Anahtar kelimeler: Baskısı Ticltdşti Varlık Açmak Ortağının Ödemeyince Çalışırken Kefalet Sunduğu Ortağı

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin, dava dışı ...Tic.Ltd.Şti isimli şirkette çalışırken, şirket ortağının iş baskısı üzerine, şirkete en az 2 ortak olması zorunluğunca ortak edildiğini, dava dışı ... isimli şirketin, dava dışı ...A.Ş. 'ye olan borcunu ödemeyince, şirket ortağı olarak müvekkiline de icra işlemi yapıldığını, dosyanın yenilenerek en son ... 5. İcra Müdürlüğünün ... E (eskisi...E) sayılı dosyası ile haciz işlemlerinin devam ettiğini, takip alacaklısı bankanın, takip dosyasını temlik ederek, davalı İstanbul Varlık Yönetimine karşı işbu davayı açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacı müvekkilinin, şahsi olarak davalı banka ile herhangi bir kredi sözleşmesi veya kefillik sözleşmesinin mevcut olmadığını, kredi sözleşmesi ve/veya kefillik sözleşmesi olmadığından, müvekkili aleyhine yapılan icra takibinden dolayı menfi tespit davası açmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkili aleyhine yapılan işlemlerden dolayı, ticari itibarının zedelendiğini, ciddi maddi ve manevi zararının doğduğunu, tazminat davası açmak hakkını saklı tuttuklarını, davalıdan, icra dosyasına esas alınan kredi sözleşmesini ve kefillik sözleşmesini sunmasını ve bu konuda davalıya kesin süre verilmesini talep ettiklerini, sunulması halinde imza incelemesi veya kefillik sözleşmesi şartlarını taşıyıp taşımadığı konusundaki beyanlarını ve itirazlarını ve sahte evrak oluşturmaktan dolayı ceza şikayeti yapma, haklarını da saklı tuttuklarını, diğer taraftan takip alacaklısının alacağının da zamanaşımına uğradığını, talep etmesinin de mümkün olmadığını, dosyanın her nasılsa düşmesine rağmen tekrar tekrar yenilendiğini ancak, müvekkiline tebliğ olmadığını, takibe usulsüz tebligatlarla ve yenilemelerle devam edildiğini, müvekkilinin takip talebini başka bir bankaya kredi başvurusu yapmak istediğinde öğrendiğini akabinde hemen arabuluculuk başvurusu yaptığını ancak uzlaşma sağlanamadığını, tedbir talepleri yönünden, icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, zira takip devam ettiği müddetçe, haciz baskısıyla yaşayan müvekkilinin malvarlığının haczedilip satılması halinde telafisi imkansız zararların doğacağının çok açık olduğunu bildirerek öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile icra takibinin müvekkili yönünden şimdilik durdurulmasına, davacı müvekkili aleyhine ... 5.İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibinde takip alacaklısı davalı ... A.Ş. (halefi olduğu banka) borcu olmadığının tespitine ve icra takip ve haciz işlemlerinin müvekkili yönünden iptaline ve hacizler var ise fekkine, davacının haksız icra takibinden dolayı %40 (%20) kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, dava harç masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacının ortağı olduğu dava dışı şirket olan ... Şti.'nin temlik eden banka ... Bankası A.Ş.'den kullandığı kredi borcunda kefaleti bulunmadığından yapılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasına Bankacı Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından sunulan 14.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; A. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Uzmanlık alanım yönünden kefalet sözleşmesine ilişkin değerlendirme yapıldığında: 1- Kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin emredici hüküm olan TBK m. 583/I1 hükmü gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için “kefilin sorumlu olacağı azamî miktarın; kefalet tarihinin; müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin” şart olduğu; yani anılan emredici nitelikteki hükme göre bunlardan birinin bile olmaması halinde sözleşmenin, TBK m. 27/I hükmü gereğince emredici kurala aykırılık dolayısıyla baştan itibaren, kendiliğinden kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu; 2- Dosyada bulunan “... A.Ş. Genel Kredi Sözleşmesi”nin ilke sayfası ve “Anadolubank Genel Kredi Sözleşmesi-Kredi Limitinin Artırılması” başlıklı tek sayfalık belge incelendiğinde dava dışı Kaliteks şirketinin “müşteri” olduğu; davacı ...’ün “müteselsil kefil” başlığı altına kendi adını; “kefil olunan tutar” başlığının yanına da “600.000TL.” ibaresini el yazısı ile yazdığı ve imzasının bulunduğu; 3- Ancak TBK m. 583/I hükmünde sayıldığı şekilde dosyaya sunulu bu iki belgede “kefalet tarihine; müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğini kendi el yazısıyla belirtmesine” yönelik şartın bulunmadığı; 4- Hal böyle olmakla davacının kefil olarak imzasının bulunduğu kefalet sözleşmesinin ve de kefalet limitinin arttırılmasına yönelik sözleşmenin, emredici kurala aykırılık sebebiyle TBK m. 27/I hükmü gereğince kesin hükümsüz olduğu kanaatine varıldığı; takdirin TMK m. 6 ve HMK m. 194(1) hükümlerince elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, kefaletin geçerli olduğunun kabulü halinde aşağıdaki mali değerlendirmenin yapıldığı, B. Mali inceleme neticesinde: 1- Dava dışı ALACAKLI ... BANK A.Ş. (dava dışı Bankanın dava konusu icra dosya alacağını davalı ...A.Ş. ne temlik ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır) davalı , yine dava dışı ... LİMİTED ŞİRKETİ, dava dışı .. ve huzurdaki davanın davacısı... hakkında, 03.01.2012 tarihinde, ... 5.İcra Müdürlüğünün...E. sayılı (sonrasında ...E.) dosyası ile; toplam 579.577,53 TL tutarındaki alacak için KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLU İLE İCRA TAKİBİNE GEÇTİĞİ, takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeninin; “28.12.2011 tarihli 580.000 TL tutarındaki BONO” olarak belirtildiği, icra Dosyasındaki bilgi ve belgelere göre takibin kesinleştiğinin anlaşıldığı, yine İcra dosyasında 15.03.2023 tarihinde yapılan kapak hesabında ise borcun toplamının 1.590.507,17TL olarak tespit edildiği, takip dosyası ile dava dosyasında, yukarıda belirtilen icra dosyasına dayanak teşkil ettiği anlaşılan BONO’NUN bulunmadığının görüldüğü, 2- Davalı yanın, davaya cevap dilekçesinin ekinde dosyaya sunduğu kredi sözleşmelerine göre, davacının 600.000 TL tutarlı kredi sözleşmesinde dava dışı kredi lehdarı ...Şirketinin kefili olduğu, yine aynı dilekçe ekinde dosyaya sunulan hesap kat ihtarnamesinde, dava dışı şirketin toplam kredi ve çek teminatı borç tutarının 586.232,29 TL olduğunun görüldüğü, bu durumda; sözleşmeye göre davacının kaydi sorumluluğunun 600.000TL olduğunun anlaşıldığı, 3- Ancak dava dışı şirket hakkında icra takibine dayanak belgenin, kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarnamesi değil, 28.12.2011 tarihli 580.000 TL tutarındaki BONO olduğunun belirtildiği ve takibin de kambiyo senetlerine özgü yolla başlatıldığının görüldüğü, bankaların genel olarak alacaklarını hızlı tahsil etmek için, müşterilerinden tahsis edilen kredi limiti kadar vade tarihi bulunmayan bono/senet aldıkları ve müşterinin temerrüdü halinde bu senedi icra takibine koyarak hızlı bir şekilde alacağını tahsil yoluna gittiği, dava konusu olayımızda da bu şekilde davranıldığının, icra takibinin dayanağının bono olmasından anlaşıldığı, nitekim, hesap kat ihtarnamesinde kredi alacak tutarının (çek kredisi depo tutarı ayrık) 576.407,29 TL, hesap kat tarihinin 02.01.2012; bononun tarihinin 28.12.2012, tutarının ise 580.000 TL olduğu dikkate alındığında, dava dışı Bankanın da bu yolu tercih ederek alacağını tahsil etmeye çalıştığının değerlendirildiği, 4- Öte yandan davacının dava dilekçesinde; dava dışı ...Tic. Ltd. Şirketinde çalışırken, şirket ortağının iş baskısı üzerine, şirkette en az 2 ortak olması zorunluğu nedeniyle ortak edildiğini ileri sürmesine karşın, 17.08.█████████/356 tarih ve sayılı ticaret sicil gazetesinde de yayımlandığı üzere, şirkette kendisi dışında iki ortağın bulunduğu, bunlardan bir ortağın ortaklıktan ayrılarak hissesini davacıya devir ettiğinin görüldüğü, davacı yanın, bu devirden sonra şirketin iflas süresine kadar şirket ortağı olarak kaldığı, bu süreç içerisinde kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, ayrıca, kambiyo senedine dayalı olarak icra takibine de konu edildiği, dosya dayanağı icra dosyasının incelenmesinde ise; İcra Müdürlüğü tarafından 15.03.2023 kapak hesap tarihi itibariyle, davalı yanın, kredi alacağının 1.590.507,17 TL olarak tespit edildiğinin görüldüğü, 5- Açıklanan hususlar muvacehesinde; davacının dava tarihi itibariyle de davalıya borçlu olduğu (kesinleşen icra dosyası nedeniyle 15.03.2023 tarihi itibariyle 1.590.507,17 