Anahtar kelimeler: Kasası Konstrüksiyon Çelik Batı Bati Kapı Esaskarar İmalat Yapmaya Proje

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ''Müvekkil şirket ile davalı .... Konstrüksiyon A.Ş. arasında 20.10.2023 tarihinde, iki ayrı proje kapsamında çelik konstrüksiyon ve kapı kasası imalat işlerine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, bu kapsamda davalı şirkete ilk olarak 800.000 TL bedelli 4 adet çek daha sonra da 1.800.000,00 TL ik iki adet çek verildiği, davalı, işin bir kısmını eksik ve hatalı yapmış; projeye uygun olmayan imalatlar gerçekleştirmiş, defalarca yapılan çağrı ve ödeme desteğine rağmen taahhütlerini yerine getirmemiş, telefonlara çıkmamış ve iş sahasını terk etmiş, şantiye süresinin sona yaklaşması üzerine, müvekkil şirket işi kendi imkanlarıyla ve fazladan masraf yaparak tamamlamak zorunda kalmış, (faturalar ekte sunulmuştur), b durum müvekkili zarara uğratmış ve icra takibine konu alacak doğduğu, davalı borçlunun ödemesi gereken Vinç paralarını Müvekkil şirket ödeyerek imalatları tamamlamış, müvekkil Vinçlerin faturasının davalı şirkete ait olduğunu söyleyerek ödeme yapmasını söylemiş fakat davalı şirket bunu da ödemeyerek Müvekkil şirkete ödetmiş, şöyle ki, borçlunun ödemediği vinç şirketlerinden biri Müvekkil şirkete Ankara Batı İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapmış, Müvekkil şirket bunu da ödemek zorunda kaldığı, yapılan bu işler Müvekkilimi maddi manevi zarara uğrattığı, Belirtilerek, davalı-borçlunun Ankara Batı İcra Dairesinin .... takip sayılı takip sayılı dosyasına vaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının tümüyle iptali ile anılan icra takibinin tamamının takip talebinde yazılı şartlarla aynen devamına ve davalı borçlu aleyhine % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi,''ni talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ''Davacı tarafça mahkemeye sunulmuş olan mal alım-satım sözleşmesini ve içeriğini kabul etmiyoruz. Söz konusu icra takibine ilişkin işbu sözleşmenin imzalandığı iddiası gerçeğe aykırı olduğu, davacı tarafça tarihsiz olarak imzalandığı iddia edilen sözleşmenin sözleşmede zorunlu unsurlara aykırı olarak düzenlenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığı izahtan vareste, nitekim davacı tarafça dosyaya sunulan faturaların işbu sözleşmelere istinaden düzenlendiği iddiasını kanıtlayacak herhangi bir olgu belgelerde bulunmamakta ve davacı tarafça da somut bir delil dosyaya sunulmadığı, ayrıca faturanın tek başına alacağın varlığına ispat niteliğinde olmadığı davacı tarafın tüm ödeme edimini yerine getirdiği yine yazılı deliller ile ispatlanması gerekmekte, davacı tarafın müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmamasına rağmen haksız alacak talebinde bulunarak müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi iyi niyetten uzak ve hukuka aykırı olduğu, Belirtilerek, mahkemenizce gözetilecek nedenlerle davacı taraf edimlerini yerine getirmemiş, dayanağı ve alacak içeriği belli olmayan haksız ve mesnetsiz icra takip başlattığından anılan nedenlerle huzurdaki davanın açılması hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte, tüm bu nedenlerle müvekkil şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı açılan işbu huzurdaki davanın reddine karar verilmesi,''ni talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı, takibin kötü niyetli olup olmadığı, hususlarına ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya █████/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın █████/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere bir adet Mali müşavir ve bir adet İnşaat Mühendisi bilirkişi görevlendirilmiştir.
Taraflar arasında █████/2023 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davacı firmanın yüklenici, davalı firmanın taşeron olarak adlandırıldığı görülmüş, İşbu sözleşmenin yapım tekniği ve uygulaması zorunlu işler başlıklı 3. Maddesinde ''Yapılacak imalatlar ihale dosyasındaki projelerine, yukarıda belirtilen teknik şartnamelere ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyat tarifelerine uygun olarak monte edilecektir. Teknik şartnamede belirtilen malzeme sarfiyatlarına uygun imalat yapılacak ve işçiliklerde azami dikkat gösterilecektir. Taşeronun kullanacağı ürünlerin şantiye içi nakliye, yükleme, boşaltma, yatay ve düşey taşıma ve istiflemeleri birim fiyatlara dahildir.'' denilmektedir. İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede, çelik yangın merdiveni imalat ve montaj sürecinde ağır çelik konstrüksiyon elemanlarının güvenli ve kontrollü şekilde kaldırılması, taşınması ve yerine montajının yapılabilmesi amacıyla vinç kullanımı gerektiği anlaşılmış, sözleşmenin ilgili maddesi gereğince bu masrafın sözleşmede taşeron sıfatını taşıyan tarafa ait olduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;
"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın 2023 ve 2024 yılı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı, fatura içeriği ürünün kabul edilmediğine dair herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir.
Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde, aradaki hukuki ilişkinin reddedildiği görülmüş ise de; dosyaya sunulan sözleşme altındaki imzaya herhangi bir itirazda bulunulmamış olup, yazılı sözleşmenin aksini ispata elverişli başkaca bir delil sunulmamıştır.
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. █████████ E, █████████ K sayılı █████/2018 tarihli ilamı)
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; ''1) Davacı, davalı ticari defterlerinin TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartları taşıdığı ve uygun olarak yapıldığı, davacı ve davalı ticari defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, 2) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunduğu, Taraflar arasında yapılmış sözleşme kapsamında ticari alışveriş olarak, 2023 ve 2024 yılları defterlerinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş faturalar olduğu, yine davacının sözleşme kapsamında, işin başında sözleşmede yer aldığı şekliyle çek ödemeleri ve bankadan ödeme gerçekleştirdiği, tarafların ticari defterleri karşılıklı incelendiğinde, 2023 ve 2024 yılı işlemleri olarak, düzenlen faturalar ve yapılan ödemeler olarak kayıtların karşılıklı birbirini verdiği ve uyumlu olduğu, 3) Lenur firmasına ait .... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen karşılaştırmalı Alış- Satış/Satış-Alış Analizleri karşılaştırmasına ait belgeden, 2025 yılında KDV hariç | belge 360.000,00 TL olduğu, Direnç firmasına ait Kahramankazan Vergi Dairesi Müdürlüğünden karşılaştırmalı Alış-Satış/Satış-Alış Analizleri Belgesinde, veri bunamadığı yer aldığı, Davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu yansıtma faturası içeriği ürünün Kabul edilmediği ve reddine yönelik dava dosyasında bilgi ve belgenin bulunmadığı, alınan faturaya la dava dosyasında bulunmadığı görüldüğü, incelemede de ibraz edilmediği, her iki tarafın ticari defterleri birbirini doğruladığı, 4) Vinç ve operatör çalışma bedellerinin taşeron sözleşmesinin; 3. Maddesine göre taşerona ait olduğu, söz konusu 360.000,00 TL * kdv bedelli faturaların yüklenicinin ödememesi gerektiği tespit edildiği, 5) İcra takibine konu olup uyuşmazlık konusu düzenlenen/alınan | adet fatura yönünden; Tarihi 17.03.2025 olup, davacı, davalı defterlerine göre, davacının 2025 yılında ve davalı ticari defterlerine de kaydedilen 1 adet faturadan kaynaklı davalı borcu 432.000,00 TL olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu,''nun belirlendiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 432.000,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak (432.000,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (86.400,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 29.509,92-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 5.217,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 24.292,44-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 5.217,48-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 69.120,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 16.106,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!