Anahtar kelimeler: Euromed Grimaldi Turkuaz Spa Kablo Gebze Sakarya Esaskarar Başkan Yazim

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:... (...)
ÜYE
:... (...)
ÜYE
:... (...)
KATİP
:... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI
: TURKUAZ KABLO TAAHHÜT TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: GRIMALDI EUROMED SPA - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dünyanın birçok ülkesine kablo ihracatı yapan davacı şirketin Türkiye ve Dünya pazarlarında yer alan saygın bir haberleşme kablosu üreticisi olduğunu, Madrid/İspanya'da faaliyet gösteren Commercial Electro Industrial S.A. firmasından almış olduğu fiber optik kablo siparişi sonrasında üretimi tamamlayarak ürünlerin karayolu ile Madrid/İspanya'ya taşınması için davalılardan Sarp İntermodal Hizmetleri İç ve Dış Tic. A.Ş. ile anlaştığını ve 67.433,50 Euro bedelli fiber optik kablolarını ilgili firmaya teslim ettiğini, nakliye işlemi ve sair giderler için davalı firma ile 5.350,00 Euro bedel karşılığında anlaşmaya varıldığını, davalı Sarp İntermodal Hizmetleri İç ve Dış Tic. A.Ş.'nin davacı şirket ile yapmış olduğu taşıma sözleşmesi kapsamında söz konusu fiber optik kabloların taşıma işini diğer davalı firma olan Gençtur Uluslar. Nak. Güm. ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiğini, davalıların fiber optik kabloları müvekkili şirketten aldıktan sonra taşımacılık işinin bir kısmını deniz yoluyla yapmayı planlayarak fiber optik kablosu yüklü aracı Grimaldi Grup'a ait gemiye yüklendiğini, söz konusu taşıma işlemi sırasında ulusal basın ve dünya basınında da yer aldığı üzere Yunanistan karasularında gemide büyük bir yangın çıktığını ve gemide bulunan davacı şirkete ait fiber optik kabloların yandığını, davacı şirketin, fiber optik kabloların yanması nedeniyle yeniden üretim yaparak karşı firmaya teslim etmek zorunda kalındığını, ne var ki gemide yanan ürünlerin bedeli taraflarına ödenmemiş ve davacı şirketen ciddi zarara uğratıldığını, Gebze 1. Noterliğinin 25 Mart 2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı şirketin davalılardan Sarp İntermodal'dan uğramış olduğu zararın tazmini talep edildiğini, davalı şirketin Bakırköy 20. Noterliğinin 01 Nisan 2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile göndermiş oldukları ihtarnameye cevap verdiğini ve hasarın meydana geldiğini kabul ederek incelemenin devam ettiğini öne sürerek tazminat taleplerinin reddedildiğini, davacı şirketin davalılar aracılığı ile göndermiş olduğu fiber optik kabloların değerinin 67.433,50 Euro olup taşıma işlemi için 5.350,00 Euro bedel ile anlaşıldığını, söz konusu fiber optik kabloların gemide yanması nedeniyle ürünleri sipariş veren firmaya iletilemediğini ve müvekkili şirketin yeniden ürün göndermek zorunda kaldığını, davalı firmanın taşıma işlemini gerçekleştirmemiş olmasına rağmen taşıma için anlaşılan 5.350,00 Euro'yu talep ettiğini ancak fiber optik kabloların bedeli olan 67.433,50 Euro'yu ödemekten kaçındığını, davacı şirketin takas ve mahsup hakkını kullanması sonrasında 62.083,50 Euro alacağı bulunmakta olup söz konusu zararın davalılardan alınarak davacı şirkete verilmesi gerektiğini, davacı şirketin dava yoluna başvurmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurduğunu, Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu ████████, Arabuluculuk Daire Başkanlığı ██████████ numaralı dosya üzerinden yapılan görüşmelerin analaşmama olarak sonuçlandığını, dava şartının yerine getirildiğini ve iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu HMK 16. maddesi hükmü uyarınca Gebze Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklandığını "HMK Madde 16 - Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü uyarınca ve davacı şirketin adresinin "Balçık Mah. 3254 Sok. No:47 Gebze/Kocaeli" olmakla davanın Gebze'de açıldığını beyanla; davanın kabulüne, takas ve mahsup hakları kullandıktan sonra davacı şirketin uğradığı zarar tutarı olan; 62.083,50 Euro'nun, malların davalı taşıma şirketine teslim tarihi olan 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının, "Via Marchese Campodisola, 13 80133 Napoli İtalya'da" kurulu bir şirket olduğu için 5718 Sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ("MÖHUK") Uyarınca Sayın Mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunmadığını, davalının, Via Marchese Campodisola, 13 80133 Napoli İtalya'da mukim bir firma olduğunu, Grimaldi Euromed