Anahtar kelimeler: Satımdan Bam Esaskarar Ştinin Başkan Yazim Katip Üye Eksiklik Neticesinde

T.C. ***** BAM ********. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: **********
T.C.*********BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ******* HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ********KARAR NO
: **********T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: *********ÜYE
: ************ÜYE
: *********KATİP
: ***********İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ***********NUMARASI
: ***********KARAR TARİHİ
: ************DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLLERİ
: Av.DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:KARAR YAZIM TARİHİ
:Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ŞTİ.'nin evraldığını, anılan firma ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının *********** Ltd.’ne yurtdışından aldığı ithal hammaddeyi sattığını, davalının önce proforma, sonradan ise fatura düzenlediğini, davalı tarafından verilen tekliflerde ürünler KDV dahil belirlendiğini, ancak davacıya ürün tesliminde **************.’nin **************** Serbest Bölgede olması, KDV’den muaf olması nedeniyle faturaların KDV’siz tanzim edilmesi gerektiğini, davalının bu durumu bilmesine rağmen kötüniyetli olarak KDV dahil fiyatlar için KDV’siz, ancak KDV dahil fiyattan fatura düzenlediğini, bu faturaların ***********, *********** ve *********** tarihli olduğunu, toplam farkın 123.720,44 USD tutarında bulunduğunu, davalının KDV dahil verdiği fiyatlar için kötüniyetli olarak KDV sanki mal bedeline dahilmiş gibi KDV’yi mal bedelinin üzerine ekleyerek KDV’siz fatura düzenlediğini, bu durum fark edilmeden fatura bedellerinin davalıya ödendiğini, fazladan ödenen tutarın 123.720,44 USD olduğunu, durumun fark edilmesi üzerine davalı şirket ile görüşmeler yapıldığını, davalının faturaların fazla düzenlendiğini kabul ettiğini, davalıdan gelen istek doğrultusunda fazla ödeme miktarının diğer grup şirketi olan ***********. AŞ.’ne yapılacak satışlardan indirim yapılarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, belli bir miktarı karşılayacak şekilde indirimlerin yapıldığını, ticaretin son bulması nedeniyle 46.131 USD bakiye alacakları kaldığını, bu konuda********** 1. ATM'nin ████████ E. Sayılı dosyasında kısmi dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, dosyanın istinaf incelenmesinde olduğunu ileri sürerek 41.131,00 USD'nin 15.02.2013 tarihli son fatura tarihinden faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacı tarafın dilekçesindeki iddia ve taleplerin tamamen haksız ve kötüniyetli olup, bu nedenle konu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, davacı ************ A.Ş.’ye herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafından alacağını ispata elverişli herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığını, ayrıca davacı iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ************ yıllarındaki faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafından imzalanan ********** tarihli mutabakat beyanında davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını açık bir şekilde ikrar ettiğini, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın fazla ödeme miktarının diğer grup şirketi olan ***********. A.Ş.'ye yapılacak satışlardan indirim yapılarak karşılanacağını iddia ettiğini, bu beyanlardan da anlaşılacağı üzere, davacı tarafın sonraki satışlardan mahsup (indirim) yapılması hususunda bir anlaşmaya varıldığını iddia ettiğini, dolayısıyla bir muacceliyetin söz konusu olmadığını, nakit olarak ödenmesi gereken muaccel bir miktarın olmadığını, sonraki satışlarda bir indirim yapılmasının söz konusu olabileceğini, müvekkili şirketin dava tarihinden önce herhangi bir şekilde temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle davacı tarafın faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişiler tarafından iddia edildiği şekilde herhangi bir mailin gönderilmediğini, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, alacağın belirlenmesi için mahkemenin*********** E. Sayılı dosyası üzerinden bilirkişiden rapor alındığı, davalı taraf proforma faturalarla kesilen faturaların aynı miktarda olduğunu ileri sürmüşse de faturaların içinde KDV dahil edilmemesi gerekirken, KDV dahil edildiği sabit olduğundan davalı tarafça fazladan tahsilat yapıldığı, bu yapılan fazladan tahsilatın grup şirketinden yeni alınacak mallardan indirim yapmak suretiyle bir kısmının tahsil edildiği, taraf defter kayıtlarıyla mevcut durum örtüşmese de defter ve kayıtların aksinin yazılı delillerle ispatlanabileceği, mail yazışması içerikleri, tarafların iddia ve savunmaları, dinlenen tanık anlatımları ve bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde defter ve kayıtların aksinin davacı tarafça ispatlandığını, davacını kendisine ödenmeyen 41.131,00 USD alacağın tahsilini etme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; **********. Asliye Ticaret Mahkemesinin *********** E. Ssayılı dosyasında, hem davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmiş olduğu ******* tarihli bilirkişi raporu ile hem de müvekkil davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmiş olduğu, ******** tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili davalı şirketin********* ve********** şirketinden dava tarihi itibariyle borç ve alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, ancak bu tespitlere rağmen yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, öncelikle proformalarda yer alan tutarlar ile faturalarda yer alan tutarlar bire bir aynı olup, bilirkişinin arada 123.720,44 USD fark bulunduğunu tespit etmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirket tarafından aralarındaki ticari ilişkiye ve proformalara uygun olarak faturalar tanzim edildiğini, faturalar davacı tarafa tebliğ edilmiş olup davacı taraf faturalara süresi içinde itiraz edilmediğini ve hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul edildiğini, proformada yer alan birim fiyatlar ile proformalara göre düzenlenen faturalarda yer alan birim fiyatlar arasında hiçbir farklılık bulunmadığını, yine proformalar incelendiğinde görüleceği üzere, proformalarda yer alan birim fiyatlara fatura düzenlenirken KDV eklenmesinin de söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin, *** ve*** şirketinden dava tarihi itibariyle borç ve alacağının bulunmadığı açıkça tespit edildiğini, bilirkişi tarafından sadece maillere istinaden davacı lehine rapor tanzim edildiğini, ayrıca yerel mahkeme tarafından kararın gerekçesinde, ********* tarihli Mutabakat Formunun değerlendirilmemiş olması ve yine söz konusu Mutabakat Formu'na neden itibar edilmediğine ilişkin hiçbir açıklama ve değerlendirme yapılmamış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu,******** Şti. ile müvekkili şirket arasında Cari Mutabakat Formu imzalandığını, mutabakat beyanında davacı tarafın (davacının halefi olduğu şirketin) 2012 VE 2013 yıllarındaki faturalar dahil olmak üzere müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını ikrar ettiğini, maillerin müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişiler tarafından gönderilmediğini, yerel mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle, yetkisiz mahkeme tarafından verilen karar da usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazları hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda, davacı taraf, serbest bölgede faaliyette bulunan davalıdan mal satın aldıklarını, faturanın KDV’siz olarak düzenleneceğini, davalının kötüniyetli olarak KDV mal bedeline dahilmiş gibi mal bedelini üzerine ekleyerek KDV’siz fatura düzenlediğini, bu durum fark edilmeden davalıya fazla ödeme yapıldığını, sonradan yapılan görüşmelerde davalının fazla ödemeyi kabul ettiğini, davalının grup şirketi olan dava dışı firmadan yapılacak satışlarda indirim yapılmasının kararlaştırıldığını, bu şekilde bir kısım satışlardan indirim yapıldığını, ancak ticari ilişki son bulduğundan halen bakiye alacakları olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise davacıya borçları olmadığını, faturalara itiraz edilmeden ödeme yapıldığını savunmuştur.Bu dava, **********. Asliye Ticaret Mahkemesinin ********** Esas -********* Karar sayılı dava dosyasındaki alacağın ıslah ile istenmeyen kısımlarının tahsiline yönelik ek davadır.*********. Asliye Ticaret Mahkemesinin********** Esas - ******** Karar sayılı dosyası temyiz edilmiştir. Dolaysıyla asıl davada verilen karar ve dolayısıyla alacağı kesinleşmemiştir. Asıl davada verilen kararın kesinleşmesi beklenmeden eldeki davanın sonuçlandırılması hukuken mümkün değildir.O halde, mahkemece yapılacak iş,********** Asliye Ticaret Mahkemesinin ******** Esas -********** Karar sayılı davanın sonucunun beklenerek kararın temyiz incelemesi sırasında bozulması halinde aradaki bağlantı da dikkate alınarak davacının bir an önce hakkına kavuşmasını teminen 6100 sayılı HMK'nun 166. Maddesi hükmüne göre davaların birleştirilmesi gerekip gerekmediği konusunda değerlendirme yaparak sonucuna göre, birleştirme yapıldığı takdirde birlikte karar vermek, aksi halde asıl davada verilen kararın kesinleşmesi beklenerek daha sonra bu dava hakkında karar vermek olmalıdır.Ayrıca zamanaşımı ve yetki itirazı hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle davalı istinaf başvurusunun işin esasının incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-) Kararın kaldırılma nedenine göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının davacı tarafa iadesine,5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin yeniden verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine,6-) Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a ve m. 362/1-g hükümleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. *BaşkanÜyeÜyeKatip