Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Mersin Anonim Katip Adana Ölüm Üye

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBaşkan
:Üye
:Üye
:Katip
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: 2020/... Esas, 2023/... KararDAVACILAR
: 1- ... - ...: 2- ... - ...3- ... - ...4- ... - ...VEKİLLERİ
: Av....DAVALI
: 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - 0345024957000010VEKİLLERİ
: Av.DAVALILAR
: 2- ... - ...3- ... - ...VEKİLİ
: Av. ..DAVA
: Ölüm Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacılar murisi ...'ın vefat ettiğini, davacıların ölenin çocuğu ve kardeşi olduğunu, ölüm sebebiyle ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenlere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı baba ... için 1.000,00 TLdestekten yoksun kalma tazminatı ve 70.000,00 TL manevi tazminat, davacı anne ... için 1.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 70.000,00 TL manevi tazminat, davacı kardeş ... için 1.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı kardeş ...için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan, maddi tazminatın ise tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş'nin cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası koşullarının oluşmadığını, kabul anlamınagelmemekle birlikte taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanınkimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı bu araştırma neticesinde tazminatın hakkaniyete uygun orandaindirilmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksunkalınan kaybını ispat etmesi gerektiğini, davacı yanın SGK’dan aylık alıp almadığı ve ekonomikdurumunun da araştırılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sicilinde kayıtlı uzman aktüerler tarafından yapılmasıgerektiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabiolduklarının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile maddi tazminat yönünden davacı ... yönünden 456.833,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' tan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, cenaze ve defin giderleri talebinin reddine, davacı ... yönünden 288.649,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' tan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, cenaze ve defin giderleri talebinin reddine, davacılar ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, manevi tazminat yönünden davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın 09.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' tan müşterek müteselsil tahsili ile davacılara belirtilen miktarda verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacılar vekili; yerel mahkeme tarafından kusur oranının tespitinde hataya düşüldüğünü, meydana gelen kazada davalının %100 oranında kusurlu olduğunu, cenaze ve defin giderlerine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, küçük kardeşler yönünden destekten yoksun kalma zararına hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, eksikliğin giderilerek kardeşler yönünden destekten yoksun kalma zararına hükmedilmesi gerektiğini, anne ve baba yönünden maddi tazminat hesaplamasının eksik olduğunu, gerçek değere artırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Karara karşı davalılar ... ve ... vekili; ceza dava dosyasında alınmış kusur raporu ile mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporları arasında hukuki farklar bulunduğunu, hal böyle iken dosya kapsamında ek rapor taleplerinin reddi ile yargılamaya devam olunması ve hüküm tesis edilmesi ile müterafik kusurun teknik bir husus olmasına rağmen mahkemece değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, müteveffanın arkadaşları olarak bulunan şahitlerinde de beyanları dikkate alındığında müteveffa ...'ın öğretim gördüğü dershaneye gittiği ve üniversite sınavlarına hazırlandığının belirtildiğini, bilirkişi raporunda yetiştirme giderinin hesaplanmamış bulunulması ve bu halede hüküm tesisinin hatalı olduğunu, müteveffanın vefat tarihinde zorunlu askerlik süresinin 12 ay olup dosya kapsamında 6 ay olarak indirim yapıldığını, yine dosya kapsamında hesaplama yapılmakta iken müteveffa ...'