Anahtar kelimeler: Bam Cismani Müteveffa Başkan Yazim Mahal Katip Ölüm Üye Karara

T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C......BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A..... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
:..../......KARAR NO
: ..../.....BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KÂTİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:..../....KARAR NO
: ..../...KARAR TARİHİ
: ......İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .......DAVACILAR
: 1- ... - ...2- ... - ...VEKİLİ
: Av. ... -.DAVALI
: 1 -...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 2 -......VEKİLİ
: Av. ... -DAVALI (MÜTEVEFFA)
: 3 -... - ...1 -... - ... - ...2 -... - ... - ...3 -... - ... - ...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ
: ....KARAR YAZIM TARİHİ
: .........Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ile davalı ..........vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dilekçesinde, 16.11.2007 tarihinde davalı sürücü ...'ın idaresindeki .......... plakalı araç ile, kırmızı ışıkta beklemekte olan ve içinde davacıların murisi ...’in yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarptığını, muris .... yaklaşık 6,5 ay ........ kaldıktan sonra vefat ettiğini, davacıların desteğinin ölümü ile sonuçlanan olay sebebiyle .... ...Asliye Ceza Mahkemesinin .../....E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda davalı ..., bilinçli taksirle öldürme suçundan 5 yıl 7 ay 6 gün hapis cezasına çarptırıldığını, söz konusu ceza Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı anne ... için 500,00 TL ve davacı kardeş ... için 500,00 TL maddi tazminat ile davacı anne ... için 40.000,00 TL ve davacı kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 81.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi ...... için maddi zarara ilişkin poliçe teminat limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça yargılamaya konu trafik kazasına ilişkin ceza davasında verilen karar sebep gösterilerek müvekkilinin kaza tarihindeki personeli diğer davalının tam kusurlu olduğundan söz edilse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, yargılama sırasında yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu neticesinde müvekkilimizin meydana gelen kazada %100 kusurlu olmadığının anlaşılacağını, davaya konu trafik kazasının dava tarihten 12 yıl önce gerçekleştiğini, davacılar tarafından açılan davanın süresi içerisinde ikame edilmemesi sebebiyle zamanaşımına uğrayacağından davanın esasına girmeden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatı mirastan ayrı ve bağımısz bir hak olduğundan somut delillerle kanıtlanamamış destek taleplerinin reddi ile müteveffaya ait nüfus kayıt örneğinin celbini; tazminat hesabı yapılırken destek tazminatı talep etme hakkı bulunan tüm kişilerin payları dikkate alınmasını talep etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davalılar ..., .........., ...'ın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından HMK'nin 115/2 mad. gereğince davanın bu davalılar yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .........'den alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, zaman aşımı itirazlarının dikkate alınmadığı, kararda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, davanın zaman aşımına uğradığı, kusur yönünden hiçbir inceleme yapılmadığı, müteveffanın kazadan itibaren yaklaşık 6,5 ay sonra vefat ettiği, yaşı ve başkaca hastalıklarının mevcudiyeti de gözetilerek; ölüm sebebinin daha hassasiyetle irdelenmesi gerektiği, hakkaniyete aykırı şekilde fahiş tazminata hükmedildiği, davanın kazadan uzun yıllar sonra açılması nedeniyle davacıların acı ve eleminin bir nebze olsun hafiflemiş olması gerektiği, davacıların 12 yıl boyunca herhangi bir talepte bulunmadıkları, bu hususun mahkeme tarafından göz ardı edildiği, bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğu bu rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğu, davacıların uğradığı psikolojik çöküntü göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden kaldırılarak tam kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.Davacılardan Cemile'nin oğlu, diğer davacı ...'ın kardeşi olan .......doğumlu müteveffa ....'ın yolcu olarak seyahat ettiği araca, davalı şirket adına kayıtlı, davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... tarafından ZMMS ile sigortalanan ...... plakalı aracın çarpması şeklinde gerçekleşen .... tarihli kazada yaralandığı, ....... tarihinde de vefat ettiği sabittir..... ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... E-.../....K sayılı ilamıyla davalı (sanık) .... hakkında, davacılar murisi ....'a yönelik taksirle ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı TCK 85/1 ve 62 maddesi gereği ceza tayin edildiği, temyiz talebi onama kararı verilip kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK 72 maddesi gereği, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı süresi tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve eylem tarihinden itibaren 10 yıldır. 2918 sayılı KTK 109 maddesi ile motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü, öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve kaza gününden başlayarak 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımını öngördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, ceza zamanaşımı uygulanacaktır. Ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Ayrıca ceza davası açılması gerekmediği gibi mahkumiyet kararı verilmesine de gerek yoktur ( Yargıtay 4 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam), cezayı gerektiren fiilin varlığı yeterlidir.Somut olayda, 5237 sayılı TCK 85/2 maddesinde düzenlenen eylem, 5237 sayılı TCK 66/1-d maddesinde öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihinde zamanaşımı süresi dolmamış olup, davalı ......... vekilinin vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.2918 sayılı KTK 85 maddesi gereği, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesi gereği, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı, kazaya sebebiyet veren sürücülerin kusur oranlarının olası rücu davasında gündeme gelebileceği göz önüne alındığında davalı ......... vekilinin vekilinin kusura yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.Ancak, 6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam). Kaza tespit tutanağının incelenmesinde müteveffanın kaza esnasında kaskının takılı olmadığı anlaşılmakla, yaralandığı bölgeler göz önüne alınarak, zararın doğmasında veya artmasında müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Olay sebebi ile duyulan acı, ızdırap ve elemi kısmen de olsa dindirmeye yardımcı olur. Bir ceza niteliğinde olmadığı gibi mal varlığına ilişkin zararın giderilmesini de amaç edinmez (Yargıtay 1966/7 E-1966/7 K sayılı İBK). Olay sebebi ile oğlunu kaybeden davacı ... ve kardeşini kaybeden diğer davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, müterafik kusur, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde yerinde olup, davalı .......... vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı ......... vekili ile davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......tarih ve ..../....- .../... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacılardan alınması gereken 179,90.-TL istinaf karar harcının, peşin alınan 426,94.-TL harçtan mahsubu ile artan 247,04.-TL harcın talep halinde davacılara iadesine,3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...... tarafından yatırılması gereken 3.073,95.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 768,70.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.305,25.-TL istinaf karar harcının davalı .......'den alınarak hazineye gelir kaydına,4- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...