Anahtar kelimeler: Gediğini Sahibiın Sor Cbs Akrabası Çıkma Firmada Küçükçekmece Hissedarının Temsile

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı firmada %10 hissesinin bulunduğunu diğer %90 hissesinin ise davacının akrabası ...... ’a ait olduğunu, Şirket’in çoğunluk hisselerine sahip olan....... tarafından ...... ve ..... isimli kişilerle şirket adına ve/veya şirket için yapılan sözleşmeler sebebiyle verilen taahhütler yerine getirilmemiş, şirketin yönetici ve çoğunluk hissedarının eylemleri sebebiyle, davacı, Küçükçekmece CBS .... sor. sayılı dosyasının şüphelisi haline gediğini, Şirketi temsile yetkili olan çoğunluk hisse sahibi.......’ın şirkete ait vergi ve resmi kurum borçlarını ödememesi sebebiyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Kanunu gereğince, şirket ortaklarının da sorumlu tutulması sebebiyle; şirketi temsil yetkisi olmamasına ve Şirket’e ait hiçbir yönetsel faaliyete katılmamasına karşın, davacının banka hesaplarına şirketin vergi borcu için haciz konulduğunu, Davalı Şirket’in hali hazır yöneticisi....... tarafından, ........ Mermer Taş Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılmış olan rodövans sözleşmesinin hemen tüm hükümlerinin ihlali sebebiyle, ........ Mermer Taş Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davalı şirket aleyhine sözleşmenin feshi istemi ile; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyasından dava açılmış olup, davası halen derdest bulunduğunu, müvekkilinin davalı Şirket’te yönetici/temsilci sıfatını haiz olmayıp, şirketin yönetiminde aktif hiçbir rolü bulunmadığını Limited şirketler açısından vergi ve SGK prim borçlarından sorumluluk ortaklık esasına göre belirlenmekte olup, davacının hiçbir surette yönetimine ve temsiline katılması mümkün olmayan bir şirketin yükümlerinden sorumlu tutulması söz konusu olacağını bu sebeple dava sürecinde davacı müvekkilinin Şirket’ten kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin dondurulmasına ve ileride ortaya çıkması muhtemel olan haklarının alınması veya dondurulan yükümlerin ifası için, Şirket’e ait tüm menkul ve gayrimenkuller ile haklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi istemini beyan ederek;Davacı müvekkilinin davalı ..... Madencilik Mermer Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’deki ortaklıktan haklı sebebe dayalı olarak çıkmasına ve çıkma bedeli olarak karara en yakın tarihte sahibi olduğu hisselere isabet edecek gerçek değerin ödenmesini, Dava sürecinde davacının Şirket’ten kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin dondurulmasına ve Şirket’e ait mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili firma ile ........ Madencilik Şti. arasında 12.03.2019 tarihli “Rodövans Sözleşmesi akdedildiğini, ........ Mermer şirketinin eski hissedarı davacının eşi olduğunu, ........ Mermer şirketi davacı ve eşinin yanlış işlemleri neticesinde rodövans sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirememiş müvekkili şirketin ciddi şekilde zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, Davacı ve eşinin yaptığı yanlış işlemler nedeniyle hukuki engellerin oluşması neticesinde müvekkili şirketin çalışamaz hale geldiğini, Rödovans sözleşmesi hükümlerine göre söz konusu engeller ortadan kaldırılır ve İşletmeciye derhal yazılı olarak bildirilir, şeklinde madde hükmü olmasına rağmen müvekkili şirketin ocak sahasında çalışmasına imkan verilmediğini, Müvekkili şirket tarafından ........ Mermer Şirketi'ne ihtarnameler ile bu hususlar ihtar edildiğini, Davacı huzurunuzdaki dava ile alakasız hususlar ileri sürerek yaptıkları usulsüz işlemlerin üstünü kapatmaya çalışmakta olduğunu, şirket ortaklığından çıkmaya çalışmakta olduğunu, SK2 Madencilik şirketinin zarara uğramasının, yapılan yatırımların heba edilmesinin yegane sebebi davacı ve eşi olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, TTK 638. maddesi gereğince ortaklıktan haklı sebeple çıkma ve çıkma payı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı şirket ortağı olan davacının şirket ortaklığından çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, çıkma payının ne kadar olduğu konularında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tanıklarının mahkememizce talimat yoluyla beyanları alınmıştır.
