Anahtar kelimeler: Bam Evraktan Kıymetli Başkan Açılmadan Yazim Katip Üye Hallerden Karara

T.C. ...... BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ..../....KARAR NO
: .../.......BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ....../...KARAR NO
: ..../....KARAR TARİHİ
: .....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ......DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... -......DAVALI
: ... -VEKİLİ
: Av. ... .....DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ
: .......KARAR YAZIM TARİHİ
: .........Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili hakkında öncesinde davalı tarafından .... ...... İcra Müdürlüğünün .../......esas sayılı dosyası ile sahte senede dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, müvekkilinin .... ... İcra Hukuk Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunmuş olup, imzanın müvekkiline ait olmadığı yönünden alınan bilirkişi raporu ile davanın kabulüne yönelik kararının kesinleşerek imzanın müvekkiline ait olmadığının kesinleştiği, .... .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında takip yapan alacaklı tarafından müvekkilinin bir çok banka hesabına ve bankadaki paralarına, tüm taşınmazlarına 16 adet aracı üzerine haciz koydurduğu gibi işyeri adresinde müşterilerin de bulunduğu esnada 55.046,00-TL değerindeki menkul mallarını fiilen haczederek muhafaza altına aldığı, müvekkilinin icra takibini durdurmak için icra dosyasına 125.000,00 TL teminat yatırmak zorunda kaldığı, tüm bu işlemlerin haksız olduğu, kambiyo evrakındaki imzanın müvekkiline ait olmaması üzerine anlaşıldığı, müvekkilinin ticari faaliyette bulunurken █████/2013 tarihinde yapılan haciz ve muhafaza işlemi nedeni ile haksız icra takibi ve haksız haciz sonrasında maddi ve manevi zararlara uğradığı, bu kapsamda davalı alacaklı aleyhine .... .. İcra Müdürlüğünün ...../....... esas sayılı dosyası ile haksız hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatmış ise de, icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın yerinde olmayıp haksız itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu ..... ... İcra Müdürlüğünün ..../...... esas sayılı icra takibinin davacının kendisinin keşide ettiği ....... Şubesinin .... keşide tarihli ....... çek nolu 100.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak başlatılmış olup, icra takibinde █████/2013 tarihinde hacze gidilerek bir kısım malların haczedilerek yerinde bırakıldığı, borçlunun huzuru ile yapılan haciz tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde talepte bulunulmadığından talebin zaman aşımına uğradığı, haksız haczin muhatabının müvekkili alacaklı değil lehdar .......... olduğunu, davacı yanın daha önce takibin iptali yönünden .... .... İcra Hukuk Mahkemesinin ..../... esas .../...karar sayılı dosyasında, davacının tazminat talebinin reddi kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesin hüküm nedeni ile davacının yeniden tazminat talebinde bulunamayacağı, müvekkilinin çeki kendisinden önceki cirantadan almış olduğundan imzanın davacı keşideciye ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkilinin kötü niyetli ve kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının çek koçanının çalındığı yönünde bir şikayetinin olmayıp █████/2013 tarihli haciz işlemi sırasında takip konusu çeki incelemiş ve kendinden sonraki ciranta ile aralarında borç konusunda ihtilaf olduğunu, davaya konu çek üzerinde icra hukuk mahkemesince yaptırılan imza incelemesinde de imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğini bu nedenle yerinde görülmeyen davanın reddine davacı borçlu aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştirDavacı vekili istnafa başvuru dilekçesinde, müvekkilinin haksız haciz nedeni ile maddi ve manevi açıdan zarara uğradığı bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen davanın reddedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın itirazının haklı olduğunu ve imzanın müvekkile ait olmadığını bilmediklerinden dolayı kötüniyetli olamayacaklarından bahsetmiş ise de bu husus davanın reddi için haklı bir sebep oluşturmayacağını, bilirkişi raporunda da zararlarının tespit edilmiş olması ve tarafınca başlatılan takibe karşı hukuka aykırı bir biçimde itiraz edildiği açık bir şekilde ortada olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava; haksız haciz nedeniyle maddi manevi tazminat davasıdır.Haksız yere bir kimse aleyhine icra takibi yapılması 6098 Sayılı TBK' nın 49. maddesi kapsamında haksız eylem niteliğindedir.Bu haksız eylemden zarar gören aynı maddenin ikinci fıkrası ile aynı Kanunun 50. maddesi uyarınca maddi zararını, Kanunun 58. maddesi uyarınca da itibarı zarar gördüğünden bahisle kişilik hakları saldırıya uğradığını ileri sürerek manevi tazminata hükmedilmesini de isteyebilir.Davacı vekili müvekkilinin borçlu olarak göründüğü senetle ilgili ciranta olan davalı tarafından müvekkili hakkında kambiyo senedine mahsus takip yapıldığını ve müvekkilinin imzaya itiraz etmesi üzerine yapılan yargılama ile imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiği ve takip nedeniyle davalının müvekkilinin banka hesaplarına konulan haciz nedeniyle mahrum kaldığı faiz alacağının maddi tazminat olarak davalıdan tahsili ile haksız haciz nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğraması nedeniyle manevi tazminatın tahsiline icra takibi ile talep etmiştir.Davacı aleyhine, davalı tarafından .... ... İcra Müdürlüğünün ..../.... esas sayılı dosyası ile sahte senede dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacının ödeme emri tebliği üzerine, .... ..... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunduğu, imzanın davacıya ait olmadığı yönünden alınan bilirkişi raporu ile davanın kabulüne yönelik kararının kesinleşerek imzanın davacıya ait olmadığından ötürü verilen kararın kesinleştiği görülmüştür.Davalının senette ciranta olduğu, bu durumda davalının senet üzerinde borçlu görünen kişiye ait imzanın sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığı ve ayrıca davacı tarafından davalının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını bildiği halde kendisini zarara uğratmak kastı ile takip yaptığı hususunda kötü niyeti de ispat edilemediğinden ve ayrıca icra hukuk mahkemesince yapılan yargılamada davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi de dikkate alındığında davalının imzası davacıya ait olmayan senedi takibe koymakta kötü niyetli olduğundan bahsetmek mümkün değildir.Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Somut olay bakımından, ciranta konumunda bulunan davalı bakımından takibin haksız ve kötüniyetli olduğu söylenemeyeceğinden davalı yönünden manevi tazminatın reddine karar verilmesi yerinde olup buna ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.(Yargıtay 4.HD █████/2019 tarih ██████████ E █████████ K)Haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gerekmemekte, sadece haczin haksız olması ve bu haciz nedeniyle davacının maddi zarara uğraması yeterlidir. Somut olay bakımından, icra hukuk mahkemesinde yapılan yargılama ile takibe konu senedin altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden takibin haksız olduğu sabit olmakla davacı vekili dava dilekçesi ile, takibi durdurmak için banka teminat mektubu sunmak zorunda kaldığını, iş yerinde yapılan haciz nedeni ile doğduğunu ileri sürdüğü maddi zararın tahsilini talep etmiştir. Davacının bu talebi kapsamında davalının takibine istinaden davacının hesaplarına hangi tarihte haciz konulduğu ve hangi tarihte kaldırıldığına ilişkin banka kayıtları celp edilerek bilirkişi incelemesi yapılmış ve söz konusu haciz konulan bedellerini haczin fek edildiği tarihte kadar işleyen yasal faizi hesaplanmıştır. Davacının işyerinde fiilen haciz yapılmadığı, söz konusu haciz üzerine malların yediemin olarak bizzat davacıya teslim edildiği ve haczin kaldırılması sonrası haczedilen mallarının tamamının davacıya teslim edilmesi nedeniyle haczedilip yedi emine teslim edilen bu mallarla ilgili davacının uğradığı maddi bir zararın bulunmadığı ayrıca haciz nedeniyle malların yedi eminde kaldığı süre içesinde işlemiş faiz talep edilmeyeceği ve davacı tarafça bu süre zarfında menkul haczi nedeniyle uğranılan somut bir zarar da ispat edilmediğinden bu husustaki talebin reddine karar verilmesinde de yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Ancak, davacının takibin durdurulması için banka teminat mektubu dosyaya ibraz ettiği sabit olup, teminat mektubundan kaynaklı komisyon bedeli kapsamında maddi zararı yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.(Yargıtay 4. H.D. █████/2022 tarih ve ██████████-██████████ sayılı ilamı)Bu kapsamda, .... .... İcra Müdürlüğü'nün ..../....takip konusu borç miktarı olan 125.000 TL tutarlı banka teminat mektubu mukabili haczin kaldırıldığı anlaşılmakla, davacı ... tarafından 25.000,00-TL 22.05.2013 tarihinde, 100.000,00-TL 27.05.2013 tarihinde teminat olarak takip dosyasına yatırılmış, 125.000,00-TL teminat bedeli 09.11.2015 tarihinde davacı ...'ya iade edilmiş olduğu, bilirkişi raporunda 5.606,25-TL işlemiş faiz (25.000,00 TL Teminat için işleyen faiz), 22.300,00-TL işlemiş faiz (100.000,00 TL teminat için işleyen faiz) olmak üzere toplam 27.906,25-TL komisyon faizi alacağı hesaplanmış ise de, davacının takipte 27.308,22-TL olarak bu kalem alacağını sınırladığından bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken tümden reddi doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinini istinaf isteminin kabulü ile davanın aşağıdaki gibi kısmen kabulü ile takibin 27.308,22 TL üzerinden devamına, alacak yargılamaya ile belirlendiğinden icra inkar tazminatının reddine yönünde ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve .../...-.../......sayılı kararının KALDIRILMASINA,2- HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 27.308,22 TL asıl alacak üzerinden devamına,Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,b)Alınması gereken 1.865,42-TL harçtan peşin alınan 803,62-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.061,80-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c)Davacı tarafından karşılanan 890,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 350,23-TL'si ile 29,20-TL başvurma harcı ve 803,62-TL peşin harcın toplamı 1.183,05-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,4-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği davalı üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...