Anahtar kelimeler: Portalı Portalında Portalımızda Düğün Bugüne Sayfa Reklam Ünvanlı İlanını Tanıtım

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.D A V A /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti vermekte olduğunu, işbu reklam ve tanıtım hizmeti, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirilmekte olduğunu, ... ünvanlı işletmesinin reklam ve ilanını portalımızda yayınlamak isteyen davalılar ile 28.02.2023 tarihinde ... Sayılı, 12 Ay Taahhütlü Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlulardan 03.03.2023, 04.04.2023, 03.05.2023, 28.07.2023, 13.09.2023, 14.09.2023, 03.10.2023, 03.11.2023, 03.12.2023, 14.12.2023, 17.01.2024, 04.03.2024 ve 15.95.2024 tarihlerinde toplam 52,907,00 TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalılar tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13. İcra Müdürlüğü ...E., Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, itiraz ile icra takibinin durduğunu, borçluların ... 13. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalıların aleyhine, alacağın %20'si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.S A V U N M A /Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.G E R E K Ç E /Dava; Taraflar arasında imzalanan Arge ve Üyelik Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalılara karşı ... 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğü.. Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Arge ve Üyelik Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalılara karşı 37.374,93 TL asıl ve toplam alacak üzerinden █████/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği noktasında davalı borçlu ...'e çıkartılan tebligatın iade geldiği, davalı borçlu ...'e çıkartılan tebligatın █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların ayrı ayrı █████/2024 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce SMMM bilirkişi ...dan alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme ve Değerlendirmeler: Davalılardan ...’in vergi mükellefiyeti kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığını, davalılar ... ve ...’ten aşağıdaki vesaikin ibrazı talep edilmiş olduğunu, davalılar bilirkişi incelemesine evrak sunmadığını, 06 Ocak 2026 tarihinde yukarıda listelenen evrak ... ve ...’ten talep edilmiş olduğunu, ... 07.01.2026 tarihinde evrakı göndereceğini ve bankalardan dekontları alacağını beyan ettiğini ancak, önceki dönemlere ait olan ve teorik olarak hazır olması gereken belgeler işbu rapor tarihi itibari ile incelemeye sunulmadığını, Davacı kayıtlarının incelenmesi: Davacının sunduğu 07.07.2024 tarihli ve 03.03.2023 tarihli hesap ekstresine göre; ... kodlu cari hesapta takip edilen davalı yanla ilgili işlemler neticesinde; 37.374,93 TL olmak üzere davalı yanın (..., ....’in) borcu bulunmadığını, diğer bir ifade ile davacı yanın 17.07.2024 tarihi itibari ile davalı yandan 37.374,93 TL alacaklı olduğunu, 2023 yılındaki toplam işlem hacmi ise 33.067,00 TL görünmekte olduğunu, davacı kayıtlarına göre bu tutarın tamamı davalıdan tahsil edilmiş olduğunu, davacının sunduğu 31.12.2023 tarihli cari hesap ekstresine göre; (120.05.063410) cari hesap kodu ile takip edilen davalı yanla ilgili işlemler neticesinde, yalnızca 2023 yılında toplam işlem hacmi 33.067,00 TL olarak hesaplandığını, bu tutarın tamamı davalı yanca ödenmiş olduğunu, 2024 yılında oluşan 57.214,93 TL bakiyenin 19.840,00 TL’sinin ödendiğini, 17.07.2024 tarihinde davacının alacak bakiyesi 37.374,93 TL olarak hesaplandığını, dava 26 Aralık 2024 tarihinde açıldığını, takip talebi 17.07.2024 tarihinde başlatılmış olduğunu, ödeme emri 17.07.2024 tarihinde oluştuğunu, hâl böyle olunca, davacının sunduğu cari hesap ekstresindeki 31.12.2023 tarihli 33.067,00 TL borç tahakkuku dikkate alınmadığını, netice itibari ile bu tutarlar düşüldüğünde takip tarihi olan 17.07.2024 tarihinde davacının alacağı 37.374,93 TL üzerinden sorgulanacağını, davacının ilgili vergi dairesince sunulan kayıtlarına göre davalı yana ait herhangi bir alım-satım kaydı görülmemiş olduğunu, davacının ve davalının 2023 ve 2024 yıllarına ait B formları karşılıklı incelendiğinde ticari ilişkiye dair toplam tutarların “birebir” mutabık olmadığı tespit edildiğini, bu yönü ile bakıldığında davalı yanın, davacı yanca düzenlenen tüm faturaları kayıtlarına aldığı ve/veya bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmediğini, ayrıca davalı yanın cari hesap kayıtlarını ibraz etmemiş olması nedeni ile davacı yanın sunduğu cari hesap ekstresi ile karşılaştırma yapılamadığının bildirildiğini SONUÇ: Davacının sunduğu cari hesaba göre, davalı yandan takip tarihi olan 17.07.2024 itibari ile; 37.374,93 TL alacaklı olduğunu, takip tarihi ile dava tarihi arasında davacı lehine 7.962,40 TL faiz hesaplandığını, tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait B formları incelendiğinde tutarların “birebir” mutabık olmadığını, bu yönü ile bakıldığında davalı yanın, davacı yanca düzenlenen tüm faturaları kayıtlarına almadığı ve/veya bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmediğinin anlaşıldığını, davalı yanın cari hesap kayıtlarını ibraz etmemiş olması nedeni ile davacı yanın sunduğu cari hesap ekstresi ile karşılaştırma yapılamadığını, davalının faturalara itiraz ettiğine dair bir belge, varsa iade faturası, teslimin/ifanın gereği gibi yapılmadığını gösteren tutanaklar ya da geçici/kati kabul veya itiraz/şerh belgesi görülemediğini, bu durumun hukuki değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, mali müşavir bilirkişinin hukuki görüş serdedemeyeceğini, işin gereği gibi yapılmadığı ve eksik iş iddiaları, karşılıklı edimlerin sözleşmeye uygun yapıldığı veya yapılmadığı gibi iki tarafın da iddia ettiği sözleşme hukukuna ve sektörel değerlendirmelere yönelik hususların mali müşavir bilirkişi tarafından değerlendirilemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;Dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyası ile, taraflar arasında imzalanan Arge ve Üyelik Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalılara karşı 37.374,93 TL asıl ve toplam alacak üzerinden █████/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği noktasında davalı borçlu ...'e çıkartılan tebligatın iade geldiği, davalı borçlu ...'e çıkartılan tebligatın █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların ayrı ayrı █████/2024 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilince dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalılardan...'e ait ... unvanlı işletmenin, ... internet portalında tanıtım ve reklamının yapılması noktasında davalılardan ...'le sözleşme imzalandığı, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının davalı taraflarca ödenmediği, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, dava konusu icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı taraflarca davaya cevap verilmemiş, icra takibine itirazlarında davacı tarafa borçlarının olmadığı savunularak icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;İ.İ.K.'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının, itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde açılacağı, itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmesinde, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere raporun dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur.Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre somut olayın değerlendirilmesinde;Alınan nüfus kayıtlarına göre, davalı tarafların evli oldukları, davalılardan ...'in ... unvanlı işletmesinin bulunduğu, davacı ile davalılardan ... arasında davalılardan ...'e ait ... unvanlı işletmenin, ... internet portalında tanıtım ve reklamının yapılması noktasında sözleşme imzalandığı, sözleşmeyi imzalayan ...'in yetkisiz temsilci konumunda bulunduğu; Bu sözleşme kapsamında davacı tarafça, davalı ...'e faturalar düzenlendiği, davacı tarafça faturalardan kaynaklı 37.374,93 TL cari hesap alacağının bulunduğunun ileri sürülerek dava konusu icra takibinin başlatıldığı, davalı taraflarca ise icra takibine itirazlarında herhangi bir sebep belirtmeksizin borçlarının olmadığının savunulduğu; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalı taraflarca mahkememize ve bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının faturalardan dolayı 37.374,93 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı ... tarafından BA formları ile ile ilgili vergi dairesine beyan edildiği, bu durumun da davalı ...'in bu faturaları ticari defter ve kayıtlarına işlediğini gösterdiği, davalı tarafça faturalara itiraz edildiğine, faturaların iade edildiğine dair herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığı; Davacı tarafça, iş bu davada ve dava konusu icra takibinde her iki davalıdan da alacak talebinde bulunulmuş ise de, taraflar arası imzalanan sözleşme kapsamında tanıtımı ve reklamı yapılan işletmenin davalı ...'e ait olduğu, faturaların da ... adına düzenlenmiş olduğu, faturaların davalı ... tarafından kabul edilerek ticari defter ve kayıtlarına alınmış olmasının, yetkisiz temsilci olan davalı ... tarafından imzalanan sözleşmenin .... tarafından onandığı anlamına geldiği, bu kapsamda yürürlükte bulunan TBK'nun yetkisiz temsili düzenleyen 46. ve 47. maddelerine göre, davalı ...'in sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı, dava ve takip konusu borcu ödemekle yükümlü olan kişinin davalı ... olduğu; Davacının davalı ...'ten takip tarihi itibarı ile 37.374,93 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının bu borcun ödendiğine veya istenebilir olmadığına dair bir ispatının olmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle;Davacı tarafın, davalı ...'ten alacak talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça davalı ...'e karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafın, davalı borçlu ...'ten, dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında 37.374,93 TL asıl ve toplam alacak ile 37.374,93 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, davacının davasında haklı olduğu, davalı tarafın tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatının olmadığı, bu kapsamda icra takibine itirazlarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça davalı ...'e karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Ayrıca, dava ve takip konusu alacağın hizmet sözleşmesi kaynaklı likit fatura alacağı olduğu ve davalının da itirazlarında haksız olduğu anlaşılmakla, hükmolunan 37.374,93 TL alacağın %20'si oranında davacı tarafın lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVACI TARAFÇA DAVALI ...'E KARŞI AÇILAN DAVANIN REDDİNE,2-DAVACI TARAFÇA DAVALI ...'E KARŞI AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlu ...'in, dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 37.374,93 TL asıl ve toplam yönünden İPTALİNE, Takibin 37.374,93 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 37.374,93 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,3-Hükmolunan 37.374,93 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 7.474,99 TL icra inkar tazminatının davalı borçlu ...'ten alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,4-Alınması gereken 2.553,08-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 451,41-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.101,67-TL harcın davalı ...'ten tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 451,41 TL peşin harç parasının davalı ...'ten alınarak davacıya ÖDENMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 1.345,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 11.772,60 TL yargılama masrafının davalı ...'ten alınarak davacıya ÖDENMESİNE,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 37.374,93 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya ÖDENMESİNE,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin, davalı ...'ten alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸Hakim¸