Anahtar kelimeler: Olduğuu Kremlerin Kozmetik Davadavacılar Alternatif Riskler Doğabilecek Evraktan Üretilmesi Çözüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;---- davalı ----yetkilisi ------ yevmiye nolu Marka Devir Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, akdedilen marka devir sözleşmesi gereği, sözleşmede --- markanın devrine karşılık toplam ------adet senedin şahsı tarafından imzalanarak davalı tarafa teslim edilmiş olduğunu, sözleşmeye konu markaların şahsı tarafından çeşitli sağlık sorunlarına alternatif çözüm oluşturacak kozmetik kremlerin üretilmesi amacıyla devir alınmış olduğuu, fakat üretimin gerçekleştirilebilmesini için markaların ------ bulunması gerektiği, aksi halde doğabilecek riskler ile cezai yaptırımların kabul edilmesi gerektiğinin öğrenildiğini, buna ilişkin -------- tarihli belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu ve ilgili markaların yalnızca ---------bulunmasının şahsı tarafından söz konusu üretimlerin yapılmasını imkânsız kılmakta olduğunu, davalı devreden tarafından yanlış ve eksik bilgilendirme ile iradesinin yönlendirildiğinin açık olduğunu, devreden -------- ilgili markalara ilişkin kremlerin kendileri tarafından üretilip satıldığı gerek internet gerekse fiziki satışların tatmin edici olduğu ve cironun beklenenin çok üzerinde olduğunu söylemesinin ilgili markaların devir alınmasında büyük etken olduğunu, ilgili markaların 5.sınıf tescilinin yanında 3.sınıf tescilinin de bulunması zorunlu olup, bu hususun ilgili markaların kullanımını ve üretimini imkânsız kıldığını, bu durumun davalı şirkete iletildiğini ve nasıl bir çözüm bulunacağı konusunun görüşülmesinin istendiğini, fakat ilgili hususta davalı tarafından herhangi bir öneri getirilememiş olduğunu, uzlaşma sağlanamadığını, devreden davalının TTK.18 md.' ye aykırılık oluşturan bu sorumsuz hareketlerin kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, davalının haksız şekilde elinde bulundurduğu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açan 12 senedin iptalinin gerektiğini, devir alınan markalardan beklenen menfaatin sağlanamayacak olmasının hem maddi hem de manevi zarara sebebiyet verecek olup, piyasadaki mevcut itibarını da büyük oranda zedeleyeceğini, satış sözleşmesine dayanak toplam ---- değerindeki 12 adet senedin vadesinin gelmiş olduğu ve her an takibe konulabileceği endişesiyle borçlunun hukuki durumunun tehlikede olduğunun açık olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile, --- vadeli toplam -----değerindeki senetler sebebiyle borçlu bulunulmadığının tespitine, %20; den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.SAVUNMA
:Davalılar-------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri hakkında neden menfi tespit davası açıldığını, taraflar kısmında isimlerinin yazılması dışında anlamanın mümkün olmadığını, dosyada, müvekkilleri hakkında ara buluculuk tutanağı mevcut olmayıp, dava şartı yokluğundan müvekkilleri hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsedilen, dava konusu olan markalar ve marka devir sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, müvekkilleriyle ilgili bu konuda bir beyanın da mevcut olmadığından, bu anlamda da davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu, ----sayılı dosyasının tarafı olmadıklarını, dava konusu -----tarihli senetler ile ilgili yapmış oldukları icra takibinin bulunmadığını, davacılar hakkında müvekkili ------- sayılı dosyaları ile icra takibi yaptıklarını, iki dosyanın icradan infaz edildiğini, diğer dosyada taraflarından yatırılan harç ile bir diğer dosyada borçlunun yatırması gereken tahsil harçlarının kalmış olduğunu, davacıların ıslah dilekçesi vermiş ve devamında da ----- tarihli senetler ile ilgili tedbir talep etmiş olduklarını, taleplerinden davanın bahsedilen 4 senet tutarı olan ---- üzerinden davaya devam etmek istemekte anlamının çıktığını, bu senetlere ilişkin ------- sayılı dosyasından yapılan icra takibinin tarafı olmadıklarını, haklarındaki davadan da feragat edildiğini, bu sebeple haklarındaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların icra takipleriyle alakalı imza itirazları ve diğer birçok dava açmış olduklarını, imza itirazlarından dosyanın bir tanesinin ret olduğunu, İhtiyati haciz dosyasına borcumuz yok itirazında bulunulduğunu, taşkın haciz vs. birçok dava açmış olduklarını, bu dosyalarında celbini talep ettiklerini,-------- Esas sayılı dosyaları, diğer dosyaların öğrenildiğinde Mahkemeye bildirileceğini, müvekkillerinin davacılarla ticari ilişkileri bulunmadığını, iyiniyetli 3. kişi konumunda olduklarını, bu anlamda da davanın reddinin gerektiğini savunarak, açıklanan nedenlerle, imza