Anahtar kelimeler: Taştan Betondan Elamanlarının Ulaşarak Prefabrik Suni Ödememiş Uzunca Çimentodan Müddet

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACI
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin 2020 yılından bu yana hazır beton imalatı ile betondan, çimentodan ve suni taştan prefabrik yapıların, yapı elamanlarının ve diğer ürünlerin toptan ticaretini yapmakta olduğu ve bu kapsamda inşaat sektöründe faaliyet gösteren davalı şirketle beton döküm işlerinde çalışmakta olduğu, uzunca bir müddet müvekkili şirkete ödemelerini düzenli olarak gerçekleştiren davalı şirketin, davaya onu fatura alacaklarını ödememiş ve müvekkili şirketin zarar görmesine neden olmuş olduğu, davalı şirket yetkililerinin, müvekkili şirket yetkilisine ulaşarak,---- aldıkları inşaat işinin beton dökümünü müvekkili şirket ile yapmak istediklerini söyledikleri, teklifi kabul eden
müvekkili şirketin, ---- davalı şirketin --- beton
dökümünü gerçekleştirmiş olduğu, müvekkili şirketin işbu beton döküm işi karşılığında,----adet faturayı düzenleyerek, muhasebecisi aracılığıyla davalı yana tebliğini gerçekleştirmiş olduğu, davalı şirketin ----Bedelli Fatura alacağına yönelik olarak kısmi ödemeler yaptığı, ilgili faturadan müvekkili şirketin ---- kaldığı ve ---- bedelli fatura alacağının ise davalı yan tarafından hiçbir şekilde ödenmemiş olduğu, Müvekkili Şirketin tüm çabalarına karşın fatura alacaklarının ödenmemesi üzerine, davalı Şirkete keşide edilen ----- İhtarnamesiyle ve muhtelif -----yazışmalarıyla işbu fatura alacaklarının ödenmesinin ihtar edildiği, müvekkili şirketin alacaklarının ödenmemesi üzerine, işbu fatura alacaklarının tahsili amacıyla----dosyasıyla İcra Takibi başlatılmış, davalı yan tarafından haksız ve kötü niyetli İtiraz ederek takibi durdurmuş olduğu bunun üzerine, taraflarınca arabuluculuk süreci başlatılmış, sürecin Anlaşamama ile sona ermiş
olduğu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve ıslah ile ileride arttırmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin vaki itirazlarının iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraflarıyla ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP
:Davalı vekiline usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, cevap sunulmadığı görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava,----sayılı dosyasında faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı noktalarında toplanmıştır. Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icramahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,--------Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda; takip dosyasının incelenmesiyle davacı şirket davalı şirket aleyhine, --- harçlandırma tarihinde, dayanağı ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam --- alacağını, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek TK.1530 temerrüt faiziyle tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Davacı Şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin ticari defterlerinden yevmiye defteri ve defter - i kebir (büyük defter) lerini 1 sı ra no.lu elektronik defter tutulmasına ilişkin tebliğ kapsamında elektronik ortamda tutulmuş oldukları , bu çerçevede tutulan elektronik defter lerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve söz konusu berat lar ın açılış ve kapanış onayı olarak kabul edi lmesi gerektiği, başkanlık mali mührünü de içeren beratların sunulduğu, davacının sunduğu elektronik defterlerin başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte vergi usul kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilmesi gerektiği, ibraz edilen 2024 yılı envanter defterinin de yasal süresi içerisinde noter açılış tasdikinin yaptırılmış olduğu,
kayıt nizamı bakımından V.U.K. Md.215-219 mad. ile muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine
uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları görülmüş, davacı şirketin---- aldıkları inşaat işinin beton dökümünü---- ayrı kez yaptığının, ancak bedelin ödenmediğinin iddia edildiği; davacı tarafından beton dökümünün yapıldığı kabul edilir ise bu durumda borcunu gereği gibi ifa eden satıcı davacı tarafından alıcı davalıdan satış bedelinin ödenmesinin talep
edilebileceği, davacı tarafından davalıya ----- yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve muhtelif ----- yazışmalarıyla fatura alacaklarının ödenmesinin ihtar edildiği, alacağın ödenmemesi üzerine ise davacı tarafından davalı aleyhine ----- sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığı; ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam --- ödenmesinin talep edildiği; borcun sebebi olarak ---- gösterildiği, davalı Şirketin kararlaştırılan gün ve saatte ticari defter ve kayıtlarını ve/veya başkaca bir bilgi/belge ibrazında bulunmayarak, davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde mevcut bulunan 413.520.-TL asıl alacak bakiye mevcudiyetinin aksini ispat edemediği, davacı şirketin itibar edilebilir kayıtları muvacehesinde davalı şirketten, 413.520.- TL asıl alacağı bulunduğu, davacı şirketin davalı şirketten takip öncesine ilişkin olarak talep edebileceği işlemiş faizin 5.438,07 TL olabileceği mütala olunmuştur. Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 413.520,00 TL alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir. Takibe kadar işlemiş faize yönelik bilirkişi tarafından davacı şirketin davalı şirketten takip öncesine ilişkin olarak talep edebileceği işlemiş faizin 5.438,07 TL olduğu tespit edilmekle, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak 413.520.-TL asıl alacak davacı şirketin davalı şirketten takip öncesine ilişkin olarak talep edebileceği işlemiş faiz 5.438,07 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 413.520,00 TL asıl alacak ve 5.438,07 işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 28.619,03-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.688,06-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 22.930,97-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 5.688,06-TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 6.303,46-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 872,5-TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.872,5-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 14.119,82 -TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 67.033,29 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.092,06 TL sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 507,94 -TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!