Anahtar kelimeler: Numara Ştiden Mahsus Yazildiği Başkan Kambiyo Siciline Kurulduğunun Katip Konya

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"T.C. GEREKÇELİ KARARKONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:KARAR NO
:BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... -VEKİLİ
:DAVALI
: 1-VEKİLİ
:DAVALI
: 2-DAVA
: ADİ ORTAKLIĞIN FESİH VE TASFİYESİDAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.’den alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Konya . İcra Dairesi’nin ... E. sayılı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, yapılan araştırmalarda davalı ... ile davalı ... arasında 29.11.2021 tarihli “İş Ortaklığı Ticari İşletmesi” adı altında adi ortaklık kurulduğunun ve ortaklığın ticaret siciline ... numara ile kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, ortaklığın Konya/Karatay’daki ... ada ... parsel üzerinde kat karşılığı inşaat projesi yürütmek amacıyla kurulduğunu, ortaklığa ait belgeler ile kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin celbini talep ettiklerini, müvekkilinin ihtiyati haciz kararının infazından hemen önce 02.08.2024 tarihinde, adi ortaklığa ait taşınmaz hissesinin, temsil yetkisini haiz davalı ... yetkilisi tarafından ... şirketine satış şeklinde devredildiğini, bu devrin borçtan kurtulmak amacıyla yapıldığını ve adi ortaklığa herhangi bir bedel ödenmediğinin de sabit olduğunu, borçlu ...’ın borca batık durumda olduğunu bilen ... şirketinin, adi ortaklığın malvarlığını ortadan kaldırmak ve alacaklıların tasfiye payına ulaşmasını engellemek amacıyla hareket ettiğini, diğer ortak ...’ın onay ve muvafakati olmaksızın yapılan bu devrin geçersiz olduğunu, devrin açıkça alacaklıdan mal kaçırma niteliğinde bulunduğunu, bu devre ilişkin olarak tasarrufun iptali davasının açıldığını ve davanın Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, borçlu ...’ın adi ortaklıktaki tasfiye payına haciz konulduğunu, TBK 639. maddesi uyarınca tasfiye payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesinin adi ortaklığın sona erme sebebi olduğunu, Yargıtay’ın da aynı doğrultuda içtihadının bulunduğunu; bu nedenle adi ortaklığın feshinin ve tasfiyesinin mahkemece yapılması gerektiğini, tasfiye memuru atanarak bağımsız bölümlerin rayiç değerlerinin tespit edilmesini ve borçlu ...’ın tasfiye payının ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini, İİK 121. madde uyarınca Konya . İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09.10.2025 tarih,... E.–... K. sayılı ilâmı ile müvekkiline dava açma yetkisi verildiğini, zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiğini ve görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, İhtiyati tedbir taleplerinde; davalı ... yetkilisinin temsil yetkisini kötüye kullanarak adi ortaklığa ait hisseyi usulsüz şekilde devrettiğini, bu nedenle temsil yetkisinin sınırlandırılması veya adi ortaklığa kayyım atanması gerektiğini, aksi hâlde kat karşılığı inşaattan elde edilecek bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devredilerek ortadan kaldırılabileceğini, bu durumun müvekkilinin alacağına kavuşmasının imkânsız hâle getireceğini, usulsüz şekilde ...’e devredilen adi ortaklık payının ve bu hisse karşılığı bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satış veya devrinin ihtiyati tedbirle önlenmesini talep ettiklerini, bu taleplerin HMK 389/1 kapsamında gerekli olduğunu, yaklaşık ispat şartlarının da oluştuğunu, müvekkilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda, adi ortaklığın malvarlığının korunması için tedbirin zorunlu olduğundan bahisle müvekkilinin öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulüyle, usulsüz devirle ...’e geçen hissenin ve bu hisse karşılığı bağımsız bölümlerin devrinin önlenmesine, ... yetkilisinin temsil yetkisinin kısıtlanmasına veya adi ortaklığa kayyım atanmasına karar verilmesine; davalılar arasındaki adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine, usulsüz satışın tasfiyede dikkate alınmamasına ve taşınmaz hissesinin adi ortaklık malı olarak kabulüne; tasfiye memuru atanarak borçlu ...’ın tasfiye payının belirlenmesine, şimdilik 10.000,00 TL (HMK 107 belirsiz alacak) olmak üzere borçlu davalının tasfiye payının icra dosyasına gönderilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesiyle özetle; açılan davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü mal kaçırma kastıyla devir yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ... Ltd. Şti.’ne yönelik herhangi bir taşınmaz devrinin bulunmadığını, ayrıca davacının açtığı tasarrufun iptali davasının Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E.–... K. sayılı 20.10.2025 tarihli kararı ile reddedildiğini, davacının ... Ltd. Şti.'den alacaklı olmadığını, davacı ile ... Ltd.’nin danışıklı işlemler yaptığını, icra takibine dayanak bononun gerçek borç ilişkisine dayanmadığını, tasarrufun iptali davasının reddedilmesinin de bu durumu teyit ettiğini, ... Ltd.’nin müvekkili ... Ltd.’yi zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini, borçları sebebiyle şirket yetkilisinin piyasadan kaybolduğunu, yükümlülüklerin tümünü müvekkili ...’in üstlendiğini, adi ortaklık kapsamındaki inşaatın tamamının ... tarafından yapıldığını, ...’ın hiçbir katkı sunmadığını, hatta inşaatın devamı için gerekli imzaları bile atmadığından ...’in Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E.–... K. sayılı kararıyla adi ortaklığı temsilen yetki almak zorunda kaldığını, ... Ltd. Şti.’nin adi ortaklığa karşı katılım payını yerine getirmediğini, müvekkiline verdiği çek ve bonoların karşılıksız olduğunu, bunların tahsil kabiliyeti bulunmadığını, ...’ın hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemesine rağmen haksız hak iddiasında bulunduğunu, davacının da ... ile danışıklı biçimde hareket ederek önce tasarrufun iptali davası açtığını, sonuç alamayınca aynı amaçla bu kez adi ortaklığın feshini talep ettiğini, bunun TMK madde 2 uyarınca hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, ayrıca TBK 639. madde uyarınca ortaklık amacının gerçekleşmeden adi ortaklığın tasfiye edilemeyeceğini, Konya . Noterliğindeki 11.05.2022 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat tamamlanmadan tasfiye şartlarının oluşmadığını, iskan alınmadan kar/zarar durumunun belirlenemeyeceğini, bu nedenle davacının açtığı tasfiye davasında hukuki yarar bulunmadığını, adi ortaklığın üstlendiği inşaatın tamamen müvekkili ... tarafından yapıldığını, ...’ın hiçbir katkı sağlamadığını, müvekkilinin yüksek maliyetler nedeniyle zarar ettiğini, ...’ın katılım payını ödememesinden dolayı bazı bağımsız bölümlerin taşeronlara düşük bedelle devredilmek zorunda kalındığını, yapılacak kar-zarar hesabında ... lehine bir tasfiye payı çıkmasının mümkün olmadığını, bu sebeplerle davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi isteminden ibarettir.Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda taraflar tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; Gemlik . Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi." şeklindedir.Bursa BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; " Somut olayda davalının tacir sıfatının bulunmadığı ve adi ortaklığın TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay . H.D. ... E. ... K., Yargıtay (kapatılan) . H.D. ... E. ... K. Sayılı ilamları da bu yöndedir. ) Yazılı gerekçe kapsamında davanın asliye hukuk mahkemesi nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerekli olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklindedir.İstanbul BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "...Dosya kapsamından, davacının murisi ve davalı arasında Borçlar Kanunu 620. Maddesinde düzenlenen adi ortaklık bulunduğu, davalının yapılan araştırmaya göre tacir sıfatına haiz olduğu, ancak davacının ve murisinin tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilgi ve belgenin bulunmadığı uyuşmazlığın ticari olması için her iki tarafın tacir olması gerektiği, adi ortaklığın TTK ' da düzenlenmediği anlaşıldığından davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. ..." şeklindedir.İstanbul BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E.... K. sayılı ilamı; "...Hal böyle olunca, taraflardan her ikisinin birden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, tacir olması koşulunun oluşmadığı, davanın TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, ve mahkemece; davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında, usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, husumete ilişkin itirazın görevli mahkemece değerlendirileceği gözetilerek buna ilişkin istinaf talebinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir...." şeklindedir.Somut olayda, davanın adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine ilişkin olduğu, davacının alacağı kambiyo senedine dayalı ise de eldeki davada kambiyo senedine dayalı bir değerlendirme yapılmayacağı, değerlendirmenin tasfiye payının haczedilmesine dayalı olarak adi ortaklığın tasfiyesinin gerekip gerekmediği konusunda yapılacağı, kambiyo senedinin, feshi ve tasfiyesi istenen adi ortaklıkla bir ilgisinin bulunmadığı, davacının alacağının kambiyo senedine dayalı olmasının davayı mutlak ticari dava haline getirmeyeceği, adi ortaklığın TBK'da düzenlendiği, bu kapsamda davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının tacir sıfatına haiz olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c. ve 115. maddeleri uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,2-Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ VE GÖREVLİ KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK 20. maddesi uyarınca, Mahkememizce verilen görevsizlik kararı sonucunda taraflardan birinin karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, aksi taktirde davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,4-6100 sayılı HMK'nun 331.maddesi gereğince; harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında yetkili ve görevli mahkemece KARAR TAYİNİNE,Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...