Anahtar kelimeler: Kaçağı Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Eşyanın Gören Yakalanma Görüşü
7. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, ████████ Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.03.2015, iddianame düzenlenme tarihinin 05.05.2015 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Çerkezköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 18.02.2015, iddianame düzenlenme tarihinin ise 17.04.2015 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanık ...'ün eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'ün hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine, sanıklara tebliğ edilen ihtaratta "15.04.2020 tarihinden itibaren duruşma tarihine kadar" şeklinde belirli bir süre içerisinde ödeme yapılması gerektiği ihtar edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
3.Sanık ...'nun tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
4.Sanıklar hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58... sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddelerinde "Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5275 sayılı Kanun'un adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106. maddesinde mükerrerlik ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5.Suç konusu kaçak sigaranın tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
6.Katılan Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken hangi sanıktan tahsil edileceği hususunda tereddüt yaratacak şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanık ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.205 tarihinde karar verildi.
l

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!