Anahtar kelimeler: Aksaray Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Sözlü

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aksaray 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacılar vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici şirketler ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 14.08.2017 tarihli sözleşme ile bitümlü sıcak karışım asfalt yapım işinin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin üstlenmiş olduğu işi sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlayarak davalı idareye 06.11.2018 tarih ve 498 sayılı, 19. 11.2018 tarih ve 515 sayılı ve 17.12.2018 tarih ve 563 sayılı dilekçe ile müracaat ederek geçici kabulün yapılması ve hakedişlerin ödenmesini talep ettiğini, ancak davalının sebepsiz şekilde hakedişleri ödemediğini, geçici ve kesin kabulü yapmadığını ileri sürerek, davaya konu hakedişin tespiti ile ödenmeyen hakedişlerin idareye başvuru tarihi olan 17.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline ve idareye teslim edilen teminat mektubunun davacı müvekkillerine teslimine karar verilmesini talep etmiş, 08.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 2.709.898,14 TL alacağın idareye başvuru tarihi olan 17.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte, 500.000,00 TL bedelli ve 163.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının nakde dönüştürüldüğü tarihten itibaren işleyecek ticari reskont faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun yapılmadığını, yapılan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu, malzemenin şartnameye uygun olmadığını gösteren raporların dosya kapsamında mevcut olduğunu, davacıdan bu eksikliklerin, hataların ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin yeniden yapılmasının talep edildiğini, bu nedenlerle işin geçici kabulünün yapılmadığı, Yapım İşleri Şartnamesi'nde açık olarak belirtildiği üzere geçici kabul tutanağı onaylanmadan ve davacının idarelerine herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmeden teminatın yarısının iade edilmeyeceğini, nitekim teminatın tümünün kesin kabul tutanağının onaylanması ile iade edileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça toplam 65.200 m²'lik alanda binder kaplama yapıldığı, yol sathında bozuk satıh miktarının 1327 m² olduğu, bu yol kesiminde yapılacak yama çalışması ile istenilen niteliklere ulaşabileceği, 63.873 m² sağlam yol sathı üzerinden davacı yüklenicinin hakedişinin yapılması gerektiği, davacı yüklenicinin davalı idareden talep edebileceği alacak tutarının toplam 2.709.898,14 TL olduğu, işin tamamlanması gereken 12.10.2018 tarihinden sonra davalı idare tarafından sözleşmenin feshinin talep edilmesi mümkün iken 06.09.2019 tarihine kadar gecikme cezası uygulandığı, belirlenen tarihten sonra bir imalat yapılmaması karşısında davalı idarenin gecikme cezası uygulamasının hakkaniyete aykırı olduğu, ayıp oranında bedelden indirime gidilerek davacı tarafın tamamladığı işler oranında davanın kabulüne karar vermek gerektiği, öte yandan davalı idarenin teminat mektuplarının iadesi gerekirken paraya çevirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.709.898,14 TL alacağın 50.000,00 TL kısmına dava, 2.659.898,14 TL kısmına ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacı tarafın teminat mektubundan kaynaklanan alacak talebinin kısmen kabulü ile 163.000,00 TL’nin 19.09.2019, 500.000,00 TL’nin 06.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen alacağa temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hakediş bedeli daha fazla olması gerektiği halde eksik hesaplandığını beyan etmektedir.2- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan incelemeler sonucunda işin teknik şartnamesine uygun olarak 0+000 km ile 6+500 km arası yol kesiminin yeniden yapılmasının davacıdan istendiğini, ancak davacının mevzuat, sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı davrandığını, yeniden yapılması gereken yolun yamalı şekilde yapılarak müvekkilin kabule zorlanamayacağını, bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, mahkemece usul ve yasaya uygun hazırlanmayan hesap bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, bilirkişi hesap uzmanı olmasına rağmen inşaat mühendisi gibi teknik bilgi verdiğini, davacının alacağının bulunmadığını, gecikme cezasının usulüne uygun olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasında düzenlenen 14.08.2017 tarihli sözleşme ile bitümlü sıcak asfalt yapımı işi kararlaştırılmıştır. Davacılar yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşmenin 9.1. maddesine göre işyeri tesliminden itibaren 200 gün içinde işin tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekmektedir.Sözleşmenin 8.2.1.1. maddesine göre Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki niteliğindedir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece ve Yargıtayca re'sen gözetilmesi gerekir.Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41/4. maddesine göre “Kabul komisyonunun oluşturulması ve işyerine gönderilebilmesi, yapılan işin kusurlu ve eksik kısımlarının bedelleri toplamının işin sözleşme bedelinin yüzde beşinden fazla olmamasına bağlıdır. Bu oranı geçmeyen kusur ve eksiklikler, aynı zamanda işin idareye teslimine ve kullanılmasına ve/veya işletilmesine engel olmayacak ve herhangi bir tehlikeye meydan vermeyecek nitelikte olmalıdır”, yine █████ maddesine göre “Geçici kabul için yapılan incelemede, teknik olarak kabulünde sakınca görülmeyen ve işin idareye teslimini ve kullanılmasını ve/veya işletilmesini engellemeyen, giderilmesi de mümkün olmayan veya fazla harcama ve zaman kaybını gerektiren, kusur ve eksiklikler görülecek olursa yüklenicinin varsa hakediş veya teminatından uygun görülecek bir nefaset bedeli kesilmek şartı ile, iş idare tarafından bu hali ile kabul edilebilir”.Dosya kapsamındaki yazışmalar incelendiğinde; davacı yüklenicilerin değişik tarihlerde yapmış olduğu başvurulara rağmen işin geçici kabulünün yapılmadığı, ancak yolun kullanıma açıldığı, davacıların 08.03.2019 tarihli dilekçeleri ile işin tasfiye edilmesini istedikleri, davalı iş sahibi tarafından 06.09.2019 tarihinde sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporlarlarından anlaşıldığı üzere davacının gerçekleştirdiği inşaatın seviyesi en az %95 oranında olup, imalâtın getirildiği seviye itibarıyla sözleşme konusu işin büyük oranda tamamlandığı anlaşılmakla fesihten söz edilmesi TMK'nın 2. maddesi hükmünce iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Esasen bu husus Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin yukarıda sözü edilen maddeleri ile de kabul edilmektedir. Bu nedenle fesih hükümleri uygulanmayarak dava konusu somut uyuşmazlığın tasfiye hükümlerince çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 30.10.2014 gün, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı)Davalı idare tarafından 25.03.2021 tarihinde hesap kesme hakedişi düzenlenmiş olup, davacı yüklenicilerin imzasını içermeyen hakedişte davacı 2.180.791,46 TL gecikme cezasından sorumlu tutulmuştur. İşin tamamlanması gereken tarih olan 12.10.2018 tarihinden sözleşmenin fesih tarihine kadar geçen 329 günlük süre için gecikme cezası uygulanması sözleşmenin "Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 25. maddesine göre mümkün değildir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 27.09.2010 gün, █████████ Esas, █████████ Karar, 03.02.2012 gün, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmları).İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 18.12.2019 tarihli raporda bozuk satıhlı yol kesminde yama çalışması yapılarak ayıbın giderilebileceği belirtilmiş, 26.02.2021 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda aynı kanaate varıldığı halde, aynı heyetçe düzenlenen 15.09.2021 tarihli ek raporda 6,5 km yolun yeniden yapılması gerektiği belirtilmiş, bu halde görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar arasında ayıbın ne şekilde giderileceği hususunda çelişki bulunduğu halde, çelişkili raporlara dayanılarak ve tarafların teknik itirazları giderilmeden hüküm kurulmuştur.Öte yandan hükme esas alınan 04.12.2023 tarihli hesap raporunda davacı yüklenicilerin talep edebileceği bakiye alacak hesap edilirken işin devamı sırasında yapıldığı anlaşılan iş artışı ve azalışı dikkate alınmamış, işin kesin hesabı sözleşme ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesine uygun şekilde yapılmamıştır.O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak içlerinde kesin hesap konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve dosyada bulunan bilirkişi raporları değerlendirilip ayıbın ne şekilde giderilmesi gerektiği ve bedeli noktasında oluşan çelişki de giderilerek, fesih hükümleri uygulanmayarak dava konusu somut uyuşmazlığı tasfiye hükümlerince çözümlemek, saptanan ayıplı işin giderilmesi için gereken makul süreyi hesap etmek suretiyle bu süre bakımından sözleşmenin 25.2. maddesi gereğince sözleşme bedelinin %006’sı (onbindealtı) oranında gecikme cezası hesaplatmak ve davacı alacağından mahsup etmek, irat kaydedilen teminat mektubu bedellerinin tahsil talebi bakımından sözleşmenin 10.4.1. maddesi gereğince Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini saptamak, iş artışı ve azalışı ile ayıbın giderilmesi bedeli dikkate alarak yapılan iş bedelini belirlemek ve sözleşme konusu işin bu esaslara göre kesin hesabı çıkarılarak sonucuna uygun şekilde hüküm kurmaktan ibarettir.Kabule göre ise somut olayda; uyuşmazlık konusu olan imâl ve inşa işi tarafların ticari faaliyetleri ile ilgili olduğundan, TTK'nın 19. maddesi gereğince ticari iştir. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan birisi için ticari iş niteliğinde olan hususlar kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/II. maddesi gereğince, davacı ticari avans faizi talep edebileceğinden mahkemece hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi de doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA,Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine,Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde taraflara iadesine,Dosyayı İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.