Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, “yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanımumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.
Yapılan bu açıklama kapsamında somut olay incelendiğinde, yerel mahkemenin ilk kararının yalnızca davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce maluliyet raporları (sürekli iş göremezliğe yönelik Ege ATK raporunda % 52 Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi raporunda ise %18 oran yönünden) arası çelişki giderilerek oluşacak sonuca göre oranın değişmesi halinde tazminat miktarı hesaplaması yapılmamış olması yerinde görülmeyerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda maluliyet raporları arası çelişkinin giderilmesi yönünde İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin █████/2020 tarihli raporu kazındırılmakla birlikte söz konusu raporda oranın % 53 olarak belirtildiği ve gerek Ege ATK raporunun gerekse de İstanbul ATk raporunun esasen aynı yönetmelik kapsamında hazırlandığı anlaşılmakla olay sebebiyle davacı yanın sürekli iş göremezlik oranının davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğununu kabulü ile % 52 olarak kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Somut olayda az önce de belirtildiği üzere davacının sürekli iş göremezlik oranı % 52 olarak kabul edilerek kaldırma ilamı öncesi aktüer incelemesine yönelik alınan █████/2017 tarihli rapor PMF hesap tablosuna göre hazırlandığından hükme esas alınamayacak, kaldırma ilamı sonrası hükme esas alınan aktüer raporu TRH 2010 tablosuna göre hazırlanmış ise de az önce belirtilen şekilde usulü kazanılmış hakka aykırı olacak mahiyette hatalı maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmış olması nedeniyle hükme esas alınmayacaktır. Dolayısı ile aktüer incelemesinin eksik incelemeye sebebiyet verdiği ve bunun yanında eldeki veriler ile sağlıklı bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı kabul edilmiş olmakla belirtilen yönlerden aktüer raporu ile İDM incelemesi yukarıda açıklanan ilkeler ışığında yetersiz olup, yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Açıklanan sebeplerle, dosyanın önceki rapor sunan aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile (davacının gelirinin tespitinine yönelik bir isitnaf nedeni ileri sürülmemesi ve dairemizce bu hususun bir kaldırma nedeni yapılmamış olması gözetilerek kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan aktüer rapor tarihindeki veriler dikkate alınmak suretiyle) tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar da gözetilerek, davacının aylık geliri, TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi, teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen / işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yöntemi ( progresiv rant usulü ) yöntemi ve varsa müterafik kusuru esas alınmak suretiyle, kişi başına poliçe limiti çerçevesinde limit üzerinden davacının hak kazanacağı sürekli (aşağıda açıklanan şekilde ispatı halinde geçici de dahil olmak üzere) iş göremezlik tazminatını gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre, davacı yanın ilk karara yönelik istinaf talebi olmadığından asıl ve birleşen dava dosyasında talep konusu edilen sürekli iş göremezlik miktarı yönünden davalı yararına usulü kazanılmış hak gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı sigorta şitketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de açıkça belirlenmek suretiyle limiti aşmayacak biçimde gözetilerek yargılama gideleri vekalet ücretleri yönünden infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre, her ne kadar asıl dava dosyası üzerinden sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminat talep edilmiş (ıslah dilekçesi ile başlangıçta talep edilmeyen geçici iş göremezlik tazminatı talep edilemeyeceğinden) olmakla birlikte ████████ esas sayılı dosya üzerinden bu kalem tazminata dair hükmedilen tazminat bedeli 43.228,58 TL'dir. Hüküm davalı yanca istinaf edildiğinden az yukarıda açıklandığı üzere bu tutar davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğundan İDM'ce yeniden kurulan hükümde 60.286,55 TL şürekli iş göremezlik miktarına hükmedilmesi doğru değildir. Ayrıca söz konusu 60.286,55 TL'lik tutarın esasında kaldırma ilamı öncesi verilen █████/2017 tarihli ıslah dilekçe içeriğine göre 50.539,14 TL'si sürekli, 9.747,41 TL'si ise geçici iş göremezliktir. Dolayısı ile bu hususun da göz ardı edilmesi doğru görülmemiştir.
Yine kabule göre, her ne kadar kaldırma ilamı öncesi ████████ esas sayılı dosya üzerinden hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin faiz başlangıcı █████/2015 iken ve hüküm davalı yanca istinaf edilmiş iken kaldırma ilamı sonrası söz konusu tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin daha geri bir tarih olacak şekilde █████/2014 olarak kabul edilmesi de az yukarıda açıklandığı üzere davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğundan doğru görülmemiştir.
Yine kabule göre, birleşen dosya üzerinden davacı yanca █████/2021 tarihli aktüer hesabı neticesi talepte bulunulup sonrasında sunulan █████/2022 tarihli ıslah dilekçesine göre birleşen davada davacı lehine yukarıda belirtilen tutarda sürekli iş göremezliğe hükmedilmiş ise de yukarıda açıklanan ilke ve esaslar, Dairemizin ilk kaldırma kararına konu hususlar ile kararın davalı yanca istinaf edilmemiş olduğu nazara alındığında birleşen dosya üzerinden talep edilen sürekli iş göremezlik talebinde davalı yararına usulü kazanılmış hak gözetilmeksizin bir karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yine kabule göre, geçici iş göremezlik tazminatı talep etme hak ve yetkisinin olay tarihi itibariyle fiilen aktif çalışmasının olması yahut gelir getirici bir faaliyette bulunulduğunun ispat edilmesine bağlıdır. Somut olayda olay tarihi itibariyle davacı yan 64 yaşında olup aktif dönemini tamamladığı yönündeki bilirkişi görüşüne herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelere göre de davacının olay tarihinde aktif bir çalışmasının olup olmadığı belli olmadığından bu yönden bir araştırma yapılmaksızın yani davacının olay zamanında çalıştığı kesin ve net bir biçimde ispatlanmaksızın birleşen dosya üzerinden davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve 2023/8 karar sayılı kararının kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!