Anahtar kelimeler: Meramkonya Tabelasına Tabelasında Birtakım Sok Kamyonun Eylemden Esaskarar Hasarlar Mah

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BEYANLARDavacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili şirket tarafından işyeri poliçesi ile sigorta ettiren ...'e ait ... Mah. ... Sok. No:... Meram/KONYA adresinde bulunan işyeri tabelasına ... plakalı kamyonun çarpması sonucu sigortalı işyerinin tabelasında birtakım hasarlar meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalıya █████/2025 tarihinde 14.000,00-TL tazminat ödendiğini, meydana gelen hasardan ... plakalı kamyonetin sigortacısı olan davalı şirket sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödenen tazminat, davalının trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın tabelaya kusuru ile çarpmasından kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından hak sahibi olan işyeri sigortalılarına ödenen tazminatı ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortasından tahsil etmek amacıyla Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yan tarafından takibe itiraz edilmiş ve takip icra müdürlüğünce durdurulduğunu, akabinde taraflarınca arabuluculuk müessesine başvuru yapılmış ve ilgili süreç anlaşamama ile sonuçlandığını, öncelikle davalarının kabulü ile, davalının, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı İcra dosyasına vaki yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalının, yapmış oldukları itiraz başvurusu bakımından kötüniyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Dava, 26.12.2024 tarihli kaza nedeniyle oluştuğu iddia edilen işyeri tabelası zararının ZMSS poliçesi üzerinden tazmini talebini konu alan Konya . İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davaya konu talepler poliçe teminatında bulunmadığından huzurdaki davanın müvekkili şirket adına reddine karar verilmesini, öncelikle, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda davacıdan bilgi sorularak tespitini talep ettiklerini. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulama yeri bulamayacağı açık olduğunu, bu sebeple, tahakkuk edecek arabuluculuk ücretinin (arabulucuk zorunlu dava şartı olmadığı için) davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla; Zamanaşımına uğramış davanın reddine, talebin cevap dilekçelerinde belirttikleri ve re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddine, zarar sorumluları tarafından davacıya daha önce ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davaya konu talepler yönünden belirttikleri gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, davacının talebinin poliçe teminatı dışında olmasından dolayı davanın müvekkili şirket adına reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, arabuluculuk ücreti yönünden tahakkuk ettirilecek meblağın davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Bilirkişi (... - ... ) 03.10.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı kamyonun tespit edilemeyen şoförünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67. maddesinin a bendinde belirtilen “Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır." kuralı ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde başkaca kişi kurum yada kuruluşun kusuru olmadığını, dosya muhteviyatına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde 26.12.2024 tarihinde yaşanan kazada hasara sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ... poliçe numarası ile ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından tanzim edilen Zorunlu Mali suliyet (Trafik) Sigorta poliçesinin olduğu ve oluşan zararın ZMMS sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, konu dosya muhteviyatındaki hasar evrakları ve ekspertiz raporu incelendiğinde dava konusu kazada zarar gören tabelanın onarımı için ... isimli şahıs firması ile KDV hariç 14.000,00 TL karşılığında anlaşıldığı tespit edildiğini, kasko sigorta şirketi ... Sigortanın sigortalısına tabelanın onarımı için KDV HARİÇ 14.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yaptığı anlaşıldığını, halefiyet ilkesi gereği ... Sigorta Şirketinin, hasara sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS sigorta şirketi Hdi Sigorta şirketine, yaptığı KDV HARİÇ 14.000,00 TL hasar ödemesini rücu etme hakkı bulunduğu anlaşıldığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında iş bu davanın konusunun haksız fiile dayalı üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olduğu görülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 95 uyarınca, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun sigorta hukukunun genel hükümleri kısmında "sigortanın kapsamı" kenar başlıklı madde 1409'da sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Aynı hüküm TTK madde 1485 gereğince sorumluluk sigortaları bakımından da uygulama alanı bulacaktır.Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir.Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından iş yeri poliçesi ile sigorta ettirilen dava dışı ...'e ait iş yeri tabelasına çarptığını, ilgili bedelin davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği, davacı şirketin yapmış olduğu ödemeden davalının sorumlu olduğu miktarı rücu etmek amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının iş bu davayı dermeyan ettiği, meydana gelen haksız fiilde dava dışı sürücünün yüzde yüz (%100) oranında kusurunun bulunduğu, başkaca kişi, kurum ya da kuruluşun kurusunun bulunmadığı, dosyanın uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, yapılan tespite göre, davacı şirketin KDV hariç 14.000,00 hasar tazminatı ödemede bulunduğu, davacı sigorta şirketinin KTK madde 95 gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı niteliğinde rücu hakkına sahip olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).Somut olayda; İcra takibine konu olan borcun likit olmadığı bu bağlamda itiraz kapsamının kötü niyetli olmadığı değerlendirilmekle talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Hüküm
: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:Davanın KABULÜ İLE;1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin; 14.000,00 TL ASIL ALACAK ÜZERİNDEN AYNEN DEVAMINA,-Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 956,34 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 615,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 340,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç olan 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan
: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 8.165,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 14.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip Hakim