Anahtar kelimeler: Eksper Çarparak Hasarlı Plaka Kaybının Eylemden Talebiyle Park Kazada Tahkim

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
Bakırköy ... İcra Dairesi
: ...
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı “Trafik Sigorta Poliçesi” ile trafik sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, 07.05.2023 tarihinde dava dışı ...'ın maliki olduğu ... plaka sayılı park halindeki araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, dava konusu kazada hasar gören ... plaka sayılı araç maliki ... tarafından araçta meydana gelen değer kaybının ve eksper ücretinin ödenmesi talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, yapılan yargılamada alınan 14.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda, 7.5.2023 tarihli kaza sonrası ... plaka sayılı araç üzerinde 7.500,00 TL değer kaybı tutarı oluştuğunun hesap edildiği şeklinde değerlendirmede bulunulduğunu, 22.11.2023 tarihinde 7.5000 TL değer kaybı, 275,55 TL faiz, 1.721,00 TL masraf ve 7.500 vekalet ücreti toplam 16.996,55 TL'nin ... plakalı aracın malikinin vekiline ödendiğini, █████/2023 – K-... Karar Tarih ve Sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu Kararında da işbu hususun yer almakta olduğunu, sigortalı aracın sebep olduğu trafik kazası neticesinde dava dışı ... plakalı araçta meydana gelen ve ilgisine müvekkili şirketçe ödenmiş olan değer kaybı bedelinin kusurlu sigortalı davalıya rücusunun istenmekte olduğunu, zira sigortalı araç sürücüsünün Kara Yolları Trafik Kanunu hükümleri(md.81 vd.) gereğince kaza sonrasında sigorta sözleşmesinden ve Sigorta Genel Şartlarından kaynaklanan yükümlere aykırı davranarak kaza yerini terk ettiğini, tutanaklar ve diğer belgeler ışığında ödenen tazminattan; %100 oranında davalının sorumlu olduğunu, davaya konu değer kaybının müvekkili şirketçe ödenmiş olduğunu, anılan hasardan sorumlu olan davalı hakkında yasal süre içerisinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü – ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ve borçlu tarafından takibe itiraz edilmiş olduğundan itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kazaya konu aracı kaza tarihinden önce sattığından davacının işbu kazayla ilgili rücu hakkı olmadığını, davaya konu aracın müvekkili şirket tarafından █████/2023 tarihinde aracı ...'e (TC:...) sattığını, kazanın ise █████/2024 tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle kaza tarihinde araç maliki olan asli sorumlu ...'e davanın ihbarını, bu nedenle söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin işleten, malik, sürücü sıfatının olmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının davasına dayanak ettiği mevzuat hükmünün aym tarafından iptal edildiğini, dava konusu aracın, ... plakalı 2003 model bir araç olduğunu, dosyaya sunulan fotoğraflarda da görüleceği üzere araçta iddia edilen değer kaybının meydana gelmesinin fahiş olduğunu, bu nedenle değer kaybı tutarına itiraz etmekle araçta oluşan değer kaybının tespiti için kazanın olduğu tarih baz alınarak ikinci el satış ilanları göz önüne alınarak tekrar hesaplama yapılması için bilirkişi raporu alınmasını, davacının icra inkar tazminatı talep etmesinin haksız olduğunu, takibe konu alacak istemi yargılamayı gerektirdiğinden belirli/likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısına rücu ettiği işbu davada, davalının tüketici durumunda, davacı sigorta şirketi ise satıcı-sağlayıcı konumunda olduğundan görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin 2 yıllık zamanaşımına uğramış olduğunu belirterek, göreve, zamanaşımına, faiz türüne itiraz ettiklerini, ayrıca husumet itirazında bulunduklarını, belirterek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER
: Bakırköy ... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonu, ... Sigortası, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taraflar arasında trafik sigorta poliçesi kapsamındaki ilişki nedeniyle başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; Takibe konu hasar dosyasında müvekilinin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle borca, faize ve her türlü ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, bu nedenle takibin durdurulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 23.181,20 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Kusur Yönünden
: İşbu raporun üst kısmında açıklanarak yapılan tespite göre; Maddi Hasarlı Trafik Kazasının Meydana gelmesinde ... Plakalı Araç Sürücüsünn % 100 Oranında kusurlu olduğu görüşüne varıldığını,
... plakalı aracın sürücüsün atfedilecek bir kusur bulunmadığı görüşüne varıldığını,
Değer Kaybı Yönünden
: Bilirkişi tarafından takdiri görüşlü bir değer kaybı tespit edilmiş olan işbu hesaplamada; 8.012,00 TL olan, değer kaybına ilişkin bu miktar bedelin, sigortanın yapmış olduğu 7.500,00 TL değer kaybının asıl alacağın, “ gerçek zarar ilkesi olarak “ bu miktarın kabul edilmesinin gerektiği görüşüne varıldığını,
Sigorta Mevzuatı Yönünden;
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 Maddesinin F bendine göre Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu,
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.4 Maddesine göre satış sonrası yeni poliçe yapılana kadar 15 gün boyunca eski poliçenin geçerli olduğu,
- Kaza tarihi itibari ile geçerli olan İlgili mevzuat hükmünün 2024 aralık ayı itibari ile iptal edildiği,
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre; ... plaka sayılı aracı Davacı sigorta şirketi 30.12.2022 - 30.12.2023 vade tarihleri arasında ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi düzenleyerek teminat altına aldığını, poliçede sigortalı Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. olduğu,
Dava konusu poliçe teminatlarının; Dava konusu kaza sonrası davacı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kaza için ödediği hasar tazminatını sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi iddiası ile rücuen talep ettiğini,
Sigortanın Kapsamı
: Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu,
Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğunu,
Araca bağlı olarak çekilmekte olan römork veya yarı römorkların (hafif römorklar dahil) veya çekilen bir aracın sebebiyet vereceği zararlar çekicinin sigortası kapsamında olduğunu, ancak, insan taşımada kullanılan römorkların bunlar için poliçede özel şartları belirtilecek ek bir sorumluluk sigortası sağlanmış olması kaydıyla teminata dahil olduğunu,
Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar teminat limitleri dahilinde sigortacı tarafından karşılanması gerektiği, bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin edeceğini,
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.3 ve B.4 Maddeleri ;
B.3. Sigortacının Halefiyeti; Sigortacı ödediği tazminat miktarınca hukuken hak sahibi yerine geçer.
B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı; Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Davacı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 Maddesinin F bendine göre davalıdan rücu talebinde bulunmuş olduğunu,
İşleten Sıfatı Yönünden Değerlendirme ; Karayolu Trafik Kanunu (“KTK”) md.85 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni de doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, işleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu,
İşleten, KTK md.3’te şu şekilde tanımlanmıştır: “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.”
İşletenler, zorunlu mali sorumluluk sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaktan kaçınamamaktadır. Nitekim işletenlerin mali sorumluluk sigortası yaptırmaları KTK md.91/1’de zorunlu kılınmış ve anılan maddenin beşinci fıkrasında, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçların trafikten men edileceği hükme bağlanmıştır. Benzer şekilde sigorta şirketleri de Türk Ticaret Kanunu md.1483, Sigortacılık Kanunu md.13 ve KTK md.91 gereğince bu zorunlu sigortayı yapmaktan kaçınamamaktadır. Dolayısıyla ZMSS sözleşmesinin tarafları mevzuat gereği işleten ile sigorta şirketidir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.4 Maddesi;
C.4. Sigortalının Değişmesi; Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder.
Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren (15 ) onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre 02.05.2023 tarihinde araç satışının yapıldığı, kaza tarihinin ise 07.05.2023 olduğu, kaza tarihi ile satış tarihi arasında 5 gün bulunduğunun görülmekte olduğunu, bildirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır" yürürlükte olup taraflar için bağlayıcıdır. Bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94/2. maddesi gereğince aracını devreden sigortalının, aracı devrettiğini sigortacıya bildirme yükümlülüğü devam etmektedir. TTK'nın 1484/2.maddesinde sigortacının zarar görenle ilişkide ifa yükümlülüğünün belirlenmesi bakımından "Sigorta ilişkisinin sona ermesi, zarar görene karşı ancak, sigortacının sözleşmenin sona erdiğini veya ereceğini yetkili mercilere bildirmesinden bir ay sonra hüküm doğurur." düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. ve 4. fıkraları iptal edilmiş ise de sigorta şirketinin TTK'nın 1484/2.maddesinden doğan ifa sorumluluğu devam etmektedir.
2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir.
Somut olay irdelendiğinde; ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında ... poliçe numarası ile ZMMS Poliçesi ile sigortalı olan İhbar olunan ...'in maliki olduğu aracın, Bakırköy .... Noterliği'nin █████/2023 tarihli işlemi ile İhbar olunan ...'e satıldığı, trafik kaydına tescil edildiği, dava konusu trafik kazasının ise aracın satışının yapıldığı günden 5 gün sonra █████/2023 tarihinde gerçekleştiği, davalının aracı devrettiğini aracın satışından itibaren 15 gün içerisinde ve kaza tarihinden önce bildirmediği, bu durumda taraflar arasındaki poliçenin iptal edilmediği, TTK'nın 1484/2. maddesinde öngörülen fesihten sonraki sorumluluk süresi henüz dolmadan tazminata konu trafik kazası gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu devam ettiği, davacı sigortacının, davalı ile aralarındaki sigorta sözleşmesine dayanarak davalıdan rücuen talepte bulunabileceği, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendi uyarınca araç sürücüsünün kaza ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortanın, sigortalısına rücu edebileceğinin kabul edildiği, olay yerini terk olgusunun aksini ispat edecek nitelikte ya da sigorta şirketinin rücu hakkının istisnası olarak sayılan hallerden birinin gerçekleştiğine ilişkin bir delilin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, hükme esas almaya uygun bilirkişi raporunda davacı sigorta şirketince dava dışı zarar görene yapılmış olan ödemenin gerçek zarar ilkesi olarak kabulünün olay ile uyumlu olduğunun ve kazada ... Plakalı Araç Sürücüsünn % 100 Oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, icra inkar tazminatı taleplerinin ise alacağın belirlenebilir likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,
2- İcra inkar tazminatı taleplerinin alacağın belirlenebilir likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla reddine
3-Alınması gerekli 1.583,51 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 968,11 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 14.446,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT gereğince hesap edilen 23.181,20 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!