Anahtar kelimeler: Teamüle Vermeyi Tevzi Hasara Hasarlandığının Yangın Akabinde Araçta Araca Firmalara

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
: Davacı vekili ------ harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili özetle, davalının müvekkiline hizmet verdiği firmalara ait ürünleri sözleşmede belirtilen şartlar çerçevesinde ve teamüle uygun olarak taşıma ve dağıtım hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, davalı ----- plakalı araca ---- yapmak üzere ürün teslimi yapıldığını, Ürünlerin teslim alınmasının hemen akabinde ----- tarihinde araçta yangın çıktığı ve teslim alınan ürünlerin hasarlandığının tespit edildiği, bu kaza nedeni ile araçta bulunan ürünlerin hasara uğradığını,---- şahıslar nezdinde zararların olduğunu, Hasar gören ürünler nedeni ile müvekkilin halen giderilmeyen --- zararı bulunduğunu, İşbu bedel tüm taleplere karşın davalı ----- tarafından karşılanmadığını, geçen zaman zarfında müvekkilin telafisi imkansız zararları söz konusu olduğunu, Yukarıda açıklamış olduğu nedenlerden ötürü; Haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ile icra takibinin takip talebindeki taleplerle devamına, Davalının asıl alacağın % 20'si tutarında icra inkâr tazminatı ödemesine, Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "dava dilekçesinde iddia edilenin aksine davacı ve müvekkil firma arasında herhangi bir sözleşmenin söz konusu olmadığını, nedenle davacının sözleşme gereğince fatura tanzim ettiği yönündeki iddiası abesle iştigal olduğunu, sözleşme bulunmaması sebebiyle davacının müvekkil adına hasar tazmininde bulunduğu iddiasıyla fatura tanzimi ve bununda yansıtma faturasıyla müvekkile rücu edilmeye çalışılmasının mümkün olmadığını, takibe konu alacak CMR 32/1 ve sair mevzuat gereğince zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Hasar tazmin bedeli adı altında bir yansıtma faturası düzenlenebilmesi için müvekkilin bu zararın meydana gelmesi konusunda kusuru ve aynı zamanda gerçek hesaplanabilir ve denetime elverişli bir zararın bulunması gerektiğini, Müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcu olduğunu kabul etmemekle beraber ayrıca müvekkil şirketinin tüm yasal sorumluluklarını yerine getirerek CMR sigortası yaptırdığını, ---- plakalı araç için yaptırmış olduğu ---- davanın sonuçlarından sorumlu oldukları ve dava sonucunda hükmedilebilecek fatura/hasar tazmin bedeli, tazminat ve faizi, vekalet ücreti, yargılama gideri gibi alacakların kendilerine rücu edileceğinin ihtarı ile davaya feri müdahil olarak katılmalarının sağlanması amacıyla davanın adı geçen üçüncü şahsa ihbar edilmesini Sayın Mahkemenizden talep ettiğini, Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, kötü niyetle açılan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar miktarının yüksek ve ispatlanması gerektiğini, öncelikle hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiğini, şayet var ise, hasarlı emtianın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılamadığını, hasarlanan emtialara ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını, şayet var ise ne kadar malın hasarlandığı ve ne kadarının kurtarıldığının dosyaya sunulması ve hasar miktarının ispatlanması gerektiğini, ihbara cevap dilekçesi ekinde sunduğu ekspertiz raporunda da görüleceği üzere, eksper incelemesi sırasında depodaki emtiaların rastgele seçilerek incelendiğini, bu incelemelerde "...emtiaların son tüketim tarihlerinin geçmemiş olduğu, ürünlerde dış ambalajında yırtık, deformasyon, ıslaklık gibi herhangi bir hasara rastlanmamıştır." Bu tespitlerin hemen ardından seçili emtiaların sağlam ve herhangi bir hasara uğramadığını gösterir fotoğraflar gözüktüğünü, Dava konusu hasar taşıyıcı şirketin şoförünün kasıtla yangın çıkarmasından kaynaklanmakta olup hasar teminat dışı olduğunu, müvekkil şirketi tarafından --- hasar talebinin ------ tarihli yazı ile reddedildiğini, Müvekkili sigorta şirketi tarafından, poliçe gerekliliklerine aykırılık nedeniyle dava konusu hasarın teminat dışı bırakıldığını ve dava konusu hasardan dolayı müvekkil şirketinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkil şirketinin ihbar olunan taraf olduğunu ve aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini, Müvekkil şirketinin ihbar edilen konumunda olduğu için aleyhe hüküm tesis edilemez, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz, beyanında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı uğranıldığı beyan edilen zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davalı vekili zamanaşımı defiinde bulunmuş ise de 6102 sayılı TTK 855/1. maddesi hükmü uyarınca yerinde görülmemiştir.----- Karar sayılı dosyada dava dışı araç şoförü --- hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ve karar istinaf incelemesinden geçerek --- tarihinde kesinleşmiştir---- tarihli ara karar ile dosyanın bir gıda mühendisi ve bir taşımacılık konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
