Anahtar kelimeler: Ardına Şerit Ktk Civarında Aracına Hız Esaskarar Fiilden Ardı Sürücünün

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLLERİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil ... ’nun 23.08.2024 tarihinde ... Mahallesi ... Çevre Yolu civarında meydana gelen trafik kazasında, dava dışı ... Ltd. Şti.’nin malik olduğu ve ... ’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın KTK 46/2-a ve 52/1-b maddelerine aykırı şekilde ardı ardına şerit değiştirerek ve hız kurallarını ihlal ederek müvekkilin ... plakalı aracına çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilin kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilin kol ve boyun başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde ciddi ve kalıcı nitelikte yaralanmalar oluştuğunu, çalışma gücünde kayıp meydana geldiğini ve malul kaldığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu veya yetkili hastaneden alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında TCK m.89 uyarınca iddianame düzenlendiğini ve Konya . Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, tedavi evraklarının Konya Şehir Hastanesi başta olmak üzere ilgili sağlık kuruluşlarından celbinin talep edildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye 31.12.2024 tarihinde KEP yoluyla başvuru yapıldığını, 8 iş günlük sürenin dolmasıyla sigortacının 15.01.2025 tarihinde temerrüde düştüğünü, ticari iş karinesi gereği avans faizi talep edildiğini, arabuluculuk sürecinin Konya Arabuluculuk Bürosu’nun ... sayılı dosyasında anlaşma sağlanamadan sonuçlandığını, HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 30,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 30,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 30,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 90,00 TL’nin 15.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davacı vekili değer arttırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil ... adına Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında açılmış bulunan belirsiz alacak davasında bilirkişi raporuna yönelik itirazların saklı tutulduğunu, müvekkilin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri alacaklarına hak kazandığını, bu kapsamda HMK m.107 uyarınca bedel artırımına gidildiğini, başlangıçta her bir kalem için 30,00 TL olarak talep edilen alacaklardan sürekli iş göremezlik tazminatının 30,00 TL olarak aynen korunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının 12.721,59 TL artırılarak toplam 12.751,59 TL’ye yükseltildiğini, bakıcı gideri alacağının ise 30,00 TL olarak muhafaza edildiğini, tüm bu alacaklara sigortaya yapılan başvuru sonrası 8 iş günlük sürenin dolduğu 15.01.2025 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep ettiklerini, bedel artırımına ilişkin olarak 217,26 TL tamamlama harcı yatırıldığını, eksiklik bulunması hâlinde taraflarına bildirilmesini istediklerini, ayrıca olası takdiri indirim hâlinde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinde davalı lehine indirim yapılmaması gerektiğini belirterek; bedel artırım dilekçesinin kabulü ile 30,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 12.751,59 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 30,00 TL bakıcı giderinin 15.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı... Sigorta A.Ş.’den tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini 11.11.2025 tarihinde talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı tarafından 23.08.2024 tarihli kazaya dayalı olarak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talep edildiğini, kazaya ilişkin aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sigortacının sorumluluğunun poliçe limitleri dâhilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranıyla sınırlı bulunduğunu, kaza tespit tutanağının taraflarca düzenlenmiş olup denetime elverişli olmadığını, bu nedenle kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle geçici/kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının ispatının zorunlu olduğunu ve 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun şekilde (kaza tarihinden itibaren en az 12 ay geçtikten sonra) Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden 2918 sayılı KTK m.98 ve ZMMS Genel Şartları A.5/b kapsamında sorumlu olmayıp bu kalemlerin SGK sorumluluğunda olduğunu, davacının sunduğu belgelerle zararın ve kalemlerin netleşmediğini, SGK’dan davacıya yapılan ödemelerin araştırılarak varsa mahsup edilmesini talep ettiklerini, 19.06.2021 tarihli yasal değişiklikler ve aktüeryal hesap esasları çerçevesinde progresif rant yerine %2’yi aşmayan iskonto/teknik faiz ve uygun aktüeryal yöntemle hesap yapılması gerektiğini, ceza soruşturması/kovuşturması kapsamında CMK m.253 uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti için dosyaların celbini istediklerini, eksik evrakla başvuru nedeniyle müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve faiz başlangıcının dava tarihinden önce olamayacağını, ayrıca davacının emniyet kemeri/kask gibi koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı yönünden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek; dosyanın kusur için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne, maluliyet için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini 07.05.2025 tarihli dilekçe ile talep etmiştir.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Bilirkişi (... ) 04.07.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dosya üzerinde yapılan inceleme ile dosya kapsamındaki ifadeler, CD izleme çözüm tutanağı, kaza tespit tutanağı, kroki ve diğer bilgi ve belgelere göre kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ... ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun asli kusurlardan Madde 46/2-c hükmünde düzenlenen “aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek” kuralını ihlal ettiği, bu nedenle olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’nun ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı ve kusur oranının %0 olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Selçuk Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği'nin █████/2025 tarihli ilişkin raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dava dosyasının incelenmesi ile yapılan muayene ve tetkikler sonucunda davacı ... ’nun █████/2024 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle sol dirsekten ön kola uzanan yüzeyel cam kesileri ve abrazyonlar oluştuğu, konservatif tedavi ile takip edildiği, █████/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığı, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de tüm vücut fonksiyon kaybına, kalıcı maluliyete veya sürekli iş göremezliğe neden olmadığı, sol kolda meydana gelen yumuşak doku yaralanmasının emsallerine göre iyileşme süresinin 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceği, yaralanan vücut bölgesi ve yaralanmanın ağırlığı dikkate alındığında bakıcı ihtiyacının bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi (Av. Arb. ... ) 14.08.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dosya kapsamındaki deliller ışığında hukuki değerlendirme ve nihai takdirin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait olduğu belirtilerek, 23.08.2024 tarihli trafik kazasında yaralanan davacı ... ’nun üç haftada iyileştiği, bu süreçte bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, iyileşme sonrası tüm vücut fonksiyonu ile meslekte kazanma gücünden kayıp ve maluliyet oluşmadığı, 23.08.2024–14.09.2024 tarihleri arasındaki üç haftalık geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 12.751.596 olarak hesaplandığı, sürekli iş göremezlik nedeniyle 15.09.2024–28.07.2049 döneminde %0 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre, ayrıca 15.09.2024–18.10.2045 döneminde %0 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre herhangi bir maddi zarar bulunmadığı, 23.08.2024–14.09.2024 tarihleri arasındaki iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın da bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali Türk Borçlar Kanunu madde 54 düzenlenmiştir. Buna göre; bedensel zarar sonucu zarara uğrayanın tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi zararları, ekonomik geleceğin sarılması nedeniyle uğranılan zararlar ve kazanç kayıpları talep edilebilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.431-433).Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir (YHD, ... E, ... K, █████/2019 T).Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir.Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; müvekkil ... ’nun 23.08.2024 tarihinde ... Mahallesi ... Çevre Yolu civarında meydana gelen trafik kazasında, dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.’nin malik olduğu ve ... ’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın KTK 46/2-a ve 52/1-b maddelerine aykırı şekilde ardı ardına şerit değiştirerek ve hız kurallarını ihlal ederek müvekkilin ... plakalı aracına çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; dosya üzerinde yapılan inceleme ile dosya kapsamındaki ifadeler, CD izleme çözüm tutanağı, kaza tespit tutanağı, kroki ve diğer bilgi ve belgelere göre kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun asli kusurlardan Madde 46/2-c hükmünde düzenlenen “aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek” kuralını ihlal ettiği, bu nedenle olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’nun ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı ve kusur oranının %0 olduğu, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup, davacının geçici iş göremezlik sebebiyle belirlenen 12.751,59 TL'nin davalı sigorta şirketinden █████/2025 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 60,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekildeki hüküm kurulmuştur.Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);Davanın KISMEN KABULÜ İLE;1-Davacının geçici iş göremezlik sebebiyle belirlenen 12.751,59 TL'nin davalı sigorta şirketinden █████/2025 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), avans faiziyle birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,2-60,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin tazminatı TALEBİNİN REDDİNE,3-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 871,06 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 832,66 TL'nin masubu ile bakiye 38,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 832,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 612,52 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafça yapılan 14.260,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 14.193,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).9-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,53 oranında (kabul oranı) davalıya; % 0,47 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,10-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,11-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 12.751,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,12-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 60,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim