Anahtar kelimeler: Hakknıdab Müdafileri Görüşü Ret Yapma Öncesi İddianame Mahkûmiyet Uyuşturucu Sayisi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaSUÇ TARİHLERİ
: 1. Tüm sanıklar için; 28.08.2008 ve öncesi 2. Sanıklar ... ve ... için ayrıca; 12.08.2008HÜKÜMLER
: a. Mahkûmiyet (Tüm sanıklar hakknıda)b. Davanın reddi (Sanıklar ... ve ... hakkında 14.01.2011 tarihli iddianame ile açılan dava yönünden) 2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri 3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müdafileriTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: 1. İncelenmesine yer olmadığı; sanık ... hakkında 2. Ret; Sanıklar ... ve ... hakkında 14.01.2011 tarihli iddianame ile açılan dava yönünden) 3. Bozma; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ......, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında 12.08.2008 tarihli eylem nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden)Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSanığın, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, 12.05.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereğince temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen "Ret Kararları" YönündenSanıklar hakkında, 14.01.2011 tarihli iddianame ile açılan dava yönünden verilen ret kararına yönelik temyizde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin Tebliğname'ye uygun olarak 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan 12.08.2008 Tarihli Olaya İlişkin "Mahkûmiyet Hükümleri" Yönünden1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde sanıkların müdafii eşliğinde savunmalarının alındığı, ancak; hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi gereğince uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla sanıklar müdafilerinin hükmün kurulduğu celsede hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,2. Adli Tıp Kurumu'nca tanzim edilen raporda 12.08.2008 tarihli olayda ele geçen uyuşturucu maddenin esrar olduğu belirtildiği halde, gerekçesi gösterilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesi uygulanarak ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA,D. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının 16.11.2015 tarihinde sanık ... müdafiine tefhim edildiği, sanık müdafiinin, temyiz süresi geçtikten sonra 25.11.2015 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebiyle kararı temyiz ettiği, 02.12.2016 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşılmakla; sanık ... müdafiinin eski hale getirme talebi yerinde görülerek temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;1.a. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği halde, sanıklar ... ve ...'in savunmalarının müdafiileri huzurunda alınması ve müdafiilerinin hükmün kurulduğu celsede hazır bulunmaları gerektiği gözetilmeden, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında müdafii eşliğinde savunması alınan ... yönünden ise müdafiinin hükmün kurulduğu celsede hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanıklar ..., ... ve ...'in;b. Yargılama sırasında, ...'nın ... 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü ve ...'un ... 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulundukları anlaşılmakla duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan ve hükmün tefhim olunduğu duruşmada hazır edilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan, yokluklarında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılan sanıklar ... ve ...'un,Savunma haklarının kısıtlanması,2.a. Sanık ... hakkında emniyette muhbir kaydı olup olmadığının araştırılması,b. UYAP üzerinden yapılan araştırmada; iddianame anlatımında ve gerekçede belirtilen 03.06.2008 tarihli eylem nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, temyiz incelemesi sonucu sanık ... hakkındaki kararın düzeltilerek onama üzerine 15.02.2010 tarihinde kesinleştiği, sanık ... hakkındaki kararın ise bozulduğu, bozma üzerine sanık ... hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın temyiz incelemesi sonucu onama üzerine 16.09.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının infaz evrakları dahil getirtilerek incelemeye konu dosya içine konması; sanıklar ... ve ... hakkında aynı fiilden dolayı mükerrer dava olup olmadığının, dava konusu eylemin zincirleme suç veya ayrı suç oluşturup oluşturmadığının saptanması, sonucuna göre sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumlarının belirlenmesi,c. Yukarıda ... ve ... hakkındaki (2.b.) numaralı bozma nedeninde belirtilen, 03.06.2008 tarihli eyleme ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelemeye konu dosya içine konması sonrasında; sanık ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi gereğince alınan dinleme kararlarına konu hatlara ilişkin iletişim tespit tutanaklarından 03.06.2008 tarihli olay ile ilişkilendirilenlerin sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in, hukuki durumlarının tayini gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,3. Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, Anayasanın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1. ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen eylemlerinin açıklanarak nitelendirilmesi ve hangi sanığın hangi eylemden sorumlu tutulduğunun denetime olanak verecek şekilde saptanması, ulaşılan kanıya göre 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği de tartışılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,E. Sanık ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden1.a. UYAP üzerinden yapılan araştırmada; iddianame anlatımında ve gerekçede belirtilen 23.05.2008 tarihli eylem nedeniyle sanık ... hakkında ayrıca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucu bozulduğu, bozma üzerine sanık hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın temyiz incelemesi sonucu onama üzerine 14.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının infaz evrakları dahil getirtilerek incelemeye konu dosya içine konması; sanık ... hakkında aynı fiilden dolayı mükerrer dava olup olmadığının, dava konusu eylemin zincirleme suç veya ayrı suç oluşturup oluşturmadığının saptanması, sonucuna göre sanık ...'ın, hukuki durumunun belirlenmesi,b. Yukarıda ... hakkındaki (E-1) numaralı bozma nedeninde belirtilen, 23.05.2008 tarihli eyleme ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelemeye konu dosya içine konması sonrasında; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi gereğince alınan dinleme kararlarına konu hatlara ilişkin iletişim tespit tutanaklarından 23.05.2008 tarihli olay ile ilişkilendirilenlerin sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, hukuki durumların belirlenmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,2. Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, Anayasanın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1. ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen eylemlerinin açıklanarak nitelendirilmesi ve hangi sanığın hangi eylemden sorumlu tutulduğunun denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerekirken gerekçesiz olarak hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,F. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden1. UYAP üzerinden yapılan araştırmada; iddianame anlatımında ve gerekçede belirtilen 02.07.2008 tarihli eylem nedeniyle sanık ... hakkında ayrıca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucu onama üzerine 05.07.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının infaz evrakları dahil getirtilerek incelemeye konu dosya içine konması; sanık hakkında aynı fiilden dolayı mükerrer dava olup olmadığının, dava konusu eylemin zincirleme suç veya ayrı suç oluşturup oluşturmadığının saptanması, sonucuna göre sanık ...'ın, hukuki durumunun belirnlenmesi,2. Yukarıda ... hakkındaki (F-1) numaralı bozma nedeninde belirtilen, 02.07.2008 tarihli eyleme ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelemeye konu dosya içine konması sonrasında; sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi gereğince alınan dinleme kararlarına konu hatlara ilişkin iletişim tespit tutanaklarından 02.07.2008 tarihli olay ile ilişkilendirilenlerin sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre sanık ...'in, hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,3. Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, Anayasanın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1. ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen eylemlerinin açıklanarak nitelendirilmesi ve hangi sanığın hangi eylemden sorumlu tutulduğunun denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,G. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin hazır bulundurulmalarının zorunluğu olduğu, CMK'nın yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217/2. maddesi ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206/2-a maddesi gereğince hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı; CMK'nın 119/4. maddesine aykırı olarak sanıklara ait evlerde yapılan aramalar sırasında tutanak tanığı bulundurulmadığı, yukarıdaki açıklamalar ışığında sanıklara ait evlerde yapılan aramalar sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, evlerde ele geçirilen uyuşturucu maddeler dışında "uyuşturucu madde ticareti" ya da "değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin başkaca bir delil de bulunmadığı, sanıkların irtibatlı oldukları belirtilen diğer sanıklarda da "uyuşturucu madde ticareti" suçuna konu olabilecek nitelikte ele geçen uyuşturucu madde bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,H. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi gereğince haklarında "iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" tedbiri uygulanan sanıklara ait iletişim tespit tutanaklarından sanıkların ticaret amacıyla bulundurdukları, temin ettikleri, sattıkları ya da verdikleri değerlendirilen maddeler ele geçirilemediğinden uyuşturucu madde olup olmadıklarının teknik bir yöntemle tespit edilememesi nedeniyle eylemlerin sübut bulmadığı ve uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair başkaca bir eylemlerinin de tesbit edilemediği; sanıkların savunmalarının aksine, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müdafilerinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiilerinin; sanıklar ..., ..., ..., ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ile Adli Tıp Kurumu'nca tanzim edilen uzmanlık raporlarına göre, sanığa ait ikamette yapılan arama sonucu ele geçen maddelerin "uyuşturucu madde" ya da "uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran madde" niteliğinde olmadıkları anlaşılmakla; sanığın ticari amaçla uyuşturucu ya da uyarıcı madde temin ettiğine ve bulundurduğuna dair, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,J. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi gereğince hakkında "iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" tedbiri uygulanan sanığa ait iletişim tespit tutanakları esas alınarak sanığın ticaret amacıyla temin ettiği, sattığı ya da verdiği değerlendirilen maddeler ele geçirilemediğinden uyuşturucu madde olup olmadıklarının teknik bir yöntemle tespit edilememesi nedeniyle eylemin sübut bulmadığı ve uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair başkaca bir eyleminin de tesbit edilemediği; sanığa ait ikamette ele geçen uyuşturucu maddeleri satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma'' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ancak;Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi gereğince belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, TCK'nın 67/2-d maddesi gereğince zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 16.11.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,K. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenHükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneklerinde, sanık ...'ın 11.04.2016, sanık ...'un 05.08.2025, sanık ...'in 06.07.2018 ve sanık ...'in 17.11.2023 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususların araştırılarak, ölmüş olduklarının tespiti halinde haklarındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden tebliğnameye uygun olarak, sanıklar ..., ... ve ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.