ın evlilik yaşının 28 olarak hesaplanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınmış destek oranının hesabının da hatalı şekilde yapıldığını, müterafik kusurun dosya açısından değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketi yönünden yapılmış ibra- sulh sözleşmesinin müvekkili açısından da hukuki netice doğuracak olup dosya kapsamında mevcut itirazlarının mahkeme tarafından reddedildiğini ve karara esas alınacak bilirkişi raporuna istinaden müvekkillerinden sigorta şirketinin sorumlu olarak tutulmuş bulunduğu tutar dikkate alınarak ancak 446.555,38 TL olabileceğini, müvekkilleri aleyhinde hükmedilmiş bulunan manevi tazminat tutarlarının çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;Dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağında sürücü ...'un sola dönüş ve kavşakta geçiş önceliğine uymadığından kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü müteveffa ...'ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından dolayı kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında keşif sonrası alınan 10.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ile ATK'dan alınan kusur raporunda otomobil sürücüsü ...'un sola dönüş ve kavşakta geçiş önceliğine uymadığından asli oranda, motosiklet sürücüsü müteveffa ...'ın ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından alt düzeyde tali oranda kusurlu olduğu belirtilmiştir.İşbu dosyada alınan 21.06.2022 tarihli ATK kusur raporunda da yukarıda belirtilen sebeplere bağlı olarak ...'un %80 oranında, ...'ın %20 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasında alınan raporlarla da uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı anlaşıldığından davacılar ve davalılar ... ve ... vekillerinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Müterafik kusura yönelik yapılan istinaf incelemesinde;Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.Dosya kapsamından, davacılar murisi olan motosiklet sürücüsünün kaskının takılı olduğu anlaşıldığından müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmaması yerinde olduğu, alkollü olmasının ise ölenin sürücü olup bu husus müterafik kusur oluşturmayacağından davalılar ... ve ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;Hesaplama yöntemine yönelik yapılan değerlendirmede;Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve 2021/... Esas ve 2021/... karar sayılı kararları, 2021/... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Gelir durumu ve AGİ'ye yönelik yapılan değerlendirmede;Dosya kapsamında kazalının kaza tarihinde gelirinin olmadığı tespit edildiğinden hesaplamalarda asgari ücret esas alınmıştır. Gerçek kazanç araştırması desteğin bir işi ve gelirinin bulunması durumunda yapılabilecek olup, desteğin dosya kapsamına yansıyan bir işi, mesleği ve kazancı bulunmadığından bu durumda gelir yönünden gerçek kazanç araştırması yapılabilmesi mümkün değildir.Yerleşmiş Yargıtay kararlarında aktif dönem gelirleri hesabında asgari geçim indirimi (AGİ) tutarlarının da hesaplamaya dâhil edilmesi gerektiği, pasif devre zararının hesaplarıması sırasında ise AGİ'nin dikkate alınamayacağı belirtilmektedir.Bu nedenle pasif dönem hesabında AGİ hariç bilinen son asgari ücret esas alınmıştır. Ayrıca 7349 Sayılı kanun ile 2022 yılından itibaren AGİ kaldırılmış olup, 2021 yılı sonuna kadar asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalarda AGİ dahil edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle gelir durumu ve agi yönünden rapor yerindedir.Müteveffanın evlenme ihtimali ve çocuk sahibi olma ihtimali ile annenin bakiye ömrüne yönelik itirazların değerlendirilmesinde;Destek verenin olay tarihinde farazi evlenme yaşından küçük ve bekar olması halinde, ileri ki yıllarda evleneceği, evlenmesinden belli bir süre sonra ilk çocuğu ve yine bir süre sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılmakta ve buna göre pay dağılımı yapılmakta olup,Yargıtay kararları da bu yöndedir.Bilirkişi raporunda, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/... E., 2019/... K. Sayılı kararı .17. Hukuk Dairesi 2017/... £. , 2019/... K. sayılı kararı ve 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, destek verenin olay tarihinde farazi evlenme yaşından küçük ve bekar olması nedeni ile, gelirinin % 50' sini anne ve babasına ayıracağı, farazi evlenme yaşında evleneceği, iki sene sonra bir çocuğu, iki sene sonra da 2. çocuğu olacağı varsayılmış, bekar iken gelirinden kendisine 2, anne ve babasına 1 (birer) pay, evlendikten sonra eşine 2 ,kendisine 2,anne ve babasına 1 (birer) pay,ilk çocuktan sonra eşi ve kendisine 2'şer pay anne,baba ve çocuğa 1 (birer) pay, ikinci çocuktan sonra kendisi ve eşi İçin 2'şer pay,anne baba ve çocuklar için 1'er pay ayrılmış ve azalan bir destek dağıtımı benimsenmiştir.Yine davacı anne ..., 05.12.1975 doğumlu olup olay tarihinde 43 yaşındadır.TRH 2010 (kadın) tablosuna göre bakiye ömrü 36 yıl muhteme! yaşam