Anahtar kelimeler: İcrai Süreç Edenin Görüşü Hukukî Bakırköy İstinaden Kötüye Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇ
: İcrai davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceBakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a madde-fıkra ve bendi gereği beraatine hükmedilmiştir.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan Vekilinin Temyiz İstemiSanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eylemleri sebebi ile sulh sözleşmesinin feshedildiğine, şirket zararı arasında illiyet bağının bulunduğuna ve bu sebeple şirketin maddi ve manevi zararının oluştuğuna, İlk Derece Mahkemesince müvekkili şirketin mağduriyetinin bulunup bulunmadığına yönelik araştırma yapıldığına ancak karşı tarafın mağduriyetinin olup olmadığına yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığına, şirkete gönderilen protokolde 6. maddenin bulunmamasının sanığın çalışanının hatasından kaynaklanmadığına, sanığın olayda kastının bulunduğuna, sulh protokolünde karşı vekalet ücreti olarak adlandırılan ancak danışmanlık ücreti olarak faturalandırılan 75.000 TL'yi zimmetine geçiremediğinden zimmet suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına, bu suçtan da sanığın yargılanması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.B. Değerlendirme ve GerekçeSanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.12.2025 tarihinde karar verildi.