itirazları ret olan, kötü niyetli oldukları açık olan, davacıların davasının reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmeleri ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Diğer davalı--- yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.Davacı vekili ----- tarihli ıslah dilekçesi ile davasının dava değerinin----- ıslah etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle, borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak çalın menfi tespit davasıdır. Ancak uyuşmazlık konusu senet bedellerinin yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle İİK 72/VI gereği istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.Mahkememizce verilen --------------- esas sayılı ilamı ile bozularak mahkememizin yukarıda esası yazılı dosyasından yargılamaya devam olunmuştur.Bozma öncesi, mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Taraflar arasında K------yevmiye sayı ile düzenlenerek imzalanmış marka devir sözleşmesinin konusunun------ karşılığında---- devri olduğu, --- incelendiğinde devir sözleşmesinde yer alan tüm markaların--- davacı şirket adına devri ve tescilinin yapılmış olduğunu, Davacının, davalı tarafa ---- yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek; ----- tarihinde yapılan satış sözleşmesinde yer alan şartların yerine getirilmediği, bu sözleşmeye ilişkin para ve bonoların kendilerine iadesini talep ettiklerinin görüldüğünü, yapılan mali incelemelerde; davacı şirketin ------- yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin incelendiğini, defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğunu, İlgili davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde, dava konusu yapılan senetlere ilişkin olarak şirket hesaplarından yapılan toplam ödemenin -----olduğu ve ------ hesabında kayıtlı bulunduğu, sonuç olarak; Dosya kapsamı, davacılardan Vanemed şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemeler, dosya İçeriği ve yukarıda yer verdiğimiz tespitler muvacehesinde; Markalarla ilgili bilgilerin yer aldığı ------- arz etmesi, buna bağlı olarak, somut işlemde gündeme getirilen markaların hangi sınıfta olduğunun belirlenmesi açısından, satım ve devir İşlemi öncesinde alıcının markalarla ilgili bilgi edinmesinin mümkün bulunması; "aleniliğin" bir sonucu olmak üzere, davacı yanın satım ve devre konu edilen markaların mahiyetini bilmesinin mümkün ve hatta TTK md. 18 hükmünde yer bulan esas karşısında gerekli olması, satım ve devir sürecinde satıcının, davacının sağladığı anlamda özel bir "nitelik taahhüdü"nde bulunmamış olması hususları gözetilerek, davacı yanı oluşturanın davadaki isteminin kabul koşullarının oluşmadığının düşünüldüğünü, Bundan başka, devir için noterde yapılan işlemde belirtilen devir bedelinin sözleşmede açıklıkla yazılması karşısında, takdirin yargı makamına ait kalarak, davacının davada andığı bonoların devir işlemi ile ilgili olarak verilip verilmediğinin takdiri de (...a- bonolar üzerinden davacının savını kanıtlayacak nitelikte bir kayıt görülmemekle bu cihetin, b- ilgili davalılar yönünden "iyiniyetli 3. kişi statüsünün takdiri yargısal değerlendirmeyi gerektirmekle bu yönün ve c- "kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi" ile ilgili kanuni konstrüksiyonun mahiyeti de ayrıca Mahkemece gözetilmek mevkiinde bulunmakla Mahkemeye ait olacağı" şeklinde rapor sunulmuştur.Menfi tesbit davalarının arabuluculağa tabi olup olmadığı konusunda uygulamada farklı hükümler verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesi -------- tarihli ilamı ile; "H.M.K’nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez. Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Bu hüküm, herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İ.İ.K. m. 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz. Oysa Arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup, cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir. Ancak yukarıda açıklandığı gibi menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda Arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını Arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır... denilerek ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında Arabulucuya başvurunun zorunlu olmadığı"belirtilmiştir. Anılan ilam 2797 Sayılı Kanunun 45. maddesi gereği mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir.Eldeki davanın menfi tespit davası olarak açılıp yargılama esnasında istirdat davasına dönüştüğü bu hali ile arabuluculuğun dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı---------vekilinin arabuluculuk dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir.6100 Sayılı HMK.'nın 178/1 Maddesinde;'' (1) Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır,''hükmü düzenlenmiştir.Davacının talep sonucunu azaltması, daraltması davayı değiştirme sayılmaz. Bu nedenle davacının talep sonucunu azaltması için kural olarak davalının muvafakatine ihtiyaç olmadığı gibi ıslah yoluna başvurmasına da gerek yoktur. Davacı, talep sonucunu kısmi feragat yolu ile daraltabilir. Müddeabihin azaltılması ıslah kavramı kapsamında değil, davadan feragat müessesesi içinde mütaalaa edebilir. Her ne kadar davacı vekili tarafından ----- tarihli ıslah dilekçesi ile davasının dava değerinin --- ıslah edilmiş ise de açıkça feragat edildiğine ilişkin beyan sunulmadığı, feragat beyanının da açık, koşulsuz ve kesin olması gerektiği dikkate alındığında davacı vekilinin ----- dışındaki taleplerinden feragat ettiğinin kabul edilemeyeceği, eksik harcın da tamamlandığı görüldüğünden dava değeri ----kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Somut olayda davalı----Yetkilisi olan davalı--- davalı----- Yetkilisi davalı ------yevmiye nolu Marka Devir Sözleşmesi imzalandığı, marka devir sözleşmesi gereği, sözleşmede devrine karar verilen ---- markanın devrine karşılık toplam ------adet senedin davacı tarafından imzalanarak davalı tarafa teslim edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde devrine karar verilen markalar ile üretim yapabilmeleri için markaların ---- tescili bulunması gerekirken --- tescilinin bulunmadığı, --Sınıf tescilinin bulunduğunu, --- ile markalarının kullanımının ve kremlerinin üretiminin yapılamayacağını, marka devri için verimen ----- adet senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre de devri yapılan markaların ----- yer aldığı, davacının markalarının tescilli olmasını istediği sınıfın ---- Sınıf olduğunun tespit edildiği görülmüştür.6769 sayılı Fikri Sınai Haklar Kanunun Tescil, Koruma Süresi ve Yenileme başlıklı 22. Maddesinde; "(1) Başvurusu eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde uyarınca incelenmiş, yayımlanmış, hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların tümü nihai olarak reddedilmiş ve tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil olmak üzere eksik evrakı, süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları tamamlanmış bir başvuru tescil edilerek sicile kaydedilir ve bültende yayımlanır.(3) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir." hükmü düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanunu m.12 "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiş ve “tacir”in tanımı yapılmıştır.Türk Ticaret Kanunu m.18/2 ise "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." denilmektedir. Kanun koyucu burada tacirlerin basiretli bir iş adamı gibi davranmalarını emretmektedir. Tacirler basiretsizliklerini bir mazeret olarak ileri süremezler ve ticari işletmesi ile ilgili faaliyetlerinin tümünde basiretli davranmak zorundadır. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü tacir olmanın sonuçları arasında yer almaktadır. Tacir, tacir sıfatına sahip olmayan kişiye göre ticari hayatta daha bilgilidir, sorumluluk sahibidir. Çünkü tacir ticaret alanıyla ilgili, bu alanda sıradan bir insandan çok daha fazla tecrübe ve bilgiye sahiptir. Öngörü yeteneği bu bilgi ve tecrübe birikimi dolayısıyla daha yüksektir. Bu nedenle tacir bilgisizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.İstinaf ilamı doğrultusunda davacıların taraf olduğu soruşturma dosyaları celp edilmiştir. --------dosyaların eldeki davanın tarafları arasında olduğu, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, şirket yöneticisinin dolandırıcılığı suçlarından davacı ----- şikayeti üzerine başyalayn dosyalar olduğu, dosyaların tamamının kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile kapatıldığı, şikayetler üzerine dava konusu ile ilgili bir iddianame düzenlenmediği, mahkememiz dosyasını aydınlatacak bir maddi vakıa bulunmadığ, davacı tarafından bildirilen diğer dosyaların ise eldeki dava konusu ve tarafları ile ilgisinin olmadığı görülmüştür.TBK’da belirtilen iradeyi sakatlayan hallerden hata (yanılma), hile (aldatma), ikrah (korkutma) gibi bir sebebe dayalı olarak yapılan sözleşmenin saptanması halinde, anılan iradenin hukuki bir netice doğurmayacağı, böylesi bir iradeye de hukuki sonuç bağlanamayacağı kabul edilmekle birlikte tacir olan tarafın basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiği göz önüne alındığında tacirin iradesinin fesada uğraması için daha somut ve teknik şartların oluşması gerekir. Somut olayda konusu olan markalar da sicile kayıttı tescilli markalardan olup davacının aleni olan sicil kayıtlarına ulaşması mümkündür. Alenilik ilkesinin sonucu olarak davacının devre konu markaların mahiyetini bilmesi, basiretli bir tacir gibi gerekli araştırmaları yapması gerektiği, davalı------- sözleşmede nitelik taahhüdünde bulunmadığı birlikte değerlendirdiğinde mahkememizce yapılan yargılamada davacının iradesinin fesada uğradığı iddiasının T.T.K m.18/2 uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun olmadığı sonucuna varılarak davanın esasının ispat edilememiş olması sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır. Bilindiği üzere taraf koşulu; 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup kamu düzeni ile ilgisi sebebiyle yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması zorunludur.(HMK 115/1).Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veye kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır. -------İİK.'nun 72/1.maddesi hükmüne göre borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için tespit davası açabilir. İİK'nun 72. maddesine göre açılacak menfi tespit davalarının takip alacaklısına karşı yöneltilmesi gerekir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, takip borçlusu tarafından takip alacaklısına karşı açılır ------------Somut olayda, icra takibinden sonra İİK'nun 72. maddesine göre açılan eldeki menfi tespit davasında davacı tarafından borçlu olmadığı iddiası ile davalı ----- dava açılmış ise de davalı takip alacaklısı konumunda bulunmadığından yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı ------ Yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davalı---- yönünden ise ---- Sayılı dosya ve ----- Sayılı dosyalar yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin dava yukarıda yapıla açıklamalar doğrultusunda davanın esasının ispat edilememiş olması sebebiyle esastan reddedilmiş, ----- Sayılı dosyalar bakımından ise davalı---- Takip alacaklısı olmaması sebebiyle bu dosyalar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davalılar------ davaya konu sözleşmenin tarafı olmayıp, uyuşmazlık konusu senet sebebiyle açılan takiplerde alacaklı konumunda olup ticari ilişkinin tarafı olmayan iyiniyetli üçüncü kişiler olup, iyiniyetli olmadıkları hususu da davacılar tarafından ispat edilememiştir. Davalı ------ Sayılı dosya yönünden takip alacaklısı ise de kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacıların borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın bu dosyalar yönünden esastan reddine, davalı -----takip alacaklısı konumunda olmadığı ------ dosyalar bakımından borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Aynı şekilde davalı ---- kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden alacaklı olduğu --------- Sayılı dosya yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın esastan reddine, takip alacaklısı olmadığı ---- Sayılı dosyaları bakımından da davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Davacıların kötüniyetli oldukları da ispat edilemediğinden davalılar----- kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı --------- Yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,2-Davalı ---- Sayılı dosya ve ----Sayılı dosyalar yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın esastan REDDİNE, ----- Sayılı dosyalar bakımından borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,3-Davalı -----Sayılı dosya yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın esastan REDDİNE, ---- Esas Sayılı ve ------- Sayılı dosyalar bakımından borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,4- Davalı ----- Sayılı dosya yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın esastan REDDİNE, ------ Sayılı dosyalar bakımından borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,5-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcı toplamı, 8.197,20 -TL harcın mahsubu ile artan 7.465,2-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ---- tarafından yapılan 50,00-TL tebligat ve müzekkere gideri yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davalı ----- verilmesine, davalı ---- tarafından yatırılan 62,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davalı ------ verilmesine,8-Davalı ------- yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Davalı ---- verilmesine,9-Davalı ----- yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 76.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ------ verilmesine,10-Davalı ---- yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 76.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar ---verilmesine,11-Davalı ----- yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 76.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar ------ verilmesine,12-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026