Tanık ..... beyanında
: ''davacı uzunca bir süredir davalıdan kar payı, maaş ve benzeri ödeme almamıştır, davalı şirketin kötü yönetimi sebebiyle davacıya sürekli borç ihbarları gelmekte bu da davacının kendisini ve ailesini zora sokmaktadır, bu durum aile birliğini dahi sarsar hale getirmiştir, davalı şirket yöneticisi hiçbir şekilde üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemektedir, sürekli olarak iş yaptıkları kişiler davalı şirketten şikayetçi olmuştur bunun sebebi şirket ve yönetimdekilerin kişilere olan taahhütlerini yerine getirmemesidir, davalı şirket şu anda faaliyette değildir, yaklaşık 3 yıldır da herhangi bir faaliyette ve ticari ilişkide bulunmamaktadır, bildiğim kadarı ile davalı şirket şeffaf yönetilmemektir, şirket yaptığı akitlerin gereğini yerine getirmemektedir, benim başkaca bilgim yoktur, bildiklerim bu kadardır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... beyanında
: '' 2018 yılında davacının eşi Samsun Vezirköprü de orman bakanlığına ait bir saha kiraladı, amacı bir maden işletmekti, mermer çıkarmaktı, davalı şirket yöneticisi.......'da davacının eşi tarafından kiralanan sahada işletilecek işletmenin rödavanscısı olmak istedi, bunun üzerine....... işletme konusu faaliyette uzmanlığı bulunmaması sebebiyle Sakıp Kırk'a bir kısım şirket ortaklığı karşılığında işletmenin faaliyeti ile ilgilenmesini teklif etti, bunun üzerine davalı şirket kuruldu, davalı şirket yönetimi maden işletmesinin izinleri çıktıktan sonra şirket çalışmalarından davacıyı haberdar etmemeye başladılar, amaçları davacıyı faaliyet dışı bırakmaktı, onu şirketin hiçbir işleyişinden haberdar etmedikleri gibi kar payı, maaş gibi herhangi bir ödeme de yapmadılar, davalı şirketin Vezirköprü de mağdur etmedikleri işçi, esnaf kalmamıştır, sözleşme yaptıktan sonra hiçbir taahhütlerini yerine getirmemişlerdir, bunun üzerine davacıya borç belgesi ve icra emirleri gelmektedir, davacı hem şirket işleyişinden haberdar edilmemektedir, hem faaliyette bulunmasına ve şirket faaliyetine destek olmasına izin verilmemekte ancak şirket borçları sebebiyle devamlı olarak davacı uğraşmaktadır, bu sebeple ailevi huzuru da bozulmuştur, davacı aynı zamanda kendi eşinin şirketlerinde de ortaklığı vardır, davalı şirketin borçları sebebiyle bu borçlar sebep gösterilerek diğer şirketler de kredi temini konusunda sıkıntı yaşamaktadır, şirket 2022 yılı mart ayından beri hiçbir faaliyette bulunmamış, şirket yöneticisi ..... kaçar gibi makina ve edavatları davacıdan habersiz toplamış ve maden işletmesini öylece çıplak vaziyette bırakmıştır, duyduğum kadarı ile davalı şirket yöneticisi Levent Vezirköprüdeki işletmeyi bırakıp Balıkesir Marmara adasında başka bir maden sahasında başka bir şirket kurarak yeni bir ünvan altında aynı faaliyet alanında çalışmaya başlamışdır, bu sebeple ortaklar arasındaki güven ilişkisi bozulmuştur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle;"Sermaye dağılımında dava dışı ..... %90 davacı ..... %10 olarak dağılım olduğu ve hesaplamanın bu dağılım üzerinden yapıldığı, mahkemenin istemi üzerine karar tarihine en yakın çıkma bedeli hesaplanmış olup davacının çıkma bedeli 45.782,41.-TL olarak tespit edildiği ve yukarıda ayrıntılı olarak bahsi geçen duran varlıkların rayiç bedellerinin tespitinin gerekmekte olduğu," şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 638/f.2 hükmü; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından ortaklıktan çıkma davasını şirket aleyhine açabileceği, buna göre davalının husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının davalı şirket aleyhine açmış olduğu ortaklıktan çıkma davası yönünden mahkememizce beyanları alınan tanık beyanlarına göre mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre davacılar yönünden ortaklıktan çıkma koşullarının oluştuğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da çıkma payının 45.782,41 TL olarak hesaplandığı davacı tarafça davanın ıslah edildiği ve duran varlıkların tespit edilmesi talebi bulunmadığı ıslah edilen miktar itibariyle talepte bulunduğu, buna göre davacının TTK 638/2 maddesi gereğince haklı nedene dayalı olarak şirket ortaklığından çıkma isteyebileceği, toplanan delillere göre davacı yönünden haklı nedenin gerçekleştiği, anlaşılmakla davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve hesaplanan çıkma payının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının TTK 638/2 maddesi kapsamında davalı şirketten çıkmasına İZİN VERİLMESİNE,
2- 45.782,41TL çıkma payının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.127,40 TL ilam harcından peşin alınan 855,20TL harcın ve 765,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.507,20 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.909,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 855,20 TL peşin harç, 765,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.956,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır.
Hakim .....
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!