Anahtar kelimeler: Tekirdağ Dağıtılmadığını Devralarak Katıldığını Gelirin Ana Dan Yok Ret Toplanma
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 21.11.2019 tarihli ve 3 sayılı genel kurul kararı ile ... isimli şirkete ait 160 adet payı, ...'dan devralarak işbu şirkete ortak olarak katıldığını, şirket faaliyetleri sırasında elde edilen gelirin davacıya şirketin ana sözleşmesi yok sayılarak dağıtılmadığını, yine şirket ana sözleşmesinde toplanma usulü düzenlenmiş olan genel kurul toplantılarının da yapılmadığını, elde edilen kârın hesaplanmasına yarayacak bilgi ve belgelerin davacıdan gizlendiğini, uzun süredir gün sonu hesaplarının dahi davacı ile paylaşılmadığını ayrıca şirket içi güncellemelerden haberdar edilmeyen davacının işletmenin hesaplarına erişimine imkan verilmediğini, davacı tarafından genel kurulun toplanması gerektiği, kâr dağıtımının yapılmasının gerektiğinin defalarca talep edilmesine rağmen bu taleplerinin yerine getirilmediğini, ileri sürerek şirketin gerçek değeri ile davacının hissesinin gerçek değerinin tespitiyle şirketin feshine karar verilmesini, fesih talebi haklı görülmediği takdirde davacı ortağa payın tespit edilen gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası kapsamında; davacı tarafça öncelikle şirketin feshi aksi halde şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsilinin talep edildiği, 12.03.2024 tarihli ve 5 nolu celsede de davacı vekilince feshe karar verilmemesi halinde şirketten haklı nedenle çıkma ile ayrılma akçesi talepleri olduğunun belirtildiği, Şirketin faaliyetlerine devam etmekle birlikte davalı şirketin 30.06.2024 tarihli kaydi değerlerine göre (+) 466.265,98 TL özvarlığının bulunduğu, borca batık durumda olmadığı ancak rayiç değerlerine göre (-) 569.794,90 TL özvarlığının bulunduğu, öz varlığını koruyamadığı, borca batık durumda olduğu, bilirkişi raporunda davacı ortağın borçlar dahil kaydi ve rayiç değerlere istinaden ortaklıktan çıkma payının özvarlık değerini koruyamadığı için bulunmadığı, davalı şirket borca batık ve kamu borçları da bulunmakta ise de halen faal olduğu ve davalıların şirketin devamını talep ettikleri, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638/2. maddesi gereğince açmış olduğu şirket ortaklığından çıkma davasının kabulü ile davalı şirketin öz kaynak üzerinde tasarrufun mevcut olmadığı, sermayesini koruyamadığı anlaşılmakla ayrılma akçesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin haklı sebeple feshi ile tasfiyesi; fesih talebinin kabul edilmemesi halinde şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!