Anahtar kelimeler: Senetsizden Gebze Köyünde Kocaeli Adlarına Parselde Tapuda Dan Yılları Ettirdiğini
8. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların Kocaeli ili .... ilçesi ... köyünde bulunan 860 parsel sayılı taşınmazın tapuda maliki olduklarını, bu parselin 1968 yılında.... ve arkadaşları adına senetsizden tespit ve tescil edildiğini, davacıların ... ...'dan 1997-1999 yılları arasında satın alarak adlarına tescil ettirdiğini, 860 sayılı parselde zilyetlerinin mülkiyetinin 25.09.1968 tescil tarihinden itibaren kesinleştiğini ve bu tescile 10 yıl içinde bir itiraz ve dava açılmadığından bu hakkın zamanaşımına uğraması nedeni ile dava konusu taşınmaza konulan “1.479,874 metrekare yüzölçümü ile orman tahdit sınırları içinde kalmaktadır" şerhin kaldırılmasını ve orman sınırlarının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazın 1946 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman tahdit sınırları içinde kaldığını, yine taşınmazın bulunduğu yörede 14.04.2003 tarihinde kesinleşen 2/B çalışması yapıldığını ve bu çalışma sonucu taşınmazın yine orman sınırları içinde kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " keşfen dinlenen mahalli bilirkişiler ... ve ... ile ...'in beyanları, düzenlenen teknik raporlar ve tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu taşınmazda yapılan bu aplikasyon tespitinde; 860 nolu parselin (A) harfiyle gösterilen 714,00 m²'ik kısmı Ormanlık alanda, (B) harfiyle gösterilen 9.786,00 m²lik kısmının ormanla ilişkisi olmayan açıklık alanda kaldığı " gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Dilovası ilçesi ..... Mahallesi 1 52... parsel (eski 860 parsel) sayılı taşınmazdaki "1.497,874 m² orman tahdit sınırı içinde kalmaktadır" şerhinin iptali ile teknik bilirkişiler.... ve .... tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarihli ek rapor eki krokili raporda açıklandığı üzere "(A) harfi ile gösterilen, 714 m²si orman tahdit sınırı içinde kalmaktadır" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yapılan orman kadastrosu çalışmaları neticesinde orman sınırları içerisine alındığını, askı ilanı olan 6 aylık süre içerisinde dava konusu taşınmazın maliki tarafından kadastro mahkemesinde dava açılmadığını, yine orman tahdidinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde orman sınırları dışarısına çıkarılma davasının dava konusu taşınmazın tapu maliki tarafından açılmadığından orman tahdidinin kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahditi kapsamında Devlet ormanı olarak sınırlandığını, bu suretle orman sayılan yerlerden olduğu dosya kapsamında toplanan delillerle kanıtlandığını, hükme etkili bilirkişi heyetinin orman vasfındaki dava konusu taşınmazı parçalara ayırarak incelemesi ve bir kısmını orman dışına çıkarmasının hatalı olduğunu, dava konusu parselin bir bütün olarak Devlet ormanı niteliğinde olup evveliyatının orman olduğunu, dava konusu taşınmazın orman vasfının bilimsel veriler ışığında araştırılması gerektiğini, hükme etkili bilirkişi raporunun bu haliyle çelişkili ve yetersiz olup dava konusu taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığını, bilirkişi heyetinin yeterli incelemeyi yapmadığını, dava konusu parselin memleket ve orman amenajman haritalarında ağaçlık alan olup ve Devlet ormanının parçası/devamı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu kaydına konulan şerhin kaldırılması istemine ilişkindir.
Kocaeli ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 860 parsel sayılı taşınmaz, .... ve müşterekleri adına tarla vasfıyla, 10.500 m² yüzölçümlü olarak tespit ve 30.04.1969 tarihinde tescil edildikten sonra davacı ... tarafından 24.02.1999 tarihinde tapuda kayden satın alınmıştır. 2002 yılında ... ili ... ilçesi ... köyünde; 115 nolu orman kadastro komisyonu başkanlığınca sınırlaması yapılamamış ormanların kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması 14.04.2003 tarihinde ilan edilerek, 6 aylık itiraz süresi sonunda 14.10.2003 tarihinde kesinleşerek dava konusu taşınmazın bir kısmı orman sınırları içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine “1.497,8 74... yüzölçümü ile orman tahdit sınırları içinde kalmaktadır" şerhi konulmuştur. 20.01.2020 tarihli ek raporda dava konusu taşınmazın 1957 yılı memleket haritası dikkate alınarak ve 3116 sayılı tahdit çalışmasına ait tahdit noktaları, ölçü değerlerinin bulunduğu zabiye ve mesafe cetvelleri dikkate alınarak yeniden yapılan aplikasyonda 534 ... nolu orman sınır hattının dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 714 m²lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı tespit edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ... idaresi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu 860 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince 1 52... parsel olarak hükme esas alınan 20.01.2020 tarihli .... ve... tarafından düzenlenen raporun ekli krokisinde 712,99 m² yüzölçümünün orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı belirtildiği halde, İlk Derece Mahkemesinin 714 m² yönünden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratacağından bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 2. fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı 2. paragrafında yer alan "714" rakamının hükümden çıkartılarak yerine; "712,99" rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!