Anahtar kelimeler: Vatanı Süreçte Hayatı Boyunca Milli Beşinci Yolunda Meslek Kararnamenin Hiçbir

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Meslek hayatı boyunca vatanı ve milleti için görev yaptığı, bu süreçte adli veya idari hiçbir ceza almadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, bu yapının terör örgütü olarak bilinmediği bir dönemde yapıyla irtibatının olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının etkin pişmanlıktan faydalanarak samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.Bununla birlikte, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, "...Sanık (Davacı) savunmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunduğu ve savunmalarında 'Ben 2011 yılında Kahramanmaraş ilinde bulunan Fem dershanesine gitmem dolayısıyla Erzincan Üniversitesi Fen edebiyat fakültesi biyoloji bölümünü kazandım. Erzincan ilinde yaklaşık 8 ay kadar kaldıktan sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle memleketim Kahramanmaraş'a geri döndüm, 2012 yılında kendi babamın evinde kalırken askeri sınav okul sınavlarının olduğunu öğrendim, bu sınava beni kimse yönlendirmedi. 2011 yılında polis okulu sınavına girdim, ancak mülakattı geçim sınavda elendim. Askeri okul sınavlarına 2012 yılında girdim bu sınava hazırlanırken kimseden destek almadım. Kimse beni bu sınava yönledirmedi. Ben Ankara ilinde olması dolayısıyla kara ve jandarma astsubaylık sınavlarına girdim, jandarma sınavlarından elendim, kara kuvvetleri sınavını kazandım, sırasıyla 2012-2014 yılları arasında Ankara Gata da sağlık astsubayı olarak eğitim gördüm, 2014-2015 yılları arasında İstanbul Gata da staj eğitimi aldım. 2015 yılı Şubat -Nisan arası Samsun ilinde staj yaptım, 2015 yılında eğitimimi tamamlayıp kura çektim, 2015 -2017 yılları arasında Çanakkale Gelibolu ilçesinde çalıştım, 2017 yılında Tunceli Hozat ilçesine tayin oldum şu an Mardin Midyat ilçesinde geçici görevle görev yapmaktayım. H.İ. isimli şahıs ile kısa bir dönem Erzincan ilinde okuduğum süre içerisinde maddi imkansızlıktan dolayı kalmış olduğum FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğunu düşündüğüm ancak o dönem fark edemediğim evde yaklaşık 2 ay kadar birlikte kalmamızdan dolayı tanırım. 2012 yılı Aralık ayında ben o dönem Ankara Gata da okurken H.İ. isimli şahıs beni telefondan aradı ve görüşme teklifinde bulundu, ben de teklifi kabul ettim. H.İ. Ankara iline geldiğinde benim ile bir kez Kızılay AVM ve bir kaç kez FETÖ/PDY ile bağlantılı bir evde görüştüm. Bu ev sivil bir evdi, bu evde namaz kılıp Kuran okunurdu, bir kaç kez Fethullah GÜLEN in ismi geçti ancak ben video veya kitaplarını okuyup izlemeyi red ettim. Bu şekilde 2012-2014 yılları arasında H.İ. isimli kişi ile 3-4 kez en fazla 6-7 kez görüştük. İstanbul iline gitmiş olduğum 2014-2015 yılları ve Samsun ilinde bulunduğum 2015 Şubat-Nisan ayları arasında bu örgütten benimle iletişime geçen kimse olmadı. 2015-2017 Gelibolu ilçesinde çalıştığım dönmede benimle ilk irtibata geçen kişi M.S.İ. veya D. (... kod isimli) kişidir. Bu kişi H.İ. isimli kişinin selamı ile beni aradı, biz kendisi ile Geliboluda bir kez buluştuk, bana ev tutup tutmadığımı sordu, ben kendisine şahsi olarak kendim ev tutacağımı söyledim. Bu sırada ... kod isimli kişiden bağımsız olarak A.B. isimli kişiyle tanıştım. Bu kişi bana ev arkadaşlığı teklif etti, ben de kabul ettim. A.B.'nin o dönem yapılanmanın içerisinde olup olmadığını bilmiyorum. Bu evde benden başka D.Ö. ve A.B. vardı. Ben bu evde 2015 Haziran-2016 Haziran ayları arasında kaldım, ben eve geçtikten sonra ... kod isimli M.S.İ. veya D. isimli kişiyle tekrardan görüştüm, kendisi bana "tamam A. de bizden zaten, A. ile kaldığın iyi olmuş" diyerek ayrıldık. Bu evde kalmış olduğum bir yıl içerisinde çeşitli görevlerde olmam sebebiyle fazla kalamadım. Bu evde kaldığım süre içerisinde ... kod isimli M.S.İ. veya D. kişi bir kez eve geldi, geldiğinde bizimle görüştü, Kuran okundu, namaz kılındı, FETÖ kitap veya videosu okunup izlenmedi. B. isimli gerçek veya kod isimli kişi ... kod isimli M.S.İ. veya D.'nin ev arkadaşıdır. Bu kişi bizim evimize sohbetlere gelmedi. Dolayısıyla ben ... kod isimli M.S.İ. veya D. isimli kişinin de evine gittiğimi de kabul ediyorum. Ancak himmet adı altında para vermedim. A.B.'nin ifadesinde geçen M. isimli kişiyi tanımıyorum, hatırlamıyorum. ... kod isimli kişinin kim olduğunu size yukarıda anlatmıştım. ... isimli kişi ben ve A.B. isimli kişiden sorumluydu, bizden başka kimlerle ilgilendiğini bilmiyorum. D.Ö. isimli kişinin FETÖ/PDY ile herhangi bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü D. izinde veya nöbette iken ... kod isimli kişi eve gelirdi. ... bu eve bir kez geldi...." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.