Spa firması ile davacı şirket arasında Türk Mahkemelerine yetki kazandıracak bir yetki sözleşmesi olmadığını, yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklarda Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 40. maddesi; “Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.” hükmünü haiz olduğunu, anılan maddenin yaptığı atıfla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca "davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı" sonucu çıktığını, bu doğrultuda İtalya'da mukim Grimaldi Euromed Spa firması aleyhine açılan işbu davada Mahkememizin milletlerarası yetkiye sahip olmadığını; davalı firmaya karşı davanın İtalya Mahkemelerinde açılması gerektiğini, öncelikle bu nedenle davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, Yargıtay bir kararında "Davacı vekili, müflis bankaya akreditif ve döviz depoları nedeniyle borçlu bulunan Kıbrıs'ta mukim A. G. Bankası Ltd. aleyhine sözkonusu alacakların tahsili amacıyla alacak davası açıldığını, dava devam ederken borcun kabul edilmesi üzerine anılan banka tarafından müvekkiline ödeme yapıldığını ancak bakiye kısmın ödenmediğini, Kıbrıs mevzuatı uyarınca A.G. Bankası Ltd'nin devir yoluyla K.. L.. bünyesinde birleşmesine karar verildiğini ileri sürerek, ödenmeyen kısmın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davada yetkili ve görevli mahkemenin K. K. Türk Cumhuriyeti'nin Hukuk Sistemi tarafından belirlenebileceğini savunarak yetki itirazında bulunmuştur. Mahkemece, davalı şirketin ikametgahının yurtdışında bulunduğu, bu nedenle davada Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığı, davalının Türkiye'de hiçbir şubesinin, irtibat bürosunun bulunmadığı başka bir adla anılır biçimde şirketi temsil eden yerleşik adresin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın MÖHUK 40, 47 ve HUMK 9/1 md gereğince reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, █████/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklinde hüküm kurarak söz konusu maddeyi uyguladığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E. ve 2015 9670 K. Sayılı Kararı) beyanla Milletlerarası yetki itirazları uyarınca davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle reddine, konişmentodaki yetki şartı nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Napoli Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, davanın, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine, davanın, hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle usulden reddine, esasa girilmesi halinde Euroferry Olympia gemisi taşıyanının/donatanın sorumluluğu bulunmaması nedeniyle Euroferry Olympia gemisi donatanı aleyhine açılan davanın esastan reddine, aksi halde sınırlı sorumluluk tutarını aşan taleplerin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın MÖHUK'nın 40.maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız fiilden doğan davalarda davacıya seçimlik hak tanımış ve haksız fiilin işlendiği yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini yetkili kıldığını, davacı şirketin mernis adresi "Balçık Mah. ... Sok. No:... Gebze/Kocaeli" olup dava Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde de açılabileceğini, HMK'nın madde 16. gereği dava yetkili mahkeme olan Gebze Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış olup, davalı tarafın haksız yetki itirazının reddi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının yerleşim yerinin Napoli/İtalya olduğu göz önünde bulundurulduğunda, huzurdaki uyuşmazlığı görecek yetkili mahkemelerin Napoli Mahkemeleri olacağı izahten vareste olduğunu, söz konusu uyuşmazlığa konu tır ise davalının gemisine Yunanistan'da yüklendiğini, söz konusu taşıma sözleşmesinin ifa yeri Yunanistan olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER
: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, Madrid/İspanya'da faaliyet gösteren Commercial Electro Industrial S.A. firmasından almış olduğu fiber optik kablo siparişi sonrasında üretimi tamamlayarak ürünlerin karayolu ile Madrid/İspanya'ya taşınması için dava dışı Sarp İntermodal Hizmetleri İç ve Dış Tic. A.Ş. ile anlaştığını ve 67.433,50 Euro bedelli fiber optik kablolarını ilgili firmaya teslim ettiğini, nakliye işlemi ve sair giderler için davalı firma ile 5.350,00 Euro bedel karşılığında anlaşmaya varıldığını, dava dışı Sarp İntermodal Hizmetleri İç ve Dış Tic. A.Ş.'nin davacı şirket ile yapmış olduğu taşıma sözleşmesi kapsamında söz konusu fiber optik kabloların taşıma işini diğer dava dışı firma olan Gençtur Uluslar. Nak. Güm. ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiğini, fiber optik kablolar davacı şirketten alındıktan sonra taşımacılık işinin bir kısmını deniz yoluyla yapmayı planlayarak fiber optik kablosu yüklü aracı Grimaldi Grup'a ait gemiye yüklendiğini, söz konusu taşıma işlemi sırasında ulusal basın ve dünya basınında da yer aldığı üzere Yunanistan karasularında gemide büyük bir yangın çıktığını ve gemide bulunan davacı şirkete ait fiber optik kabloların yandığını, gemide yanan ürünlerin bedelinin taraflarına ödenmediğini ve davacı şirketin ciddi zarara uğratıldığını beyan ederek 62.083,50 Euro'nun, malların davalı taşıma şirketine teslim tarihi olan 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili için eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının ileri sürdüğü vakıaların hukuki niteliğinin belirlenmesinin hakime ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi uyarınca hakimin tarafların ileri sürdüğü maddi vakıalara uygulanacak hukuk kurallarını re'sen belirleyeceği, davacı ile dava dışı Sarp İntermodal Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş. arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğu, söz konusu şirketin taşıma işini dava dışı Genç tur Uluslararası Nakliyat Gümrük ve Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne, bu şirketin ise taşımacılığın bir kısmını davalı şirkete devrettiği, bu nedenle uyuşmazlığın esasen taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğa ilişkin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Mahkemece ayrıca; davalı şirket yönünden davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildiği, uyuşmazlıkta 5718 sayılı milletler arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 40. maddesi uyarınca Türk mahkemelerinin milletler arası yetkisinin, iç hukuktaki yer itibarıyla yetki kurallarına göre belirleneceği, 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 893. maddesi uyarınca taşıma sözleşmelerinden doğan davalarda malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin de yetkili bulunduğunun belirtilmiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davalı şirketin yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmadığı, taşımanın deniz yolu ile gerçekleştirilen kısmında yükün Yunanistan'dan gemiye yüklendiği, olayın Yunanistan karasularında meydana geldiği, davalı tarafın da süresi içerisinde milletler arası yetki itirazında bulunduğu, mahkemece de, uyuşmazlığın tarafları ve taşıma faaliyetinin gerçekleştiği yerler dikkate alınarak Türk mahkemelerinin milletler arası yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olduğu görülmektedir.
Eldeki davada, dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; 5718 sayılı Kanunun 40. maddesi uyarınca Türk mahkemelerinin milletler arası yetkisinin, iç hukuktaki yer itibarıyla yetki kurallarına göre belirleneceği, somut olayda davalının Türkiye de yerleşim yerinin bulunmadığı, taşımanın ilgili kısmının Türkiye de gerçekleştirilmediği ve zararın meydana geldiği yerin de Türkiye olmadığı dikkate alındığında Türk mahkemelerinin milletler arası yetkili olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı anlaşılmıştır.
Nitekim öğretide ve yerleşik yargı içtihatlarında da, uluslararası taşıma sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletler arası yetkisinin belirlenmesinde MÖHUK'nun 44. Maddesi hükmünün esas alınacağının belirtilmesi karşısında, davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmadığı ve ifa yerinin de Türkiye olmadığı durumlarda Türk mahkemelerinin milletler arası yetkisinin bulunmayacağı kabul edilmektedir.
Eldeki davada; davacı ile doğrudan taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunmayan ve taşımacılığın bir kısmını üstlenen davalı şirket bakımından, malın teslim alındığı veya teslim edilmesinin kararlaştırıldığı yerin Türkiye olmadığı, taşımanın davalı tarafından gerçekleştirilen kısmının da Türkiye de gerçekleşmediği, ayrıca davalı tarafın süresi içinde milletler arası yetki itirazında bulunduğu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince Türk mahkemelerinin milletler arası yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir (Yargıtay 11. H.D █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı).
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!