Anahtar kelimeler: Skhariç Temettü Alımında Bazen Dolar Kurucu Elden İsim Vererek Hisse

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: davacı özetle; 2004 yılında şirketin kurucu üyelerinden ...'e elden 11.500 dolar vererek ...'ne ortak olduğunu, daha sonraki dönemlerde de şirketten hisse senedi satın aldığını, hisse senedi alan ve devreden kişilerin karşı karşıya gelmediğini, ...'in, ... ya da ....'in hisse devir sözleşmeleri tesliminde aracı olduğunu, hisse senet alımında, hisse bedelini ...'e elden nakit elden olarak ödediğini, bazen de alacağı temettü karşılığında hisse aldığını, ortaklık döneminde şirketin durumunu incelemek ve hisse değerini tespit etmek için gerçek raporları talep ettiğini, güvene esas bir şirket olduklarından yönetimin gerçek raporları ortaklarla paylaşamayacağını ifade ettiklerini, 2023 yılında şirketin Bursa'daki fabrikasında yapılan ve diğer ortakların da bulunduğu toplantıda, toplantıyı yöneten şirketin kurucu ortaklarından olan ... ile görüşmelerinde hisse bedelinin senet ile ödenmesi konusunda anlaşıldığını, şirket personeli olduğunu belirten .... Bey'in kendisine 2023 yılı Şubat ayında hisse devir sözleşmelerini ve █████/2023 vadeli senedi kendisine verdiğini, senet üzerinde hiçbir işlem yapmadığını, hisse devir sözleşmesinde hisse bedelinin elden teslim edildiğinin ifade edildiğini ancak kendisinin nakit para almadığını, telefon konuşmalarını ses dosyası olarak mahkemeye sunduklarını, davacının şirketin yılın ilk aylarında düzenlediği, genel toplantıların bir kısmına katıldığını, toplantılarda bilançonun elden ele dolaştırıldığını ve yıllık değerlendirme yapıldığını, 2023 yılı başlarındaki bilançoda bilançonun makineler yönünden yanıltıcı olduğunu, satın alındığı bildirilen arsanın bilançoda bulunmadığını, şirketin 2016 yılında İçişleri Bakanlığı Emniyet Müdürlüğü'nün açmış olduğu bir ihale kazandığını, şirketin ifadesi ile ihale bedelinin şirket sermayesinin %70'i büyüklüğünde olduğunu, ihale gereği ürünlerin ihale şartnamesine uygun olmadığının analiz edildiğini, imal edilen kumaştan kaynaklı ürünün kusurlu olduğunu, davacının kendisinden kaynaklı olmayan bir kusurdan dolayı, tüm ortaklara zararın yansıtıldığını, şirketteki sermayesinin azaltıldığını, söz konusu ihale gereği üretilen ürünlerin iade edilmesinden sonra, başka ihalelere girmek için şirketin sermayesi ile Fatih-İstanbul'da bir şirket kurulduğunu, şirket hakkında bilgi sahibi olmadığını, bu şirkette ne kadar hakkının olduğunu bilmediğini, 2022 yılı başında şirketin Bursa'daki fabrikasında yapılan genel toplantıda, şirketin 2021 yıılındaki karının %70'inin şirketin yönetim kurulu üyelerinde dağıtılacağının bilgisinin verildiğini, şirketteki 19 yıllık ortaklık döneminde yaklaşık 10.000,00 dolarlık temettü aldığını, yönetimin kusurlu olduklarından oluşan zararı tüm ortaklara paylaştırması, şirket karının büyük kısmının yönetim kurulu üyelerine dağıtması yönünde kararının bulunduğunu, ancak senedin ödenmesine birkaç gün kala kendisinden senet bedeli için ek süre istenildiğini, sonuç olarak davaların bulunduğu bir süreçten sonra hisse devir bedeli olarak kendisine verilen 39.470 dolar tutarlı senedin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü tarafından tahsil edildiğini ve █████/2025 tarihinde ... numaralı icra dosyasının kapatıldığını şirketten zaman zaman istenilen gerçek mali raporların kendisine verilmediğini, toplantı zamanında ortaklara sunulan mali tablo bilgilerinin eksik olması nedeniyle hisse devir öncesi şirketteki hisselerinin değerini tespit edemediğini, yönetim kurulunun yöneticilerin kusurlu olduğu şirket zararını tüm ortaklara yansıtması, şirket karını ise yönetim kurulu üyelerine dağıtması yönünde kararlarının bulunduğunu, devrettiği hisselerin bedelinin çok daha fazla olduğunu, senedin vadesinde ödenmediği için parasını kullanamadığını ve maddi zarara uğradığını, parayı şirkette kullanarak kazanç elde ettiklerini, bu açıklamalar neticesinde 125.000,00 USD maddi tazminat talep ettiğini, şirketin imzanın kendisine ait olmadığını ve kayıtlarına göre kendisine borcunun bulunmadığını ifade ettiğini, şirket yetkililerinin dava dilekçesinde kendisine iftira ettiğini, kendisini hırsız sınıfına dahil etmek istediğini, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada ifadelerin ortada olduğunu, şirket yetkililerinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, emeklilik döneminde sıkıntılı 2 yıl geçirmesine neden olduklarını, bu nedenle de senet bedeli kadar 39.470,00 USD manevi tazminat talebinde bulunduğunu, beyanla davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın TTK 5/a kapsamında dava şartı olan arabulucuğa başvurmadığını, HUAK 18/A/2 son cümlesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilleri ... ve ...'ın ise dava dilekçesinde bahse konu dahi edilmediğini, anonim şirketlerde pay sahiplerinin sadece sermaye payları ile şirkete karşı sorumlu olduklarını, davacının iddia ettiği olaylar ile davalılar ... ve ...'in bir ilgisi bulunmadığı için TTK 329/1 ve 329/2 uyarınca pasif husumet yokluğundan davanın bu davalılar bakımından usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davalılar ile hiç ilgisi olmayan 3. kişilerden bahsedildiğini, ...'in, ... ve ... isimli kişilerin kendisine bir takım raporları gösterdiğini, ancak davalılar ile bir ilgisi bulunmadığını, davacının dava dilekçesi ile hisse senetlerinin devri karşılığında sözleşmede yazmasına ve kendisinin imzalamış olmasına rağmen elden para almadığını senetleri olması gerekenden çok daha düşük bedellere sattığını beyan ettiğini, ancak bu iddialarını nasıl ispatlayacağından bahsetmediğini, geç ödendiği beyan edilen senetteki imzaların müvekkillerine ait olmadığının beyan edildiğini ancak senet bedelinin baskı altında ödenmek zorunda kaldığını, bu konuda istirdat davası açma haklarının saklı tutulduğunu, kambiyo senetlerinin geç ödenmesi; borçluya, hem ticari faiz hem de icra takip giderleri ve icra inkar tazminatı bakımından ek külfetler yüklediğini, kambiyo senetlerinin vadesinde ödenmemesinin manevi tazminata konu edilemeyeceğini, müvekkilin davacının davaya konu ettiği kambiyo senedini faiziyle birlikte ödediğini, davacının Bursa .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile senedin takibe konduğu tarih ile vade tarihi arasında işlemiş faizi de talep ettiğini, davalıların bunu da borçlu olmamasına, senet üzerindeki imza kendisine ait olmamasına rağmen zamanında itiraz edemediği için ödemek zorunda kaldığını, tüm ferileri ile birlikte ödenmiş olan bir kambiyo senedinden kaynaklı olarak maddi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını, imzalı hisse devir sözleşmelerinin ekte sunulu olduğunu, davacının hisselerini devrederken yüz yüze yaptığı görüşmeler sonucunda devir sözleşmelerinin imzaladığını ve buna ilişkin paraların tümünü davacının tahsil ettiğini, davacının somut delillerinin bulunmadığını, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava davacının daha önce ortağı olduğu, davalı şirkette gerçek mali tablolara ulaşamaması nedeniyle gerçek hisse bedelini tespit edemediğini, davalı yöneticilerinin kusurlarından kaynaklı olarak şirketi zarar ettirerek, ortaklara yansıtması ve şirket karının büyük kısmını yönetim kurulu üyelerine dağıtılması nedeniyle uğradığı maddi zarara ilişkin 125.000,00 USD tazminat ve şirket hisselerini devretmesi için kendisine verilen senede ilişkin açılan davadan kaynaklı olarak kendisine yöneltilen ifadelerden, senet bedelini geç teslim almasından kaynaklı olarak senet bedeli olan 39.470 USD manevi tazminat talebi isteminden ibarettir.7155 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 5/A-1 maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı kanunun 18/A-2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme karşısında arabuluculuğa başvurmadan dava açılması halinde işin esasına girilmesi mümkün değildir.Zorunlu arabuluculuğa tabi olan dava davacının daha önce ortağı olduğu, davalı şirkette gerçek mali tablolara ulaşamaması nedeniyle gerçek hisse bedelini tespit edemediğini, davalı yöneticilerinin kusurlarından kaynaklı olarak şirketi zarar ettirerek, ortaklara yansıtması ve şirket karının büyük kısmını yönetim kurulu üyelerine dağıtılması nedeniyle uğradığı maddi zarara ilişkin 125.000,00 USD tazminat ve şirket hisselerini devretmesi için kendisine verilen senede ilişkin açılan davadan kaynaklı olarak kendisine yöneltilen ifadelerden, senet bedelini geç teslim almasından kaynaklı olarak senet bedeli olan 39.470 USD manevi tazminat talebi isteminden kaynaklı dava ile ilgili olarak dava açıldığı tarih itibari ile arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan arabulucuğun iş bu dava konusu ile uyuşmadığı, başvuranın davacı olmadığı, usulüne uygun bir arabuluculuk bulunmadığı, davacı tarafça belirtilen yükümlülüğünün yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu, davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği (emsal;İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas,████████ karar sayılı ilamı) anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması maddi tazminat talebi bakımından gerekli 732,00 TL harcın ve manevi tazminat talebi bakımından gerekli 732,00 TL harcın peşin olarak alınan 119.755,97 TL harçtan mahsubu ile, fazla 118.291,97 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,5-Maddi tazminat bakımından; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,6-Manevi tazminat bakımından; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,7-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmediği ve yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır