Anahtar kelimeler: Batı Güveni Süreç Edenin Görüşü Kötüye Suçlar Neticesinde Edilebilir Belgede

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇLAR
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğiHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAnkara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2, 43/1, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının aynı yasanın 51/1-3 maddeleri uyarınca ertelenmesine, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ise 204/2, 43/1, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 13... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.05.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. Maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma eylemi bakımından suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği eylemi bakımından ise sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan Vekilinin Temyiz İstemiSuçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak tespit edilmesinin suç vasfında yanılgıya düşmek olduğu, somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunun zararı olmasa bile bu kurumun araç olarak kullanılmasıyla katılanın zarara uğratıldığından bahisle, sanığın nitelikli dolandırıcılık eyleminden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeSanığa yüklenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun oluşabilmesi için; bir başkasına ait taşınır ya da taşınmaz bir malın, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliğinin sanığa devredilmiş olması ve sanığın da söz konusu mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerektiğinden, somut olayda sanığa zilyedliği devredilmiş bir mal bulunmadığından yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın iş yerinde tanıklar ..., ... ve ...'ın sigortalı olarak gösterildiğini 2013 yılında inşaata iskan alırken öğrenmesine rağmen, sanık hakkındaki şikayetini 23.09.2014 tarihinde yapması ve tanıkların sanığı tanımadıkları şeklindeki beyanları nazara alındığında, yüklenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, güveni kötüye kullanma suçunun vasfına yönelik Yargıtay üyesi ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla diğer yönlerden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi..Karşı GörüşSanık hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan kurulan berat hükmünün Dairemize hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından temiz istemenin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün bulunmamıştır, Zira;Evvelemirde ifade etmek gerekirki sayın çoğunluk gibi sanığın eyleminin hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmayacağı hususunda görüş ayrılığı yoktur. Görüş ayrılığı sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündedir.İddianamede sanığın eylemi müteahhitlik yapan şikayetçinin muhasebeciliğini yapan ve şikayetçinin inşaatında çalışan işçilerin SGK 'na bildiriminin de sanık ... tarafından yapıldığı, şikayetçinin inşaatın iskanını almak için SGK'ya gittiğinden 24 bin TL işçi prim borcu olduğunu öğrendiğini, durumu muhasebecisine sorup evraklarını istediğinde sanığın yanında çalışmayan 3 kişiyi gerçeğe aykırı evrak düzenlemek suretiyle çalışmış gibi göstermek suretiyle 7.000 TL fazladan prim ödediğinin anlaşıldığından bahiste hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında Kamu davası açılmıştır. Şikayetçinin ifadesinde inşaatında çalışmadığı halde iş yerinde çalışıyormuş gibi gösterilerek ...'in 13 ay ...'ın 2 ay ... 2 ay olmak üzere toplam 17 ay fazladan prim ödemek zorunda kaldığını ifade etmiştir. Sanığa atılı iş yerinde çalışmayan 3 kişiyi çalışıyormuş gibi göstererek fazladan prim ödenmesine neden olma ile eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını oluşturmayacağı açıktır.Ancak sanığın eyleminin şikayetçinin zararına çalışmadıkları haline çalışılıyormuş gibi göstermek suretiyle üç kişinin SGK primlerinin ödenmesine ve bu süretle üçüncü kişilerin yararına olmak bir menfaatin elde edilmesine neden olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.Bu bağlamda Sanığın eylemi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmasa bile dolandırıcılık suçuna vücut verecektir. Zira şikayetçinin muhasebeci olan sanık muhasebeci olmasının verdiği kolaylıktan faydalanmak suretiyle şikayetçinin bilgisi olmaksızın sosyal güvenlik kurumuna inşaatta gerçekte çalışan kişilerin yanında inşaatta işçi olarak çalışmayan 3 kişiyi de bildirmek suretiyle hileli hareketlerde bulunarak şikayetçinin zararına; çalışmadıkları halde çalışıyorlarmış gibi gösterilmek suretiyle 3 kişinin yararına bildirimde bulunulması eyleminin TCK 'nin 212 maddesi de gözetilmek suretiyle TCK'nin 1 58... /1-2 maddeleri kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturacağı suç vasfı yönünden beraat hükmünün onanmasının mümkün bulunmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun hizmet nedeniyle güvenlik kötüye kullanma suçundan kurulan Beraat hükmünün onarması yönündeki görüşüne katılmak mümkün bulunmamıştır.