"1-Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup TTK - 4. Kitap ilgili maddeleri gereği varma yerine ulaşmadan taşımacılık faaliyeti sırasında meydana gelen yangından dolayı oluşan hasardan davalı taşıyıcıların kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı,
2-Davaya konu taşımacılıkta; asıl (akdi) taşıyıcı davacı ---- fiili taşıyıcı davalı ----- firmalarının müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı,
Taşımacılık esnasında meydana gelen kısmi hasarın asıl (akdi) taşıyıcı davacı firmanın kendisine yansıtılan hasarı ------ faturanın üstüne emtianın aktarılması ve diğer giderlerini de ekleyerek) fiili taşımacıdan rücuca yönelik olduğunun tespit edildiği,
3-Fiili taşıyıcı davalı firma; asıl (akdi) taşıyıcı davacı firma ile aralarında taşıma sözleşmesi olmadığını, bu nedenle hasarın kendilerine rücu edilemeyeceğini beyan ettiği; asıl (akdi) taşıyıcı davacı firma ile fiili taşıyıcı davalı firma arasında taraflarca yapılmış bir taşıma sözleşmesi olmamasına rağmen yükün fiili taşıyıcı davalı firmaya teslim edilmiş olmasının TTK Madde 888/2 hükmü gereği taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığına karine olduğu,
4-Davaya konu taşımacılık esnasında meydana gelen yangına sebebiyet veren araç sürücüsü ----kusurlu olması nedeniyle oluşan hasardan fiili taşıyıcı davalı ----- firmasının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı,
5-Davaya konu taşımacılıkta; davalı taşıma firması araç sürücüsü ----- kasıtlı olarak araç yangınını başlatmış olması nedeniyle taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağı kanaatine varıldığı,Sayın Mahkemenin, davalı taşıma firmasının taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanabileceğini taktir etmesi durumunda; taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının 1.057.323,43 TL olarak hesap edildiği,
Davalı taşıma şirketleri için hesap edilen taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı olarak hesap edilen 1.654.244,92 TL tazminat tutarının; davaya konu hasar için davacı tarafından talep edilen 95.690,46 TL tutardan daha fazla olduğu için somut olayda TTK madde 882/1 hükmü gereği hesap edilen taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığının tespit edildiği,
6-Somut olayda yükün taşıyıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için başlatılan icra takip tarihi arasında bir yıldan daha az süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma şirketlerine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğramadığı, davacı tarafından tazminat talebi için başlatılan icra takip tarihinin zaman aşımı süresi içinde başlatılmış olduğu kanaatine varıldığı,
7-Kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat bakımından yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetilerek, takip yolu ile alacak talebi yöneltilmiş ise de inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
8-Satıcı firmalara ait toplam hasarlı emtia bedelleri (72.692,76 TL + 2.280,94 TL + 6.800 TL) 81.773,70 TL olarak hesap edilmiş olup davacı taraf davalı taraftan tüm hasarlı emtia için 81.773,70 TL talep edebileceği kanaatine varıldığı," şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için --- karşılayan tutar ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut olayda bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere taşımacılık esnasında meydana gelen araç yangınına sebebiyet veren araç sürücüsü ------ kusurlu olması nedeniyle fiili taşıyıcı davalı firmanın meydana gelen hasardan sorumlu olduğu meydana gelen hasarın araç sürücüsünün kasıtlı davranışı sonucu oluşması nedeniyle davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesinden de yararlanamayacağı kaldı ki bahse konu hasarın sınırlı sorumluluk limiti altında kaldığı dava konusu hasara ilişkin gerçek zarar bedelinin ise ----- olduğu tespit edilmekle itirazın iptaline ilişkin davanın bu miktar dikkate alınarak kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Alacak belirli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; ------ Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 81.773,70 TL asıl alacak üzerinden iptaline, kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak belirli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 5.585,96 TL harçtan peşin alınan 1.155,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.430,25 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 1.155,71 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 13.916,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 246,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.246,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 10.465,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 2.666,04 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 453,96 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!