Anahtar kelimeler: Özetledavacı Döşeme Malz Sovtaj Pert Üsküdar Paz Satımdan Otomotiv İmalat

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
:davacı ..... Döşeme Malz. İmalat ve Paz. San. A.Ş. müvekkiline ait ..... plakalı aracın kaza sonucu pert olduğunu, aracın ..... Sigorta A.Ş. nezdinde .... hasar numarasıyla işlem gördüğünü, sigorta şirketince sovtaj bedelinin davalı ...... Otomotiv Bilişim Hizmetleri A.Ş. tarafından ödeneceğinin bildirildiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından aracın █████/2024 tarihinde Üsküdar ..... Noterliği’nin ..... yevmiye numarası ile davalıya devredildiğini ve █████/2024 tarihli 267.050,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, ancak sovtaj bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu’nun ...... esas sayılı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ticari defter ve banka kayıtlarında herhangi bir ödeme bulunmadığını, davalının kötü niyetli olarak araçları devralmasına rağmen fatura bedellerini ödemediğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, hukuki niteliği itibariyle, araç satışı nedeni ile ödenmediği iddia edilen bedel nedeni ile düzenlenen fatura nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesinde ödendiği yazılan bedelin ödenip ödenmediği, ödenmediği iddiası ile düzenlenen fatura nedeni ile davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 267.050,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi; "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.
(2)İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
(3)Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir." şeklindedir.
Hukukumuzda delillerin; kesin ve takdiri delil ayrımı esas alınarak incelendiği, kesin delil teriminin takdiri delil teriminin karşıtı olduğu, takdiri delillerin, tanık (HMK m. 240-265), bilirkişi (HMK m. 266-287), keşif (HMK m. 288-292), senet dışındaki belgeler (HMK m. 199) ve kanunda düzenlenmemiş (HMK m. 192) deliller olduğu, bu delillerin, koşullarını ve hükümlerini kanunun tayin etmediği, hâkimi bağlamayan, hâkimin üzerinde serbestçe takdir hakkını kullanabildiği deliller olduğu, kesin delil kavramının ise, şartlarını, hükümlerini ve sonuçlarını kanunun belirlediği ve bu şartların mevcut olması hâlinde hâkimin bağlı olduğu ve takdir yetkisine sahip olmadığı deliller olduğu, iddia edilen vakıanın ispatı için kanunda kesin delil öngörülmüşse, hâkimin başka delil inceleyemeyeceği gibi iddia edilen vakıa kesin delille ispatlandığı takdirde hâkimin o vakıanın doğruluğunu kabul etmek ve uygun karar vermek zorundadır. Kesin delillerin, ikrar (HMK m. 188), senet (HMK m. 200 vd), yemin (HMK m. 225 vd) ve kesin hüküm (HMK m. 303 ve 204/1) olmak üzere dört tanedir.
HMK'nın 204. maddesi de benzer şekilde, "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar." düzenlemelerini içermektedir. Kesin delil, yanları ve hakimi bağlayan, bu tip delillerle kanıtlanan olayın hukuksal doğru olarak kabul edilmesi gereken delillerdir. Hakimin kesin delilleri takdir yetkisi yoktur. Bu biçimde ispatlanan hususu doğru kabul etmek zorundadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar, ikrar, senet, yemin ve kesin hükümdür (Hukuk Genel Kurulu’nun 14.11.2012 gün ve Esas:███████-583, Karar:████████ sayılı ilamı).
"...Bölge Adliye Mahkemesince, araç satış sözleşmesine göre davacının araç bedelinin tamamını aldığı, ispat yükü noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksini iddia eden davacıda olup, davacının tek taraflı olarak düzenlenen ticari defterlerinin ispat bakımından yeterli olmadığı gibi, davalının ticari defterlerinin dosyaya ibrazının sonuca etkili olmadığı, davacının satış bedelinin bir kısmını almadığına dair iddiasını noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksine yazılı deliller ile ispat edemediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.........Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir..." ¸T.C. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davaya konu araç satış sözleşmesinin incelenmesinde araç bedelinin 267.050,00TL olduğu, satıcının aracı satarak bedelini aldığı şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının dava konusu aracı noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi uyarınca davalıya sattığı, satış bedelinin 267.050,00-TL olduğu, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı anlaşılmıştır. Davacı noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksini iddia etmekte olup ispat yükü davacı üzerindedir. HMK 204 Maddesi uyarınca noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayıldığı, aksinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Bu nedenle davacının tanık dinletme imkanı bulunmamaktadır. Davacının takibe koyduğu fatura HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, fatura aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılması nedeni ile yemin hakkı hatırlatılmış ve yemin metni verilen kesin sürede sunulmuştur. Ancak davalı şirket yetkilileri yemin için mahkememizde hazır bulunmamışlardır.
Neticeten, davacının noter satım sözleşmesinin aksini kesin delil ile ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturanın ispat bakımından yeterli olmadığı, HMK 204 uyarınca tanık ile de ispatın sağlanmayacağı, davacının sınırlı sayıda olan kesin delillerden yemin delili ile davasını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 267.050,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 53.410,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 18.242,18TL ilam harcından peşin alınan 3.225,30TL harcın mahsubu ile bakiye 15.016,88TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 888,30TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 3.225,30TL peşin harç olmak üzere toplam 4.729,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!