Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Teşebbüs Öldürmeye Neticesinde Edilebilir Esastan Sayisi Kasten Yetkisinin
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında;
1. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 58... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Mağdur ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 29, 58... . maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 58... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, Cumhuriyet savcısı (lehe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, ek savunma hakkı verilmediğine, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, mağdurlar ... ve ...'e yönelik herhangi bir eylemi bulunmadığına, haksız tahrik indiriminin derecesi ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, sanığa görevsizlik kararı okunmakla ek savunma hakkı tanındığı, suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eylemlere bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mağdurlar ... ve ...'den sanığa yönelen haksız söz ve davranışların boyutu dikkate alındığında uygulanan haksız tahrik indiriminin
derecesinde ve mağdur ...'den sanığa yönelen ve haksızlık teşkil eden herhangi bir söz ve davranış bulunmadığından bu eyleme ilişkin haksız tahrik indirimi uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, mağdur ...'i kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle diğer hükümler yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin █████████ E. █████████ K. sayılı kararında sanık ...’ın mağdur ...’i kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hüküm yönünden çoğunluk görüşü ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamakta ise de mağdurlar ... ve ...’i kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûmiyetine ilişkin hükümler yönünden eylemin silahla tehdit suçunu oluşturacağını düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Mahkemenin kabulüne göre; olay tarihinde saat 21:40 sıralarında sanık ...’un iş yerinin önünde bulunduğu sırada, sanık ile öncesinde arkadaş olan ancak uzun zamandır görüşmeyen mağdur ...'in aracı ile sanığın iş yerinin önünde arabasıyla durduğu ve mağdur ...'in aracında mağdur ...’nin de bulunduğu, mağdurların sanığı arabaya binmesi konusunda zorladığı, sanığın arabaya binmeyi kabul etmemesi üzerinde sanık ile mağdurlar arasında küfürleşme yaşandığı, mağdurlar ... ve ...’nin sanığı iş yerinin önünde darp ettiği, sanığın iş yerinde çalışan kişilerin ve iş yeri önünde bulunan kişilerin bu kavgayı araladığı, sanığın yırtılan kıyafetini değiştirmek için evine giderken iş yerinde çalışan kişilere polisi aramalarını söylediği, sanığın evine gidip kıyafetlerini değiştirdikten sonra yanına tabancasını da alarak kendisine ait araçla iş yerine dönmek üzere yola çıktığı, mağdur ...' in kardeşi olan ...'i telefonla arayarak ... ile kavga ettiklerini söylediği ve mağdur ...’i de arabaya aldıkları, bu sırada mağdur ...'nin de arabada olduğu, mağdurların ... Caddesi üzerinde bulunan ... isimli iş yerinin yakınında arabayı park ettiği, mağdurların araçtan indiği, mağdur ...' in .... isimli iş yerinin yanında bulunan marketten alkol almak üzere markete girdiği ve marketten aldığı malzemelerin bulunduğu poşetlerle çıktığı, bu sırada diğer mağdurlar ... ve ...'nin park halinde bulunan ...'e ait aracın yanında ayakta beklediği, ... Caddesinden arabasıyla geçen sanığın mağdurları gördüğünde saat 22:25 sıralarında aracını biraz yavaşlatarak, aracı seyir halinde iken ve şoför koltuğunun bulunduğu yerin araç camından mağdurların bulunduğu yere doğru 8 el tabanca ile ateş ettiği, mermilerden birisinin mağdur ...' in batın bölgesine isabet ettiği, 4 merminin ise mağdur ...'in arabasına isabet ettiği, ... dışındaki mağdurlara mermi isabet etmediği, sanığın mağdurlara yönelik ateş ederken 'a.ına koyduklarım' şeklinde bağırdığı ve sanığın aracını durdurmadan olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır. Olayın oluş şekline ilişkin gerek Mahkeme ile gerekse Dairemizin çoğunluk görüşü ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkeme eylemi vasıflandırırken “sanığın mağdurlara 12 metre kadar bir mesafeden tabanca ile 8 el ateş ettiği ve mağdur ...' i karnından yaraladığı, diğer mağdurların arabanın arkasında olmaları nedeniyle isabet almadıkları”nı vurgulamış, “sanığın mağdurlara yönelik kastının aynı ve bir bütün olması, sanığın tüm mağdurları uzun yıllardan beri tanıması ve mağdurların sanığın eski arkadaşları olması, mağdur ...'in mağdur ...' in kardeşi olduğunu sanığın bilmesi, sanık tarafından görülerek üç mağdurun bulunduğu yere doğru ve üç mağdurun da isabet alabileceği 12 metre kadar bir mesafeden ateş edilmesi, sanığın yaptığı atış sayısı ve mesafesine göre, vurulmalarının muhtemel olmaktan çıkıp mutlak bir netice olduğu nazara alınarak, eylemin doğrudan kasıtla gerçekleştiğinin sabit olduğu ve sanığın üç mağdura karşı da kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması” gerektiğini oy çokluğu ile kabul etmiştir.
Tüm dosya içeriğine göre, sanığın asıl hedefinin mağdur ... olması, sanığın atışlarını yaptığı sırada ...’in aracının arkasında bulunan diğer mağdurlara hedef gözeterek ateş ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığı, olayın oluş şekli, kullanılan silahın niteliği ve mağdurların konumlarına göre de mağdur ... dışındaki mağdurların isabet almalarının "muhakkak" olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, olayın oluşuna, günlük hayat tecrübelerine ve yerleşik yargı kararlarına uygun olarak suçun niteliğinde oluşan şüpheli durum sanık lehine değerlendirilip, diğer mağdurlara yönelik rastgele ateş etme eyleminin zincirleme silahla tehdit suçu şeklinde kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!