TL borçlu olduğu icra dosyası kapak hesabından anlaşılmaktadır), ancak, icra takibinin 03.01.2012 tarihinde başlatıldığı, ancak süreç içerisinde yenilenmediği, dosya kapsamında bulunan icra dosyasında 03.01.2012 tarihinden sonraki ilk işlemin 02.05.2023 tarihinde davalı tarafından dosyaya yatırılan 1,25 TL tutarlı masraf avansı olduğu, buna göre 10 yıllık zamanaşımının da tartışılabileceği ve bunun hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6- Tarafların hukuki değerlendirme gerektiren tüm iddia, savunma ve kanıtlarının takdirinin, Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği’ne istinaden Muhterem Mahkemeye ait olduğu," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının dava dışı ... Ltd. Şti'ye çalışanı iken diğer ortağın zorlamasıyla ortak olduğunun, dava dışı bu şirketin ... A.Ş.'den kredi kullandığının borçlarını ödemeyince davaya konu takibin başlatıldığının, dava dışı banka tarafından alacağın davalıya temlik edildiğinin, davacı ile dava dışı banka arasında düzenlenmiş kredi sözleşmesi veya kefalet sözleşmesi bulunmadığının beyan edilerek menfi tespit talepli bu davanın açıldığı, dosya içerisine sunulan delillerden ve sözleşmeden dava dışı ....Tic. Ltd. Şti'nin dava dışı banka olan ... A.Ş.'den genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandığı, genel kredi sözleşmesinde davacının kefil olarak imzasının bulunduğu, dava dışı banka tarafından davaya konu icra takibindeki alacağın davalıya temlik edildiği, davacı tarafça kefalet sözleşmesi düzenlenmediği beyan edilmiş ise de davacı asil tarafından █████/2024 tarihli duruşmada imzaların kendisine ait olduğunun beyan edildiği, dosya içerisinde alınan bilirkişi raporunda TBK'da düzenlenen kefalet hükümleri kapsamında değerlendirme yapılmış ise de davaya konu ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı (eski esas ...) icra dosyası incelendiğinde icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olarak başlatıldığı, icra takibine konu senet incelendiğinde keşidecisinin dava dışı ...Ltd. Şti, lehtarının dava dışı ... A.Ş.olan, █████/2011 düzenleme, █████/2011 vade tarihli 580.000 TL bedelli bono olduğu, senette davacının aval veren olarak imzasının bulunduğu, █████/2025 tarihli celsede davacı vekiline icra takibine konu bono yönünden beyanda bulunmak üzere verildiği, davacı tarafça davaya konu bono yönünden aval veren imzasının davacıya ait olmadığı yönünde açık bir şekilde beyanda bulunulmadığı, imzaya itiraz edilmediği, davacı bono yönünden aval veren konumunda olup TBK'da düzenlenen kefalete ilişkin hükümlerin değil TTK'da düzenlenen aval verene ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, raporda kefalet sözleşmesi hükümleri kapsamında bulunmadığı tespit edilen geçerlilik şartlarının aval verene ilişkin hükümlerde düzenlenmediği, bulunmadığı bu nedenle davacının aval veren olarak bonoda belirtilen miktardan sorumlu olacağı, davaya konu senedin bono, kambiyo senedi olduğu, kambiyo senetlerinin temel borçtan soyut olma niteliğinden dolayı alacağın varlığının ispat yükünün davalıda olmayacağı, menfi tespit talepli bu davayı açan davacı tarafça senet nedeniyle borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği, dava dışı banka tarafından davacıya ve krediyi kullanan dava dışı şirkete gönderilen hesap kat ihtarnamesinde kullanılan kredi nedeniyle toplamda 576.407,29 TL borç bulunduğunun belirtildiği, davaya konu icra dosyasında da hesap kat ihtarnamesinde belirtilen asıl alacak, faiz ile birlikte toplamda 579.577,53 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça davaya konu bononun şeklen geçersiz olduğunun veya bu bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davacı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de kambiyo senedi olan bonolarda zamanşımı süresinin vade tarihinden itibaren 3 yıl olduğu, davaya konu icra takibinin █████/2012 tarihinde zamanaşımı süresi içerisinde başlatıldığı bu nedenle zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın reddine,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 9.999,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.267,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 92.732,40-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır