Anahtar kelimeler: Temliknamenin Temliknamede Aşden Cari Temlikinin Aşye Devrettiğini Olunacağını Aşnin Borcu

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş.'nin, davalı ... A.Ş.'den 1.022.631,43 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, bu alacak, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde tespit olunacağını, taraflar arasında 13.11.2020 tarihli bir temliknamenin mevcut olduğu, bu temliknamede, davalı ... A.Ş. davacı ... A.Ş.'ye, cari hesap borcu ve diğer bir kısım borçları karşılığında 10.650.000 TL alacağını devrettiğini, söz konusu temliknamenin 1.2. numaralı maddesinde, alacağın temlikinin cari hesap borcu ve diğer bir kısım borçlar karşılığında olduğunun ifade edildiğini, söz konusu temliknamenin 1.4. numaralı maddesinde; temlik edilen alacak mevcut değil ise veya tahsil edilemez ise, temlik eden ... A.Ş.'nin temlik alan ... A.Ş.'ye karşı, 13.11.2020 tarihindeki cari hesap borcundan sorumlu olacağının belirtildiğini; işbu dava konusu alacağın varlığı ve davalının sorumluluğunun, davalı ... A.Ş. tarafından ikrar edildiğini, davacı ... A.Ş. tarafından, temlik borçlusuna, temlik alınan 10.650.000 TL için 30.11.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, (... İcra Dairesi, ... E.), temlik borçlusunun borca itiraz ettiğini, davacı ... A.Ş. tarafından temlik borçlusuna 25.12.2020 tarihinde itirazın iptali davası açıldığını ve bu dava temlik eden ... A.Ş.'ye de 26.01.2021 tarihinde ihbar olunduğunu, (... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, ... E.), ... A.Ş., dava kendisine ihbar olunmasına rağmen, iki ayrı bilirkişiye ticari defter ve kayıtlarını vermediğini, bu yüzden de iki bilirkişi raporunda da, temlik konusu alacağın varlığının incelenemediğini, diğer bir ifadeyle, ... A.Ş.'nin defterlerini sunmaması nedeniyle, davalının temlik borçlusundaki alacağının varlığı ispat edilemediğini, hatta bilirkişi ön raporunda, bilirkişi kendisini oyalayan ve belgeleri vermeyen ... A.Ş. ile olan e-postalarını sunduğunu, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.022.631,43 TL cari hesap alacağının şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki kısmının 13.11.2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafına ödenmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sunmuş olduğu cari hesap dökümünün muhteviyatının belli olmadığını, müvekkili ile davacı yan arasında alım- satımdan kaynaklı ticari ilişki mevcut olduğunu, işbu ticari ilişkiye istinaden taraflar arasında karşılıklı faturalar tanzim edildiği ve faturalar ticari defter ve kayıtlara geçildiğini, ancak cari hesap ekstresine konu faturaların bir kısmı mal alım satımına ilişkin kesilmişken bir kısmı vade farkına ilişkin kesildiğini, müvekkili şirket ile davacı yan arasında vade farkı alınacağına ilişkin herhangi bir mevcut yazılı anlaşma bulunmadığını, buna rağmen vade farkı müvekkili şirketin muhasebe departmanı tarafından sehven ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, her ne kadar davacı şirket cari hesap dökümünde belirtilen miktarı asıl alacak olarak belirtmiş ise de ve dava konusu haline getirmişse de davacı şirketin müvekkili şirkete kesmiş olduğu faturalar incelendiğinde ortaya çıkacağı üzere cari hesap alacağı bulunmadığı halde alacağının kaynağı vade farkına dayandığı halde bir kısım faturalar vade farkı faturaları olarak kesilmiş bir kısım faturalar mal alacağına ilişkin kesildiğini, davacı şirketin mal alacağına ilişkin kesmiş olduğu faturalarda belirtili hamur kağıdın müvekkili şirkete teslimi gerçekleşmediğini, sevk irsaliyesi düzenlenmediğini beyan ederek, davacının haksız taleplerle açmış olduğu davasının reddini, yargılama masraf ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağı olduğu ve bu alacağın 10.000 TL'lik kısmının tahsili için kısmi olarak açılmış alacak davasıdır.
Davacı taraf, taraflar arasında 13.11.2020 tarihli temlikname ile davalı şirketin davacıya cari hesap borcu ve bir kısım borçları karşılığında 10.650.000 TL alacağını devretttiğini belirterek temliknamenin 1.2 maddesinde bu temlikin cari hesap borcu ve başkaca borçlardan dolayı yapıldığnın hüküm altına alındığını, 1.4 maddesinde ise temlik edilecek alacağın mevcut olmaması ya da tahsil edilememesi halinde temlik eden ... A.Ş'nin temlik alan ... A.Ş'ye karşı 13.11.2020 tarihindeki cari hesap borcundan dolayı sorumlu olacağının belirtildiğini, temlik borçlusuna temlik alınan alacak için açılan icra takibine itiraz edilmesi neticesinde açılan itirazın iptali davasının davalının defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle ispatlanamadığından reddedildiğini belirterek davalıdan cari hesap alacağını talep etmiştir.
13.11.2020 tarihli temliknamenin incelenmesinde; temliknamenin dosyamız davalısı ... A.Ş ile davacı ... Tic. A.Ş. arasında yapıldığı ve temlikname ile dosyamız davalısı ... Tic A.Ş'nin, ... San. A.Ş.'den olan cari alacağı olan 10.650.000,00 TL'yi davacı ...A.Ş'ye temlik ettiği anlaşılmıştır.
Temliknamenin maddelerini irdelenmesinde ise 1.1. Madde de dosyamız davalısı ...Tic A.Ş temlik tarihi olan 13.11.2020 tarihinde dava dışı ... San. A.Ş'den 10.650.000,00 TL cari hesap alacağının bulunduğunu kabul ve beyan etmiş, 1.4. Madde de ise temliknamenin imzalanmasından sonra alacağın mevcut olmadığının ileri sürülmesi yahut alacağın tahsilinin imkansız olması durumunda 13.11.2020 tarihi itibariyle cari hesap alacağı yönünden temlik eden dosyamız davalısının sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.
Temlik sözleşmesinin 3.3 maddesinde ise temlik eden dosyamız davalısı ...Tic A.Ş, dava dışı ...San. A.Ş'den temliknameye konu alacağının bulunduğunu taahhüt etmiştir.
... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasının incelenmesinde dosyamız davacısı ... Tic. A.Ş.'nin temliknameye konu borcun borçlusu olan davadışı ... San. A.Ş aleyhine 10.650.000,00 TL üzerinden icra takibi başlattığı ve bu takibe borçlu şirketin itiraz etmiş olduğu görülmüştür.
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasının incelenmesinde;
Davacı ... A.Ş.'nin temlik borçlusu davadışı ... San. A.Ş aleyhine başlattığı ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasına davalının itirazının iptali için dava açtığı bu davanın dosyamız davalısı ...Tic A.Ş'ye ihbar edildiği ... 10. ATM'nin █████/2022 T ...E ... K sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesinde vade farkının sehven ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, davacının kendilerinden bir cari hesap alacağı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davalı şirket şahıs şirketine çevrilmiş ve davaya davalı ... olarak devam olunmuştur.
Taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi bilirkişinin dosyaya sunduğu █████/2023 tarihli raporda; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin kaynağı satış faturalarının 2019 yılına ait olduğu, husumete konu ettiği alacak ise davacının bu satış faturalarına istinaden teslim aldığı çeklerin karşılıksız kalması ile oluştuğu tespit edilmiş olup, davalının söz konusu faturaların içinde vade farkı faturaları olduğu yönünde itirazı da dikkate alındığında; 2019 yılında satış faturaları incelenmek istenmiş ise de, ticari defter ve faturaların vergi müfettişinde olduğu bilgisi verilmiş olup ticari defter ve belgeleri incelenemediğinden; davacının incelenen 2020-2021-2022-2023 yılı ticari defter kayıtları “Sahibi Lehine Delil Vasfına Haiz Olduğu Tespit Edilmiş İse de” husumetin kaynağı olan 2019 yılına ilişkin inceleme yapılamadığından, husumetin geneli dikkate alındığında ticari defterler ve kayıtlarının davacı lehine delil vasfına haiz olamayacağı kanaatinin oluştuğu,
