Anahtar kelimeler: Kısmî Merci Görüşü İstemlerinin Hususta Edenlerin Muhalefet Aşamalarda Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onamaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin katılan vekilinin 16.06.2016 tarihli dilekçesi hakkında merci tarafından itiraz incelemesi yapılmadığından bu hususta mahallinde inceleme yapılması mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin, sanık ...'in ve sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.Sanık ... hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,2.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olacak şekilde aynı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi,3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrıca müsadereye konu eşya üzerinden nisbi vekâlet ücretine de hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin, sanık ...'in ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği,1.Hükmün sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafından "cezasının" ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi,2.Hükmün sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafının hükümden çıkartılması,3.Hükmün vekâlet ücretine ilişkin paragrafında yer alan "ile müsadereye konu eşya üzerinden tayin ve takdir olunan 43,16 tl nispi vekalet ücretinin" ibaresinin hükümden çıkartılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.