Anahtar kelimeler: Trafikte Cismani Sakarya Esaskarar Seyir Çarpması Yazildiği Katip Ölüm Önüne

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1- ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...: 2- ...3- ...4- ...5- ...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... 'in █████/2021 tarihinde, sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, üzerinde trafikte seyir halinde iken ... isimli işletmenin önüne geldiğinde, önüne çıkan ...'e çarpması sonucu her iki tarafında da kusurlu bulunduğu trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu, kazaya bağlı olarak ...'ün yaralanmasından dolayı Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ Soruşturma sayılı dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, dava açılmadan evvel ... Hesabına █████/2022 tarihinde mail yoluyla başvuru yapıldığı, ███████████ numaralı arabuluculuk görüşmelerinin ise anlaşamamam şeklinde neticelendiğinin, iş bu uyuşmazlık kapsamında öncelikle davalı ... ile ...'ün gerçekleşen trafik kazasında kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesini, trafik kazası sonrası ...'ün ağır şekilde yaralandığı, tedavi amaçlı kaldırıldığı hastanelerde neticenin alınmadığı ve █████/2022 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle dosyanın kül halinde Adli Tıp Kurumuna gönderilerek gerçekleşen trafik kazası ile ...'ün vefatı arasında illiyet bağının olup olmadığının, illiyet bağı yok ise ...'ün kalıcı maluliyet oranının, yaşadığı süre boyunca geçici iş görememezlik süresinin ve bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin tespitini, illiyet bağının tespiti halinde, davaya destekten kalma tazminatı yönünden aksi halde ise geçici iş görememezlik, kalıcı iş görememezlik ve bakıcı maaşı yönünden devam edilmesini ve dosyanın hesap bilirkişisine tevdini, söz konusu kaza sonrası davacının eşinin vefatı, davacının maddi zorluklarla karşılaşmasına neden olduğu, davacının iş işte çalışamadığı, maaşının olmadığı, dolayısıyla davacının büyük bir ekonomik kayıp halinde olup yoksulluğa düştüğü, iş bu sebepten dolayı adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini teminatsız şekilde davalılar ... ve ...'in menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, gerçekleşen trafik kazası ile ...'ün vefatı arasında illiyet bağının olup olmadığının tespitini, illiyet bağının tespiti halinde, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak ve daha sonra arttırılmak üzere; şimdilik 14.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve ölüm hemen gerçekleşmediği için tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yetirilmesinden doğan kayıplar dahil olmak üzere şimdilik 1.000,00-TL geçici iş görememezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak tarafına verilmesini, illiyet bağının tespit edilememesi halinde, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak ve daha sonra arttırılmak üzere; şimdilik 13.000,00-TL sürekli gş görememezlik tazminatının, şimdilik 1.000,00-TL geçici iş görememezlik maddi tazminatının ve şimdilik 1.000,00-TL bakıcı / Bakım maaşının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan taraflarına verilmesini, davalılar ... ve ...'den 60.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak taraflarına verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde meydana gelen kazada herhangi bir kusurum bulunmadığını ölüm ile kaza arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığından destekten yoksun kalma tazminatı talebinin, yaralanmaya ilişkin talep edilen geçici İş göremezlik bakıcı ve sürekli iş göremezlik durumunun ölüm nedeniyle tespiti mümkün olamayacağını ve hak sahibi ... vefat ettiğinden davacı vekilinin tüm taleplerinin reddini, dava masrafı ve avukatlık ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle ara buluculuk şartı yerine getirilmediğini davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, taraflar arasında illiyetlik bağının bulunmadığını müteveffanın kazadan 5 ay sonra vefat ettiğini, ayrıca müteveffanın asli kusurlu olduğun, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Tüm Dosya birlikte değerlendirildiğinde;Dava
: 26.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından Müteveffa ... 'ün (04.02.2022 tarihinde vefatı ile ) kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı, bedensel zarar maddi tazminat ve manevi tazminat talebinden ibarettir.Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Mütevefla ...'ün 26.09.2021 tarihinde geçirdiği kaza ve 24.02.2022 tarihinde ölmesinden dolayı illiyet bağı var ise destekten yoksun kalma tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsili, illiyet bağının tespit edilememesi halinde, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatları ile bakıcı / bakım tazminatının davalılardan tahsili, manevi tazminatı davalılar ... ve ...'den tahsili hususlarındadır.Davaya konu kazanın; 26.09.2021 tarihinde davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile 922 Sokak üzerinde seyir halindeyken kaza mahalline geldiği sırada idaresindeki aracın sağ ön kısımlarıyla, sağından kaplamaya girip yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'e çarpması neticesinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.Davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığı, yine davadan önce davacı tarafın davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre başvuru da yaptığı anlaşıldığından dava şartlarının yerine getirildiği tespit edilmiş ve usulüne uygun başvuru yapılmadığına dair davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır....'in yargılama sırasında vefatı üzerine, düzenlenen Sakarya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar numaralı ilamında belirtilen mirasçılar ..., ..., ... ve ...) davaya dahil edilmiştir.Davaya konu kaza sonrasında 04.02.2022 tarihinde ... vefat etmiş olduğu, Dörtyol 2. Noterliği'nin 14.03.2022 tarihli 03486 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre geride mirasçı olarak dava dışı ..., ... ve davacı ...'ün kaldığı tespit edilmiştir. Davacı mirasçılardan yalnızca biridir.Davaya konu talepler incelendiğinde destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatı talebinin mirasçılardan biri tarafından ileri sürülebileceği, müteveffanın bedensel zararına yönelik taleplerinin ise tüm mirasçılarının birlikte ileri sürebileceği dikkate alınmıştır. Bu kapsamda; mahkemece öncelikle destekten yoksun kalma talebi, sonrasında ise bedensel zarar ve manevi tazminat talebi incelenmiştir.Destekten yoksun kalma tazminatı talebi bakımından;6098 sayılı TBK.nun 53 maddesinde "Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." olduğuna dair hükümler içermektedir.Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53. Maddesinde düzenlenmiş olup, hangi hallerde bu tazminata hükmolunacağı açıklanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK 53. Maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerekir. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır.ATK'dan alınan 01.04.2024 tarihli raporda meydana gelen kazada ...'ün ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, 26.09.2021 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı mütalaa edilmiştir.ATK'dan alınan rapor dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilmiş ve kaza ile ...'ün ölümü arasında illiyet bağı olmadığı sonucuna varılmıştır. Hal böyle iken destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Dosyada davacı müteveffanın eşi olup destekten yoksun kalma talebinde hukuki yarar vardır. Sosyal hayatın normal akışına göre de eşlerin birbirlerine yaşarken destekte bulundukları açık olduğundan talep haklı görülmüş ve dosya aktüerya hesabı için bilirkişiye tevdi edilmiştir.Davacının bedensel zarara yönelik maddi tazminat (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri) talepleri bakımından;4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre tereke iştirak halinde mirasçılara geçer. Bir başka söyleyişle, elbirliği mülkiyeti hallerinden birisi de miras şirketi olup miras şirketinden bahsedilebilmesi için murisin terekesi üzerinde mirasçı sıfatını haiz birden fazla kişinin bulunması gereklidir. Miras şirketinin tüzel kişiliği yoktur. Terekeye dahil mal veya haklar üzerinde tüm mirasçılar iştirak halinde maliktir. Bu durum mirasın taksimine kadar devam eder. 4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye dahil mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir payı yoktur ve bu nedenle mirasçıların tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir. Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekip ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez. Zira, yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Davayı açan mirasçı ya da mirasçılar, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın usulden reddine karar verilir. (Emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi ████████ Esas ve █████████ Karar numaralı, 09.06.2022 tarihli ilamı)Bu itibarla davacı vekiline 09.12.2025 tarihli celsede ihtarlı kesin süre verilmiştir. Davacı tarafça diğer mirasçıların davaya katılmaları, muvafakat etmeleri sağlanmamış ve terekeye temsilci de tayin ettirilmemiş olduğu tespit edilmekle bedensel zarara yönelik maddi tazminat talebinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi bakımından;Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.09.2014 T.██████████ E. ██████████ K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere BK'nın 47. maddesi hükmüne göre ( 6098 sayılı TBK m. 56 ), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dosya kapsamından, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları (ATK'dan alınan 19.06.2025 tarihli kusur raporu dikkate alınarak), olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının yaralanma biçimi ve bu yaranma nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap (ATK'dan alınan 15.08.2024 tarihli raporda bedensel zarara yönelik bir değerlendirme yapılamadığı da dikkate alınarak) dikkate alınarak davacı yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıyı cezalandırmayacak mahiyette davacının elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda davacı için 15.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Bu kapsamda manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacının destekten yoksun kalma talebinin reddine,-Davacının bedensel zarara yönelik maddi tazminat (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri) taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine,-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'in vefatı üzerine düzenlenen Sakarya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar numaralı ilamında belirtilen mirasçılardan (davaya dahil edilen ..., ..., ... ve ...) miras payları oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,2-Dosya adli yardımlı yürütüldüğünden ;-Maddi tazminat talebi bakımından alınması gerekli 732,00TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,-Manevi tazminat talebi bakımından alınması gerekli 732,00TL harcın davalı ... ve davalı ...'in vefatı üzerine düzenlenen Sakarya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar numaralı ilamında belirtilen mirasçılardan (davaya dahil edilen ..., ..., ... ve ...) miras payları oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,- (50 Tebligat ) 3.767,00TL, 10 müzekkere gideri 447,5 TL olmak üzere toplam 4.214,5 TL ile Adli Tıp Ücreti olan 11.525,00TL 'nin davacıdan alınarak 15.739,50 TL yargılama giderinden yapılan harcamanın ( ağırlıklı olarak maddi tazminat talebi yönünden harcama yapıldığı dikkate alınarak) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Maddi tazminat talebi bakımından davalı ... hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T ne göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...hesabına verilmesine,-Manevi tazminat talebi bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T ne göre 15.000,00TL vekalet ücretinindavalı ... ve davalı ... in vefatı üzerine düzenlenen Sakarya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar numaralı ilamında belirtilen mirasçılardan (davaya dahil edilen ..., ..., ... ve ...) miras payları oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4- Ara buluculuk dosyasında Hazine bütçesinden karşılanan 3120,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Karar tebliğ giderleri davacı gider avansından düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...¸E-İmzalıdırHakim ...¸E-İmzalıdır