Davalı şirket yetkilileri ile birçok kez görüşülmüş, incelemeye hazırlayacakları ticari defter ve belgeler hakkında bilgi verilmiş ancak davalı tarafın işbu bilirkişi raporu tanzim edildiği tarih itibariyle incelemeye ticari defter ve belge sunmadığı,
Taraflar arasındaki husumet irdelendiğinde;
Davacının alacağının, davalıya tanzim ettiği fatura alacaklarına istinaden tahsil edilmek üzere teslim aldığı çeklerin tahsil edilememesi kaynaklı bakiyeden oluştuğu, Davalının ise itirazında; davacının tanzim ettiği faturaların bir kısmının gerçek mal alımına ait olmakla birlikte bir kısmını ise vade farkı faturası olduğu ve aralarında herhangi bir sözleşme olmadığından vade farkı faturası tanzim edilemeyeceği yönünde itirazı olduğu, Davacının tanzim ettiği ve bakiyesini oluşturan faturaların 2019 yılına ait olduğu tespit edilmiş, davacının 2019 yılı ticari defter ve belgeleri incelenmek istenmiş ancak ticari defter ve belgelerinin vergi incelemesinde olduğuna ilişkin tarafıma inceleme tutanağı sunulduğundan; Davacının söz konusu alacağınının kaynağı olan 2019 yılı ticari defter ve belgeleri incelenemediğinden alacağın varlığının tespit edilemediği, mahkeme davacının chs. bakiye alacağına ilişkin teslim aldığı ancak tahsil edemediği çekleri dikkate alarak davacı alacağı olduğuna ilişkin Takdirde Bulunması Halinde; davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan tahsil edilememiş karşılıksız çeklerden kaynaklı 1.022.621,42 TL. tutarında chs. alacağı olduğunun tespit edildiği şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye vergi dairesinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi █████/2024 tarihli ek raporunda ise ... Vergi Dairesi Tarama ve Kontrol Servisinde 13.05.2024 tarihinde yapılan incelemede, vergi dairesinde bulunan gerek klasörlerde, gerekse kullanılmış fatura koçanlarında; 2019 yılında incelenmek ve bir örnekleri alınmak istenen... seri nolu faturalar olmadığından (Faturaların, husumete konu olmayan başka faturalarla birlikte yırtılırak koçanlardan alındığı) «Faturaların içinde vade farkı faturaları olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığından bilirkişi kök raporundaki tespit, değerlendirme ve kanaatin aynen muhafaza edildiği yönünde rapor sunulmuştur.
Dosya 3 kişilik SMMM bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli raporda Davacı şirket kayıtlarında davacı kayıtlarında davalıdan 25.09.2020 tarihi itibariyle 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu, 2019 yılında düzenlenmiş faturalar içerisinde kur farkı, vade farkı faturası bulunmadığı, 2019 yılı faturalarının tamamı mal satışına konu faturalardan teşekkül ettiği, Davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı yapılan tablo 2' de listelenmiş çeklerin davalı tarafça ödendiğinin ispatı gerektiği aksi takdirde davacının davalıdan 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davalı taraf █████/2025 tarihli celse de davacıya olan cari borçlarını ... 5 icra Müd. ... dosyası ile ödendiğini beyan etmiştir.
... 5 İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının gönderilmiş olduğu dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı .... tic aş olduğu borçlular arasında davalı ..., ...aş ve başkaca borçlular olduğu borcun dayanağının █████/2019 tarihli protokol gereği ödenmeyen alacak şeklinde olduğu görülmüştür.
İcra dosyasında bulunan protokolün incelenmesinde alacaklı ... tic. AŞ ile borçlu ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borçlunun borcunun 1.722.424,43-TL olduğu ticari iş dışındaki bir takım şirketlerin ve dosyamız davalısı ...'ın bu borcu müşterek ve müteselsilen kefil olduğu bu tutarın █████/2019 tarihinde ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı bu cari hesap alacağına ilişkin olarak ödenmesi halinde alacaklı ... ticarete teslim edilen kıymetli evrakların ... aş iade edileceği bu kıymetli evraklardan █████/2019 tarihinden sonra vadesi gelecek olanlara █████/2019 tarihindeki peşin ödeme sebebi ile aylık 3,50 oranında indirim uygulanacağı ödemenin eksiksiz yapılması halinde cari hesap borcundan dolayı alacaklının borçludan herhangi bir talepte bulunmayacağı █████/2019 tarihli protokol ile hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde sadece davalı tarafın taraflar arasında akdedilen █████/2019 tarihli protokol kapsamında davacı tarafa bir ödeme yapıp yapmadığı yapmış ise ne kadarlık bir ödeme yaptığı ayrıca tarafların protokol tarihinden sonra herhangi bir ticari ilişkilerinin olup olmadığı protokol kapsamında ödeme yapılmış ise bu protokol ve davacının talebi incelenerek davacının davalı şirketten cari hesap kapsamında alacağının olup olmadığı hususunda davalı tarafın dosyaya sunacağı banka ödeme dekontları da incelenerek rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli ek raporda; davalının sunmuş olduğu belgelerden 30.06.2019 tarihli nakit 250.000 TL ödeme makbuzu ve 29.11.2019 tarihli 30.11.2020 vadeli 800.000 TL senet davacı kayıtlarında tespit edilememiştir. Nakit ödeme ve senet dışında sunulu tüm dekont ve makbuzlar davacı kayıtlarında da yer almaktadır. Davalı tarafça kök raporda tablo olarak sunulu 2.969.300,00 TL karşılıksız çekin ödendiğine dair dekont/ ödeme belgesi sunulmadığı, davalı tarafça yukarıda yer alan senet, nakdi ödemenin ve karşılıksız ödemelerin davacı tarafa yapıldığının ispatı gerektiği,d avacı şirket kayıtlarında davacı kayıtlarında davalıdan 25.09.2020 tarihi itibariyle 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu, 2019 yılında düzenlenmiş faturalar içerisinde kur farkı, vade farkı faturası bulunmadığı, 2019 yılı faturalarının tamamı mal satışına konu faturalardan teşekkül ettiği, Davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı yapılan tablo 2 “de listelenmiş çeklerin davalı tarafça ödendiğinin ispatı gerektiği aksi takdirde davacının davalıdan 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Dosyanın dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetine tevdii ile , mahkememizin █████/2025 tarihli 2 nolu ara kararda belirtilen hususlarda sınırlı olmak üzere ve davalı tarafın itirazlarını değerlendirir şekilde davalı defterlerinin incelenerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ek raporda Kök ve ek rapordaki görüşlerimizde değişiklik olmadığı, 2019 yılı faturalarının tamamı mal satışına konu faturalardan teşekkül ettiği; davalı vekili tarafından sunulu 22.12.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan cari muavinde de davacı tarafından düzenlenmiş faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı açıkça görülmektedir. davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalı kayıtlarında yer alması ve davalının faturalara istinaden iade faturası da düzenlemediği de gözetildiğinde davalının faturalar açısından davacı ile kayıtlarında ihtilaf olmadığı, davalı taraf kayıtlarının önceki raporlarımızda da olduğu gibi işbu raporumuzda da incelendiği, davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı yapılan 2.969.300,00 TL çeklerin ve davalı kayıtlarında yer alan 30.06.2019 tarihli nakit 250.000 TL ödeme makbuzu ve 29.11.2019 tarihli 30.11.2020 vadeli 800.000 TL senedin davalı tarafça ödendiğinin ispatı gerektiği aksi takdirde davacının davalıdan 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Davacı taraf █████/2026 tarihli dilekçesi ile davasını 1.022.631,43 TL'ye ıslah etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Alacak davasında ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Davamızda ispat külfeti davacı yanda olup davacı yan davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır. Davalı taraf, Davalı taraf █████/2025 tarihli celse de davacıya olan cari borçlarını ... 5 icra Müd..... dosyası ile ödendiğini beyan etmiştir. Bu durumda ispat külfeti yer değiştirmiş ve davalı tarafa geçmiştir. Zira davalı taraf davalıya cari hesap borcu olduğunu kabul etmiş fakat bu borcu icra dosyasına ödediğini iddia etmiştir. Bu durumda artık davalı taraf borcu davacıya ödediğini ispatlamak durumundadır.
... 5 İcra Müd.... Esas sayılı dosyasının gönderilmiş olduğu dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...AŞ olduğu borçlular arasında davalı ..., ... Tic Aş ve başkaca borçlular olduğu borcun dayanağının █████/2019 tarihli protokol gereği ödenmeyen alacak şeklinde olduğu görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesinde vade farkının sehven ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, davacının kendilerinden bir cari hesap alacağı olmadığını beyan etmiş ise de bilirkişi heyetince yapılan incelemede davacının alacağının vade farkından kaynaklanmayıp 2019 yılı faturalarının tamamının mal satışına konu faturalardan teşekkül ettiği, davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı yapılan tablo 2' de listelenmiş çeklerin davalı tarafça ödendiğinin ispatı gerektiği aksi takdirde davacının davalıdan 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu yönünde rapor sunulması, bilirkişi ek raporunda davalı vekili tarafından sunulu 22.12.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan cari muavinde de davacı tarafından düzenlenmiş faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı açıkça görülmektedir. davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalı kayıtlarında yer alması ve davalının faturalara istinaden iade faturası da düzenlemediği de gözetildiğinde davalının faturalar açısından davacı ile kayıtlarında ihtilaf olmadığının tespit edilmesi,davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı yapılan 2.969.300,00 TL çeklerin ve davalı kayıtlarında yer alan 30.06.2019 tarihli nakit 250.000 TL ödeme makbuzu ve 29.11.2019 tarihli 30.11.2020 vadeli 800.000 TL senedin davalı tarafça ödendiğinin ispatı gerektiği aksi takdirde davacının davalıdan 1.022.631,43 TL alacaklı olduğunun bildirilmesi karşısında davacı ve davalı kayıtları birbirlerini doğrulamakta olup davalı yan ödeme yaptığını ispatlamak durumundadır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davalı taraf davacının defterlerinin vergi incelemesinde olduğundan bu defterlere itibar edilemeyeceğini savunmakta ise de davacının defterlerinin vergi incelemesinde olması davacı ile davalı arasında yapılan 13.11.2020 tarihli temliknamenin varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Bu temliknamede Davalı taraf 1.1. Madde de temlik tarihi olan 13.11.2020 tarihinde dava dışı ... San. A.Ş'den 10.650.000,00 TL cari hesap alacağının bulunduğunu kabul ve beyan etmiş, 1.4. Madde de ise temliknamenin imzalanmasından sonra alacağın mevcut olmadığının ileri sürülmesi yahut alacağın tahsilinin imkansız olması durumunda 13.11.2020 tarihi itibariyle cari hesap alacağı yönünden temlik eden dosyamız davalısının sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca temlik sözleşmesinin 3.3 maddesinde ise temlik eden dosyamız davalısı ... A.Ş, dava dışı ... San. A.Ş'den temliknameye konu alacağının bulunduğunu taahhüt etmiştir.
Davalı taraf bir yandan borcunun olmadığını savunmakta iken bir yandan da 13.11.2020 tarihinde davadışı ... San. A.Ş'den 10.650.000,00 TL cari hesap alacağının bulunduğunu belirtip davacıya olan cari hesap borcuna ilişkin bu alacağı davacıya temlik etmektedir. Davalı tarafın icra kanalıyla ödemiş olduğu borca ilişkin davacı ile temlikname düzenlemesi hayatın olağan akışın aykırı olup davalı taraf temliknameden sonra temliknameye ilişkin borcu ödediğine ilişkin bir belge sunmadığı gibi bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı yapılan 2.969.300,00 TL çeklerin ve davalı kayıtlarında yer alan 30.06.2019 tarihli nakit 250.000 TL ödeme makbuzu ve 29.11.2019 tarihli 30.11.2020 vadeli 800.000 TL senedi ödediğine ilişkin de bir ödeme belgesi sunmamıştır . Taraf defterlerinin birbirlerini doğrulaması karşısında davacı defterleri HMK 222/2 Maddesi gereği davacı lehine kesin delil niteliği taşıdığından ve davalı yan davacıya ödeme yaptığını ispatlayamadığından davacının davalıdan 1.022.631,43 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, davalı taraf davasını kısmi dava olarak açmış olmakla davacının davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğü yönünde bir belge bulunmadığından davacının ıslah ettiği miktar yönünden faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olacağı kanaatine varılarak davanın kabulü ile 1.022.631,43 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden 1.012.631,43 TL'sinin ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 1.022.631,43 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden 1.012.631,43 TL'sinin ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 69.855,95- TL karar harcından peşin olarak alınan 179,90-TL peşin harç ve 17.293,22-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.473,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 52.382,83-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 17.293,22-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 159.394,71-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 14.774,75-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!