sonu yaşı 79'dur. Buna göre raporda 36 destek yılına göre hesaplama yapılmış olup destek yılı yönünden de değişikliğe gidilecek bir durum tespit edilememiştir. Aynı şekilde TÜİK verilerine göre evlenme yaşının belirlenmiş olması doğrudur.Kardeşler yönünden talep edilen destekten yoksun kalma talepleri yönünden değerlendirmede;Kardeşler yönünden de destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmuşsa da; geliri olmayan desteğin ilerideki farazi destekliği açısından kardeşleri için destek payı hesaplanması mümkün değildir. Yerleşmiş Yargıtay Kararları da bu yöndedir; “Trafik kazasında ölen destek, kural olarak kardeşlerine bakmakla yükümlü değildir. Sağlığında zaman zaman yaptığı yardımları gerekçe göstererek, ölümünden sonra da destek olacağı şeklindeki yorumla tazminata hükmetmek dağru değildir. Zira bir kimseyi destek haline getiren yardımlarda, düzenlilik ve devamlılık ögelerinin aranması esastır.” (Y.4.HD.28.05.1998, ...)"Davacılar ... ve ....., kazada hayatını kaybeden ....'nın kardeşleridir. Destek...., lise son sınıf öğrencisi iken hayatını kaybetmiştir. Davacı kardeşleri ise kendisinden küçüktür. Desteğin, davacılara düzenli ve eylemli bir yardımı iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu durumuda mahkemece, davacılar .... ve 2.6 yönünden, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”(Yargıtay 17. HD., E. 2016/... T. 24.2.2017)Dolayısıyla anne babanın sağ olduğu, davacı kardeşin ölenin desteğine muhtaç olduğuna dair delil bulunmadığından kardeşler yönünden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanamaması yerindedir.Yetiştirme giderine yönelik itirazların değerlendirilmesinde;Yargıtay içtihatlarına göre 18 yaşından küçük desteğin vefat etmesi durumunda, anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı asgari ücretin %5'i oranında, anne çalışmıyorsa sadece babadan asgari ücretin %5'i oranında yetiştirme giderinin, hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerekmektedir.Yargıtay 4.H.D.2022/... K. Sayılı ilamında; “Daire ilkelerine göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerektiği, bu durumda öncelikle annenin çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er oranda, anne çalışmıyorsa 17 yaşındaki desteğin 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, bu yaşa kadar davacı babanın yetiştirme gideri yapacağı kabul edilerek davacı baba bakımından murisin 18 yaşına kadar %5 oranında tespit edilecek yetiştirme giderinin indirilmesi gerektiği” hususlarına değinilerek hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.”Destek hayatını kaybettiğinde 18 (17, yaşındadır. Müteveffanın olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında hesaplanacak tazminattan yetiştirme giderinin tenzil edilmemesi yerinde görülmüştür. Yine raporun karar tarihine en yakın verilere göre hesaplanması gerektiğinden askerlik süresinin rapor tarihinde 6 ay olması sebebiyle bu sürenin düşülerek hesaplama yapılması yerindedir.Yine mezarlık yeri ve defin işlemlerinin ücretsiz olduğu bildirilmekle bu yöndeki istinaf da yerinde değildir.Hükme esas alınan ek raporun yerinde olduğu, Yargıtay içtihatları ve mevzuata uygun olarak bu ilkelere göre rapor hazırlandığından tarafların bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sigorta şirketi ile yapılan sulh yönünden yapılan incelemede;Dosyaya sunulan 21.09.2023 tarihli sulh anlaşmasının incelenmesinde, davacıların sigortalı olan işleten ile sürücüyü poliçe limitine kadar ibra ettikleri, limit üstü için haklarını saklı tuttukları anlaşılmaktadır.Kaza tarihi 09.04.2019 olup poliçe limiti 360.000,00 TL'dir. Davacılar davalı işleten ve sürücüyü 360.000,00 TL yönünden ibra etmiş olmalarına, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama hatalı ise de davacı vekilinin doğru hesaplama yaparak ve limit üstü kalan kısım üzerinden davayı ıslah ettiği, mahkemece de ıslah doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davacılar ve davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar ve davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-a-)Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-)Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'tan alınması gereken 64.585,94 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 16.146,48 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 48.439,46 TL harcın bu davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacılar ve davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdırİş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.